|
![]() |
#1 |
![]() Bi sus cihhannur ya..
Senin gibi kraldan çok kralcı tipler, partiye zarar veriyor zaten.. Dershanelerin kapanma olayında ve 17-25 Aralık sürecinde ''hocaefendi'' , ''hocaefendi'' deyip Fetullah Gülen ve çetesini savunuyordun , şimdi de davutoğlu'cu kesildin Başımıza.. Biz parti daha çok kan kaybetmesin , Davutoğlu aklını başına alsın diye uyarı yapıyoz sense kraldan çok kralcılık yapıyon.. Bu seçimde benim kadar çalışmış olamazsın.. Çevremdeki birçok insanın ak parti ye oy vermesi için gece gündüz dil döktüm. Merdiven çıkamayan babaaannemi o haliyle oy vermeye götürdüm. Sonuçta Cumhurbaşkanımız ve Davutoğlu arasındaki Söylem farklılığından , Bülent arınç gibilerin Yüzünden ve güneydoğu da PKK nın bölgeye hakim hale gelmesinden dolayı ak parti ciddi oranda oy kaybetti. Ama bazıları hala bu hezimetten ders almamış ANLAŞILAN. Siz ne derseniz deyin ak parti ye oy verenlerin çok büyük bir kısmı Recep Tayyip Erdoğan ın şahsına ve onun hatırına bu partiye oy veriyor. Cumhurbaşkanımız son ay meydanlara inmeseydi ak parti nin oyu da muhtemelen 30 larda kalacaktı. Bu hezimetten sonra bu gerçeği farkedip ona göre davranacağına hala Davutoğlu na gaz verip iki başlılığın büyümesini istiyormuş gibi davranıyon.
![]() Konu Cihannur tarafından (07-04-2015 Saat 11:19 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Hakaret. |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 | ||
![]() Alıntı:
AK Parti Forum'da 13 Eylül 2011 tarihinde yani AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 27 Ağustos 2014 tarhinde AK Parti Genel Başkanı ve 29 Ağustos 2014 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olmadan neredeyse tam 3 yıl kadar açmış olduğum bir konuda yazmış olduğum ilk mesajı burada alıntılayayım: Alıntı:
Ahmet Davutoğlu Bölümü Açılması Ahmet Davutoğlu, AK Parti Genel Başkanı olmadan en az 3 yıl kadar önce bile onun Recep Tayyip Erdoğan'dan sonraki AK Parti Genel Başkanı olmasını, AK Parti'nin 2. Genel Başkanı olmasını istiyordum. Allah'a şükürler olsun ki, Davutoğlu, AK Parti Genel Başkanı oldu ve onun 1 seneye yakın performansından memnunum ve iyi ki Davutoğlu, AK Parti Genel Başkanı olmuş. Şunu vurgulamak isterim ki partimizin yönetiminde çift başlılık söz konusu değildir. AK Parti'nin 1 genel başkanı vardır ve o da Ahmet Davutoğlu'dur ve AK Parti'yi de Ahmet Davutoğlu yönetmektedir. 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde AK Parti'nin aldığı başarılı sonucu hezimet olarak değerlendirmen de doğru değil. Her seçime bütün partiler sıfır noktasından başlarlar ve kimsenin oyu kimsenin cebinde değildir. Bunun böyle olduğunun en bariz kanıtı ve misali, DSP'nin, 1999 Genel Seçiminde ve 2002 Genel Seçiminde almış olduğu oylardır. 18 Nisan 1999 Genel Seçiminde % 22 oranında oy alarak 1. parti olmuş olan DSP, 3 Kasım 2002 Genel Seçiminde % 1 oranında oy alarak seçimde 9. sırada yer almıştır. Kimsenin oyu kimsenin cebinde olmadığı için 1999 Genel Seçiminde % 22 oy almış olan DSP, 3 yıl sonra yapılan ilk genel seçim olan 2002 Genel Seçiminde % 21 oranında oy kaybederek % 1 oranında oya ve 1. partilikten 9. partiliğe gerileyerek âdeta tabela partisi durumuna düşmüştür. En iyi, en doğru ve en başarılı siyasi parti olan AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde 1 rekor daha kırmıştır Allah'a şükürler olsun. AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçimini 1. parti olarak tamamlayarak Türk Siyasi Tarihi'nde girmiş olduğu üst üste ve toplamda 4 genel seçimde de 1. parti olmuş olan ilk ve tek siyasi parti olmuştur Allah'a şükür olsun. Türk Siyasi Tarihi'nde AK Parti'den başka hiçbir siyasi parti ülkemizde serbest ve demokratik genel seçimlerin yapılmaya başlandığı 14 Mayıs 1950 Genel Seçiminden bu yana toplam 4 genel seçimde 1. parti olamamıştır. Bu önemli başarı için AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu ve genel seçim kampanyasında AK Parti'nin başarısı için çalışarak destek vermiş olan bütün AK Partilileri tebrik ederim. Ahmet Davutoğlu'nu Mesut Yılmaz'a benzetmek saçmalığın daniskasıdır ve hem siyaset bilmezlik hem de insan tanımamazlıktır. Ayrıyetten de ayıptır. Çünkü bazı bilgisizlerin Mesut Yılmaz'laşmakla itham ettikleri Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin yetiştirmiş olduğu önemli ve değerli bir entellektüel ve Türkiye Cumhuriyeti'nin gelmiş geçmiş en iyi ve en başarılı dışişleri bakanıdır. İnsan azıcık utanır ya böyle bir iftirayı atarak saçmalamaktan! AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde 12 Haziran 2011 Genel Seçimine göre 9 puan oy kaybetmiştir ve oyu % 50'den % 41'e düşmüştür, doğru; ama bu, AK Parti'nin oy kaybettiği ilk seçim değildir. AK Parti, başında kurucu genel başkanı ve dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan bulunurken 22 Temmuz 2007 Genel Seçiminde % 47 oranında oy almışken, bu seçimden 2 sene sonra 29 Mart 2009 Yerel Seçiminde yine Recep Tayyip Erdoğan'ın genel başkanlığında % 38 oranında oy almış ve 9 puan oy kaybetmiştir. Siyaset de hayat gibidir, inişler de çıkışlar da olur. Sonra ne oldu ama? 2009 Yerel Seçiminde Erdoğan liderliğinde % 38 oranında oy almış olan AK Parti, bundan 2 sene sonra yapılan 2011 Genel Seçiminde yine Erdoğan liderliğinde bu sefer % 50 oranında oy aldı. Başka bir misal de futboldan vereyim. 1999-2000 Sezonunda Galatasaray futbol takımının başında teknik direktör olarak Fatih Terim bulunmaktadır. Ve başında Fatih Terim'in bulunduğu Galatasaray, Şampiyonlar Ligi maçında Chelsea'ye hem de kendi sahasında 5-0 yenilmiştir. Galatasaray'ın aldığı bu kötü sonuca bakılarak Fatih Terim başarısızdır denilebilir mi, denilemez. Ne olmuştur peki sonra? Galatasaray aynı sezonda Fatih Terim'in teknik direktörlüğünde UEFA kupasını kazanmıştır. Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti genel başkanlığından da çok memnundum Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti genel başkanlığından da çok memnunum. AK Parti kadroları arasında AK Parti genel başkanlığı için en uygun kişi Ahmet Davutoğlu'ydu ve sağ olsun o da görevi kabul etti ve şimdilerde AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevini başarıyla sürdürüyor. Daha önce de söyledim, yapıcı eleştirilere evet. Ama siyasetin s'sinden bile anlamayan bilgisizlerin saçmalamalarına hayır! Ahmet Davutoğlu gibi Türkiye'nin değerli bir entellektüeline kimse emanetçilik ya da isyancı kılıfı biçmeye kalkmasın boşuna çabalamış olur. Ahmet Davutoğlu, emanetçi de isyancı da olmamış bundan sonra da olmayacaktır inşaallah. AK Parti olarak 2011 Genel Seçimine göre 9 puan oy kaybetttik. Hem CHP'ye hem MHP'ye hem de HDP'ye oy kaybettik. CHP'ye kaybetttiğimiz oylar daha önce AK Parti'ye oy vermiş olan bazı emeklilerin, CHP'nin, Ramazan ve Kurban bayramlarında emeklilere birer maaş ikramiye vereceği vaadi üzerine kaybedilmiştir. MHP'ye kaybettiğimiz oyların önemli bir bölümü büyük ihtimalle Çözüm Süreci'ne ikna edilememiş vatandaşlarımızın oylarını MHP'ye vermeleri sonucu kaybedilmiştir. HDP'ye kaybettiğimiz oylar ise bazı muhafazakâr Kürt vatandaşlarımızın oylarını bu seçimde HDP'ye vermeleri nedeniyle kaybettiğimiz oylardır. AK Parti kaybetmiş olduğu bu oyların önemli bir bölümünü önümüzdeki genel seçimde tekrar kazanabilir; bilhassa solcu HDP'ye gitmiş olan muhafazakâr Kürt seçmenlerin oylarını tekrar kazanma ihtimalimiz çok yüksektir. Çünkü muhafazakâr Kürt seçmenlerin partisi AK Parti'dir ve bu seçimde HDP'ye oy vermiş olan muhafazakâr Kürt seçmenler ile solcu HDP arasında doku uyuşmazlığı vardır. Fethullah Gülen Hocaefendi, Gülen Cemaati ve Bir Kısım Gülen Cemaati olan Paraleller hakkında neler düşündüğümü forumumuzda belirtmişimdir. Gülen Cemaati'ni oluşturan kardeşlerimiz hakkında olumsuz görüşte değilim ama Bir Kısım Gülen Cemaati olan Şantajcı Montajcı Haramzade Paraleller, Türkiye ve insanlık için tehlikelidirler ve o Paraleller'e karşı elimden gelen mücadeleyi yaptım, yapmaya da devam edeceğim inşaallah. Son olarak, dershanelerin kapatılması hakkındaki fikir ve tutumumu burada bir kez daha belirteyim. Demokrasi anlayışım AK Parti'ye göre daha liberaldir. Müslüman demokratım, liberal demokrat değilim, ama AK Parti'ye göre daha liberal bir çizgim var. Dershanelerin zorla kapatılması benim demokrasi anlayışıma ters olduğu için, uygun olmadığı için dershanelerin kapatılmasına karşıyım, yoksa Gülen Cemaati dershanelerin kapatılmasına karşı olduğu için değil! Benim demokrasi anlayışıma göre isteyen istediği dershaneyi açar, istediği dersi orada öğretir, isteyenler de parasını vererek ve o dershaneye gider ve öğrenmek istediği dersleri orada öğrenirler. Konu Cihannur tarafından (07-11-2015 Saat 19:25 ) değiştirilmiştir.. |
|||
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Tayyip Erdoğan dan sonra kim başbakan Olmalı? Konusuna 22 Temmuz 2014 günü (Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden 2-3 hafta önce) aynen şunu yazmışım:
''Tabi ki Ahmet Davutoğlu. Ak Parti içine sızmış bazı paralel hainler son günlerde bilinçli olarak Abdullah Gül ismini ön plana çıkartıyorlar. Ama zalim sisi'yi tebrik eden , gezi de başbakanımızı yalnız bırakan , paralelcilere karşı susan paralel destekli Abdullah Gül'e Ak Parti tabanı destek vermez.'' Bu mesajın üstünden daha tam olarak 1 sene bile geçmemiş. Davutoğlu'nun Suriye politikasını beğeniyordum ama artık onu da beğenmiyorum. PKK nın hamisi ABD nin, Esed e karşı zaten zor şartlar altında savaşan muhalifleri incirlikten bombalamasına izin vermek ihanettir. ABD göz göre sınırımızın dibinde Türkmenleri ve Arapları bombalayarak bir PKK devleti kuruyorken, Ahmet hocanın bu durumu seyretmesi , bırakın fiili bir tepkiyi ABD ye karşı söZlü bir tepkide bile bulunmamasını ben içime sindiremiyorum. Yine içlerinde en gözü kara , cesur olanı Tayyip Erdoğan mış. Değerini şimdi daha iyi anlıyoruz. Davutoğlu da Erdoğan ın yardımcısı ve sağ kolu iken iyiydi , şimdi ise bocalıyor. Davutoğlu Kendisine çeki düzen vermeli. Erdoğan düşmanlarıyla işbirliğine gitmeyi aklından dahi geçirmemeli! Ben bir Konya'lı olarak hemşehricilik yapsam davutoğlu nu desteklemeye devam ederdim. Ama davutoğlu nun yanlışlarını belirtmek durumundayım, çünkü eğer kendini düzeltmezse korkarım ki daha kötü günler göreceğiz. Konu Özgür Suriye tarafından (07-11-2015 Saat 19:41 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 | |
![]() Alıntı:
Doğu Ve Güneydoğu Yu hdp/PKK ya teslim eden Davutoğlu mu başarılı? 2011 Seçimlerinde bölgede birinci parti ak partiyken şimdi PKK açık ara farkla birinci parti konumuna geldi. Bölge halkı Tarafından Tanınmayan adaylar gösterilmesi , PKK nın güçlenmesine göz yumulması , seçim güvenliğinin sağlanmayıp sandıkların PKK ya teslim edilmesi bu hezimetin Başlıca sebepleridir. Başkanlık sistemi gelmesin diye Davutoğlu bilerek mi hdp Nin barajı geçmesine yardım etti diye düşünmüyor değilim. Tabi bazı hesaplara göre; hdp barajı geçse de tek parti iktidarı kıl Payı da olsa devam edecekti.. Ama ak parti Nin oyu çok fazla düşünce bu hesap tutmadı. Şimdi ise Cumhurbaşkanımız ve halkın büyük çoğunluğu seçimlerin tekrarlanmasını isterken, davutoğlunun koalisyonda Israr etmesi ne oluyor? Kendince koalisyon hükumetinde Cumhurbaşkanı'nın etkisini ve Gücünü azaltacağını düşünerek böyle yapıyorsa, ülkeye ve parti ye yazık ediyor demektir Konu Cihannur tarafından (07-12-2015 Saat 05:04 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Hakaret. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#5 | |
![]() Alıntı:
1. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): 4 Birincilik (2002, 2007, 2011 ve 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri) 2. Demokrat Parti (DP): 3 Birincilik (1950, 1954 ve 1957 Genel Seçimleri) 3. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): 3 Birincilik (1961, 1973 ve 1977 Genel Seçimleri) 4. Adalet Partisi (AP): 2 Birincilik (1965 ve 1969 Genel Seçimleri) 5. Anavatan Partisi (ANAP): 2 Birincilik (1983 ve 1987 Genel Seçimleri) 6. Doğru Yol Partisi (DYP): 1 Birincilik (1991 Genel Seçimi) 7. Refah Partisi (RP): 1 Birincilik (1995 Genel Seçimi) 8. Demokratik Sol Parti (DSP): 1 Birincilik (1999 Genel Seçimi) Yukarıdaki birincillikler listesinden de net bir biçimde görüleceği gibi rekorların partisi AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde elde etmiş olduğu 1.lik başarısıyla Türk Siyasi Tarihi'nde serbest ve demokratik genel seçimlerde en çok 1.lik elde etmiş siyasi parti olma rekorunu kırarak bir rekor daha elde etmiştir Allah'a şükürler olsun. Yukarıdaki listeden de göreceğin gibi Türk Siyasi Tarihi'nde AK Parti'den başka hiçbir siyasi parti 4 genel seçimden 1.likle çıkma başarısını gösterememiştir. AK Partimizi bu büyük başarısı için tebrik eder; ilklerin, rekorların ve başarıların partisi AK Partimize daha nice nice başarılar ve nice nice rekorlar dilerim. Davutoğlu nasıl başarılı değil?! 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde 1. parti olarak çıkmış olan parti hangisi? Ahmet Davutoğlu'nun genel başkanlığını yapmakta olan Adalet ve Kalkınma Partisi. Peki bu seçimde Davutoğlu'nun başkanlığını yaptığı AK Parti, seçimde 2. sırada yer almış oan CHP'ye az puan mı fark atmış yoksa açık ara 1. parti mi olmuş? Davutoğlu'nun genel başkanlığını yapmış olduğu AK Parti, genel seçimde açık ara 1. parti olarak % 41 oranında oy almış ve genel seçimde % 25 oranında oy alarak 2. sırada yer almış olan CHP'ye 16 puan fark atmıştır. Bir soru da şu: 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde 1. sırada yer almış olan AK Parti'nin, bu genel seçimde 2. sırada yer alan CHP ve 3. sırada yer alan MHP'ye göre oy durumu nasıldır? 7 Haziran 2015 Genel Seçiminde % 41 oranında oy almış olan AK Parti, genel seçimde % 25 oranında oy alarak 2. sırada yer almış olan CHP'nin ve % 16 oranında oy alarak 3. sırada yer almış olan MHP'nin küsuratsız oy oranı olarak toplamı kadar oy almıştır. Evet, AK Parti olarak 7 Haziran 2015 Genel Seçimininde tek başına iktidar olarak seçimi kazanamadık; ama yukarıda yazdıklarımdan açıkça görüleceği gibi başarılıyızdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde milletvekili listelerinin belirlenmesinde hatalar yapılmış olabilir. Bu tür eleştiriler yapılabilir ve eleştirilerden haklılık payı varsa önümüzdeki genel seçimde milletvekili listeleri hazırlanırken eleştiriler dikkate alınarak daha iyi bir milletvekili listesi oluşturulabilir. Fakat gerçekle uzaktan yakından alâkası olmayan Mesut Yılmaz'laşma türü eleştirileri hiç kaale alacak değilizdir. Herkes şunu anlamalı ki, Ahmet Davutoğlu, ne Mesut Yılmaz'laşır ne Yıldırım Akbulut'laşır ne de bu yönde yapılmış olan eleştiri ya da telkinlere kulak asar! Buradan bir şey çıkaracağını bekleyenler boşa beklerler. Ahmet Davutoğlu hem Erdoğan'la iyi ilişkilerini sürdürmekte hem de üzerine almış olduğu genel başkanlık ve başbakanlık sorumluluğunu hakkıyla yerine getirmekte olan karakterde bir insan ve siyasetçidir. Bu vesileyle bu gerçeği bir kez daha vurgulamış olayım. Konu Cihannur tarafından (07-23-2015 Saat 23:45 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#6 | |
![]() Alıntı:
Çift başlı başkanlık sisteminin Türkiye'ye uygun olmadığını ve Türkiye'ye faydadan çok zarar getireceğini biliyorum da bilerek karşı çıkıyorum. Başkanlık sistemine karşı çıkmakla ne kadar haklı olduğum 7 Haziran 2015 Genel Seçimiyle birlikte apaçık ve reddedilemez bir biçimde görüldü Allah'a şükürler olsun. Konu Cihannur tarafından (07-12-2015 Saat 20:03 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
![]() Bizdeki Parlementer sistem kokuşmuş ingiliz sistemidir.
Bence 7 haziran seçimleri de bizdeki sistemin ne kadar kullanışsız ve tıkanmaya elverişli olduğunu gözler önüne sermiştir. Başkanlık sistemi gelirse illa her şey ABD deki gibi olcak diye bişey yok. Değişik ülkelerin sistemlerine bakılarak bu sistemlerin işimize yarayacak Yönlerini kendi ülkemize aktarabiliriz. 1.5 ay olacak seçimler yapılalı ortada hala bir hükümet yok. Aslında Koalisyon kurulsa daha da kötü olacak yine karmaşa , kaos ve istikrarsızlık geri gelecek. koalisyonu kuran partiler kısa bir sürede birbirlerine çelme takmaya kalkacak ve yine erken seçime gidilecek. Bu Yüzden en mantıklısı direkt erken seçime gitmek. Ak parti nin kaybedecek bi şeyi yok. Erken seçimde büyük ihtimalle tek başına iktidara gelir ya da en kötü senaryo olarak bugünkü tablo tekrar ortaya çıkar. Şahsen ben ak parti ye CHP yi hükümet ortağı yapsın diye oy vermedim. Davutoğlu CHP ile koalisyon yaparsa da Davutoğlu başında durduğu sürece bir daha da ak parti ye oy vermem Yine hala aynı şeyleri söylüyorsun. Ben Davutoğlu nun istifa etmesini değil kendine çeki düzen vermesini istiyorum. Ne demek beğenmiyorsan Eylül deki kongrede karşısına adayını çıkar demek? Oy Verdiğimiz partinin genel başkanını eleştiremeyecek miyiz? Bu mu senin liberalliğin.. Ama Davutoğlu da bu tutum da olursa merak etme ak parti de ak partililer de Davutoğlu na mecbur değildir!.. Ayrıca cumhurbaşkanı ülkeyi yönetmeyecekse , bakanlar kuruluna başkanlık etmeyecekse biz neden cumhurbaşkanı seçtik geçen sene? Süs olsun diye mi? Kimse direkt olarak halk Tarafından Seçilen ve ilk turda Oyların çoğunluğunu alan bir Cumhurbaşkanı'nın bir şeye karışmadan süs olarak durmasını beklemesin! Konu Özgür Suriye tarafından (07-16-2015 Saat 01:38 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#8 | |
![]() Alıntı:
Başkanlık sisteminde ise yasama kuvveti ile yürütme kuvveti birbirinden sert biçimde ayrılmıştır. Kuvvetlerin sert biçimde ayrılığı ise çift başlılığı getirir. Bu yüzden başkanlık sisteminde gerçek anlamda iktidar olmak için hem başkanlık seçiminin hem de meclis seçiminin aynı parti tarafından kazanılması zorunludur. Başkanlık seçimini kazanan başkanın partisi, yasama seçiminde iktidarı elde edemezse, başkanın meclisten yasa geçirtme gücü olmaz, bütçe geçirtme gücü olmaz. Başkanlık sistemine geçsek ve tek turlu genel seçimlerde şimdiki gibi meclis aritmetiğiyle karşılaşılması ihtimali her zaman mümkündür. Bana şunun cevabını verir misin? Başkanlık sistemine geçtik ve Erdoğan başkan oldu diyelim. Meclis'te Erdoğan'ın partisi olan AK Parti, 7 Haziran 2015 Genel Seçiminden sonra olduğu gibi salt çoğunluk olan 276'dan daha az sayıda milletvekili çıkardı diye varsayalım. Böyle bir durumla karşılaşıldığında, Başkan Erdoğan, 4 senelik ya da 5 senelik başkanlığı boyunca meclisten ihtiyaç duyduğu yasaları nasıl çıkarttıracak? Hadi yasaları da geçtim, Başkan Erdoğan her sene bütçe döneminde istediği bütçeyi meclisten nasıl geçirtecek? Erdoğan'ın, meclisinden yasa çıkarttıramayan, istediği bütçeyi meclisinden geçirtemeyen zavallı bir başkan durumuna düşmesini istemiyorum. Eğer başkanlık sistemine geçersek ve başkana meclisin yetkilerini gasp edecek yetkiler verilmezse, Başkan Erdoğan'ın partisi salt çoğunluğu elde edemediği durumlarda Erdoğan'ın başına gelecek olan da budur maalesef. Çünkü başkanlık sistemi, doğası gereği çift başlı (yasamada bir baş ve yürütmede bir baş) bir sistemdir ve yönetimdeki çift başın ikisini de aynı zihniyetin, aynı partinin kontrol etmediği durumlarda krizlere açık hatta Türkiye gibi sert siyasi çekişmelerin yaşandığı ülkelerde krizlere gebe bir sistem olarak karşımıza çıkar. Ahmet Davutoğlu'nun eleştirilmesine itiraz etmiyorum ki! Onun konumunun sorgulanmasına ve kişiliğine yapılan hakarete itiraz ediyorum. Ayrıca liberal de değilim, Müslüman demokratım. AK Parti'ye göre daha liberal bir çizgideyim. Ne demek yahu Mesut Yılmaz'laşıyorsun gibi sözler?! Ahmet Davutoğlu'nu Mesut Yılmaz'laşmakla itham etmek hem doğru olmayan bir ithamdır hem de hakarettir. Ayrıyetten ondan talep edilen de kişiliksiz olma talebidir. Davutoğlu'ndan istenilen ne? Mesut Yılmaz'laşma! Tamam Mesut Yılmaz'laşmasın, zaten Mesut Yılmaz'laşmıyor da. Sonra? Mesut Yılmaz'laşma da e peki ne yap? Erdoğan'ın emirlerinden çıkmayan bir uydu ol! Var mı böyle bir şey yaa! Ahmet Davutoğlu, emanetçi bir uydu da olmaz, Erdoğan'a cephe alan bir kadir kıymet bilmez de olmaz inşaallah. Davutoğlu'na yapılacak yapıcı eleştirilere evet, ama onun konumunu sorgulayarak ona karşı yapılan hakaretamiz ve gerçekle uzaktan yakından alâkası olmayan söz ve ithamlara hayır! Konu Cihannur tarafından (07-18-2015 Saat 17:36 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#9 | |
![]() Alıntı:
AK Parti - CHP Koalisyonuna ben de karşıyım; ama AK Parti, CHP ile koalisyon kurarsa AK Parti'ye bir daha oy vermem gibi bir düşünce içinde değilim. Öncelikli tercihim AK Parti - MHP Koalisyonu. AK Parti - MHP Koalisyonu kurulabilmesi için ilkelerimizden taviz verilmeden şartlar zorlanmalı. Eğer AK Parti - MHP Koalisyonu kurulamıyorsa AK Parti - CHP Koalisyonu kurulması için uğraşılmadan erken genel seçime gidilmeli. AK Parti - MHP Koalisyonu kurulamazsa kış gelmeden kasım ayının sonlarına doğru erken genel seçime gidilebilir. Eğer milletimiz bu sefer AK Parti'yi tek başına iktidara getirirse yeni hükümeti kurar ve yolumuza devam ederiz. Eğer milletimiz bizi tek başına iktidara getirmezse, oluşacak yeni meclis aritmetiğine göre koalisyon seçenekleri üzerinde çalışabiliriz. Konu Cihannur tarafından (07-16-2015 Saat 04:38 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
![]() Kişilikli olmak seni onlarca kişi içerisinden seçip Başbakanlığa atayan lidere Sırtını dönmek ve onun arkasından liderlik hesapları yapmak değildir !
Kişilikli olmak vefayı da gerektirir , makamını kendisi sayesinde kazandığın lidere sadakati de... Davutoğlu sanki uzaydan gelmiş , daha önce hiç Erdoğan ın emri altında çalışmamış gibi yazıyorsun... Davutoğlu, Erdoğan ın senelerce danışmanlığını ve Bakanlığı'nı yapmıştır. Dışişleri Bakanı iken başbakan olan Erdoğan dan emir ve talimat alan Davutoğlu nun şimdi devletin BAŞINDA olan ve kendisini Başbakanlığa atayan Erdoğan dan Talimat alması neden kişiliksizlik olsun?! Bu davutoğlu'nun karar ve düşüncelerinin Önemi yoktur demek değildir. Kendisinin karar ve düşünceleri elbet önemli ve değerlidir. Ama şuanki tablonun en büyük sebebi kendisinin etrafındaki dar kadro ile birlikte başına buyruk hareket edip , cumhurbaşkanı ile koordinasyonu ve iletişimi gittikçe azaltmış olmasıdır. Erdoğan Davutoğlu na Önem verdiği , sevdiği , saydığı ve GÜVENDİĞİ için Başbakanlığa onu layik görmüştür. Davutoğlu'ndan beklediğimiz bu güveni Boşa çıkarmamasıdır. Bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum. Son olarak şunu yazayım: koalisyon hata olur en iyisi erken seçim. Ama illa koalisyon olacaksa paralel yapıyla mücadeleden taviz verilmeden MHP ile Olmalıdır. CHP ile koalisyon yapmak ise hatadan öte siyaseten intihar olur Ahmet hoca için. Bir sonraki seçimde oyu yirmilere düşer ve ak parti nin Başında daha fazla kalamaz. Şimdilik koalisyon görüşmelerini takip edelim. Sonrasını ona göre konuşuruz. Şahsen ben, ak parti Nin, CHP ile koalisyon yapması durumunda bir sonraki seçimde Tereddüt etmeden oyumu MHP ye veririm. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|