Orijinalini görmek için tıklayınız : Fatih Erbakan'da Erdoğan'ı Eleştirenler Kervanına Katıldı!
ishakyilmaz
02-19-2009, 16:17
Afra, tafra, külhanbeyliği!
http://w9.gazetevatan.com/newpics/news/190220091448391441292_2.jpgOğul Erbakan, Erdoğan'ı eleştirdi
Seçkin KIRARSLAN- Sena AYÇİÇEK/ZONGULDAK, (DHA)
SP Genel İdare Kurulu Üyesi Fatih Erbakan, parti seçmenin yok olma ve var olma seçimi olduğunu belirterek, “Partinin amblemine, rengine, albenisine, genel başkanının külhanbeyliğine, afrasına, tafrasına bakarak seçilmeyeceğini anlatmamız lazım” dedi.
Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan, partisinin Zonguldak’taki belediye başkan adaylarının tanıtım toplantısına katıldı. Dün akşam bir restoranda yapılan toplantıya, Erbakan’ın yanı sıra SP Genel Sekreteri Dr. Turhan Alçelik, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.
SP Onursal Genel Başkanı Recai Kutan’ın ise rahatsızlığı nedeniyle toplantıya katılmadığı bildirildi. Toplantıda konuşan Erbakan, siyonizmin, sömürü düzeninin tüm dünyayı 7- 8 kollu bir canavar gibi sardığını söyledi. Bazılarının kendi menfaatleri uğruna 180 derece dönüş yaparak oy kullandığını kaydeden Erbakan, 29 Mart seçimlerinde haksızlıklara karşı oy kullanmanın bilincinde olarak oy kullanılması gerektiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan’ı da eleştiren Erbakan, şöyle dedi:
“Parti seçerken asıl ilmi kriterlere, projelere ve bugüne kadar ne yaptığına bakılmalı. Parti ancak böyle yapılarak seçilmelidir. Bu düşünüldüğü zaman da tabii ki SP seçilmelidir. Çünkü SP dışındaki tüm partilerin temsilcileri de kendileri söylüyorlar, malasef adını direkt söylemeseler de siyonizmin, bu haksız sömürü düzenini sürdürmek, bazı ufak tefek değişiklikler, yenilikler yaparak bu sistemi sürdürmek peşindedirler. Sadece SP bu haksız düzeni tamamen kurtaracak ve adil ekonomik sistemi ‘D8’ projesini hayata geçirecek ve yeniden büyük bir Türkiye’yi ve yeni bir dünyayı kuracaktır inşallah. Elbette 29 Mart’ta yapılacak seçim bir belediye seçimidir. SP olarak belediyelerde iktidarı devralıp, yapacağımız efsane hizmetlerle tıpkı geçmişte Milli Görüş belediyelerinde yaptığmız gibi milletimizin teveccühünü bir kez daha kazanıp, önümüzdeki seçimlerde de merkezi iktidarı ele geçireceğiz.”
‘RÜZGARLARA İHTİYACIMIZ YOK’
Milli görüş belediyeciliğinin efsane hizmetler yapmış bir belediyecilik anlayışı olduğunu savunan Erbakan, şöyle devam etti:
“İnşallah geçmişte olduğundan daha da mükemmel bir şekilde 29 Mart’tan sonra Zonguldak’ta ve tüm Türkiyede bu hizmetleri yeniden yapacağız. Milletimizin teveccühünü bir kez daha kazanacağız. Endişeniz olmasın. Sizleri bir takım işbirlikçi medyanın yaptığı haberler korkutmasın. Bizler milli görüşçüyüz. Bizler tarihimizde hep rüzgarlara karşı yarıştık. O bahsettikleri rüzgarlar hiçbir zaman bizim arkamızdan esmedi. Biz bileğimizin gücüyle, Allahımızın yardımıyla kazandık. İnşallah 29 Mart’ta yine kazanacağız. Bizim rüzgarlara ihtiyacımız yoktur.”
KADIN BELEDİYE BAŞKAN ADAYI
Kadınlar ve erkeklerin ayrı ayrı oturdukları salonda, konuşmaların ardından Zonguldak merkez, ilçeler ve beldelerin belediye başkan adaylarının tanıtımı yapıldı. Zonguldak’ın Gökçebey İlçesi Belediye Başkan adayının ise Nazikar Tülübaş olduğu açıklandı. Bakü’deki Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Dünya Azerbaycanlılarının Medeniyet Merkezi’nin Türkiye temsilciliğini yapan ve 1 yıl önce Türkiye’ye dönen Tülübaş’a partililer büyük ilgi gösterdi.
Erbakan ve belediye başkan adayları el ele tutuşarak gazetecilere poz verirken, Tülübaş’ın kenarda kalması dikkat çekti. Tülübaş, daha sonra Zonguldak Belediye Başkan adayı Necmettin Aydın’ın uyarısı üzerine Erbakan’ın yanına geldi. Erbakan ve adaylar hep birlikte Milli Görüş işareti yaparak poz verdi.
ishakyilmaz
02-19-2009, 16:19
http://foto.gazetevatan.com/newpics/news/190220091447261779449.jpg (http://w9.gazetevatan.com/Afra_tafra_kulhanbeyligi/224128/9/Siyaset)
ishakyilmaz
02-19-2009, 16:20
http://www.ensonhaber.com/images/news/159246.jpg (http://www.ensonhaber.com/politika/187364/ogul-erbakan-erdogani-kizdiracak.html)
reyAKbay
02-19-2009, 16:43
Hoşgeldiniz siz de aramıza Sayın Erbakan...;1
ishakyilmaz
02-19-2009, 16:51
Siyaset bu şekilde yapılmaz,bu şekilde yapılan bir siyaset sadece değer kaybetirir.Bakın Tayyip Bey kimleri eleştiriyor,kimlerle mücadele içinde?tabiki ülkemizi ve milletimizi gerçekten zarara uğratanlar,uğratmaya çalışanlar..!Ama sizlerin eleştrileri nedense aynı yolun yolcusu olduğunuz kişileri hedef almaktadır,bu mu sizin dava adamlığınız? eleştirmeyi hak edenler dururken neden sizde diğeleri gibi Erdoğan'ı hedef alıyorsunuz???Açıkası heziyan bir durum sözkonusu..!
milletinadami
02-19-2009, 16:57
allah islah etsin...
FarukARSLAN.
02-19-2009, 17:20
Öyle aman aman bir eleştiri yok, abartmayalım. Haber DHA'dan çıkma görmüyor musunuz?.. Adamlar çarpıtıyor, kendi yorumlarında pireyi deve yapıyor.. Bunların haberlerini siteye koyunca kendi kattıkları yorum yerlerini makaslamamız lazım gelir. Çünkü konu aslıyla tamamen ayrı bunların yorumları..
Araya nifak sokmaya çalışıyorlar hala.
Dikkatli olalım..
tek_hece
02-19-2009, 17:39
Öyle aman aman bir eleştiri yok, abartmayalım. Haber DHA'dan çıkma görmüyor musunuz?.. Adamlar çarpıtıyor, kendi yorumlarında pireyi deve yapıyor.. Bunların haberlerini siteye koyunca kendi kattıkları yorum yerlerini makaslamamız lazım gelir. Çünkü konu aslıyla tamamen ayrı bunların yorumları..
Araya nifak sokmaya çalışıyorlar hala.
Dikkatli olalım..
Katılıyorum ben de... pireyi deve yapar bunlar.. aslını araştırmak lazım..
Hucurat süresi Ayet 6 :
"Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın."
hah bir bu eksikti oda eleştirdi tam oldu ama hiç bir yere varamıcaklar :olmaz:
ishakyilmaz
02-19-2009, 17:49
Arkadaşlar bu haber kartel medyasının hazırlamış olduğu bir haber veya senaryo değil.Fatih Erbakan zonguldakta aday tanıtım toplantısında sarf etmiş olduğu sözleri;daha doğrusu kartel medyasına malzeme sundu.
milletinadami
02-20-2009, 16:38
kartelden medet uman...havasini alir her secimde oldugu gibi...
kartelden medet uman...havasini alir her secimde oldugu gibi...
Ne Kartelden Medet Umarız Ne edepsizlikten !!!
sen Ellerin ADAmı... Sözlerine Dİkkat et !!!
Fatih Abi Bunları söylemişte olabilir … Veya Söylemmeiş zaten işin özünde Muhalefet var Bu sözler çok doğal ...
Ben şuan Sizlere bunların On katı ağır hitamlarla muhalefet yapan Abdullah GÜL ve R.Tayyip Erdoğanın Videolarını koya bilirim...
Siyasette Olur böyle Çatmalar... Bunu Abartmaya Gerek yok Sanırım...
Sağduyun içinm Teşekkürler Faruk ASLAN....
milletinadami
02-20-2009, 16:49
gene holiganizm gene fanatizm ve gene hakaret ve tehdit....
milli gorusculer hic degismeyecekmi...
gene holiganizm gene fanatizm ve gene hakaret ve tehdit....
milli gorusculer hic degismeyecekmi...
Canım Benim !!! :ayutandım:
Ah MAsum Çocuk ...
Biz Çok Fanatiğiz !!!
Yaw Bırak bu ayakları ... Senin Rahriklerini Hakaretlerini...
Hazm Etme Vakti Geçti... :@
İnsana İnsan ..........
son durak
02-20-2009, 16:56
kusura bakmasın ama fatih erbakan siyaset yapamaz beceremez bunu........
aynı seyi Erdoganın ogulları içinde düşünüyorum onlarda yapamaz.........
ilerde yapar diye umdugum Abdullah Gülün ogulları ve Melih Gökçegin oglu bunlardan umutluyum
ishakyilmaz
02-20-2009, 16:56
Benim özelikle bu tarz açtığım konular kesinlikle birileri görüpte ders çıkarsın düşüncesinden yola çıkarak açıp,tartışıyoruz.Burada özetle benimsemediğimiz nokta özelikle bizim gibi düşünüp,yaşayan kardeşlerimizin böyle devrik bir ortamda birilerinin daha doğrusu kartel medyasının dolduruşlarına gelerek dava arkadaşlarına saldırmalarıdır..!
kardeşiniz
02-24-2009, 19:21
“Partinin amblemine, rengine, albenisine, genel başkanının külhanbeyliğine, afrasına, tafrasına bakarak seçilmeyeceğini anlatmamız lazım”
katılıyorum, doğru söylüyor.
SP Onursal Genel Başkanı Recai Kutan’ın ise rahatsızlığı nedeniyle toplantıya katılmadığı bildirildi
kendisine acil şifalar diliyorum
Toplantıda konuşan Erbakan, siyonizmin, sömürü düzeninin tüm dünyayı 7- 8 kollu bir canavar gibi sardığını söyledi. Bazılarının kendi menfaatleri uğruna 180 derece dönüş yaparak oy kullandığını kaydeden Erbakan, 29 Mart seçimlerinde haksızlıklara karşı oy kullanmanın bilincinde olarak oy kullanılması gerektiğini söyledi.
katılıyorum
“Parti seçerken asıl ilmi kriterlere, projelere ve bugüne kadar ne yaptığına bakılmalı. Parti ancak böyle yapılarak seçilmelidir. Bu düşünüldüğü zaman da tabii ki SP seçilmelidir. Çünkü SP dışındaki tüm partilerin temsilcileri de kendileri söylüyorlar, malasef adını direkt söylemeseler de siyonizmin, bu haksız sömürü düzenini sürdürmek, bazı ufak tefek değişiklikler, yenilikler yaparak bu sistemi sürdürmek peşindedirler.
aynı kanaatteyim
Sadece SP bu haksız düzeni tamamen kurtaracak ve adil ekonomik sistemi ‘D8’ projesini hayata geçirecek ve yeniden büyük bir Türkiye’yi ve yeni bir dünyayı kuracaktır inşallah. Elbette 29 Mart’ta yapılacak seçim bir belediye seçimidir. SP olarak belediyelerde iktidarı devralıp, yapacağımız efsane hizmetlerle tıpkı geçmişte Milli Görüş belediyelerinde yaptığmız gibi milletimizin teveccühünü bir kez daha kazanıp, önümüzdeki seçimlerde de merkezi iktidarı ele geçireceğiz.”
‘RÜZGARLARA İHTİYACIMIZ YOK’
Milli görüş belediyeciliğinin efsane hizmetler yapmış bir belediyecilik anlayışı olduğunu savunan Erbakan, şöyle devam etti:
“İnşallah geçmişte olduğundan daha da mükemmel bir şekilde 29 Mart’tan sonra Zonguldak’ta ve tüm Türkiyede bu hizmetleri yeniden yapacağız. Milletimizin teveccühünü bir kez daha kazanacağız. Endişeniz olmasın. Sizleri bir takım işbirlikçi medyanın yaptığı haberler korkutmasın. Bizler milli görüşçüyüz. Bizler tarihimizde hep rüzgarlara karşı yarıştık. O bahsettikleri rüzgarlar hiçbir zaman bizim arkamızdan esmedi. Biz bileğimizin gücüyle, Allahımızın yardımıyla kazandık. İnşallah 29 Mart’ta yine kazanacağız. Bizim rüzgarlara ihtiyacımız yoktur.”
inşallah. Allah yardımcımız olsun
Siyaset bu şekilde yapılmaz,bu şekilde yapılan bir siyaset sadece değer kaybetirir
hangi şekilde? ben beğendim
Bakın Tayyip Bey kimleri eleştiriyor,kimlerle mücadele içinde?tabiki ülkemizi ve milletimizi gerçekten zarara uğratanlar,uğratmaya çalışanlar..!
diyorsunuz da milletimizi gerçekten zarara uğratan amerikayla niye müttefik rte.
Ama sizlerin eleştrileri nedense aynı yolun yolcusu olduğunuz kişileri hedef almaktadır
aynı yol mu? AKP ile SAADET'ten bahsediyoruz. somut şeyleri konuşalım isterseniz. biri hıristiyan birliği olan ab yi , biri İslam birliği anlamına gelen D-8 i istiyor. biri abd yi müttefik biri düşman görüyor. hangi yollar aynı bunlarmı?
bu mu sizin dava adamlığınız?
evet. dava adamlığını bu kadar basite almayın lütfen. ne demek bumu dava adamlığı? cık cık
eleştirmeyi hak edenler dururken neden sizde diğeleri gibi Erdoğan'ı hedef alıyorsunuz.
SAADET PARTİSİ'ni takip ediyorum. eleştirilmesi gerekenleri eleştiren bir parti olduğuna şüphem yok. hatta bu yazıda de hem baykalı hem de rte'nı eleştirmiş. görmek istediğiniz gibi görmeyin lütfen.
Açıkası heziyan bir durum sözkonusu..!
maalesef bunun da yanlış tespit olduğunu söylememe gerk yok herhalde açıkladım yukarıda
kartelden medet uman...havasini alir her secimde oldugu gibi...
Fatih Erbakan gözlemlerini,tespitlerini samimi bir şekilde aktarınca kartelden medet mi ummuş oluyor. yapmayın arkadaşlar Allah aşkına. seçimlere gelince Allah'ın takdiridir. milli görüşçüler olarak biz seferden sorumluyuz zaferden değil. zafer Yüca Allah'ımızın takdiridir. dilediğine verir. selametle:çiçek::gül::çiçek:
Ertuğrul ÖZGÜL
02-24-2009, 19:27
hiç şaşırmadım
fatih erbakan......umarım aynı hocam gibi olursun:)
kardeşiniz
02-25-2009, 09:19
İnşallah:güzel:
:çiçek: :gül: :çiçek: :gül: :çiçek: :gül: :çiçek:
düşünceli
02-25-2009, 18:58
Siyaset bu şekilde yapılmaz,bu şekilde yapılan bir siyaset sadece değer kaybetirir.Bakın Tayyip Bey kimleri eleştiriyor,kimlerle mücadele içinde?tabiki ülkemizi ve milletimizi gerçekten zarara uğratanlar,uğratmaya çalışanlar..!Ama sizlerin eleştrileri nedense aynı yolun yolcusu olduğunuz kişileri hedef almaktadır,bu mu sizin dava adamlığınız? eleştirmeyi hak edenler dururken neden sizde diğeleri gibi Erdoğan'ı hedef alıyorsunuz???Açıkası heziyan bir durum sözkonusu..!
aynı yolun yolcusu olduğumuzu neyi kıyaslayarak buluyorsunuz? :olmaz:
Özgür Çağrı
02-25-2009, 19:03
Oğluda Erbakan Hocaya benzer inş. Beyler abartmaya gerek yok sonuçta muhalefet partinin bir üyesi elbette eleştirecek :)
Milletinadamı sen nerden geldin acaba Milli görüşçülere böyle kin kusuyorsun. Ak partiliyiz ama kökümüzede laf söyletmeyiz.
ishakyilmaz
02-25-2009, 19:03
aynı yolun yolcusu olduğumuzu neyi kıyaslayarak buluyorsunuz? :olmaz:
Aynı yolun yolcusuyuzdan kastım belli görüş çevreleri ile yolcuyuz demiyorum.Bundan kastım islam birliği,müslümanlar olarak.
ishakyilmaz
02-25-2009, 19:06
Geçen akşam flash Tv de Numan Beyi izliyorum.Moderatör Bu konu ile ilgili yani Fatih Erbakan'ın Erdoğan için söylediklerini sordu Numan Beye,Numan Beyde;Fatih Erbakan'nın kişisel görüşüdür partimizin resmi görüşü değildir diye bir söylemde bulundu.Oysa ki Fatih bey Sp nin idare kurulu üyesi..!
Özgür Çağrı
02-25-2009, 19:08
Yahu Ak partiliyim ama sayın ishakyılmaz Partimizin kırıkkale milletvekili öyle laflar ettiki demokrasiden eser yok
Şimdi bu adamın lafları Ak partinin görüşümüdür. Partideki 1 kişinin görüşü bütün partiyi bağlarmı
Objektif Olmaya çalışalım
düşünceli
03-02-2009, 20:33
Yahu Ak partiliyim ama sayın ishakyılmaz Partimizin kırıkkale milletvekili öyle laflar ettiki demokrasiden eser yok
Şimdi bu adamın lafları Ak partinin görüşümüdür. Partideki 1 kişinin görüşü bütün partiyi bağlarmı
Objektif Olmaya çalışalım
akp ve objektiflik ne alaka:
milletinadami
03-03-2009, 19:11
korfez sen casuslugu nerde ogrendin...
tel aviv de filanmi??
guzel bir taktik akpartili gibi gorunup akpartiyi yipratmaya calismak...
ama cok belli oluyor...
hipermuhafazakar
03-03-2009, 19:58
arkadaşlar şu varki siyasi partilerin içinde münafıklar var..mesela turhan çömez vardı ak partide adam ergenekondanmış tutuklama kararı çıkmıştı ona..abdullatif şener denen 2. süleyman demirel projesi vari truva atı vardı gene.. çok sevdiğimiz gazetelerde bile çıkıyor derin kalemler deşifre olmamayı başarıyorlar.. bir partilinin görüşü o parti diye yazılıyor gazetede yani kişisel görüş olarak geçmiyor..o o partinin görüşüdür otomatikmen..eğer bir virüssede çıkartılır partiden ancak öyle temizlenir çamurları
korfez sen casuslugu nerde ogrendin...
tel aviv de filanmi??
guzel bir taktik akpartili gibi gorunup akpartiyi yipratmaya calismak...
ama cok belli oluyor...
:paat: :paat: :D
Ah ELlerinADamı ...AHHHHHH
hipermuhafazakar
03-04-2009, 16:24
erbakangilleride onlar gibi kaç tane varsa bir araya toplasan bunlardan yarım adam etmez, konuşmaları bunu gösteriyor..başını çektikleri gruplar milletin içine toktrinler salıyor virüs merkezi olmuşlar batasıcalar
Manga_Sym
03-04-2009, 18:35
Siyasete atılma icazeti Erdoğan'ı eleştirmek galiba... Solu da sağı da bu yolu izleyip duruyor... Sola bir şey diyemeyiz belki... Onlar zaten kendilerine biçilmiş rolü oynayıp duruyorlar... Ama sağ taraftakiler neden böyle yaparlar... Neden solu değil de sağı eleştiriler... Bunun adı kıskançlıktan başka bir şey değildir... Sayın Fatih Erbakan... Erdoğan'ı eleştirmekle elinize ne geçecek çok merak ediyorum... Sadece parti yönetiminde bir kaç "Aferin" ve ufak bir alkışlama o kadar... Siyaseti bunun için yapıyorsanız daha siyasetin ne demek olduğunu bilmiyorsunuzdur... Saygılar...
düşünceli
03-04-2009, 19:22
Siyasete atılma icazeti Erdoğan'ı eleştirmek galiba... Solu da sağı da bu yolu izleyip duruyor... Sola bir şey diyemeyiz belki... Onlar zaten kendilerine biçilmiş rolü oynayıp duruyorlar... Ama sağ taraftakiler neden böyle yaparlar... Neden solu değil de sağı eleştiriler... Bunun adı kıskançlıktan başka bir şey değildir... Sayın Fatih Erbakan... Erdoğan'ı eleştirmekle elinize ne geçecek çok merak ediyorum... Sadece parti yönetiminde bir kaç "Aferin" ve ufak bir alkışlama o kadar... Siyaseti bunun için yapıyorsanız daha siyasetin ne demek olduğunu bilmiyorsunuzdur... Saygılar...
ön bir defa eleşdiri bir sanadtır iki sadese dikdatörler eleşdirilemez .kaldıkı sadece eleşdirmiyor çareyide söylüyoruz mili görüş ne zaman sağcı oldu .duymadık.dört bir parti mensubu olmak ona tapınmayı gerektirmez anlıyorumki tayib bey beni tanır ama belki seni tanımaz.......
Manga_Sym
03-04-2009, 19:25
Öyle düşünebilirsin arkadaşım. Saygı duyarım. Ama şunu da belirteyim ki dediklerimin sonuna kadar arkasındayım...
Özgür Çağrı
03-04-2009, 19:31
korfez sen casuslugu nerde ogrendin...
tel aviv de filanmi??
guzel bir taktik akpartili gibi gorunup akpartiyi yipratmaya calismak...
ama cok belli oluyor...
Haddini Bil Terbiyeni Takın :kızdım::kızdım:
seni kim gönderdi asıl böyle insanlara saldırıyorsun provake ediyorsun. Senin gibi 10 tane provakatör gelse bana vız gelir tırıs gider :cool: Ellerin adamı son kez uyarıyorum insanları saldırmayı bırak AK PARTİLİ gibi davran AK PARTİLİ
Eleştirecek tabi
Konuşmasını dinledim, çok hoş konuştu ve yerinde sözler söyledi.
Bu arada Fatih erbakan ilk kez konuşmuyor.
Geçen seçimlerdeki mitingte onur konuğu olarak katıldı.
Manga_Sym
03-04-2009, 20:08
Ama bu hoş konuşmaların yaptığı etkiler her zaman ters tepiyor niyeyse... Aklımdan konuşmuyorum... Yüzde oranları ortada... Bu seçim de yüzde oranlarına bakarız. O'na göre karar veririz....
Üç mevsim
03-04-2009, 20:11
Arkadaşlar bunlar 7 senedir böyle.. Bir 7 sene daha geçse yine böyle yapacaklar. Böyle yaptıkça da milim ilerleyemeyecekler..
Ama bu hoş konuşmaların yaptığı etkiler her zaman ters tepiyor niyeyse... Aklımdan konuşmuyorum... Yüzde oranları ortada... Bu seçim de yüzde oranlarına bakarız. O'na göre karar veririz....
Seçim akşamı saadetli kardeşlere daha başka bakarsınız.
Arkadaşlar bunlar 7 senedir böyle.. Bir 7 sene daha geçse yine böyle yapacaklar. Böyle yaptıkça da milim ilerleyemeyecekler..
9999999999999999999999... senede geçse biz yine değişmeyeceğiz.
Seçim akşamı görüşürüz
Manga_Sym
03-04-2009, 20:15
"Seçim akşamı görüşürüz" derken neyi görüşmeyi temenni ediyorsunuz merak ediyorum... Ne kadar çok oy aldığınızı mı?...
"Seçim akşamı görüşürüz" derken neyi görüşmeyi temenni ediyorsunuz merak ediyorum... Ne kadar çok oy aldığınızı mı?...
Birilerinin ummadığı kadar saadet oy alacak.
Seçim akşamı kaç millim ilerleyip ilerlemediğimizi göreceğiz.
Tvler o akşam bizi konuşacak.
oyunu % bakımından artırabilen parti olarak en büyük zaferi biz kazanacağız inş.
Manga_Sym
03-04-2009, 20:24
Öyleyse seçim akşamı görüşürüz kardeş... İnş. Eski yüzdenizi koruyabilirsiniz de fazla hüsrana uğramazsınız... Ne diyelim...
Öyleyse seçim akşamı görüşürüz kardeş... İnş. Eski yüzdenizi koruyabilirsiniz de fazla hüsrana uğramazsınız... Ne diyelim...
Biz hüsrana uğramadık uğramayacağız...
Manga_Sym
03-04-2009, 20:28
28 Şubat bir hüsran değil miydi? 3 Kasım, 28 Mart, 22 temmuz bir hüsran değil miydi? Yüzdelerin bir iki oynamasından mutluluk duyuyorsanız orasını siz bilirsiniz.
Üç mevsim
03-04-2009, 20:28
%2'den %4'e çıkıp "OYUMUZU YÜZDE YÜZ ARTTIRDIK" diye manşet atan demoagojik bir felsefeden ne beklenebilir..
28 Şubat bir hüsran değil miydi? 3 Kasım, 28 Mart, 22 temmuz bir hüsran değil miydi? Yüzdelerin bir iki oynamasından mutluluk duyuyorsanız orasını siz bilirsiniz.
Saydıklarınız hiçbir şekilde hüsran değildr bizim açımızdan.
Hüsran olan başkaları...
Manga_Sym
03-04-2009, 20:34
Saydıklarınız hiçbir şekilde hüsran değildr bizim açımızdan.
Hüsran olan başkaları...
O başkaları kim onu da söyle bari... Siz önce sol zihniyetin darbesine zemin hazırlayın sonra da "Hem suçlu hem güçlü" misali bizim açımızdan problem yok deyin... Şaşılacak derecede ilginç gerçekten...
Burada "özgün genç" kardeş, mesajında çok haklısın...
Oğul Erbakan Saadet içerisinde Prof.Dr. Necmettin Erbakan'ın kimliğinden yararlanarak buralara gelmiş. Ve medyatik olma çabaları içerisinde bunları yaptığını düşünüyorum.
Bir diğer konu ise Saadet bu seçimlerde çok iddialı görünüyor. 29 mart akşamı büyük bir hayal kırıklığına uğrayacaklarını şimdiden beyan eder saadetli kardeşlerimizi partimize davet ederim. Selam ve Dua ile.
Üç mevsim
03-04-2009, 21:41
neden size karsin ve Destekciniz Baykala karsin Sahsiyetli Politika izledigimiz icinmi?
Onun şahsiyetli politika olduğuna sadece %2 inanıyor :güzel:
Onun şahsiyetli politika olduğuna sadece %2 inanıyor :güzel:
Yakında sizde inanacaksınız.
Erbakan hocanın 28 şubat gençlik gecesinde söyledi hal kulaklarımda.
Türkiye vatandaşı olup Milli Görüşcü olmamak mümkün mü
2 türlü Milli Görüşcüler vardır.
1- Milli görüşcü olduğunu söyleyenler
2- sırasını bekleyenler
Sizde sıranızı bekliyorsunuz.
Sıranız gelince bizim gibi düşüneceksiniz.
Elhamdulillah:güzel:
İşte biz buyuz :güzel:
Üç mevsim
03-04-2009, 22:02
ki o yüzde 2,5 larda Menfatciler yok onlar sizlerin safinda
O kadar küçüksün ki; ben anlatsam sen anlamazsın
Üç mevsim
03-04-2009, 22:07
Kücüklügü tarif edermisiniz ?
Sen yeterince tarif ediyorsun, bana gerek yok
Ertuğrul ÖZGÜL
03-04-2009, 22:46
Deniz Baykal gibi sahsiyeti siddiye te alarak mi Büyüyüorsunuz?
Bop Dünya barisi icin Kurulmustur safsatasimna inanarak mi Büyüyorsunuz?
Davos sonrasi dik durmayarak mi Büyüyorsunuz
Secim Dönemide Erbakan Hoca nin dedigi gibi Topu kalenin arkasina koymussunuz misakli beyaz esya dagitarak mi Büyüyorsunuz ?
Basta bakan sahiin tehditi olmak üzere diger MV inizin bize ragmen hizmet yapamazlar diyerek mi ?
birine kizdigi icin kendi dinine küfreden MV iniz ile mi Büyüyorsunuz
bu yazdıklarının doğru olduğuna sen bile inanmıyorsun
Ertuğrul ÖZGÜL
03-04-2009, 22:48
ki o yüzde 2,5 larda Menfatciler yok onlar sizlerin safinda
kendinizi öyle mi kandırıyorsunuz ne acı bir durum
Ertuğrul ÖZGÜL
03-04-2009, 22:58
deniz baykalı mecburan ciddiye alıyoruz adam %20 aldı becerin %5 alın sizide alalım
davos sonrası dik durmadığımızı nerden çıkarttın adamlar geri adım attı hep haberlere iyi bak
halka yardım her zaman vardı biz sosyal devletiz şimdi gözünüze battı
kendi dinine kim küfretmişki nerden uydurdun
Manga_Sym
03-04-2009, 23:12
Peki siz vaatlerinizde durabildiniz mi?... Sol zihniyeti körükleyerek darbeye sebep olan partiniz değil miydi Ey Saadetliler!!!... Buna bakarak nasıl Davos çıkışının ardından dik durulmadı dersiniz. Bu durumu güzel bir atasözü açıklar sanıyorum. "Kedi uzanamadığı ciğere mundar der..."
Basbakan davos da Basin toplantisinda Tepkim Israile degil Programmi Yönetene olmustur
3 Bakaniniz Israil ile isbirligimiz devam edecek
Baykal yüzde 20 aldi diyorsun Insanlari aldiklari oya göremi yoksa Saghsiyetli olmasina göremi veriyorsunuz
kaldiki baykal yine yüzfe 20 leri sizin sayenizde aldi bu karsilikli horoz dövüsünün karsiligi
eger akilli ve samimi davransaniz sol Parti olan diger Parti ile kavga ederek Baykalin oylarini Bölersiniz
amma karsilikli ya danisikli oldugu icin yapmassiniz
evet Mv liniz dinine Küfretti ispatlayacagim bekle
sevgili kardeşim. 1996'da dönemin başbakanı Erbakan Hoca değilmiydi. O zaman İsrail Devletiyle imzalanan birçok askeri anlaşma var. bunlara ne diyorsun. Erbakan Hoca'ya lafım yok. Burda gayem. Günü şartları neyi istiyorsa onu yapmak zorundasın. Sen İsrail'le şak diye ilişkini kesemessin.
Manga_Sym
03-04-2009, 23:50
Kardeşlerim dikkat ederseniz bu Davos olayından sonra Saadet Partisinin adı daha çok duyulmaya başladı... Neden dersiniz?... Çünkü bu olayla halkın güveni bir kat daha arttı Sn. Başbakan'a... Bu artışı engelleme çalışmalarına hız verdiler tabii ki. İstedikleri kadar hız versinler... Dedim ya 29 Mart akşamı görüşmek dileğiyle...
sevgili kardeşim. 1996'da dönemin başbakanı Erbakan Hoca değilmiydi. O zaman İsrail Devletiyle imzalanan birçok askeri anlaşma var. bunlara ne diyorsun. Erbakan Hoca'ya lafım yok. Burda gayem. Günü şartları neyi istiyorsa onu yapmak zorundasın. Sen İsrail'le şak diye ilişkini kesemessin.
Açıkla HODRİ MEYDAN
madem laf attın sözünün arkasında duracaksın erkeksen eğer
tek_hece
03-04-2009, 23:57
evet Mv liniz dinine Küfretti ispatlayacagim bekle
dinime küfreden bari müslüman olsa diye bir söz vardır. bizdeki milletvekillerinden biri bi yanlışlık yapmış olabilir.. burda onemli olan o yanlışlıgı savunup savunmamak noktasıdır. Eger yanlışlıgı partıden birinin yapması bütün partiyi ilgilendiriyorsa ve partinin o yanlışı desteklememesi sizi ilgilendirmiyorsa o zaman hz. Hasan Mezarcı konusunda vereceginiz cevabı merak ediyorum..
Varsa öyle anlasma ispatlamak Boynunun Borcudur hadi bakalim Hodri Meydam
1996'da yapılan anlaşmalar Erbakan Hoca Değil Tansu Çiler döneminde yapılmıştır. o dönemde iki hükümet kurulduğundan yeni haberdar oldum. Yanlış bilgi verdiğim için özür dilerim. Selam ve Dua ile.
Ertuğrul ÖZGÜL
03-05-2009, 00:01
Basbakan davos da Basin toplantisinda Tepkim Israile degil Programmi Yönetene olmustur
3 Bakaniniz Israil ile isbirligimiz devam edecek
Baykal yüzde 20 aldi diyorsun Insanlari aldiklari oya göremi yoksa Saghsiyetli olmasina göremi veriyorsunuz
kaldiki baykal yine yüzfe 20 leri sizin sayenizde aldi bu karsilikli horoz dövüsünün karsiligi
eger akilli ve samimi davransaniz sol Parti olan diger Parti ile kavga ederek Baykalin oylarini Bölersiniz
amma karsilikli ya danisikli oldugu icin yapmassiniz
evet Mv liniz dinine Küfretti ispatlayacagim bekle
sanki isreille ilişkileri biz başlattık
sanki isreille ilişkileri biz başlattık
Biz israille bir anlaşma yaptık mı ? yapmadık mı?
Eğer yapmamıisak
Eğer yapmamışisak bizim eleştirmeye hakkımız var, ve sizinde bize haklısınız demeniz gerekmez mi?
İsrail yapmışsak
Açıklayınız.
Hodri meydan
Manga_Sym
03-05-2009, 00:07
İsraille olan anlaşma Refahyol hükümetinden 2 ay önce yapılmıştır... Ama şimdi Ak Parti'ye "İsraille ilişkiyi kes" diyen Saadet zihniyeti o vakit iktidara geldiğinde iki ay önce imzalanan anlaşmayı kaldırıp atmamıştır... Şimdi hükümete hiçbir şey deme hakkına sahip değildir. Şu ana kadar gelen anlaşmalar da Ak Parti'ye ait değildir. Lütfen herşey yerinde ve doğru anlaşılsın...
Üç mevsim
03-05-2009, 00:10
Ensartopçu özür dilemene gerek yok. Refahyol döneminde İsrail'le anlaşmalar yapıldı. Bu anlaşmalardan en az birini ben biliyorum. İsrail'e verilen "Uçak Modernizasyonu" İhalesi..
Ensar, İsrailli pilotların da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerin pilotlarının Konya'da eğitim yapması anlaşması Refayol döneminden önce yapıldı.
Ama Uçak Modernizasyonu ihalesi RefahYol döneminde İsrail' verildi. SP'li arkadaşlar bunu üstelerseniz siz kaybedersiniz, baştan söyleyeyim.
1-Dinime Küfreden bari Müslüman olsa demissin Sayin MV Müslüman degilmi onbumu ima ediyorsun?
2-Parti olarak Tepkiniz oldumu ne yaptiniz?
3-Mecarzi nin durumu Maglum Milli Görüs Kökeninden geriye kalan akp li dostlariniza sorun eger kaldiysa
4- kac tane ferdi olarak hata yapan Mv niniz olacak daha
Sevgli kardeşim. Bu Mv. ile ilgili ortada kesin bi kanıt değil yukarıda yazdıkların. bi haber sitesine düşen nerden geldiği belli olmayan bi dosya. Yargıtay Başsavcısı Sn. Abdurrahman Yalçınkaya gibi internetten toplama bilgilerle AK Partiye saldırıosunuz. Biraz daha sağlam ve güvenilir kaynaklarla gelirsek daha iyi olur inşallah.
Manga_Sym
03-05-2009, 00:15
Ensartopçu özür dilemene gerek yok. Refahyol döneminde İsrail'le anlaşmalar yapıldı. Bu anlaşmalardan en az birini ben biliyorum. İsrail'e verilen "Uçak Modernizasyonu" İhalesi..
Ensar, İsrailli pilotların da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerin pilotlarının Konya'da eğitim yapması anlaşması Refayol döneminden önce yapıldı.
Ama Uçak Modernizasyonu ihalesi RefahYol döneminde İsrail' verildi. SP'li arkadaşlar bunu üstelerseniz siz kaybedersiniz, baştan söyleyeyim.
Doğru söze ne denir......
Üç mevsim
03-05-2009, 00:17
hadi ispatla o zaman
bal bal bal demekle bal olmaaz
Seni kırmayacağım
Ensartopçu özür dilemene gerek yok. Refahyol döneminde İsrail'le anlaşmalar yapıldı. Bu anlaşmalardan en az birini ben biliyorum. İsrail'e verilen "Uçak Modernizasyonu" İhalesi..
Ensar, İsrailli pilotların da aralarında bulunduğu çeşitli ülkelerin pilotlarının Konya'da eğitim yapması anlaşması Refayol döneminden önce yapıldı.
Ama Uçak Modernizasyonu ihalesi RefahYol döneminde İsrail' verildi. SP'li arkadaşlar bunu üstelerseniz siz kaybedersiniz, baştan söyleyeyim.
Belge varsa gösterebilir misiniz ?
Yoksa yok deyin...
sözü bize bırakın
öncelikle sizin gazeteniz derken ne demek istediğini anlayamadam. Diğer bir konu ise sitede sadece bir iddaa olarak haber geçmiş kesin bir şey yok ortada.
Manga_Sym
03-05-2009, 00:26
Ya 29 Mart nerede kaldın... Geçmek bilmiyor günler...
Ellerim kaşınıyor artık... Ak sembole basılsın mühürler...
28 Şubat'ı üzerlerine alınmayan zihniyete ithaftır...
Seçim akşamında görüşmek dileğiyle...
Bir şey attınız ortaya ispatını bekliyoruz
attigina da Pisman oldu sanirim
aynen :güzel:
Madem meydan bize kaldı konuşalım gerçekleri açıklayalım.
İtirazı olan varsa buyursun.
Ensar ve bunun gibi düşünen kardeşlerimiz iyi okusun doğru bilgi öğrensin.
Üç mevsim
03-05-2009, 00:43
Gelin bakalım arkadaşlar. Yanaşaım yamacıma.. Size biraz tarih dersi verelim.
Sİz ilk değilsiniz 1.5 senedir gerçekleri sizin yüzünüze çarpmaktan biz yorulduk, siz utanmadınız.
Bakın bu site akpgerceği.com isimli ihanetin adı olan sitedir.
"Peki ne oldu, REFAHYOL döneminde İsrail ile ilişkilerin seyri? Refah Partisi’nin en çok eleştirildiği konulardan birisi REFAHYOL Hükümeti zamanında 28.08.1996 tarihinde imzalanan Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın ihale müzakereleri REFAHYOL’dan çok önce başlamış ve Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonuyla ilgilidir. Böyle bir anlaşmanın imzalanmasının sebebi, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki bu uçakların bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olmasıdır. Anlayacağınız, sözkonusu anlaşma bir ara “Uçan Tabut” denilen bu uçakların hurdaya çıkmaktan kurtarılması için bu işi yapacak bir başka ülkenin de mevcut olmaması karşısında zorunlu olarak yapılmış bir anlaşmadır."
Konu ne: Refah Yol Döneminde 28.08.1996 tarihinde imzalanan Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması
Evet Başlıyoruz Mazeretlere
1 - İhale müzakereleri RefahYol'dan çok önce başlamış. (Bak seen..)
2- Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonuyla ilgili. (öyle...)
3- Böyle bir anlaşmanın imzalanmasının sebebi, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki bu uçakların bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olmasıdır ( Bak bak bak bak)
Sonuç: "Anlayacağınız" diye devam ediyor (evet ne anlayacakmışız)
"Uçakların hurdaya çıkarılmaktan kurtulması için" (mazerete mazerete demem benim omadıkça(!) )
"bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olması " (of of of)
"bu işi yapacak bir başka ülkenin de mevcut olmaması karşısında" (itiraf edin kurtulun arkadaşım hiç zorlanmayın böyle)
"zorunlu olarak yapılmış bir anlaşma" (:evet:)
Yaa demek ki neymiş bal gibi de anlaşma yapılmış ama bu anlaşmaya bir dünya mazerete bulunmuş ve anlaşma meşru kılınmış. Yani Saadetli kardeşlerimiz de İsraille -zorunlu- anlaşma yapmaya sadece kendilerinin hakkı olduğuna temiz yürekleriyle inanıvermişler.
Prof.Dr Erbakan İsrail'le anlaşma yaptı mı?
http://www.aslan-media.de/itibarimg/Arastirma/erbakan
54. Erbakan Hükümeti Döneminde İsraille Siyasi Ticari Anlaşmalar Yapılmış mıdır? İşte Belgeleriyle açıklamalar...
2. Dünya Harbi’nden sonra 1945 yılında kurulan Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nın ilk icraatlarından birisi 1948’de Filistin toprakları üzerinde İsrail’i kurmak olmuştu. İsrail’i ilk önce ABD, ondan on bir saat sonra da ikinci devlet olarak Türkiye tanımıştır. Ne var ki, Müslüman Arap dünyasının tepkisinden çekinen Türkiye İsrail ile ilişkilerini uzun yıllar, maslahatgüzarlık seviyesinde sürdürmüştür.
Türkiye ile İsrail arasında bugün en yoğun hale gelen ilişkilerin başlaması Rusya’daki komünist rejimin çöktüğü ve özellikle Filistin ile İsrail arasında barış rüzgarlarının estirildiği 1990’lı yıllara rastlar. Bu yıllarda Oslo’da taraflar arasında yapılan anlaşma Türk Dış Politikasında da etkisini gösterir ve Türkiye, İsrail ile ilişkilerini ABD’nin de etkisi sonucu bugünkü seviyesine doğru yükseltme çabasına girişir.
Alptekin Dursunoğlu’nun “Stratejik İttifak” isimli kitabında Türkiye İsrail anlaşmaları Kronolojisinden: Erbakan Tüm Anlaşmaları Askıya Aldı. Haber Kaynağı: İsrail Ha’arets Gazetesi
http://www.akpgercegi.com/wp-content/dursunoglu.jpg
Türkiye’de 1991 yılında yapılan seçimlerden sonra iktidara Süleyman Demirel Başbakanlığında kurulan DYP-SHP Hükümeti gelmiştir. Türkiye ile İsrail arasında ilk anlaşma işte bu Hükümet zamanında 11.09.1992 tarihinde imzalanan “Turizm Alanında İşbirliği Anlaşması”dır.
1993’te, Turgut Özal’ın ölümü üzerine Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı, Tansu Çiller de başbakan olunca iki ülke arasındaki ilişkiler birden tırmanışa geçmiştir. Türkiye-İsrail ilişkilerini konu alan kitaplar, bu tırmanışın Türkiye’de üç mimarı olduğunu yazarlar: Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Çevik Bir. (Stratejik İttifak, Alptekin Dursunoğlu, sh. 25)
Bu görüşün ne derece doğru olduğunu anlamak için, bu üçlünün görevde olduğu dönemlerdeki ilişkilerin seyir grafiğine kısa bir bakış yapmakta zaruret vardır. Türkiye-İsrail İlişkilerinin REFAHYOL’dan Önceki Durumu ABD ile içli dışlı olmaya alışmış, bu dönemin TC. hükümetleri, İsrail-Filistin ihtilafında daima İsrail’den yana tavır almışlar, İsrail’i hoş tutmuşlar ve özellikle Müslüman Arap Dünyasının tepkilerini hiçe sayarak İsrail ile ikili ve stratejik
21.01.1994 İsrail’le Savunma İşbirliği Anlaşması imzalamışlardır.
25.01.1994 Türkiye’deki Yahudiler’in 500. yıl (Çiller Hükümeti Dönemi) kutlamaları.
(Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in İsrail Cumhurbaşkanı Weizman’ı İstanbul’da şeref misafiri olarak ağırlaması)
31.03.1994 Güvenlik/Gizlilik Anlaşması’nın imzalanması. (Çiller Hükümeti Dönemi)
04.06.1994 Çevre Sorunlarında ve Doğa Korunmasında İşbirliği Anlaşması’nın
15.01.1995 Terörizm ve Diğer Suçlarla mücadele anlaşmasının imzalanması.(Çiller Hükümeti Dönemi)
Mücadelede İşbirliği Anlaşması’nın imzalanması. (Çiller Hükümeti Dönemi)
13.03.1995 Telekomünikasyon ve Posta Alanında İşbirliği Anlaşması’nın 24.04.1995 Sağlık ve Tıp Alanında işbirliği anlaşmasının imzalanması. (Çiller Hükümeti Dönemi)
07.11.1995 F4İşbirliği Anlaşması’nın imzalanması. (Çiller Hükümeti Dönemi)
Uçaklarının Modernizasyonu Projesi Anlaşması’nın imzalanması. (Çiller Hükümeti 23.02.1996 Türkiye-İsrail Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması’nınDönemi)
14.03.1996 Demirel’in İsrail Ziyareti (En üst düzeyde İlk devlet ziyareti) Türkiye-İsrail Serbest Ticaret Alanı Anlaşması’nın imzalanması. (Gümrüklerin 16.06.1996 Türkiye-İsrail Ticaret,Sıfırlanması) (Yılmaz Hükümeti Dönemi) ekonomi, sinai, teknik ve bilimsel işbirliği anlaşması (Yılmaz Hükümeti Dönemi)
Yukarıdan aşağıya doğru tarihleriyle sıraladığımız bu anlaşmalar içinde en çok yankı uyandıran, Çiller Hükümeti zamanında 23.02.1996 tarihinde Türkiye ile İsrail arasında imzalanan Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşmasıdır. Çokları bu anlaşmanın REFAHYOL Hükümeti zamanında imzalandığı düşüncesiyle eleştiri oklarını Refah Partisi’ne de yöneltmişlerdir. Bu eleştirilerin tamamen yanlış adrese yöneltilmiş olduğu M. Ali Birand’ın 22.06.1996 tarihli yani REFAHYOL Hükümeti kurulmadan önce Sabah Gazetesi’nde yazmış olduğu aşağıdaki yazıyla sabittir:
“Türkiye’nin İsrail ile Askeri İşbirliği Anlaşması yapması eskiden beri Türk Amerikan ve İsrail Genelkurmayları’nın rüyalarından biriydi… Türk ve İsrail Genelkurmay Başkanlıkları arasında görüşmeler başlatıldı. Dışişleri Bakanlığının da fikri alındı ve bir sakıncası olmadığı işareti geldi. Ayrıntılar iki ülkenin askerleri tarafından kağıda döküldü ve kimselere haber verilmeden imzalandı. Eğer Savunma Bakanı kazara ağzından kaçırmış izlenimi veren bir açıklama yapmasa daha bir süre kimse farkına dahi varamayacaktı… İkinci adım eğitimin ötesinde iki ülkenin tam bir askeri işbirliğine girmeleri, ortak manevralar ve ortak stratejiler üretmeleri olabilirdi… Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, Amerika gezisi sırasında Yahudi lobisini etkilemeyi düşündüğü için olacak, konuşmalarında anlaşmaya çok ağırlık verdi… Ancak anlaşmanın Türk Genelkurmayı’nın 2 numaralı bir generali tarafından övgü dolu cümlelerle tanıtılması… Arap çevrelerin hemen dikkatini tahrik etti . Dışişleri veya Başbakanlık susuyor, durmadan Genelkurmay konuşuyor, demeçler veriyor. Bunlar yetmiyormuş gibi seçim arefesindeki İsrail ve Amerikan basını birden bire anlaşmayı ballandıra ballandıra anlatmaya başladılar… Türk basını da geri kalır mı? Türk-İsrail uçaklarının ortak eğitimi, İsrail Genelkurmay yetkilisinin Çevik Bir Paşa’yı ziyareti sırasındaki basın açıklamaları da buna eklenince, Arap dünyasındaki kuşku ve kaygılar en üst noktaya çıkıverdi.”
REFAHYOL Dönemindeki Durum Refah Partisi’nin şahsiyetli dış politika anlayışında Türkiye’nin İsrail’le ilişkileri konusunda öngörülen ilk hedef İsrail’in işgal ettiği topraklardan geri çekilmesiydi. Birçok araştırmacı yazar gibi Refah Partisi de İsrail’i, işgal ettiği Müslüman topraklarda devlet terörünü en iyi uygulayan bir ülke olarak görüyordu.
Nitekim 20.04.1996 tarihinde İstanbul’da 96. toplantısını yapan, Dünya Parlamentolar Birliği’nin “Terörizmle Savaş Komisyonu” bildirisinde, “İsrail’in devlet terörü yaptığı” hükmünün yer almasına İsrail’in Genel Kurul’da yaptığı itiraz, 451′e karşı 663 oyla reddedilmişti.
Onun için Weizman’ın tam da Refah Partisi’nin Hükümet kurma çalışmalarını yoğunlaştırdığı bir sırada Habitat II Toplantısı için İstanbul’a gelişinde yaptığı açıklamalar son derece dikkat çekiciydi. Weizman açıkça Refah Partili bir hükümetin kurulmaması gerektiğini söylüyor, O’nun bu cür’etkârlığı da yerli şakşakçılarından büyük alkış alıyordu.
REFAHYOL Hükümetinin kurulma çalışmalarının yoğunluk kazandığı günlerde hem Batı’da hem İsrail’de hem de Türkiye’deki işbirlikçi çevrelerde cevabı merak edilen soru şuydu: Refah Partisi iktidara gelirse Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler ne olacaktı? Aslında malum çevrelerin Refah Partisi’nin iktidar olmasına karşı oluşlarının başlıca sebebi de, bu soru içindeki gizli endişelerdi.
İsrail Cumhurbaşkanı Weizman bir yandan İsrail’in Sesi radyosuna yaptığı açıklamada “Süleyman Demirel’i çok iyi tanıyorum ve Ordu’nun da kenarda bekleyeceğini sanmıyorum. Şu anda korku üzerine değerlendirme yapmanın bir anlamı yok” diyordu. (Stratejik ittifak, sh. 72)
Diğer yandan 12 Haziran 1996′da İsrail Hava Kuvvetleri’ne ait Boeing 707 tipi özel uçakla İstanbul’a gelişinde, basın mensuplarının, Türkiye ile İsrail arasında ANAYOL Hükümeti zamanında imzalanan anlaşmayla ilgili olarak sordukları soruya şöyle cevap veriyordu. “İki ülke arasındaki anlaşma ekonomi ve güvenlik alanlarında karşılıklı işbirliğini öngörüyor. Arap ülkeleri bu anlaşma dolayısıyla Türkiye ile İsrail bir olup Suriye’ye saldıracaklar diyor. Bu kocaman bir aptallıktır.” Süleyman Demirel ise, “Türkiye İsrail ile gayet iyi ilişkiler içindedir, kimin kiminle işbirliği içinde olacağı kendi bileceği iştir.” diyordu.
Ve yine Weizman, Refah Partisi’nin kuracağı bir hükümetin, Türkiye-İsrail Anlaşması’nı fesh etmesi ihtimalinden bahisle sorulan bir soruya da şu cevabı veriyordu: “Anlaşmaların iptali iki ülkenin de yararına olmaz. Anlaşma iptal edilirse buna bilhassa İran ile fundamentalistler sevinir. Türkiye-İsrail anlaşması sadece bir Askeri Eğitim Anlaşmasıdır.” (12.06.1996 Hürriyet)
Peki ne oldu, REFAHYOL döneminde İsrail ile ilişkilerin seyri? Refah Partisi’nin en çok eleştirildiği konulardan birisi REFAHYOL Hükümeti zamanında 28.08.1996 tarihinde imzalanan Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın ihale müzakereleri REFAHYOL’dan çok önce başlamış ve Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonuyla ilgilidir. Böyle bir anlaşmanın imzalanmasının sebebi, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki bu uçakların bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olmasıdır. Anlayacağınız, sözkonusu anlaşma bir ara “Uçan Tabut” denilen bu uçakların hurdaya çıkmaktan kurtarılması için bu işi yapacak bir başka ülkenin de mevcut olmaması karşısında zorunlu olarak yapılmış bir anlaşmadır.
REFAHYOL döneminde Türkiye İsrail ilişkileri açsısından son derece önem arz eden icraatlardan biri Türk Askerî Birliği’nin Filistin’e gönderilmesiydi. Bu Osmanlı Devleti’nin inkırazından tam 80 yıl sonra ilk defa gerçekleşen bir olaydı. 15 Ocak 1997 tarihinde Filistin yönetimiyle İsrail arasında El-Halil (Hebron) şehrinin Filistin yönetimine devri anlaşması imzalanmış, bu anlaşmayı müteakip bölgedeki barışın korunması için de 30 Ocak 1997 tarihinde Oslo’da imzalanan bir ikinci anlaşmayla Türkiye, Danimarka, İtalya, İsveç, İsviçre ve Norveç tarafından bir barış gücü oluşturulmasına karar verilmişti.
REFAHYOL Hükümeti Türkiye tarafından imzalanan bu anlaşmayı üç gün sonra 04.02.1997 tarihinde Bakanlar Kurulu olarak onaylıyor, bir yandan bu anlaşmanın Meclis tarafından da tasdiki için hazırlanan tasarıyı Meclis’e sevk ederken, diğer yandan Anayasa’nın 92. Maddesi’ne göre bölgeye asker gönderilmesi için Meclis’ten izin talebinde bulunuyordu.
Filistin’e asker gönderme önerisi TBMM’nin 20 Şubat 1997 tarihli 59. Birleşimi’nde görüşülmüş ve bütün partilerin oy birliğiyle ve alkışlarla kabul edilmiştir. O tarihteki Birleşimi yöneten Meclis başkanı bu mutlu olayı şu cümlelerle ifade ediyordu: “Diliyoruz ki, şanlı ordumuzun geçmişte bu bölgede bulunması dolayısıyla sağlanan barışın, şimdi tekrar ve sürekli olarak korunmasında bu defaki şanlı birliğimizin gidişi de yeterli bir unsur olsun.”
24.02.1997’de Genelkurmay Başkanı Karadayı’nın İsrail’i Ziyareti. REFAHYOL Hükümeti kendisinden önceki hükümetlerin büyük önem verdiği Türkiye-İsrail ilişkilerini olması gereken makul bir seviyeye indirmeye çalışırken buna karşı, Türk Genelkurmay’ı nedense bu ilişkileri daha da hızlandırmaya gayret ediyor ve 28 Şubat öncesindeki günlerde Genelkurmay Başkanı Org. İsmail Hakkı Karadayı, İsrail’i ziyaret eden ilk Türk Genelkurmay Başkanı oluyordu.
Ziyaretinde İsrail’de büyük bir coşku ve alakayla karşılanan Karadayı bu geziden memnuniyetle dönüyor ve ayağının tozuyla 28 Şubat MGK Toplantısı’na katılıyordu. 28 Şubat MGK Toplantısı’ndan sonra yaşananları hatırlayınca, insanın aklına ister istemez, Haziran 1996’da HABİTAT II Toplantısı için Türkiye’ye gelen Weizman’ın uçakta söylediği sözler ile (13.06.1996 Hürriyet) bu ziyaret esnasında İsrail’deki etkin kişi ve kuruluşlar kendisini nasıl bir tesir altına aldıkları düşüncesi de akla geliyordu.!
Mehmet Ali Birand’ın da bahsi geçen yazısında belirttiği gibi REFAHYOL Hükümeti’nden önce İsrail ile yapılan askeri anlaşmaların, ne yükümlülükleri ne de çerçevesi tam olarak biliniyordu. Ama İsrail’in gizli niyetinin, Türk hava sahasını kullanacak pilotlarının toplayacakları istihbarat bilgileriyle, Türkiye coğrafyasını, özellikle de Fırat ve Dicle havzasını tam manasıyla mercek altına alarak gelecekteki “Arz-ı Mev’ud” projesinin doğu yakasına ait olanını hazırlamak olduğunda hiç şüphe yoktu! Zira GAP Bölgesi’nde 1990 başından bu yana şahidi olduğumuz arazi sahiplenmeleri ve GAP idaresinin önemli bazı projelerinin İsrail’li Firmalara verilmiş olması bu haklı endişelerimizi teyit ediyordu.
Peki, Başbakan Erbakan’ın İsrail’e Karşı Kişisel Yaklaşımı Nasıldı?
Başbakan Erbakan’ın REFAHYOL Hükümeti’nde kişisel eğiliminin ne olduğunu anlamak için şu üç olaya bir bakış yapmak yeterlidir zannediyorum: 1. Olay: 26.09.1996’da İsrail Başbakanı Netenyahu, El Aksa Camii’nin altından geçen tüneli açınca çıkan olaylarda 38 Filistinli ve 11 İsrail’li ölmüş; bu olay üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tünelin derhal kapatılması çağrısında bulunmuştu. Türkiye’de, bu olaya ne Demirel, ne de Çiller hiç ses çıkarmazken Başbakan Erbakan: “Böyle bir tünel kazma çalışması büyük bir tahriktir. Kendilerine bir an önce bu tahrikten vazgeçmelerini, tüneli derhal kapatmalarını hatırlatıyorum. Ortadoğu’da barışı bozucu hareketler, önce bu barışı bozanlara zarar verir. Bu sözleri 65 milyonun hislerine tercüman olarak söylüyorum.” (Stratejik ittifak, sh. 77) diyordu.
Erbakan’ın bu konuşmayı “Hükümet adına” değil “millet adına” yapıyorum demesi, olaylar karşısında Çiller’in suskun kalmasından kaynaklanıyordu. Ne de olsa Çiller Türkiye-İsrail ilişkilerinin mimarlarından biriydi.
2. Olay Yılmaz Hükümeti zamanında 14.03.1996 tarihinde imzalanan ve Türkiye ile İsrail arasında Gümrüklerin Sıfırlanmasını Öngören Anlaşma TBMM’nin 04.04.1997 tarihli oturumunda kabul edilmişti. Ne var ki Başbakan Erbakan’ın talimatı üzerine bu anlaşmanın yürürlüğü REFAHYOL Hükümeti’nin sonuna kadar durdurulmuş ve bu konuda yapılması gereken çalışmalar askıya alınmıştı.
3. Olay REFAHYOL Hükümeti’nin kurulmasından sonra İsrail Dışişleri Bakanı Davit Levy uzun uğraşlar ve ısrarlı randevu talepleri sonunda Başbakan Necmettin Erbakan’ı 08.04.1997 tarihinde ziyarete gelmiş ve bu görüşme sonunda Erbakan kendisine aşağıdaki uyarıları yapmıştı:
• Birleşmiş Milletler kararlarına uyunuz.
• İşgal ettiğiniz topraklardan çekiliniz.
• Yeni yerleşim merkezi açmaktan vazgeçiniz.
• Mescid-i Aksa’ya saygılı olunuz.
Bu uyarılar elbette Levy’nin hoşuna gitmedi ve Levy İsrail’e içi buruk döndü.
Durumu farkeden Çiller Levy’nin hemen arkasından Mayıs 1997’de Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan’ı, Genelkurmay Başkanı Org. Karadayı da, Genelkurmay 2. Başkanı Org. Çevik Bir’i İsrail’e gönül almaya gönderiyorlardı!
Şu inkar edilemez bir gerçektir ki, REFAHYOL Hükümeti’nin en büyük sıkıntısı, İsrail konusundaki görüşleri gün gibi berrak olan Refah Partisi’yle, Türk-İsrail ilişkilerinin mimarı kabul edilen DYP’nin Tansu Çilleri’nin birlikte hükümet olmalarından kaynaklanıyordu. Yine de bir kanadı İslam Dünyasından, diğer kanadı ise İsrail’den yana olan bir REFAHYOL Hükümeti’nde Genelkurmay’ın ve Tansu Çiller’in özel çabaları ötesinde Türkiye-İsrail ilişkilerinde zaten fazla bir gelişme de kaydedilmiş değildi.
(Kaynak: Şevket KAZAN, Refah Gerçeği, 2. Cilt, sh. 281-287)
Gelin bakalım arkadaşlar. Yanaşaım yamacıma.. Size biraz tarih dersi verelim.
Sİz ilk değilsiniz 1.5 senedir gerçekleri sizin yüzünüze çarpmaktan biz yorulduk, siz utanmadınız.
Bakın bu site akpgerceği.com isimli ihanetin adı olan sitedir.
"Peki ne oldu, REFAHYOL döneminde İsrail ile ilişkilerin seyri? Refah Partisi’nin en çok eleştirildiği konulardan birisi REFAHYOL Hükümeti zamanında 28.08.1996 tarihinde imzalanan Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşmasıdır. Bu anlaşmanın ihale müzakereleri REFAHYOL’dan çok önce başlamış ve Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonuyla ilgilidir. Böyle bir anlaşmanın imzalanmasının sebebi, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki bu uçakların bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olmasıdır. Anlayacağınız, sözkonusu anlaşma bir ara “Uçan Tabut” denilen bu uçakların hurdaya çıkmaktan kurtarılması için bu işi yapacak bir başka ülkenin de mevcut olmaması karşısında zorunlu olarak yapılmış bir anlaşmadır."
Konu ne: Refah Yol Döneminde 28.08.1996 tarihinde imzalanan Türkiye-İsrail Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması
Evet Başlıyoruz Mazeretlere
1 - İhale müzakereleri RefahYol'dan çok önce başlamış. (Bak seen..)
2- Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki F-4 ve F-16 uçaklarının modernizasyonuyla ilgili. (öyle...)
3- Böyle bir anlaşmanın imzalanmasının sebebi, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki bu uçakların bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olmasıdır ( Bak bak bak bak)
Sonuç: "Anlayacağınız" diye devam ediyor (evet ne anlayacakmışız)
"Uçakların hurdaya çıkarılmaktan kurtulması için" (mazerete mazerete demem benim omadıkça(!) )
"bilgi işlem modernizasyonu konusunda ABD’nin Türkiye’ye mecburi adres olarak İsrail’i empoze etmiş olması " (of of of)
"bu işi yapacak bir başka ülkenin de mevcut olmaması karşısında" (itiraf edin kurtulun arkadaşım hiç zorlanmayın böyle)
"zorunlu olarak yapılmış bir anlaşma" (:evet:)
Yaa demek ki neymiş bal gibi de anlaşma yapılmış ama bu anlaşmaya bir dünya mazerete bulunmuş ve anlaşma meşru kılınmış. Yani Saadetli kardeşlerimiz de İsraille -zorunlu- anlaşma yapmaya sadece kendilerinin hakkı olduğuna temiz yürekleriyle inanıvermişler.
Cevabını sonra vereceğim ama kaynak göremedim.
Üç mevsim
03-05-2009, 00:54
Bundan başka anlaşma olabileceğini de düşünüyorum ama henüz araştırmadım. Eğer siz kaşınmaya devam edersiniz araştırmaya devam edeceğiz.
Bakın bu konu vesilesiyle de neler neler ortaya çıktı. Size şimdi desem Saadet Partisi, APO'yu ipten kurtaranlardan biridir ve Saadet Partisi idamın kaldırılmasına destek vermiştir, destek oyu kullanmıştır. Hemen "ooooo" yapacaksınız, ama acı gerçeklerle de yüzleşmeniz gerekiyor genç arkadaşlar.
Buyrun buyrun
İdam Oylamasının Sonuçları ve ACı Gerçek: SP (http://www.akpartiforum.com/iyi-ki-o-gomlegi-cikarmissiniz-t58298.html?t=58298&highlight=g%F6mle%F0i+%E7%FDkarm%FD%FEs%FDn%FDz)
Üç mevsim
03-05-2009, 00:58
Bu ne is Kazim
Erbakan Hoca haric herkese ödül dagitmislar bende isterim:)
Riza bir zahmet belgesini de git sen bul !
İşte bu insanlar böyle utanmazdır ! Yüzlerine tükürüldüğünde aynı böyle Ya Rabbi Şükür derler.
Arkadaşalrımızın bu acı gerçekleri sindirebilmesi ve bu gerçekliğin sabote edilmemesi için konu bir müddet kapatılmıştır.
Forumumuzun muhtelif yerlerinde SP'nin acı gerçekleri tekler teker ortaya çıkarılmıştır. Her gün size cevap vermek durumunda değiliz.. 1.5 yıldır madara olmaktan utanmıyorsanız, bu sizin ahlaki probleminizdir...
Sütten çıkmış AK Kaşık değilsiniz ve büyüdükçe bunları daha net göreceksiniz, daha iyi anlayacaksınız..
Üç mevsim
03-05-2009, 01:21
Kasim farkındaysan senin yukarıya eklediğin yazının içinden bir paragraftı benimki !
Bu ayıp size yeter!..
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.