Orijinalini görmek için tıklayınız : iRan'in Sirri Sizce ne?
Iran kafa tutuyor, istedigini diyor, kimse bas edemiyor.
Simdi de Amerika Iran'i dost ilan etti.
Israil yillarca Iran'a bir sey yapmadi.
Sizce Iran'in sirri nedir?
maviinsan
03-31-2008, 21:00
Amerika mı İran'ı dost ilan etti??
romakudüs
03-31-2008, 21:11
yav oyun içinde oyun dönüyor bissürü şey
Evet Amerika Iran'i dost ilan etti.
31 Mart Pazertesi Star Gazetesi'nde sayfa 12:
SOK: ABD-Iran anlasmasi
Tarih: 10 Mart 2008. Yer: Bagdat...
Ulkenin gelecegini sekillendirmek amaciyla baslayan Bagdat Konferansi icin hazirlanmis yuvarlak masanin bir tarafinda ABD nin Bagdat Buyukelcisi diger tarafinda Iran delegasyonu oturuyor. Amerika'nin Irandan talebi acik:
Iraki in guneyindeki radikal Mukteda el-sadr kuvvetlerine destegini cekmesi ve Irak ordusunun bolgede kontrolu saglamasinin yolunu acmasi. Ne oluyorsa oluyor, Amerika Iran'in Kandil Dagina donuk operasyonuna ses cikartmaz hale geliyor. Kurt kaynaklar, Ortadogu'ya donuk bir Amerikan-Iran uzlasmasinin yasandiginda israrli. Filistin kaynaklari da Iran'in ani olarak Lubnan'daki Hizbullah'a da destegini yavaslattigina dikkat cekiyorlar.
şeriatla yönetiliyor olması olabilir mi? 8)
Iran'da yasayan bir cok Yahudi oldugunu biliyor muydunuz?
biliyordum.. ama bu şeriatın gücünü azaltmıyor sanırım..
bir de irandaki nükleer gücün amerikayla başa çıkabilecek kadar, hatta daha fazla olduğunu biliyordum.. adamlar cesur..
kara sahin
04-05-2008, 13:10
İranı osmanlıda alamadı tam anlamıyla adamlar ne yapıp ediyor başarıyor tilki gibiler.
Amerikayla alaşma olayınada gelincede belki iran baskıya dayanamayıp birkaç zeyden taviz vermiş olabilir.Anlaşmaşartları ve belgelerini bilemeyeceğimiz için bilemeyiz.
İran'a yönelik antipati nerden gelir bilmiyorum.Sağcısından solcusundan....
Antipati degil bu sadece merak ediyorum sirlarini ;)
Antipati degil bu sadece merak ediyorum sirlarini ;)
Hegeli yıllar sonra yere serdi İran örneği.
"Tanrı öldü" diyen Hegeli.
Sırları onlara ait değil bence ;)
oturanboğa
04-05-2008, 20:25
şeriatı yanlış uygulasalar da onlar da amerika gibi israil gibi dinleri için çalışıyolar ve zamanında bizim de yaptığımız gibi imanlarıyla yüceliyolar...
Hüdaverdi
04-05-2008, 20:29
Günümüzün Osmanlısı :-*
israilin İran'dan petrol aldığını okudum demin şaşırdım baya.
oturanboğa
04-05-2008, 20:31
Günümüzün Osmanlısı :-*
israilin İran'dan petrol aldığını okudum demin şaşırdım baya.
aynen öyle valla...osmanlı şeriatı baskı yapmadan güzellikle uygulamış aradaki tek fark bu...israil köle olsun irana
Hüdaverdi
04-05-2008, 20:33
Bu devirde baskı şart,yoksa herkes ipini koparır meydanlarda şeriata küfür eder,sokakta gezen kapalı Türk vatandaşlarına küfür edip tekme sallar.İran bunların olmasını istemiyor.
bknz: yobaz mitingçiler :-*
Baskı her zaman şart.Ama aşırısı asla.
oturanboğa
04-05-2008, 21:34
baskıyla şeriat olmaz ama...islamda zorlama yoktur..iranın tek hatası bu...bunun dışında uyguladığı her şey iranın sırrı
maviinsan
04-05-2008, 21:35
Günümüzün Osmanlısı :-*
israilin İran'dan petrol aldığını okudum demin şaşırdım baya.
Osmanlı ile İran'ın bir benzerliği olduğunu düşünmüyorum.İran İle Türkiye Ortadoğu'ya hakim olabilmek için yüzyıllarca mücadele etmiştir.Bugün de örtülü olarak bu mücadele devam ediyor...
maviinsan
04-05-2008, 21:41
İran'ın vaktiyle bize nasıl düşmanca davrandığını unutmayın.
Pkk ya en çok destek veren ülkelerin başında İran vardı.Madem o kadar müslümandı neden yıllarca pkk yı himaye etti?
Bugün ie tam tersi...İran pkk ile mücadele ediyor.
Çünkü;
Desteklediği pkk,abd nin Irak'ı işgal etmesi ile beraber, kendisine de tehdit oluşturmaya başladı...
Çünkü;
Abd Afganistan ve Irak gibi İran'ın iki komşusunu işgal edince İran üçbuçuk attı...
İŞte bütün bunlarda dolayı İran bölgede yanlız kalmak istemiyor...Abd ye karşı yeni müttefikler elde etmek istiyor...
İran'ın Türkiye y iyi davranmasının tek sebebi budur...YAni adamlar pragmatist...dine mine fazla bakmıyo...
İran şii devlet.Biz ise sünniyiz.İtikadi olarak bile fazla birlikteliğimiz yok
Bence Amerikanın bir planı vardır
karsız iş yapmaz onlar
kaz gelecek yerden tavuk esirgemezler
Bu devirde baskı şart,yoksa herkes ipini koparır meydanlarda şeriata küfür eder,sokakta gezen kapalı Türk vatandaşlarına küfür edip tekme sallar.İran bunların olmasını istemiyor.
bknz: yobaz mitingçiler :-*
Baskı her zaman şart.Ama aşırısı asla.
+1.. güzel demişsin.. mesela bizim milletimize de keşke birileri baskı yapsa da... neyse yav
Evet bu İran gerçekten garip.İran Anayasası da öyle.
Biraz konunun dışına çıkacağım ama baskı konusunda bir şey duydum.
İran'da sadece müslüman olanların başını açması yasakmış. Mesela "Ben Hristiyanım." diyen birisinin başına kimse karışmıyormuş. Acaba ne derece doğru.?
Benide_Kapatın
04-06-2008, 00:36
Ambargolar,
Japonya örneğinde olduğu gibi.
Aslında ülkemizde de bi teknoloji ambargosu koysalar, bakın nasıl üretiyoruz!
Daha bir otomobil bile üretemedik, ama dünyadaki en büyük cep telefonu tüketicilerinden biriyiz!
Çokmu absürd oldu?
maviinsan
04-06-2008, 00:39
Evet bu İran gerçekten garip.İran Anayasası da öyle.
Biraz konunun dışına çıkacağım ama baskı konusunda bir şey duydum.
İran'da sadece müslüman olanların başını açması yasakmış. Mesela "Ben Hristiyanım." diyen birisinin başına kimse karışmıyormuş. Acaba ne derece doğru.?
İran vaktiyle epey katıydı.Hatta devrimin ilk yıllarında Kadının saçının teli göründüğü için kırbaçlandığı olmuştu...Ama son yıllarda değişmeye başladı.
BEn her türlü baskıya karşıyım.Devlet zorla vatandaşına kıyafet dayatamaz..İran ise bunu yapıyor. Türkiye de ise Kemalistler iktidara gelse sokakta başörtülü gezilmesini yasaklayacaklarını söylüyorlar sitelerinde...Dolayısıyla ikisi de baskıcı rejim...Herkesi kendisi gibi olmaya zorlayan her rejime karşıyım.Bu ister din kılıfında olsun,isterse laiklik kılıfında....
Evet bu İran gerçekten garip.İran Anayasası da öyle.
Biraz konunun dışına çıkacağım ama baskı konusunda bir şey duydum.
İran'da sadece müslüman olanların başını açması yasakmış. Mesela "Ben Hristiyanım." diyen birisinin başına kimse karışmıyormuş. Acaba ne derece doğru.?
Maalesef ama bu doğru değil. Çünkü müslüman olmasa bile başı açık gezenin, erkekleri baştan çıkartabileceği düşünülüyor. Yani herkese yasak.
maviinsan
04-06-2008, 00:44
Ambargolar,
Japonya örneğinde olduğu gibi.
Aslında ülkemizde de bi teknoloji ambargosu koysalar, bakın nasıl üretiyoruz!
Daha bir otomobil bile üretemedik, ama dünyadaki en büyük cep telefonu tüketicilerinden biriyiz!
Çokmu absürd oldu?
Haklısın,Kıbrıs Müdahalesinden sonra Türkiye'ye Amerika silah ve mühimmat ambargosu yapınca biz de milli sanayi ve milli savunma fikirleri oluşmaya başladı.Kırıkkaledeki fabrikalar bunun için kurulmuştu.Ve son yıllarda Bu yönde çok büyük ihaleler yapıldı.(uzaya casus uydu gönderme veya insansız uçak)
Not:türkiye de otomobil üretilmiyor değil.Bziim Bursa da Tofaş ve renault Türkiye'nin en iyi yerli arabalarını üretiyor.Hatta ilk yerli otomobil 1960 larda yapılmıştı.Adı da 'devrim' idi
Benide_Kapatın
04-06-2008, 00:46
Mavi kardeşim Markamız?
maviinsan
04-06-2008, 00:53
Mavi kardeşim Markamız?
ne markası?
İran tehlikeli bir ülke. İran'la olan ilişkilerimiz de, tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamak lazım. Osmanlı da çok sorun yaşamıştı onlarla. İran'ın bize faydası dokunacağını hiç sanmıyorum. Şimdi aramızda sıcak rüzgarlar esiyorsa, İran'ın bize olan ihtiyacındandır.
maviinsan
04-06-2008, 01:03
İran tehlikeli bir ülke. İran'la olan ilişkilerimiz de, tedbiri hiçbir zaman elden bırakmamak lazım. Osmanlı da çok sorun yaşamıştı onlarla. İran'ın bize faydası dokunacağını hiç sanmıyorum. Şimdi aramızda sıcak rüzgarlar esiyorsa, İran'ın bize olan ihtiyacındandır.
+1
İran o kadar müslümandı da neden pkk ya destek variyordu?
Şİmdi Türkiye ye yaklaşmasının tek sebebi bölgede yanlız kalmak istememesi...
Yani çıkarları değişirse bizi satabilir.Nitekim kışın ortasında doğalgazı kesmişti...
Benide_Kapatın
04-06-2008, 01:06
Mavi kardeşim Markamız?
ne markası?
Markamız varmı otomobil konusunda?
%100 yerli üretim.
Iran cok eskiden beri hep Dunyaya sahip olmaya calismis bir ulke. Iranin tehlikeli oldugunu dusunen arkadaslara katiliyorum. Dunyaya bu kadar sahip olmaya calismalarini anlamiyorum cunku bu Yahudilerde gozuken bir ozellik.
Ama mesala cok kendilerine guvenen ve fikirlerini asla satmayan cok ozgun insanlar ve birbirleriyle anlasamasalar bile cogunlukla BIRLIK olarak haraket eden insanlar. En basit ornek Umreye gitmis arkadaslar bilir, suru halinde dolasiyorlar resmen. Yuksek yuksek askla coskuyla dualar okyorlar, herkesi sevklendiriyorlar. Ne kadar dogru inandiklari bilmiyorum ama sonuc olarak Kendilerinden cok emin, ve birbirlerine hep destek verici olduklari ve suru halinde olmalari basarilarinin belki kucuk bir nedeni olabilie diye dusundum.
maviinsan
04-06-2008, 01:09
Mavi kardeşim Markamız?
ne markası?
Markamız varmı otomobil konusunda?
%100 yerli üretim.
numune olarak üretilmişti.Ama seri olarak bilmiyorum.Belki ANADOL lar veya HACI MURAT dediğimiz arabalar yerli malıdır.(arabalar konusunda pek bilgim yok açıkcası)
maviinsan
04-06-2008, 01:20
KOnumuza dönersek;
YAHUDİLERve EVANGELİSTLER (BUSH bir evangelisttir); Mesihe inanıyorlar,Kıyamete yakın dünya karıştığı zaman Mesih'in gelip kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar.İŞte bunun için Dünyayı velveleye verip Mesih'in gelmesini hızlandırmak istiyorlar...
ŞİİLER; Mehdi'ye inanıyorlar Kıyamete yakın dünya karıştığı zaman Mehdi'nin gelip kendilerini kurtaracaklarını düşünüyorlar..İŞte bunun için Dünyayı velveleye verip MEhdi'nin gelmesini hızlandırmak istiyorlar...HAtta bazı tarikatlar bu işe epey takmış vaziyette...Ahmedinecad'ın da üyesi olduğu HÜCCETİYE tarikatını araştırırsanız beni saha iyi anlayacaksınız
Yani Amaçları çok benzer...Evangelist olan bush ve Hüccetiyeli olan Ahmedinecad....
evangelizim ve Hüccetiyyi araşırın daha iyi anlarsınız...
Iran cok eskiden beri hep Dunyaya sahip olmaya calismis bir ulke. Iranin tehlikeli oldugunu dusunen arkadaslara katiliyorum. Dunyaya bu kadar sahip olmaya calismalarini anlamiyorum cunku bu Yahudilerde gozuken bir ozellik.
Ama mesala cok kendilerine guvenen ve fikirlerini asla satmayan cok ozgun insanlar ve birbirleriyle anlasamasalar bile cogunlukla BIRLIK olarak haraket eden insanlar. En basit ornek Umreye gitmis arkadaslar bilir, suru halinde dolasiyorlar resmen. Yuksek yuksek askla coskuyla dualar okyorlar, herkesi sevklendiriyorlar. Ne kadar dogru inandiklari bilmiyorum ama sonuc olarak Kendilerinden cok emin, ve birbirlerine hep destek verici olduklari ve suru halinde olmalari basarilarinin belki kucuk bir nedeni olabilie diye dusundum.
Antalya'da uzak bir yakınımın turistik bir restaurant'ı var. Turlar gelir, açık büfeden yemek alırlar, sonrada Türk gecesini izlerler. Rusyadan ve Almanyadan gelen kafilelerde sorun yaşanmaz. Ama İran kafilesi gelince inanın insanlığımdan utanıyorum. Açık büfeden tabağı alırlar, bedava diye olmayacak kadar yemek koyarlar, pilavın üstüne baklava koyanı bile gördüm, sonra aynen çöpe. Açık büfedeki kaşığı kullanmayıp elleriyle alanlar için birde adam tutarsınız. Kaşığı kullansın diye. Çıkış ise ayrı rezillik. Çantalarından çatal çıkanı mı ararsın, bağırıp hakaret edeni mi ararsın.. En son geçen sene tüm İran kafileleri iptal edildi.
Ben belki o görüntüler nedeniyle, halkına karşıda biraz ön yargılıyım. Isınmıyor kalbim.
maviinsan
04-06-2008, 01:29
Iran cok eskiden beri hep Dunyaya sahip olmaya calismis bir ulke. Iranin tehlikeli oldugunu dusunen arkadaslara katiliyorum. Dunyaya bu kadar sahip olmaya calismalarini anlamiyorum cunku bu Yahudilerde gozuken bir ozellik.
Ama mesala cok kendilerine guvenen ve fikirlerini asla satmayan cok ozgun insanlar ve birbirleriyle anlasamasalar bile cogunlukla BIRLIK olarak haraket eden insanlar. En basit ornek Umreye gitmis arkadaslar bilir, suru halinde dolasiyorlar resmen. Yuksek yuksek askla coskuyla dualar okyorlar, herkesi sevklendiriyorlar. Ne kadar dogru inandiklari bilmiyorum ama sonuc olarak Kendilerinden cok emin, ve birbirlerine hep destek verici olduklari ve suru halinde olmalari basarilarinin belki kucuk bir nedeni olabilie diye dusundum.
Antalya'da uzak bir yakınımın turistik bir restaurant'ı var. Turlar gelir, açık büfeden yemek alırlar, sonrada Türk gecesini izlerler. Rusyadan ve Almanyadan gelen kafilelerde sorun yaşanmaz. Ama İran kafilesi gelince inanın insanlığımdan utanıyorum. Açık büfeden tabağı alırlar, bedava diye olmayacak kadar yemek koyarlar, pilavın üstüne baklava koyanı bile gördüm, sonra aynen çöpe. Açık büfedeki kaşığı kullanmayıp elleriyle alanlar için birde adam tutarsınız. Kaşığı kullansın diye. Çıkış ise ayrı rezillik. Çantalarından çatal çıkanı mı ararsın, bağırıp hakaret edeni mi ararsın.. En son geçen sene tüm İran kafileleri iptal edildi.
Ben belki o görüntüler nedeniyle, halkına karşıda biraz ön yargılıyım. Isınmıyor kalbim.
görmemişler işte...Kendi ülkelerinde öyle şeyler yok.Bastırıp bilinçaltına attıkları davranışları Türkiye de gerçekleştriyorlar...
İran şii devlet.Biz ise sünniyiz.İtikadi olarak bile fazla birlikteliğimiz yok
Hakikaten yokmuş ya hu !
Şiilik nere Sünnilik nere , duyan da ikisini de müslüman sanır.
Yazık ediyorsunuz, ön yargılı olmayın.
Evet bu İran gerçekten garip.İran Anayasası da öyle.
Biraz konunun dışına çıkacağım ama baskı konusunda bir şey duydum.
İran'da sadece müslüman olanların başını açması yasakmış. Mesela "Ben Hristiyanım." diyen birisinin başına kimse karışmıyormuş. Acaba ne derece doğru.?
Maalesef ama bu doğru değil. Çünkü müslüman olmasa bile başı açık gezenin, erkekleri baştan çıkartabileceği düşünülüyor. Yani herkese yasak.
Sağol arkadaşım. Kafamdaki soru işaretini gidermemi sağladın.
Ben İran'ı da Ahmedinejad'ı da çok severdim. Ama bunları okuduktan sonra çok şaşırdım. Mehdi'nin çabuk gelmesi için karışıklık çıkartmak. Evangelistler gibi. Tuhaf. Artık onlara olan bakışım değişti.
Bir Başka sağol. Allah razı olsun. İyi ki bu konuyu açtın.
Ben İran'ı da Ahmedinejad'ı da çok severdim. Ama bunları okuduktan sonra çok şaşırdım. Mehdi'nin çabuk gelmesi için karışıklık çıkartmak. Evangelistler gibi. Tuhaf. Artık onlara olan bakışım değişti.
Bir Başka sağol. Allah razı olsun. İyi ki bu konuyu açtın.
İranlı bir azeri arkadaşımla bu konuyu konuşmuştum. Ahmedinejad'ı halk seviyormuş. Aslında ılımlı biriymiş. Fakat mollalar izin vermiyormuş. Ayrıca (isim konusunda yanılıyor olabilirim) hizbullah gazetesi birçok konuda tahrikçi yayınlar yapıyormuş. Mesela Ahmedinejad bayanların sosyal yönünü arttırmak için bazı düzenlemeler yapmak istemiş. Stadyumda özel yer yaptırıp maç izlemelerini sağlamak gibi. Fakat büyük tepki çekmiş. Bunun dışında benim hatırladğım ilkokul öğretmeninin elini öptüğü için de çok eleştrilmişti.
maviinsan
04-07-2008, 18:16
Doğru söylüyorsunuz Ahmedinecad daha ılımlıdır.Ama İran da mollalar çok aşırı.HAtta Ahmedinecad,kameraların önünde,60 yaşındaki eski öğretmeninin elini öptü diye (kadının elinde eldiven olduğu halde-olmasa da farketmez gerçi ) molalalr tarafından çok eleştirilmişti
BEn İran ile Türkiye arasında çok benzerlik buluyorum.ORada reformlara karşı çıkan mollalar var ise Türkiye'de Kemalist bürokrasi var..Orada kadının başının açması yasak..Kemalistler iktidara gelse Türkiyede kapaması yasak olacak vs..(kendileri söylüyor)
maviinsan
04-07-2008, 18:18
Şii Kıyamet Cemiyeti: HÜCCETİYE
ŞU LİNKİ OKUYUN LÜTFEN
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=24588
Hüdaverdi
04-07-2008, 18:30
Muhammed Hatemi de Roma ziyaretinde bir kadının elini sıkınca şimşekleri üzerine çekmişti :-*
Seviyorum İran'ı.Türkiye'deki araştırmalara göre Ahmedinecad en çok sevilen lider :-*
Allah yar ve yardımcısı olsun.
İran, Türkiye için tehlikeli bir ülke değil Hatta Türkiye'nin yanında ve yanında olmaya devam edecek bir ülke. Ahmedinejad da sade ve güzel hayatı ile ilgi toplamış. Dünyada az bulunan liderlerden birisi. İrandaki rejim ise Türkiye için bir tehdit değil Onlar bizim rejim anlayışımıza saygılılar biz de onların rejim anlayışına saygılı olursak sorun olmaz ama bunlar irticai adam öldürüyor herkese zorla iş yaptırıyor kadın hakları yok İranda dersek İranla armızdaki dostluk bağlantısı bozulabilir!... Ben asla bozulmasını istemem İran ile. Sonuçta hepimiz müslümanız Şii Sunni fark etmez hepimizin Kitabı bir Peygamberi bir... İran dan bize bir zarar gelmez Bizim ülkemizde ezan sesleri geldikçe İrandan bize güllerden başka birşey gelmez...
maviinsan
04-07-2008, 21:41
İran dan bize bir zarar gelmez
Vaktiyle pkk ya en çok onlar destek veriyordu ama.Müslümanlığı neden son 5 yıldır tutuyor dersiniz?
İrandan çıkarı değiştiği zaman bal gibi de zarar gelir :-*
ben İran dan nefret ediyor değilim ama;İran ile eilişkilerimizde temkinli davranmak gerekiyor...Ekonomik ilişkilerimiz son derece yüksek olmalı.Çünkü adamların büyük enerj kaynakları var..Ve bölgedeki sorunların üzerine beraber gidebiliriz :-*
İran dan bize bir zarar gelmez
Vaktiyle pkk ya en çok onlar destek veriyordu
97'de pjak kurulunca akılları başlarına geldi tabi.
ENGİNEER
04-07-2008, 22:00
İkiyüzlülerin dünyasında dürüst ve karakterli olmayı başaran, düşman bile olsa saygı kazanır...
Amenna__
04-08-2008, 01:02
Tarih tekerrürden ibarettir denir unutmayalım ki osmalı devleti ne zaman yuzunu batıya dönüp viyana kapılarında dayansa arkadan ilk vuran iran olmustur biraz osmanlı tarihi okuyan bilir bunu ve bugun avrupa ellerimizde değilse bunun en buyuk müsebbibi irandır. Bundan 2 sene önce vakit gazetesi yazarı hasan kara kaya iran gezisinden sonra izlenimlerini anlatırken hayretini gizleyemediğini söylemişti gördükleri karşısında. Kısaca özetlersem amarikaya bu kadar düşman gözükürken baktığı her yerde coca cola reklamları girdiği her bakkalda en ön raflarda coca colalar yapacağımı en ufak alışverişte bile bizim paramızı kabul etmeyip dolar istemeler gibi bi dünya zıtlıktan bahsetmişti vel hasılı İRANA GÜVEN OLMAZ!!!
İran dan bize bir zarar gelmez
Vaktiyle pkk ya en çok onlar destek veriyordu ama.Müslümanlığı neden son 5 yıldır tutuyor dersiniz?
İrandan çıkarı değiştiği zaman bal gibi de zarar gelir :-*
ben İran dan nefret ediyor değilim ama;İran ile eilişkilerimizde temkinli davranmak gerekiyor...Ekonomik ilişkilerimiz son derece yüksek olmalı.Çünkü adamların büyük enerj kaynakları var..Ve bölgedeki sorunların üzerine beraber gidebiliriz :-*
Son 5 yılda olan değişiklikleri düşünmek gerekir. İran'ın Pkk yı ve Kurdistanın kurulmasını destekleyeceğini düşünmüyorum Çünkü Sözde Kurdistan ülkesi sınırları İran dan da toprak alır niteklikte hem de bayağı çok. Hem İran Saddam rejimini desteklemiyordu. Iraktaki Kürdlere destek vermiştir ama Saddam'a karşı. Son 5 yıl içinde Saddam gitti ABD geldi Irak a İran Kürdleri ABD ye karşı desteklemiyor çünkü sorunları direk ABD ile Irakla değil... Eminim ki İran bugün PKK yı desteklemeyecektir çünkü bu çift başlı yılanın diğer başı batı İran da...
ENGİNEER
04-08-2008, 17:45
Tarih tekerrürden ibarettir denir unutmayalım ki osmalı devleti ne zaman yuzunu batıya dönüp viyana kapılarında dayansa arkadan ilk vuran iran olmustur biraz osmanlı tarihi okuyan bilir bunu ve bugun avrupa ellerimizde değilse bunun en buyuk müsebbibi irandır. Bundan 2 sene önce vakit gazetesi yazarı hasan kara kaya iran gezisinden sonra izlenimlerini anlatırken hayretini gizleyemediğini söylemişti gördükleri karşısında. Kısaca özetlersem amarikaya bu kadar düşman gözükürken baktığı her yerde coca cola reklamları girdiği her bakkalda en ön raflarda coca colalar yapacağımı en ufak alışverişte bile bizim paramızı kabul etmeyip dolar istemeler gibi bi dünya zıtlıktan bahsetmişti vel hasılı İRANA GÜVEN OLMAZ!!!
Söylediğin çok doğru...İran bizi gerçekten her sefere çıkışımızda arkamızdan vurmuştur!
Çinliler, Ruslar ve İranlılar bizim genelde tarihten ileri gelen rakiplerimizdir ve genelde de pek dostluk kurmazlar!
Fakat gerçek manada İslamiyetin tadını almış her insanın/milletin diğer Müslüman insanı/milleti destekleyeceğini düşünüyorum...
Batı'ya güvenmektense İranlılara güvenmeyi tercih ederim...
Batı'ya güvenmektense İranlılara güvenmeyi tercih ederim...[/b][/i]
İşte bu doğru. Ne de olsa onlar müslüman. İran bizi arkamızdan vurmuş olabilir ama buna bakılarak İran Batının yanında dememiz yanlış olur. İran birçok buluşunu Batıdan almadı kendisi yaptı kendi bilima adamları çalışarak yaptılar ve Batı İran a yardım etmedi. Hem bizi arkamızdan vuran İran Şahlar İranıydı şimdi ise İslami bir cumhuriyet rejimini tercih etmiş bir İran asla müslüman kanı akıtmaz bizi asla arkamızdan vurmaz. Şii Sunni arasındaki çekişme gibi bir teori ortaya atılabilir ama şimdiki İran cumhurbaşkanı Ahmedinejad böyle bir ayrımı da destelemiyor eğer Allah'a onun kitabına peygamberine inanıyorsa yani Hz Muhammed'i peygamber olarak görüyorsa o müslümandır ve İran'dan o ülkeye zarar gelmez. Hem Ahmedinejad'ın dostluk örneği olarak yani müslümnaları bir bütün olarka Şii Sunni olarak ayırmamasını şurdan anlıyoruz. Ahmedinejad da Sunni lerle Hacca gitti onlarle birlikte namaz kıldı. Şiilerin ve Sunni lerin ortak noktalarının çok olduğunu gösterdi. Bütün müslümanlar kardeş ama bizim adımız mehmet onlarınki ahmet yani sadece isimlerimiz faklı onlar da namaz kılıyor oruç tutuyor hacca gidiyor kurban kesiyor aynı kitabı okuyor aynı peygambere inanıyor yani kardeşler. Din Dünyada milletten daha bütünleştirici bir kavramdır...
ENGİNEER
04-08-2008, 18:10
Söylediklerine katılıyorum...
Aradaki soğukluğun nedeni belkide önyargılarımız...
İslam dünyası birbirine güvenmeyi öğrenmeli artık...
Birbirimize guvenmesek bile uzlasma yolunu tercih etmeliyiz.
Avrupa Birligindeki tum ulkeler birbiriyle uzlasarak bu kadar ilerlerdi.
Dikkafalik yapip, sabit fikirli olmaya devam edip, kendimizi ustun gormekten vazgecemezsek ilerleme cok zor diye dusunuyorum.
Dolayisiyla, herkesten, her olaydan kendi payimiza bir seyler cikarmali, uzlasmaliyiz. Bir kelime ogrensek bile gunun sonunda, kafidir.
rikopasa
04-11-2008, 11:45
Sn. maviinsan ...
Türkiye de ise Kemalistler iktidara gelse sokakta başörtülü gezilmesini yasaklayacaklarını söylüyorlar sitelerinde...
Bu hangi sitede yazıyor ? bilmek istiyorum ... kaynak gösterirmisiniz lütfen ...
Sn. maviinsan ...
Türkiye de ise Kemalistler iktidara gelse sokakta başörtülü gezilmesini yasaklayacaklarını söylüyorlar sitelerinde...
Bu hangi sitede yazıyor ? bilmek istiyorum ... kaynak gösterirmisiniz lütfen ...
Cogunun bilincaltinda bu düsünce mevcut, sen bir chp ve add forumlarina gir bakalim orada sarfedilen sözlerin yukarikinden farki nedir..
Hepsi müfessir olmus basörtüsünün islamin sarti olup, olmadigini tartisiyor ;)
rikopasa
04-11-2008, 12:15
bilinçaltı dersek önyargıya girmezmi ?
ben kaynak istedim ... bu söylendiğine göre bir yerlerde okunmuş ve nerede okunduğunu bilmek istiyorum.
linki falan yokmu ?
başörtüsünün islamın şartı olup olmadığını ilahiyat profesörleri bile tartışıyor , insanlarında tartışması gayet normaldir.
simge , bayrak olarak gösterilen bir şey illaki tartışılmalı.
Tartışmak iyidir ... yol alırız , en iyisini bulmamıza yardımcı olur ...
TÜRK IRKI
04-11-2008, 12:18
İran ın sırrı içinde hain potansiyelinin sıfıra yakın olması yani içten karışıklığın çıkartılamıyor olması.
bilinçaltı dersek önyargıya girmezmi ?
ben kaynak istedim ... bu söylendiğine göre bir yerlerde okunmuş ve nerede okunduğunu bilmek istiyorum.
linki falan yokmu ?
başörtüsünün islamın şartı olup olmadığını ilahiyat profesörleri bile tartışıyor , insanlarında tartışması gayet normaldir.
simge , bayrak olarak gösterilen bir şey illaki tartışılmalı.
Tartışmak iyidir ... yol alırız , en iyisini bulmamıza yardımcı olur ...
kardes kusura bakma ama tartistigin sey dinin bir emri fb-gs macini tartismiyorsun yok eger tartisacaksan bu konuda ehil olman lazim..
Dinin sencesi, bencesi olmaz dinin referanslari bellidir Kuran ve Sünnet ona göre hareket edilir ama bazilari eski köye yeni adet getirmeye, caldiklari minareye kilif uydurmaya calisyiorlar..
Sonucta büyük cogunlugun ictihat ettigi bir konuda bir, iki aykiri sesin söyleminden yola cikarak büyük bir cogunlugun tercihini töhmet altinda birakmak hic ama hic etik degildir..
Birde ayinesi istir kisinin, lafina bakilmaz yani onlar bizi yaniltacak is yaptilardami biz önyargisiz yaklastik!
rikopasa
04-11-2008, 12:33
Kişisel olarak o konuyu hiç tartışmadım tartışmamda , bu inanç ile ilgili bir konu buda Allah la kul arasında olduğu için beni bağlamaz ama neden insanları diğer insanların neye inandığı bu kadar ilgilendirir onuda anlamam.
Tabiiki febe - gese maçı değil ama dediğim gibi bu konuyu insanların önünde ilahiyatçılar tartışıyorsa tartışan insanlarıda anlamak gerekmezmi.
Sen dinimizin kanunu , emri diyorsun diğerleri Kur'an da yazılı değil diyor.
Aman yanlış anlama olmasın , yineleyeceğim "beni kesinlikle enterese etmez" , ben tartışılmaya açık bir konu özelliklerini taşıyor ve tartışılmasıda bu yüzden doğal diyorum
hadi ilahiyatcilari anlariz onlarin belli bir bilgisi, birikimi vardir tartisabilirler peki basta deniz baykal olmak üzere bir cok kisinin ayet ve hadisleri kendince yorumlamalarina ne diyorsun?
Kaldiki öyle is ögretmek yerine ya bu kadar insan inanmis ve bu inancin geregini yerine getirmis diyerek neden saygi duyulmuyor..
En son örnegi basörtülü bir hastayi muayene etmeyen doktorla gördük bu ne cürrettir, bu ne haddini asmaktir bunu hangi hukuk ve etik kuralla izah edebiliriz ki..
Acaba laiklik yanlis mi yorumlaniyor?
rikopasa
04-11-2008, 13:52
Ben ilahiyatçılar dahil kimsenin tartışmaması gerekir diyorum zaten , Deniz Baykal ın veya her kim tartışıyor ise bunada karşıyım ve doğru değil diyorum.
İnançlara hatta inanmayışa bile saygı duymayanları kabul etmiyorum.
Kimmiş bu doktor ? Bu hangi görüşte olunursa olunsun kınanması gereken bir olay. İnsanlık adına tepki gösterilmesi gereken bir durumdur. Diploması iptal edilmelidir.
Kimilerine Özdemir İncenin İlhan Selçuk'un Oktay Ekşi'nin Deniz Baykal'ın fetvası Resulun sünnetinden, bunca yıllık islam geleneğinden, günümüzdeki ve geçmiş alimlerin görüş birliğinden, Kur'anın açık lafzından daha değerli geliyor.
Ne halleri varsa görsünler.
Ne güzel buyurmuş resul: "Utanmıyorsan istediğini yap"
Ben ilahiyatçılar dahil kimsenin tartışmaması gerekir diyorum zaten , Deniz Baykal ın veya her kim tartışıyor ise bunada karşıyım ve doğru değil diyorum.
İnançlara hatta inanmayışa bile saygı duymayanları kabul etmiyorum.
Kimmiş bu doktor ? Bu hangi görüşte olunursa olunsun kınanması gereken bir olay. İnsanlık adına tepki gösterilmesi gereken bir durumdur. Diploması iptal edilmelidir.
zaten ilk tepkide chp den geldi bu konuda su anda olay mahkeme asamasinda ;)..bizde onu diyoruz kimse inancindan dolayi dislanmamali, hor görülmemeli..
ancak nedense bazi kesimler inanclari kendi kaliplarina sokmaya calisiyor, insanlari kendi görüslerine inanmaya zorluyor birakin isteyen basini örtsün, istemeyen örtmesin bunda ne gibi bir sakinca var ki..
rikopasa
04-11-2008, 14:22
Olayın "siyasi simge" tarafı bu özgürlüğü baltalıyor , "velevki siyasi simge" bunlar baltalıyor ... Radikal insanlar , uç noktada olan insanlar , bu tip söylemler engelliyor ... Bunları söyleyenler , bebeklere başörtü takanlar , yav daha bebek ya bebek ... ne işi var türbanla mitingde ön saflarda ...
Bu görüntüler hoş değil.
Yani siyasi simge olduğu apaçık ortadayken rejiminde kendini koruması veya tepki vermesi doğaldır. Tabii bu arada kurunun yanında sizler gibi türbanı inançları doğrultusunda yorumlayan yaşlarda yanıyor maalesef.
Olayın "siyasi simge" tarafı bu özgürlüğü baltalıyor , "velevki siyasi simge" bunlar baltalıyor ... Radikal insanlar , uç noktada olan insanlar , bu tip söylemler engelliyor ... Bunları söyleyenler , bebeklere başörtü takanlar , yav daha bebek ya bebek ... ne işi var türbanla mitingde ön saflarda ...
Bu görüntüler hoş değil.
Yani siyasi simge olduğu apaçık ortadayken rejiminde kendini koruması veya tepki vermesi doğaldır. Tabii bu arada kurunun yanında sizler gibi türbanı inançları doğrultusunda yorumlayan yaşlarda yanıyor maalesef.
ama ayni bebek cumhuriyet mitinginde kahrolsun seriat, kahrolsun akp bagirirken sorun olmuyor degil mi kardes? bakiniz basbakanin sözünü iyi anlamaya calisiniz..
simge dahi olsa bir kisinin tercihini yasaklamak kimin haddinedir? bir insana sen kirmizi giyme, sen ayakkabi giymek kimin haddinedir?
Simdi birileri söyle yapiyor, sunlar böyle diyor diyerek bir özgürlük talebini gözardi etmenin hic bir izahi yoktur, hic bir neden bir özgürlügün kisitlanmasi icin gerekce olamaz..
rikopasa
04-11-2008, 14:49
Nasıl sorun olmuyor ... ben onada karşıyım.
Simge haline getirilmeseydi ki bence simge haline getirilmesi hiç dürüst değil , bilerek getirildi , yasak masak olmazdı. İnançlar üzerinden siyaset yapılmamalı.
Şimdi birbirimizi kandırmayalım , ayakkabıyla türbana bakış açısı aynımıdır yani , sizin bakış açınız aynıdır benimde aynı ve bu anlamda alabildiğine özgür bırakılmalı. Ama işte türban takmama seçeneğide kişi büyürken gelişirken kişiye bırakılmalı aile baskısı olmamalı ki bunu istediğiniz kadar inkar edin bu baskı var , ailelerce oluruna bırakılmıyor. Burada da türban takmama özgürlüğü kısıtlanmıyormu ?
Madem ayakabı türban eşit o zaman tekrar kırmızı sarı yeşil kurdelalar taksın dtp li milletvekilleri mecliste , nasıl olsa doğanın renkleri değilmi onlarda.
Yineliyorum , kesinlikle yasak olmamalı ve yasaklanması yanlış ... ama bu hale getirenler var.
Evet basörtüsünden nemalananlar var ama basörtüsü yasagindan nemalananlarda var..yani basörtüsü yasagida birileri icin simge ona ne yapacagiz peki?
birileri nemalaniyor diye, birileri siyasal simge takiyor diye cogunlugun en temel haklarindan birini gözardimi edecegiz, o iste firsat eger basörtüsü yasagi kalkarsa onun üzerinden nemalananlarinda ranti sona ermeyecek mi ama iste basörtüsü yasagindan rant elde edenler buna izin vermiyor yoksa laiklik filan hikaye..
rikopasa
04-11-2008, 15:23
Karşılıklı nemalandıkları konusunda hemfikir olabilirim ama yasak nasıl bir simge olur onu anlayamadım.
Tamam o zaman sizler gençlik kolları olarak hükümeti uyarın türbanı kullanmayın , bazı engellerinde sebebi sizsiniz diye. Bende bu samimiyetinize güvenerek tüm düşüncemi değiştireyim. "camiiler kışla minareler süngümüz" , "savcı ölümüde düşünmeli" şimdi bunlar doğru söylemmidir arkadaşlar ?
Yasak kalkarsa ki kalkmalı ama sonrası belirsiz , işin içine cübbe girecek sarık girecek , kaşımak isteyenler tam tersi donla gelecek , diğeri kırmızı yeşil sarıyı toka yapıp gelecek , öteki yahudilerin giydiği o elbiseyle gelecek falan filan ...
Karşılıklı nemalandıkları konusunda hemfikir olabilirim ama yasak nasıl bir simge olur onu anlayamadım.
Tamam o zaman sizler gençlik kolları olarak hükümeti uyarın türbanı kullanmayın , bazı engellerinde sebebi sizsiniz diye. Bende bu samimiyetinize güvenerek tüm düşüncemi değiştireyim. "camiiler kışla minareler süngümüz" , "savcı ölümüde düşünmeli" şimdi bunlar doğru söylemmidir arkadaşlar ?
Yasak kalkarsa ki kalkmalı ama sonrası belirsiz , işin içine cübbe girecek sarık girecek , kaşımak isteyenler tam tersi donla gelecek , diğeri kırmızı yeşil sarıyı toka yapıp gelecek , öteki yahudilerin giydiği o elbiseyle gelecek falan filan ...
bence kim nasıl isterse gelsin.. parka da simge ama kimsenin laf ettiği yok.. yoldaki adam cübbe de giyse mayo da giyse karışmayı doğru bulmuyorum ben..
ENGİNEER
04-11-2008, 15:27
Ahmet abi gerekli cevabı vermiştir nasılsa ve Eyüp'te dokunmak istediğim konu hakkında gerekli olanı yazmış ama ben yinede söylemek isterim...
Kemalist kardeş!
Bizim başörtü konusunda herhangi bir tereddütümüz yok ve gerçekten Müslüman olan hiçkimsede de yok...
O sizin kuruntunuz...
kardes söylemlerinde samimi degilsin..buyursun donla ünv ye gelmeye cesaret eden varsa gelsin!...birseyi ihtimaller üzerine göre yasaklamak ne kadar sacma..
O zaman demokrasiyide yasaklayalim mazallah sonra din devleti isterler..eger bir yasak varsa bu cözülür, bunun sonrasi, öncesi irdelenmez..
o alintiladigin sözlere gelince o sözlerin önünü, arkasini doldur ondan sonra konusalim kardes sayin arinc bir cenazede basinin sorularina ölümün oldugnu hatirlatmis savcida olsan öleceksin, basbakanda bundan ne gibi bir sakinca varki..
basörtüsü yasagindan nemalanan parti chp dir cünkü chp basörtüsü yasagi kalkinca bu konuda muhalefet yapamayacagini bildigi icin, kendi kücük azinliginin bu konudaki tutumunu bildigi icin laikligi bahane ederek basörtüsü karsitligi yapiyor..
basbakan dinden imandan bahsedince, ayet, hadis okuyunca radikan dinci oluyor baykal söyledigi zaman laik oluyor anlayamadim gitti..
rikopasa
04-11-2008, 15:58
Kemalist kardeş!
Bizim başörtü konusunda herhangi bir tereddütümüz yok ve gerçekten Müslüman olan hiçkimsede de yok...
O sizin kuruntunuz...
Süper , yararlı bir yorum.
Yani sen gerçek müslümansın ben değilim , Kemalist'im ya.
Kuruntumun ne olduğuna senmi karar veriyorsun ?
Sakın bana birdaha inancımı yorumlayacak cevaplar atma.
En az senin kadar müslümanımdır.
Atatürk ü sevmek veya laiklik eşittir dinsizlik değildir , bunu anlayın artık ....
ENGİNEER
04-11-2008, 16:02
Kemalist kardeş!
Bizim başörtü konusunda herhangi bir tereddütümüz yok ve gerçekten Müslüman olan hiçkimsede de yok...
O sizin kuruntunuz...
Süper , yararlı bir yorum.
Yani sen gerçek müslümansın ben değilim , Kemalist'im ya.
Kuruntumun ne olduğuna senmi karar veriyorsun ?
Sakın bana birdaha inancımı yorumlayacak cevaplar atma.
En az senin kadar müslümanımdır.
Atatürk ü sevmek veya laiklik eşittir dinsizlik değildir , bunu anlayın artık ....
Seni inancına yorlum yaparsam ne olur?
:)
Başörtüsü hakkında tereddüte sahip bir insan gerçekten Müslüman olamaz!
Din dogmatiktir ayetleri sorgulayamazsın Kemo!
Arapça bilmeden yada tefsir dersi almadanm hiç yorum yapamazsın!
Bu konu hakkında yorumlarını örnek aldıklarınızda Zekeriyya Beyaz gibi porno film izlerken yakalanan sapık hocalar yada Özdemir İnce gibi din düşmanı sallama yazarlar!
Son sözüne gelince;
Laiklik = Dinin devlete karışmaması...Yani dini ayrı tutmak...Daha açıkçası devleti dinsiz hale getirmek!
Laik olan vatandaş hakkında bişey demeye gerek duymuyorum Kemo...
rikopasa
04-11-2008, 16:12
Daha açıkçası devleti dinsiz hale getirmek!
Onun için devlet dairelerinde mescit var dimi ?
Arapça bilmeden yada tefsir dersi almadanm hiç yorum yapamazsın!
Arap Lawrence , bu ülkeyi arkadan vuranların dilinimi öğrenicem. Onun yerine Kur'an ın Türkçe mealini okumak daha mantıklı değilmi ?
Haaa eğer arap sermayesinin uşağı olmak için can atıyorsam o başka.
Zekeriyya Beyaz gibi porno film izlerken yakalanan sapık hocalar
Bunu bilmiyordum öğrenmiş olduk.
Kemo...
Bu konu hakkında birşey yazmayacağım çünkü Çanakkale de , Anafartalarda , Büyük Taaruzda , Kurtuluş Savaşında savaşı bizzat muharebe alanından yönetmiş bir gazi için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk için bunu yazan birisin.
Allah ıslah etsin ...
rikopasa
04-11-2008, 16:17
Laik olan vatandaş hakkında bişey demeye gerek duymuyorum
"Kişi laik olamaz" a vurgu yapmışsın ama "laik olmayan vatandaş" hakkında birşeyler dersin dimi ?
ENGİNEER
04-11-2008, 16:19
Devlet dairelerinde mescit yoktu...
Diyanet İşleri Başkanlığı ise kaldırılmıştı..
Cumhuriyetin ilk yıllarında bilhassta İnönü liderliğinde laiklik uğrundan dine yokmuş muamelesi yapıldı!
Şükürler olsun ki Menderes 1950 yılında geldiğinde devran döndü...Özal devam ettirdi...Bizde dinsizliğin önünde ki en büyük engeliz inş...;)
Arapça öğrenmekle arkadan vurmanın ne alakası var?
Eğer başka bir dilde yazılmış bir kitabı o dilde okuyup anlarsan tam manasıyla anlarsın fakat çevirirsen mutlaka aksaklıklar ve hatalar olacaktır...
O yüzden bilmeden yorum yapmamak gerekir...Yada gider arapçayı bilene sorarsın burada başörtüsü var mı diye...
Özdemir İnce bilemez yani...
Kemo lafım Kemaliste...Atatürk'e değil...;)
ENGİNEER
04-11-2008, 16:30
yalçın abi muhtemelen anlamayacak yazdıklarından...
rikopasa
04-11-2008, 16:39
Kemo lafım Kemaliste...Atatürk'e değil...
Bunu yazacağını biliyordum ... o zaman şöyle yazayım belki daha rahat anlarsın ...
Bu konu hakkında birşey yazmayacağım çünkü Çanakkale de , Anafartalarda , Büyük Taaruzda , Kurtuluş Savaşında savaşı bizzat muharebe alanından yönetmiş bir gaziNİN Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ÜN DÜŞÜNCELERİ , İNKİLAPLARI , MİRASLARI için bunu yazan birisin.
Değişiklikleri kırmızı ve büyük yazdımki zor olmasın senin için.
Demek istiyorumki ; benim yazdığımdan ne demek istediğimi anladın ama hala çekeliyorsun.
Atatürk gibi birinin düşünce tarzına , rejimine dalga geçmek suretiyle "Kemo" deniliyor ise kendisi içinde denilir , denilebilirmi sence ?
Atatürkü ün kendisi içinde dalga geçebilirmisin ? yoksa bu sadece düşünceleri veya rejimi içinmi geçerli ?
ENGİNEER
04-11-2008, 16:42
Aatürk'e saygı duyarım fakat Atatürk gibi düşünmek zorunda değilim ve o düşüncelerde eğer sapmışsa bunu açıkça söylerim!
Atatürk eğer kendisinden önce birilerinin ismini alıpta sonunada ''İZM'' ekleseydi inan bana bu ülkeyi felan kuramazdı...
Şimdi gitmek zorundayım fakat sen cevabını yaz bu sitede cevap verecek insan bol...;)
rikopasa
04-11-2008, 16:44
Yazdıklarımdan hangisi sapmış bir düşünce göster sana hak vereceğim ... sonuçta "Kemo" kelimesini bana söyledin.
Sorun değil döndüğünde cevaplarsın ...
Yazdıklarımdan hangisi sapmış bir düşünce göster sana hak vereceğim ... sonuçta "Kemo" kelimesini bana söyledin.
Sorun değil döndüğünde cevaplarsın ...
ben devam edeyim kardes 8)
Benide_Kapatın
04-11-2008, 16:51
Konu Kemalizme kaymış sanırım başka bir platformda tartışılsa daha bi daydalanırız ;) ;)
tayyipleyiz
04-11-2008, 16:52
Aslında belkide sancıların derin ağrıları çok ötelerde değil yanıbaşımızdadır.Değiştirilmek istenen şey ne bir at ne bir araba ne bir ev ne bir sistem , o bin seneden beri milletin canıyla kanıyla bütünleşmiş ve benliğinin her parcasına işlemiş bir mananın yoksa sayılması ve törbülenmesi , onun için yeniler tutmadı olmadı uğraştılar , yine olmadı dönüştürmek için çok enerji sarfettiler yine hüsra yine hüsran,eskiler sarsıldı ama oldukları yerde kaldı, o günkü yeniler ve yenileyicilerin yıldızları birer birer söndü daha üzerinden ceyrek asır geçmeden,eskimiş bir eşya gib ya şuraya ya buraya atıldı veya tarihi bir fosil olarak korunmaya alındı bilmem anlatabildimmi sevgilerimle
Ben anladım hocam, sevgilerimle... :-* :D
rikopasa
04-11-2008, 17:00
anladık anladıkta siz nerden çıkarttınız anlamadığımı onu anlamadım ...
kendi kendinize gülmeler falan ... kendin çal kendin oyna ... süpersiniz ...
anladık anladıkta siz nerden çıkarttınız anlamadığımı onu anlamadım ...
kendi kendinize gülmeler falan ... kendin çal kendin oyna ... süpersiniz ...
o zaman anladigini anlatda bizde anladigini, anlamis olalim 8)
rikopasa
04-11-2008, 17:07
valla ben zaten cevabımı yazacağımda yazılanların anlaşılmaz olduğu hakkında görüş bildirdiğinize göre ya sizlerde anlayamama yada yalçın arkadaşta anlatamama sorunu var ama bence birincisi daha mantıklı çünkü ben anlayabilmiştim ...
rikopasa
04-11-2008, 17:12
o bin seneden beri milletin canıyla kanıyla bütünleşmiş ve benliğinin her parcasına işlemiş bir mana
İşte o fosil dediğiniz insan , rejim o manayı yıpratmamak , din tacirlerinin eline düşürmemek , kullanılmamasını sağlamak için laik sistemi tercih etmiştir. Ama ne yazıkki bunu algılamak laik = dinsizlik saplantısına sahip insanlar için hiç kolay değil.
Sizleride anlıyorum ...
valla ben zaten cevabımı yazacağımda yazılanların anlaşılmaz olduğu hakkında görüş bildirdiğinize göre ya sizlerde anlayamama yada yalçın arkadaşta anlatamama sorunu var ama bence birincisi daha mantıklı çünkü ben anlayabilmiştim ...
sen anladiysan bizi bosver bizim frekanslarimiz ayni yalcin abiyle o yüzden sen sorun etme ;)
rikopasa
04-11-2008, 17:22
o günkü yeniler ve yenileyicilerin
buradaki "yeniliyiciler" derken insan değilde çizgi film kahramanımı kastettiniz yani ... ?
rikopasa
04-11-2008, 17:26
sen anladiysan bizi bosver bizim frekanslarimiz ayni yalcin abiyle o yüzden sen sorun etme
Ben anlamıştım zaten sen anlamadığımı iddia etmiştin , hatırladın dimi ?
Yalçın arkadaş gayet güzel ve anlaşılır konuşuyor zaten ama galiba size biraz karmaşık geliyorki başkaları tarafından anlaşılmadığını düşünüyorsunuz.
sen anladiysan bizi bosver bizim frekanslarimiz ayni yalcin abiyle o yüzden sen sorun etme
Ben anlamıştım zaten sen anlamadığımı iddia etmiştin , hatırladın dimi ?
Yalçın arkadaş gayet güzel ve anlaşılır konuşuyor zaten ama galiba size biraz karmaşık geliyorki başkaları tarafından anlaşılmadığını düşünüyorsunuz.
ben mi idda etmisim, karistiriyor olmayasin ;)..bu arada hayatta karmasik olmayan ne varki biz senin derdini bile anladik yalcin abiyi niye anlamayalim ki ;)
rikopasa
04-11-2008, 17:33
ben mi idda etmisim, karistiriyor olmayasin ..bu arada hayatta karmasik olmayan ne varki biz senin derdini bile anladik yalcin abiyi niye anlamayalim ki
Evet karıştırdım , Engineer diye bir arkadaştı galiba , üzerine devam edince böyle oldu.
Benim derdimi anlamış olmana sevindim.
ben mi idda etmisim, karistiriyor olmayasin ..bu arada hayatta karmasik olmayan ne varki biz senin derdini bile anladik yalcin abiyi niye anlamayalim ki
Evet karıştırdım , Engineer diye bir arkadaştı galiba , üzerine devam edince böyle oldu.
Benim derdimi anlamış olmana sevindim.
kardes biraz empati yapsan sende bizi anlayacaksin..ben basörtüye karsi cikanlari, laiklik elden gidiyor diyenleri cok iyi anliyorum ve gelin sorun neyse konusalim diyorum ama bazilari direkt kestirip ediyor ne diye mi "Türkiye laiktir, laik kalaca" sanki biz uganda dan bahsediyoruz!
rikopasa
04-11-2008, 17:49
Sorun ne ise konuşulmak istenmedimi daha önce ama ne oldu Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşmacı olacağız diyen Recep Tayyip Erdoğan kimseyle görüşmeden yine Abdullah Gül ü çıkarttı.
Vecdi Gönül adaylığı kimseyi bozmazdı ama olmadı işte , neden ? eşi türbanlı değil ..
RTE nın istediği ne ? Cumhurbaşkanlığı forsu altında türbanlı fotoğraf. Yav olsun o da olsun ama böyle değil dayatmayla , çoğunluğu kullanmayla değil. Yani samimiyetine inanmamız için bir şey vermediler.
Mollanın dizinin dibinde çekilen fotoğraf , camiler kışla minareler süngü , beyaz kefenlerimizi giydik ... şimdi bunlardan sonra bana birşeyler gösterinki inanayım türbanı amacı dışında kullanmadığınızı ...
Evet empati yapalım ama karşılıklı ... yukarıdaki yazdıklarımda haklılık payım varmı yokmu ? (hamdi beye teşekkür ederim yokum) ... :)
Sorun ne ise konuşulmak istenmedimi daha önce ama ne oldu Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşmacı olacağız diyen Recep Tayyip Erdoğan kimseyle görüşmeden yine Abdullah Gül ü çıkarttı.
Vecdi Gönül adaylığı kimseyi bozmazdı ama olmadı işte , neden ? eşi türbanlı değil ..
RTE nın istediği ne ? Cumhurbaşkanlığı forsu altında türbanlı fotoğraf. Yav olsun o da olsun ama böyle değil dayatmayla , çoğunluğu kullanmayla değil. Yani samimiyetine inanmamız için bir şey vermediler.
Mollanın dizinin dibinde çekilen fotoğraf , camiler kışla minareler süngü , beyaz kefenlerimizi giydik ... şimdi bunlardan sonra bana birşeyler gösterinki inanayım türbanı amacı dışında kullanmadığınızı ...
Evet empati yapalım ama karşılıklı ... yukarıdaki yazdıklarımda haklılık payım varmı yokmu ? (hamdi beye teşekkür ederim yokum) ... :)
Bak yine demogoji yapiyorsun..bir siyasetcinin ehil olup, olmadigina bakilir onun esinin basi acik olup, olmadigina birde kim vecdi gönülü istiyor chp ve onun gibi düsünenler peki cogunluk ne istiyor abdullah gül birilerinin keyfi icin ehil oaln kisiden var mi gececektik?
basörtülü fotograf seni neden rahatsiz ediyor ki onlarda senin, benim gibi bu ülkenin vatadnasi..ama sizleri anliyorum sizin derdiniz basörtüsü degil kardes sizlerin derdi sizin gibi düsünmeyenlenlerin bu ülkeyi yönetmesi, secimlede onlari altedemediginiz icin habire demogoji, habire baska güclerden medet ummaya gidiyorsunuz..
basbakanimizin okudugu siirin arkasindayiz ;)
Arkadaslar burasi Iranin sirrinini konusmak icin acilmis bir Konu lutfen Konu disina cikmayalim.
ENGİNEER
04-11-2008, 19:47
Sorun ne ise konuşulmak istenmedimi daha önce ama ne oldu Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşmacı olacağız diyen Recep Tayyip Erdoğan kimseyle görüşmeden yine Abdullah Gül ü çıkarttı.
Vecdi Gönül adaylığı kimseyi bozmazdı ama olmadı işte , neden ? eşi türbanlı değil ..
RTE nın istediği ne ? Cumhurbaşkanlığı forsu altında türbanlı fotoğraf. Yav olsun o da olsun ama böyle değil dayatmayla , çoğunluğu kullanmayla değil. Yani samimiyetine inanmamız için bir şey vermediler.
Mollanın dizinin dibinde çekilen fotoğraf , camiler kışla minareler süngü , beyaz kefenlerimizi giydik ... şimdi bunlardan sonra bana birşeyler gösterinki inanayım türbanı amacı dışında kullanmadığınızı ...
Evet empati yapalım ama karşılıklı ... yukarıdaki yazdıklarımda haklılık payım varmı yokmu ? (hamdi beye teşekkür ederim yokum) ... :)
Cumhurbaşkanlığı konusunda Mecliste ki bütün partilerle görüştük üstelik MHP'nin desteğini aldık yani tek başımıza değildik ama eğer uzlaşma derken ''CHP nin isteği doğrultusunda hareket etmeyi'' kastediyorsan o zaman kusura bakma biz halkın yarısını almış bir parti olarak Ecevit bile yüzde 20 lik oyuyla istediğini seçtiyse başkalarının oyuncağı olmayız...
Vecdi Gönül'Den önce bizim gönlümüzün adayı vardı bizde onu seçtik...Hep sizin istekleriniz mi olacak bu ülkede?
Yıllardır C. başkanlığıu ve bütün üst kademelerde hep sizin görüşünüzde insanlar vardı hangi birini bize danışarak seçtinizde bugün uzlaşma istiyosunuz?
Empati yapmıyosun bence...
_Yeniden_
04-11-2008, 20:24
Sorun ne ise konuşulmak istenmedimi daha önce ama ne oldu Cumhurbaşkanlığı adaylığında uzlaşmacı olacağız diyen Recep Tayyip Erdoğan kimseyle görüşmeden yine Abdullah Gül ü çıkarttı.
Vecdi Gönül adaylığı kimseyi bozmazdı ama olmadı işte , neden ? eşi türbanlı değil ..
RTE nın istediği ne ? Cumhurbaşkanlığı forsu altında türbanlı fotoğraf. Yav olsun o da olsun ama böyle değil dayatmayla , çoğunluğu kullanmayla değil. Yani samimiyetine inanmamız için bir şey vermediler.
Mollanın dizinin dibinde çekilen fotoğraf , camiler kışla minareler süngü , beyaz kefenlerimizi giydik ... şimdi bunlardan sonra bana birşeyler gösterinki inanayım türbanı amacı dışında kullanmadığınızı ...
Evet empati yapalım ama karşılıklı ... yukarıdaki yazdıklarımda haklılık payım varmı yokmu ? (hamdi beye teşekkür ederim yokum) ... :)
Ak Parti birinci dönem iktidardayken başörtüsüne serbestlik için bir yasa çıkartsaydı, bunu mutlaka Anayasa Mahkemesine götüren çıkacaktı... Ve mahkemeden nasıl bir karar çıkacağını da hepimiz tahmin edebiliyorduk... Üstelik Genelkurmay Başkanlığı da 27 Nisan bildirisinde tesettürü 'çağ-dışı' ve 'tehdit' olarak nitelendirdiğine göre, böyle bir yasa karşısında suskun kalmayacaktı... CHP’nin ve YÖK’ün de, başörtüsü yasağının kaldırılmasına karşı her türlü mücadelede bulunacağını, kendi beyanlarından biliyorduk...
Öyleyse bu sorunun çözülebilmesi için, önce milletçe başörtüsünün okullarda serbest bırakılması gerektiğine dair bir genel kanaat gelişmesi gerekli... Peki Erdoğan, bu konuda her zaman ne dedi? “Bu sorunun çözülmesi için toplumsal mutabakat lazım” dedi.
Eleştirilerinizin çelişkili olması ise şurdan kaynaklanmakta: Aynı eleştiriyi yapanlar, Cumhurbaşkanı seçimi konusunda, AK Partiye 'uzlaşı' aramadan, diğer kurumlarla 'uyum' sağlamadan, sadece sandalye çoğunluğuna güvenerek, Cumhurbaşkanı seçmeye kalkmasını eleştiriyor... Bu konuda öyle yapmadı işte... CHP’nin, Anayasa Mahkemesi’nin, YÖK’ün ve muhtemelen TSK’nın tutumlarıyla bir kriz çıkacağını öngördüğü için 'uzlaşı' lazım dedi ve birinci dönem öyle bir uzlaşı olmadığı için, başörtüsü serbestisi yasasını çıkartmadı... Bu sefer de “çoğunluğu vardı, niye yapmadı” diye eleştiriliyor... Bu ne kadar samimi bir tutum sizce?
Uzlaşıya bir örnek olarak vermek istedim...
Hazır Cumhurbaşkanlığı konusuna değinmişken...
Hukuk tekniği açısından sorun şu: Anayasa’nın 96. maddesinde ‘başkaca bir hüküm yoksa’, toplantı yeter sayısının, üye tamsayısının üçte biri (bugünkü toplam vekil sayısı olan 550 itibariyle: 184) olduğu yazmakta. Özel olarak Cumhurbaşkanı seçimini düzenleyen 102. maddede ise Cumhurbaşkanı’nın ilk iki turda, üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile seçileceği, bu sağlanamazsa üçüncü turda salt çoğunluğun yeteceği, bu da sağlanamazsa (üçüncü turda en çok oy alan iki aday arasında yapılacak olan) dördüncü seçim turunda da salt çoğunluğun yeteceği ve nihayet bunun da gerçekleşmediği takdirde derhal seçimlere gidileceği öngörülmekte...
bkz. http://www.tbmm.gov.tr/Anayasa.htm
Tartışma, bu özel olarak Cumhurbaşkanı seçimini düzenleyen 102. maddenin aynı zamanda toplantı yeter sayısını belirleyip belirlemediği, yani 96. maddedeki ilkeye 'başkaca bir hüküm' olarak istisna teşkil edip etmediğiydi... Düzenlemelerin lafzına bakılacak olursa, 102. madde sadece seçim’den bahsetmekte, toplantı yeter sayısına ilişkin hiç bir ifade içermemektedir. “Fıkrada ‘üçte iki’, ‘gizli oy’ ve ‘seçim’ sözcükleri geçtiğine göre, bunun toplantı için öngörüldüğünü söylemek yorumda isabetsizlik değil, Anayasa’yı yorum yoluyla dolaylı yoldan değiştirmek anlamını taşır.”
Bunlar 367 olayını açıklığa kavuşturuyor sanırım....
Bu 367 sayın Abdullah Gül'ün önünü tıkamak için gösterilen bir engelken, bir de uzlaşı konusu var tabi..
Demokrasinin ana mantığı zaten, uzlaşının sağlanamadığı yerde meclis çoğunluğunun karar vermesidir... Elbette ki bu, çoğunluğun azınlık üstünde sınırsız hakimiyet sahibi olduğu anlamına gelmez... Evrensel insan hak ve özgürlüklerini tanıyan anayasalar, çoğunluğun hakimiyetine bazı kısıtlamalar getirir (uç bir örnek vermek gerekirse, mesela meclisin dörtte üçü, hatta tamamı bile gözlük takanlar cezalandırılsın şeklinde bir karar alamaz.) Bunun yanı sıra her anayasa bazı önemli konularda, salt çoğunluk değil, nitelikli çoğunluk talep eder... Örneğin sade yasalar için salt çoğunluk yeterken, anayasayı değiştirmek için, mevcut anayasamız üçte iki çoğunluk aramaktadır..
Uzlaşıya çok fazla önem veren bir hukuk sistemi düşünün... Alınacak her türlü karar için üçte iki, hatta dörtte üç çoğunluk gerekli olsun... Bu sistemde alınan kararlar, toplumun daha fazla oranını temsil ettiğinden şüphesiz temsilde adalet açısından daha üstündür... Fakat bu sistem, zorunlu olarak hantal olur... Alınacak her kararda çok farklı grupların görüşünü bir araya getirmek gerektiğinden, kararlar gecikir, uzlaşı sağlanamadığı durumlarda erken seçim gerekeceğinden devlet yönetimi sürekli kesintilere uğrar... Ayrıca böyle bir sistemde sağlanabilen uzlaşılar da, genelde hiç bir tarafın da tam olarak istemediği, karşılıklı tavizler sonucu ortaya çıkmış ve birbiriyle uyum içerisinde olmayan farklı düzenleme amaçlarını birarada barındıran kararlar olur...
Anayasa Mahkemesi’nin 'uzlaşı' vurgusunda ayrıca şöyle bir tutarsızlık yatmaktaydı: 367 nin aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu savunan mahkemenin, seçimi iptal ediş sebebi, ilk iki turda bu sayıda oy sağlanamaması değil, bu sayıda vekilin salonda olmamasıdır... Yani ilk iki turda salonda 367 vekil olsaydı, 367 oy alınamamış olsa bile, aday üçüncü turda seçilebilirdi... Buna mahkemenin de, kararı savunanların da hiç bir itirazı yok...
Şimdi bir düşünün lütfen: Çoğunluk partisinin adayına karşı olan vekiller eğer meclise girer, mecliste adaya kesinlikle karşı olduklarını açıklar, yüksek sesle itiraz eder, adayı neden istemediklerini uzun uzun anlatır ve her türlü meşru muhalefet enstrümanlarını kullanırsa, aday yine de üçüncü turda seçilebiliyor... Fakat ilk turda üçte bir gibi bir azınlık, salona girmeyiverirse seçim süreci komple durduruluyor...
Eğer gerçekten de mahkemenin gerekçesinde öne sürüldüğü gibi, anayasa uzlaşıyı bu denli amaçlıyor ve uzlaşı olmadan Cumhurbaşkanı seçilmesini istemiyorsa, birinci alternatifdeki gibi salondaki azınlığın bütün itirazlarına rağmen niye seçilebilsin?
Bu noktada Özal seçiminde de ilk turlarda salonda üçte iki vekilin olmadığını hatırlayalım. Fakat o dönemde, muhalifler sadece bir siyasi protesto olarak toplantıya katılmamış ve bu sebeple seçimi hukuken iptal ettirmek kimsenin aklına dahi gelmemişti... Çünkü böyle bir iptal, o gün de bugün de apaçık mevcut anayasa sistemine aykırıdır...
Uzlaşı derken 367 konusuna da girmek zorunda kaldım...Birbiriyle alakalı konular olduklarından laf biraz uzadı...
ENGİNEER
04-11-2008, 20:29
Hay maşallah...Adamı kemalist olduğuna pişman edecek kadar döktürmüşsün...
_Yeniden_
04-11-2008, 20:32
Hay maşallah...Adamı kemalist olduğuna pişman edecek kadar döktürmüşsün...
O maddelerle kafayı yemek üzereydim Emre :D
Ama ne yazıkki bunu algılamak laik = dinsizlik saplantısına sahip insanlar için hiç kolay değil.
1. İnsan değil devlet laik olur.
2. Laik devlet taraftarı insan dinsizdir. Kemalist dinsizdir. Vs vs .. gibi yaklaşımlar sizin bilinçaltınızda olan böyle olduğunuz konusundaki suçlamaları bize isnad ettiğiniz şeyler. Kimse bunu iddaa etmiyor, ama buraya gelen her Atatürkçü dinsiz olmadığını iddaa ediyor. Ne alakaysa ?
3. Laik devlet dinsiz devlettir. Çünkü "devletin dini olmaz." (bunu ben değil Turgut Akıntürk söylüuor, kendisi maxi laik bir hukukçu) Aksini iddaa edene sorarlar: "Madem laik devlet dinsiz değildir, hangi dindendir?" Bizim de bunu bilmeye hakkımız yok mu ?
4. Bilmem "algılayabildiniz" mi?
Arap Lawrence , bu ülkeyi arkadan vuranların dilinimi öğrenicem. Onun yerine Kur'an ın Türkçe mealini okumak daha mantıklı değilmi ?
Haaa eğer arap sermayesinin uşağı olmak için can atıyorsam o başka.
[b]Biz Arapçaya Kur'anın dili olarak bakıyoruz. Siz Lawrence'in. Ne güzel bir fark var aramızda.
Şimdi arkadaşım, Kur'anın dili kendine hastır Kur'an sadece anlamıyla değil diliyle, belagatıyla, tilavetiyle mucizedir.Hiçbir meal Kur'anın yerini tutmaz.Onun için Türkçe ibadet düşünülemez.Türkçe ezan anlamını kaybetmiştir.Ben Kur'anı bütün anlamlarıyla falanaca dile çevirdim iddaasında olan adam ancak bir sapkındır.
Kusura bakma ama sizin gibi insanlar dinini Özdemir İnceden öğrendiği için Arap sermayesine düşman olacağım diye bazı dini ritüellere de düşman olurlar. Sonra sen din düşmanısın deyince tavana sıçrarlar. Çünkü düşman oldukları şeyin dinin kendisi olduğunu anlamaları Baykalınkiler dışında bir fetvaya ihtiyaçları vardır. Nerdee ?
Bilmemek kötü de bilmediğini bilmemek daha kötü.
Bir ilahi kitap aynı anda bütün milletlerin dilinde gönderilemeyeceğine ,ve peygamber aynı anda bütün milletlerden çıkamayacağına göre bir dilin ve kavmin seçilmesi aklen zaruridir.
Peygamberimizin araplar içinden gönderilmesinin ve Kur'anın arapça olmasının milliyetçilikle ilgisi yoktur. Çünkü islam menfi milliyetçiliği yani ırkçılığı yasaklar. Her millet ibadetler, haram- helaller ve kur'anın öngördüğü ahkam dışındaki muamelerinde kendi örf ve kültürüne göre hareket eder,kendi geleneklerini yaşar. Diğer milletlerin arap kültürünü yaşama zorunluluğu yoktur. Ama aynı dine mensup olmanın verdiği ilgiyle müslüman milletlerin birbirini etkilemesi tabiidir.
İkinci bir husus Kur'anın arapça olmasını ve Hz. Peygamberin arap milletinden çıkmasını takdir eden Allahtır. Allah ise yaptıklarından dolayı kullara hesab vermez.
Kur'anın, her türlü dış etkiden masun kalan ve nahiv lisanı olan arap diliyle gönderilmesinin sayısız hikmetleri vardır.
Bizi yaratan Allah, Kur’an-ı kerimi Arapça olarak bize göndermiş. Elbetteki manasını öğrenmek için Türkçe, İngilizce gibi mealleri okumamız gerekir. Ancak namaz ibadetinde okuduğumuzda mutlaka aslından orjinalini okumalıyız. Çünkü onun aslı Arapça’dır. Allah kuran’ı Arapça olarak indirmiştir. Tercümesi kuran yerine geçemez.
Örneğin bir çekirdeğin aslını bozarak parçalara ayırsak, sonra da toprağa eksek ağaç olamayacaktır. Çünkü özellikleri kaybolmuştur. Bunun gibi kuran ayetleri, kelimeleri ve harfleri birer çekirdek gibidir. Başka dillere çevrilince özelliğini kaybedeceği için kuran olmayacaktır.
“Manasını anlamıyoruz” düşüncesine gelince, ister aslıyla isterse mealleriyle kuranın manasını anlamak ve onun hükümleriyle yaşamak, her Müslümanın görevidir. Zaten kuran anlaşılmak ve yaşanmak için gönderilmiştir. İngilizce bir kitabı bile anlamak için İngilizce öğrenen bir Müslümanın, kuranı anlamak için neden Arapça öğrenmediğini de bir düşünmek gerekir.
Ayrıca biz anlamasak da onun bize faydası vardır. Örneğin, dili tad alma özelliğini kaybetmiş bir insan yediği yemek ve gıdalardan faydalanamayacak mıdır. dili tad almasa da yediği gıdalar gerekli organlarına gidecektir. Kuran okumak da bunun gibidir. Aklı kuranın manasını anlamayan bir insan, onu ruhunun midesine atınca aklı anlamasa da ruhunun diğer özellikleri onun manalarını alacaktır.
Diğer taraftan Kuranın her harfine en az on sevap verileceği bildiriliyor. (Tirmizi , Sevabü'l Kur'an 16, 2912) Yüce Rabb’imizin (cc) lütfuna bakalım ki, Kur’an’ın her harfine en az 10 sevap veriyor. Kur’an’ı cuma, bayram, Ramazan, Kadir Gecesi gibi mübarek ve özel vakitlerde okuduğumuzda ise her harfine verilen sevap karşılığı 1’e 700 hatta 1’e 700.000’e kadar çıkmaktadır. Meallerin mutlaka faydası var, ama hiç bir meal Kuran yerine geçmeyeceği için, Kuranın her harfinden alınan sevabı da alınamayacaktır.
Kur'an niçin aslından okunmalı?
Kur'an-ı kerim'de altı yerde “kur'anen arabiyyen” ifadesi geçer. Yani cenab-ı hak, kur'an-ı kerim'i arapça olarak indirdiğini bildirir. İbrahim suresinin 4. Ayetinin meali de şöyledir:
“hak dini onlara açıklasın diye, her peygamberi biz kendi kavminin lisanıyla gönderdik. Sonra Allah, dilediğini sapıklığında bırakır, dilediğini de doğru yola iletir. Onun kuvveti her şeye galiptir ve o her şeyi hikmetle yapar.”
Bu durumda kur' an'ın manası nasıl Allah'tan gelmişse, lafzı, ifadesi ve yazılışı bakımından da ilahidir. Kur' an dendiği zaman hem onun arapça olarak okunan lafzı ve kelimeleri, hem de anlaşılan manası akla gelir ve hakikatte de öyledir. Bu iki hususiyeti birbirinden ayırmak, farklı mütalaa etmek mümkün değildir. Kur'an ancak kendi lisanı üzerine okunabileceği için, sadece o lisanın kendi harfleriyle yazılır, o harflerle okunur.
Araplardan başka farsça, hintçe, çince, uzakdoğu dilleriyle konuşan müslümanlar da, biz türkler de müslüman oluşumuzdan bu yana kur'an'ı arapça olarak yazmış, o dille okumuşuz. İslam alimlerinin de ortak görüşü, kur'an'ın başka dille yazılamayacağı yolundadır. Bunda ittifak vardır.
Zaten kur'an'ı başka bir dille yazmak mümkün olmadığı gibi, başka bir dille doğru olarak okumak da mümkün değildir. Çünkü kur'an harflerinin kendisine has özellikleri vardır. Bu harflerin bazılarının karşılığı ve okunuş şekli başka dilin alfabelerinde mevcut değildir. Söyleniş bakımından birbirine benzer harfler olsa da, mahreçleri (ağızdan çıkış yerleri) itibariyle de farklıdır. Mesela, arapça için “lügat-ı dad” denir; yani fatiha suresinin sonundaki “veleddallin” deki “dad” harfi hiçbir lisanda bulunmamaktadır. Bu harfin bulunduğu bir kelimeyi başka bir lisanın ifade etmesi mümkün değildir.
Mesela türkçede sadece “h” harfi yerine arapça'da üç çeşit “h” harfi vardır. Noktasız “ha” noktalı hırıltılı “ha” ve ”he”. Aralarındaki farkı küçük bir misalle açıklayalım. Noktasız ha ile yazılan “mahluk”, noktalı hırıltılı ha ile yazılan “mahluk” ve he ile yazılan “mahluk”. Her üçünün de türkçe de yazılışı ve okunuşu aynıdır. Halbuki arapça’da birincisi tıraş edilmiş, ikincisi yaratılmış, üçüncüsü ise helak edilmiş anlamındadır. İşte kur’an’ı latince yazıdan okuyan birisi bu farkları anlayamayacağından, sözgelimi Allah’ın yaratmasından bahseden bir ayeti, farkına varmadan “tıraş etmek” veya “helak etmek” manasına okuyabilecektir.
Yine kur'an harflerinin içinde üç adet “ze” vardır. Biri ince “ze”, biri peltek “zel”, diğeri de “zı” dır.
Türkçe deki “s” yerine üç harf bulunur. “sin, sad” ve peltek “se”. Arapça'ya has bir harf vardır ki, o da “ayın” olarak okunan harftir. Bu harf başka bir dilde pek bulunmamaktadır.
Şimdi kur'an harflerini bilmeyen bir kişi, yukarıdaki harfler türkçe ile yazıldığı zaman nasıl okuyacaktır? Bu harfleri çıkaramadığı gibi, okuduğu kelime ve ayetler de birer kur'an kelimesi ve ayeti olmaktan uzak olmaz mı?
İşte latin harfleriyle yazılmış olan kur' an'ı daha bunlar gibi pek çok mahzurlardan dolayı doğru olarak okumak mümkün değildir. Kur' an okumasını öğrenmek isteyen kimse ancak onu aslından okumak suretiyle öğrenebilir. Böylece sıhhatli bir neticeye varmış olur.
İlk nazarda müminin, Allah’ına anladığı bir dil ile kulluk etmesi daha tabii ve temenniye şayan görünüyor; bunun için de en iyi vasıta ana dilidir. Fakat mesele incelendiğinde, farklı boyutlara ulaşmaktadır: Her şeyden önce dua ile namaz arasında açık bir ayırım yapmak icabeder. Namaz dışındaki duada mü'minin ihtiyaçlarını ve dileklerini Rabbine istediği dilde bildirmesi yasak değildir. Bu şahsi bir meseledir ve kulun, Halıkı ile olan vasıtasız münasebetleri ile ilgilidir. Buna mukabil namaz, kollektif ve umumi bir ibadettir ve namaza iştirak eden diğer mü'minlerin ihtiyaçları da dikkate alınmalıdır. Namaz, prensip olarak ve tercihen cemaatle kılınır; tek başına (ferdi olarak) kılınan namaza müsaade vardır, fakat asla tercih edilmez, tercih cemaatle kılınan namazadır.
Şayet, İslamiyet herhangi bir bölgenin, ırkın veya milletin dini olsaydı, hiç şüphesiz sadece bu bölgenin, bu ırkın veya bu milletin dili kullanılabilirdi. Fakat, bütün ırklardan ve dünyanın bütün noktalarında oturan ve her biri diğerleri tarafından anlaşılmayan yüzlerce dili konuşan mü'minlere sahip cihanşumul bir dinin icapları başka olacaktır. Mesela Çince bilmeyen bir Türk Çin'e gittiğinde, sokaklarda bir takım Çince sesler işitecek ve onlardan hiçbir şey anlamayacaktır. Eğer bu sözler ezanın veya Allahü Ekber'in tercümesi ise, hiçbir şeyin farkına varamayacak ve mesela Cuma namazını kaçıracaktır. (Çin'deki camiler, Türkiye'de minareleri ile kendini belli eden camilere hiç benzemez.) Aynı şekilde Türkiye'den geçen Çinli bir Müslümanın, (Türkiye'deki Müslümanlar kendi dilleriyle ibadet ettikleri takdirde) dindaşlarıyla ortak hiçbir tarafı olmayacaktır. Şu halde cihanşumul bir dinin bazı müşterek esasları olmalıdır. Bu konuda ezan ve kıraat, şüphesiz iki esas unsuru teşkil eder.
Beynelmilel kongre ve toplantılarda bu durumun bir örneği görülebilir. Mesela, Birleşmiş Milletler'de herkes kendi lisanını değil, Fransızca ve İngilizce gibi müsaade edilen dilleri kullanır. Umumun menfaati için hususi menfaat feda edilir.
Meselenin diğer bir cephesi daha vardır: Hiçbir tercüme, asla orijinalinin yerini tutamaz. Burada şu noktayı bilhassa belirtelim ki, İslam'dan başka hiçbir din, peygamberine gönderilen vahyin orijinaline sahip değildir. Bütün Hristiyanların, Yahudilerin ve Mecusilerin sahip olduğu dini kitaplar, tercümeler, toplamalar, vs.dir.
Şunu da unutmayalım ki, namazda kullanılacak pek az kelime vardır. Önce ezan ve kamet, sonra Allahu Ekber, Sübhane rabbiye'l-azim, Sübhane rabbiye'l-a'la gibi ifadelerin yanı sıra Fatiha suresi ve iki kısa sure. Hepsi bir sahifeyi aşmaz. Ve bu kelimelerin ekseriyeti herkesçe bilinir, bütün Müslümanların dillerine geçmiştir. O derece ki, çocuk veya namaza yeni başlayan biri, onları manalarıyla birlikte ve kendisini zahmetsiz ve büyük bir gayret sarfetmeden öğrenir. Bu ifadelerin manası bir defa öğrenilince, artık itiraza yer kalmaz.
Dünya işleri için lugatlar dolusu yabancı kelimeyi ezberleyenler, ebedi saadetin reçetesi olan ibadetlerimiz için Allah kelamından bir sayfalık ezberi fazla buluyorlarsa, şu gerçeği hatırlasınlar: Allah'ın, bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. Ona ihtiyaç duyanlar sadece bizleriz.
Nokta.
Bu ülkede belirli düşünceleri körü körüne savunan insanlar olduğu sürece bu ülkede daha çok tartışmalar siyasi sorunlar olur ve ....ist ve ....ci'ciler bu ülkenin önünde sadece bir engeldir. Körü körüne bir düşünceyi savunuyorlar her dediklerini doğru sanıyorlar her söylediklerinin yasa olmasını istiyorlar. ...ist ve ...ci lerin lider diye gördükleri kişilerin tüm düşüncelerini okumadan sadece kendilerinin çıkarları olan düşünceleri ve sözlerini söylüyorlar. Bu düşüncedekiler sadece kendi düşüncelerini savunur çevresinde olup bitenlere son derece tepkilidir bu kişilere kendini bizim yerimize ya da başkası yerine koy demek yanlıştır onların tek yolu vardır. Kendi çıkarlarına göre belirledikleri bir iki gazeteci ya da tarafçı yorumcuyu arkalarına alıp konuşanlar ve bir yol çizip o yolda ne olursa olsun ilerlemeye çalışanlar. Yol eğer dikenliyse sonuca kolayca ulaşılabilecek yolu aramazlar ve bütün milleti dikene sürmekten çekinmezler... Bu sözlerim ....ist ve ...ci lere
iranın sırrı dış borcu olmaması ,yeraltı kaynaklarını çıkarma cesaretinin olması ,ayrıca nükleer çalışmalara girişecek cesaretinin olması, kendi uçağını dahil üretmiş olması ,yöneticilerinin ekserisinin derviş gibi yaşaması ,halkının tamahkar olması, perslerden bu yana gelen binlerce yıllık devlet geleneğinin olması.......................
abd nin dostluğu düşüncesine gelince ülkeler arasında dostluk olmaz çıkar ilişkileri olur kısaca abd nin savaşmak çıkarlarına aykırı geldiği için uzlaşı yoluna gitmesidir.
rikopasa
04-13-2008, 16:03
Hay maşallah...Adamı kemalist olduğuna pişman edecek kadar döktürmüşsün...
Yav arkadaşın yazdıklarının bir satırı bile Kemalizm veya Atatürk ile ilgili değil iken bu yorumu nasıl yapabiliyorsun hayret ...
Tüm yazıyı emeğe saygı duyup zahmet edip okusaydın bu yorumu yazmazdın ...
Senin tarzın bu ama dimi ? "Kemo" dersin neden dalga geçiyorsun diye sorulunda "Atatürk'e saygım var ama Kemalizm e yok" diye ince bir manevra gösterirsin.
bence iranın sırrı ALLAH (C.C) dan başka kimseden korkmaması.
atabey02
04-20-2008, 16:15
plan kardeşim oyun abd oyunu irandan nefret ediyo ama sepepsiz saldıramazlarki irana iranın sırrını bende bilmiyorum ama boyun epğmez asi tavırlarına bayılıyorum korkmuyo adamlar
vBulletin v3.8.4, Copyright ©2000-2025, Jelsoft Enterprises Ltd.