Siyaset Forum - Siyasetin Kalbi
Şiir Şairler, şiirler ve öz geçmişleri.



Cevapla
Seçenekler
 
Alt 07-31-2009, 16:55   #1
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
MARAŞ

gülün oymağı bizdedir

gör ki acıdandır rengi

zaman garbiyelidir eser
usul ve sessiz, dervişim söyle ki
gönül gergefinde dokuyup
biçtiğin kumaş, sonra
konup göçtüğümüz, kervansaraylarca
eski, bu Maraş
dervişim söyle ki

gülün oymağı bizdedir
gör ki acıdandır rengi


su akar, yeniler kendini
toprak; depremlerin ustası
taşı en güzel
gediğine koyandır
sonra bir fırtınadan, bir fırtınaya
tutulmuş günlerin ardından
kalaylı taslarda hüznü
meyan şerbeti gibi sunandır
dervişim söyle ki

gülün oymağı bizdedir
gör ki yüreğimizde büyüyen kurşun dengi

ırmak kendince açar yolunu
direnir ve akar; Dicle geceyi
fırat sabahı bekleyen
iki nöbetçi: nice uçurumlardan geçip
toprağın acısından
dağın isyanını gördük

dervişim söyle ki
acının oymağı bizdedir
o da zulmün kendi

yol uzun, yaz bakır
bir sinide sunulan
erken olgunlaşan kabarcık
üzümü gibi ince ve saydam
yüzleriyle yedi adam
bu toprak kir tutmaz deyip
yağlı ilmeklere uzatıp boyunlarını
ve biz, gide gide
acının sonuna geldik

dervişim söyle ki
acının tutanağı bizdedir


Arif AY

 

u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 07-31-2009, 16:56   #2
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
HÜCRE

güneş ansızın yitirilen devlet
hem sıla hem gurbet
küçülüp daralmış gök
sanki bir kuzgun gözü
avına tepeden bakan

sabrın belgesi bu
ip mermerleri keser

ekmek istemem, su yeter
zamanı onunla onarır
onunla büyütürüm
yüreğimde eritip hüznü
soluğu neye üfler gibi beklerim

sabrın belgesi bu
ip mermerleri keser

ey ruhumun parıltısı
yusufun, derin kuyusu
iklimlerin solmayan gülü
çağları aştın da
bana da o ateşten
bir demet sundun
ey ruhumun parıltısı



Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:56   #3
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
KUTLU DÜŞ

duvarda küflü bir lamba
sanki ağlar
taşlar rutubetten katran
yürekte kor ateş
estikçe gece
yanar

sesler donmuş
burada, çeliğe su değil
sükût verilir
vakit ki yüreğin
atışından bilinir

yazar kalem
savunusunu suçsuzluğun
ak bir güvercin uyku
gözleri sonsuzluğa dalar

/uykudan murad hasıl olur
KAINATIN FAHRINI GÖRÜR/


Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:57   #4
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
RİZE

kış harap, yaz hoyrattı
yağmurun hüznü
susuşun çok şey anlattı

acı filizlenir, dalverir zamana
zaman ki; en uygar yaşandı
sonra Karadeniz, sularında feodal
bir gemiyle kıyısına
en ilkel ve saçma olanı taşıyandı

karadeniz köpürüp yıkılan küheylandı

rize, bir sabah güneysudan
çayın filizinden, fındığın çiçeğine geçen
bir yangınla uyandı
dediler, bir yanımız dağ
kuşları talan
deniz bir yanımız, oysa o
ağımızı elimizden alandı

karadeniz köpürüp yıkılan küheylandı

yıl bindokuzyüzyirmialtı
aylardan şubattı
güneysudan sekiz adam
yağmur nasıl yağarsa rizeye öyle çoğalan
ağacı kökünden, insanı yüreğinden
yaşamı en alıcı yerinden
vuran birine karşı
karadenize sel olup aktı

kış harap, yaz hoyrattı
yağmurun hüznü
susuşun çok şey anlattı

güneş yitik
biz buna ölüm demedik
martı ve tay iki ürkek
bir de gece, kıyıda ışıldayan kürek
gömülür kumlara sekiz can

ay sarı, sanki mısır ekmeği
akşamları kıble dağından
şavkı soframıza vuran

saçları mısır koçanı, o gece
gök ambardır, yıldızlar darı
fındığı harmanlar gibi
yarıp kumları
çıkarıp onları dizildik dağa
dağ ki, acımıza soyunandır
çiğnimizde çiğindirik, ölüyü kundakta
taşıyan bizdik

çay demlenir acıdan
bardaklarda hüzün sunduk
yapraklardan, çiçeklerden
estikçe poyraz damar damar
gece ve gündüz, süzülür kan

ay sarı, sanki mısır ekmeği
akşamları kıble dağından
şavkı soframıza vuran

ete kemiğe bürünür bir gün
yürür bu kan, kurulur zaman

Arif AY

__________________
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:57   #5
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
İMLER

buğday en yoğun
bir öyküdür
anlatılır bizde
bir de Bitlis tütünü gibi
iplere dizildiğimiz

yaprağın ağıtı çürütür ağacı
işte mazgirt, tersemek
ektik acımızdan toprağı
bire on, bire bin verip
sarı başaklar gibi
biçildik

buğdayı ölç, dağıt
ve sonra, çoğalt güzü

Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:57   #6
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
GAM YÜKÜ

/gam defterinin tamamı yok mu/


olmaz mı galip
gam bizde dağdır
gün gün öğütüp
tuz ve barut
ekmekle acı: urganlarla
kervanlara yüklediğimiz
sonra kadınlarımızın
gidip de dönmeyenlere yaktığı
bir ezgidir; söylenir akşamlarda

/yine gam yükünün kervanı geldi/


Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:58   #7
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
BİLDİRİ

akrebin kendini zehirlediği
günlere geldik
taşları tek tek düşen
yalan duvarının önünde
can çekişiyor engerek
artık, tüm yoksullar için
kervanı vurmak gerek

işte en yoğun sabah
tomurcuğun açıldığı andır
sonra bir sesle
yüreğe çiğ gibi düşen
de ki, kan ve hüzünden
umudun söken şafağıdır

Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:58   #8
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
Yürü Dağım

yürü dağım gidelim

aşiretiz, akrabayız
meşeyle, aynı karın
suyunu içtiğimizden
bir dal kurur da
bin dal göveririz yeniden

atlarımız, keçilerimizle biz
oba, oymak yaşar gideriz
basılmadıkça damarımıza
kemlik görmez bizden
uyuyan yılan
yürüyen karınca

oysa, bin hileyle
yakın dediler,
doğrusu biz, yiğitçe öldük
onlar yaşadı haince

yürü dağım gidelim
aşiretiz, akrabayız
meşeyle, aynı karın
suyunu içtiğimizden
bir dal kurur da
bin dal göveririz yeniden

merhaba orman
merhaba


Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 07-31-2009, 16:59   #9
Kullanıcı Adı
u.esra
Standart
En Erikten Kan

yeryüzünde telefonlar çalıyor

tellerden bir bildiri geçiyor
rotatifler daha hızlı
sabaha aydınlığı basıyor
ak kâğıtlara

mürekkep değil: kan
ortadoğudan, afrikadan
dicle gibi fırat gibi
böğründe bir at gibi
gürül gürül borulardan
kağıtlara kan basıyor
rotatifler daha hızlı

urfa, mardin, fas
istanbul yeryüzünü gözetliyor
konya bir selçuklu kubbesi
mevlâna soluğu bir gök
genişliği döndürüyor
sonra bursa; zaman ipeğinden
ilk kumaşı dokuyor

kudüs damarlarını topluyor
çağa urgan için
kudüs damarlarını topluyor
mekke medine arası
ay yine yürüyor
ay bölünüyor
hıra, güneşi
bağrında daha da büyütüyor

erzurum karını iyi tut
toprak böyle bekler ilk yazı
açar fabrika damının çiçeği
bilâlin solmayan çiçeği
tunusun zeytin gözlü güzeli
cezayirin yağız genci
tüm yeryüzü gücü

ş
imdilerde en erikten kan
rotatifler daha hızlı
hışır hışır
sabaha aydınlığı basıyor
ak kâğıtlara
selâm yeryüzü

Arif AY
u.esra isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




2007-2026 © Siyaset Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.


Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı