|
![]() |
#1 |
![]() AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, işçi, memur ve çiftçilere yönelik önemli kararları açıkladı.
![]() Gündemdeki son gelişmeleri aktararak konuşmasına başlayan Erdoğan, AK Parti'nin Türkiye’nin saygınlığını arttırmak için gece gündüz çalışan, ülkesine hizmete kendini adamış bir kadroyla yoluna devam ettiğini söyledi. Erdoğan'ın konuşmasından önemli ayrıntılar şöyle: Milletin şaşmaz terazisi "Özellikle bu kadronun milletimizle kader birliği var. Bunu bozmak isteyenler, düştükleri büyük meşruiyet krizini gözden geçirmeli. Yanlış üstüne yanlış yapanlar aralarındaki mesafeyi hergün daha fazla açtıklarının farkında değiller. Ak olana kara deme siyaseti tutmamıştır. Bizim bütün eylemlerimiz, icraatımız her an milletimizin şaşmaz terazisinde tartılıyor. Her fırsatta ülkemizin hukukunu savunmaya çalıştıkça, gerilimi arttırma çabaları boşa çıkıyor.” Kaos fotoğrafı verenler hüsran içinde "Defalarca sahnelenen kirli oyunlar bir kez daha yapıldı. İstanbul'da hain bir terör eylemi yapıldı. 3 polisimizin şehadetiyle yüreklerimiz yandı. O karanlık eller karanlık senaryoları içinde boğulurlar. Milletimizin başı sağolsun diyorum. Biz birlik ve beraberliğimizi koruduğumuz sürece bu tür terörist eylemler akamete uğramaya mahkum olacaktır. Başta siyaset kurumu olmak üzere tüm kurumlarımızın duyarlı çalışması ile oynanan oyunlar bertaraf edilecektir. Birlik ve beraberliğimizi korudukça, milletimiz emniyet içinde sonsuza kadar yaşayacaktır. Türkiye demokrasiden ve evrensel insan haklarından geriye doğru tek bir adım atmayacaktır. Türkiye'yi küçük düşürmek için hesap yapanlar, kaos fotoğrafı verenler bilsinler ki hüsran içirdedirler. AK Partiyi uluslararası güçlerle iş birliği içinde gösterme gayreti içinde olanlar sadece bir hesap kampanyasının figüranlarıdır. 5 buçuk yıl önce gündemi belirlenen bir Türkiye vardı, bugün ise gündem belireyen bir Türkiye var. Aş, ekmek bu kadar büyüdü." Siyaset kurumunun yıpratılmasını seyirci kalınmamalı "Şu anda Türkiye'nin müteahitlik sektörü, ABD ve Çin'den sonra 3. sıraya çıktı. İhracatımız 124 milyar dolara çıktı. Büyük fedakarlıklarla, güvenle bu zemini yakaladı. Bu noktadan geriye gidiş olmayacak. Karanlık koridorlara dönmemize göz yummayacağız. Siyasi aktörlerin temel görevi demokratik siyaseti savunmak ve siyasetin imkanlarını büyütmektir. Siyaseti ve siyasetçiyi değersiz kılma gayreti içinde olanlar, siyaseti gerçek manada savunanlar bunların karşısında suskun kalmamalı. Zira mutlaka konuşarak, her türlü şiddeti dışlayarak meselelerimizin çözümü noktasında siyaset dışında bir yolu kabul etmeyeceğiz. Siyaset kurumunun itibarının korunması bir ülke için hayati önemlidir. AK Parti Türkiye'ye bunu kazandırmıştır. Her fırsatta bunların yıpratılmamasını isteyenler sessiz kalmamalıdır. Demokrasinin yaşatılmasını istiyorsak siyaset kurumuna da diğerleri kadar hassasiyet gösterilmesi lazım. Kesintisiz yaşayan partilerin bulunmadığı bir ülkede siyaset nasıl kurumsallaşır. Siyaset kurumsallaşmadan demokrasi nasıl kurumsallaşır. Sadece seçilenler değil seçenler de siyasetin birer aktörüdür." Hedef pozitif rekabet olmalı "Siyasete dışarıdan müdahalelerin normalleştiği zamanların bedelini ödemişiz yıllardır. Bu anayasamızda yer alıyor ama sayfalar arasında kalmamalı. Siyasi parti geleneklerini kökleştirmek gerekiyor. Siyaseti bütünü ile çatışma üzerinden yürütme kaygısında olabilir. Oysa demokratik siyasetin özü medeni anlamda yarışma ve uzlaşmadır. Ama uzlaşma hiç bir zaman yüzde 100 değildir. Bunu yakalamak lazım. Pozitif bir rekabet içinde olmak hedef olmalı. Siyaseti daha müreffeh bir toplum arayışının en mümkün yolu olarak görüyoruz. Geçmişte seyirci kalan siyasi aktörlerin nasıl kendi sonlarını hazırladıklarını hepimiz biliyoruz. Bugün siyasetin yıpratılmasına sessiz kalan hatta destek veren siyasetçileri de aynı akıbet beklemektedir. Bundan kaçmak mümkün değil." CHP ve Baykal'a avukat-savcı göndermesi "Arzu etmem ama, Ana muhalefet partisinin lider ve üyelerinin gayretlerini tarih kaydetmiştir. Hukuki süreç herüz işlemeden demokratik siyasi sürece darbe vurma iddiasıyla soruyturulan yapılanmaların avukatlığına soyunmak, bu tür siyaset tarzının verdiği zararı her halde anlatmaya gerek yok. İktidarı yıpratmak uğruna içinde bulunduğu gemiyi batırmaya çalışan siyasetçi tipi nasıl olur. Bu noktada milletimizle birlikte aynı çizgideyiz. Milletimiz değerlendirmesini buna göre yapacak. Kim kimlerin avukatlığına soyunmuş, bu çok önemli. Biz kendimize hiç bir vasıf yüklememişken bize savcılık görevi verdiler. Bu güzel, neden savcı millet adına vardır. İddia makamı millet adınadır. Hakkı aramanın gayreti içindeyiz, bu anlamda savcıyız." Irak ziyareti ve bir dönüm noktası "Geçtiğimiz hafta Irak'ı ziyaret ettik. Cumhurbaşkanı ve başbakan olmak üzere çok verimli görüşmelerimiz oldu. Bağdat havaalanında Maliki ve İcracı bakanları ile birlikte bizi karşıladılar. Sonra da görüşmelerimizi yaptık. Irak'a 18 yıl aradan sonra ilk defa Türkiye'den bir Başbakan gitti, o da bize nasip oldu. Anadolu'da Irak kelimesi uzak anlamında kullanılır. Ama bu Irak bize uzak değil. Bu denli bir birine yakın olan, bir birini seven iki ülkeyiz biz. Biz komşu dost olmanın ötesinde kardeş iki ülkeyiz. Acaba bizler neler yapabiliriz diye düşündük. Halklarımız birlikte sevindi birlikte üzüldü. Orada acılar yaşanırken bizim yüreğimiz sızladı, ciğerimiz sızladı. Bu 5 buçuk yılda henüz bu yıkılanlara müdahale yok. 18 yıl aradan sonra gittiğmiz Bağdat'ta gördüğümüz misafirperverlik bizi duygulandırdı. Bir dost hasreti çekildiğini gördük. Bundan sonra attığımız imzalarla birlikte farklı bir geleceği kuracağız. 10 Temmuz 2008 tarihinde yeni bir ittifakın temellerini attık. Stratejik işbirliği konseyinin kurulması anlaşması yaptık. Her yıl en az bir kere başbakanlar düzeyinde iki ülke bir araya gelecek. En az üç kez bakanlar bir araya gelecek. Kendi alanlarında neler yapılacağını müzakere edecekler. Öncelikle Irak hükümetinin bağımsızlık, toprak bütünlüğünün korunması mücadelesini desteklediğinizi bir kez daha ifade ettik. İkili anlaşmaların imzalanması yönündeki kaygılar vardı, ziyaretlerimizde de bu büyük ilgiyi aynı şekilde gördük. Turizm ve ticaret alanında neler yapabiliriz bunları konuştuk. Bakanlar birebir görüşmeler yaptık. Irak'ın tespit edilmiş petrol rezervi 50 trilyon dolar. Bunun üste var altı yok. 35 tane uluslararası şirket arama, sondaj ve ihraç çalışmaları yürütüyor. Türkiye malesef yer almamıştır. Daha önce görüşmüştük, bu gidişte tekrar ettik, ama biz söz istemiyoruz, yazı istedik onlar da verdiler ve TAPAO 36. olacak sözü verdiler. Arkadaşlarımız çalışmalara başlayacak. Yeni iş birliği alanınları açılacak. Ticaret hacmimizi arttırmamız lazım. 3-4 yıl içinde 25 milyar dolara çıkarma hedefini belirledik. sınır kapıları ile ilgili düzenlemelerde de mutabakatımız oldu." Paris'te liderler turu "Pazar günü de Paris'teydik. Akdaniz Birliği'ni AB'ye alternatif gibi yansıtanlara itirazımızı dile getirdik ve Paris'e gittik. Gerçekten zirvede bir çok görüşme yapma fırsatı buldum. Sarkozy ile heyetler arası bir görüşme yaptık. İki ülke arasındaki sıkıntıları gözden geçirdik. Bunları aşabilmek için adımları birlikte atmamız lazım. mutabakatımız oldu ve temenni ediyorum devam eder. Dönem başkanı olması sebebiyle Türkiye'nin açılan fasıllarda nasıl arttırabiliriz bunları da görüşme imkanımız oldu, gayret edecekleri noktasınra açıkça ifade ettiler. Bu görüşmeden sonra BM Sekreteri, Hollanda Başbakanı, İngiltere, İspanya, İtalya, Yunanistan, Danimarka, İsveç, Almanya, İsrail Başbakanları ile ikili görüşmelerimiz oldu. İlişkilerimizi değerlendirme fırsatını yakaladık. Özellikle AB katılım süreci, Kıbrıs ve 1915 olayları ile ilgili tezlerimizi gündeme getirdik. Bu ülkelerle ekonomik iş birliği yönündeki taleplerimizi dile getirdik. Filistin-İsrail, Suriye-İsrail ve İran'ın nükleer enerji konusu ile ilgili Türkiye'nin aktif rol oynamasını gündeme getirdik. Batılı ve dünyalı siyasi liderler arasında çok ciddi noktada yer aldık. İsrail-Suriye sorunları noktasında nerdesiniz sorularını aldık. Türkiye'nin gayretlerini tekdir ediyorlar. Türkiye kardeşliğin teminatı olan bir ülke konumuna gelmiştir. Bu temaslar Türkiye'nin artan rolünün somut göstergesidir. Burası çok önemli. Bunlar gayretle oluyor, kararlılıkla oluyor." AK Parti'ye iş birlikçi diyenler aklını başına alsın "Yatırımları Türkiye'ye çekmesi ve yatırımcılarımızın da önünü açıyoruz. İçeride neler oluyor noktasına geliyor konusunda da, parti olarak, hükümet olarak emek noktasında, çalışanlarımız noktasında azami gayret gösteriyoruz. Emeği en kutsal değer olarak görüyoruz. 10 yıllar boyunca uygulanan emek karşıtı politikalar noktasında tarihi uygulamalara imza attık. Gücümüz nispetindedir. Gücümüz neye el veriyorsa o nispette. Biz emanetçiyiz. Milletin emanetçisiyiz. Darphanede geceleri para basmak suretiyle vatandaşın cebindeki parayı sinsice çalan bir iktidar olmadık olmayacağız. O rakamların yanına koyan her sıfır vatandaşımızın cebindeki paraların çalınmasıydı. Ak Partiye iş birlikçi diyenlere sesleniyorum, aklınızı başınıza alın. Paramıza değer kazandıran kim, AK Parti. Kaybettiren kim, diğer iktidarlar. Asgari ücretlinin alım gücü nereye geldi buna bakarsanız anlarsınız. Attığımız adımların hepsi çalışma hayatımız için tarihi niteliktedir. İşçi, memur, emeklilerimize içi boş vaatte bulunmadık. Enflasyona ezdirmeyeceğiz dedik ezdirmeyeceğiz. Dün de emekli memurlarımıza 7.2 zam yapıyoruz. İşçilerimize de 9.3 zam yapıyoruz, 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olacak. Fark olursa bu farkı ödemekte kararlıyız. Enflasyonun altına asla bunu düşürmeyeceğiz." KEY ödemeleri başlıyor "Yıllarca ertelenmiş sorunları tek tek ele aldık. Sesleniyorum, zorunlu tasarruf adı altında paralar kesiliyordu. Geldik, masada kağıt var para yok. Devlet işçisine, memuruna borçlu olur mu, nemalarını ödememişler. Sonra da ödeyemez hale gelmişler. 13 buçuk katrilyon borç birikmiş. 3 yıl içinde bunları ödedik. Şu anda bunu görüyorlar mı? Benden önce iktidardaydınız neden yapmadınız, biz bu görevi yapmanın huzuru içindeyiz ama siz bunun huzursuzluğunu duydunuz mu, hayır. Millet de bu yüzden sizi cezalandırdı. Biz halkımızı. milletimizi seviyoruz. Elimizdeki imkanları arttıkça milletimizin imkanları da artacaktır. Kimse bunu gündeme getirmiyor. zorunlu tasarruf tedavülden adeta kaldırıldı. Bir başka konu KEY kesintileri. Kimse hatırladı mı, biz rafları düzenlerken bulduk, biz bizzat çıkardık. Kimsenin haberi yok. 1 Ocak 1987'den itibaren başlamış. Güya çalışanları konut sahibi etmek için yapılmış. Şu anda parlamentoda olanların hepsi bunun içinde. Biz şimdi konutları yapıyoruz. O tarihten itibaren unutulan bu kesintileri hiç bir mazereti kabul etmeden 2007 yılında hak sahiplerini tespit ettik. Şimdi ödemeye başlıyoruz. Gerekli talimatı verdik. Ödemelere başlayacaklarını söylediler. Ziraat Bankası tarafından ödemeler başlayacak. 8 buçik milyon çalışanımız 2 katrilyon 855 trilyon alacak. Bu belki tek tek cüzi ama piyasaya da ciddi manada bi rahatlama getirecek. İki hafta içinde bu paranın ödemesine başlanacak. Devlet önemli bir yükten kurtulacak. Çalışanlarımıza hayırlı olsun." Çiftçiye kuraklık desteği "Dünyanın bir çok ülkesinde kuraklık ciddi sıkıntılara neden oldu. Özellikle doğu ve güneydoğuda yaşanan kuraklık nedeniyle çiftçimiz sıkıntı yaşadı. Yağışların azlığı ürünleri tarlada bıraktı. Dünkü Bakanlar Kurulu'nda bu konuyu ele aldık. Bu alanlardaki çiftçimize hibe şeklinde destek veriyor ve tarımsal kredi borçlarını da erteliyoruz. Bu destekten ürünleri kuraklık nedeniyle yüzde 30 ve üzeri oranda zarar gören çiftçi kayıt sistemine kayıtlı çiftçilerimiz faydalanacak. BUğday için 22, arpa için 13, mercimek için 22, nohut içzihn 30 ytl kuraklık desteği veriyoruz. Bu çiftçilerimizin kredi borçlarını da bir yıl süre ile erteliyoruz. İnşallah Türkiye bu kurak günleri GAP, DAP, KOP projesiyle de atlatacaktır. Biz her halükarda çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ama bu arada bazı STK'lar açıklama yapıyor. Diyorlak ki hükümet fiyat açıklamıyor, biz açıkladığımız taktirde şu anki fiyatlar aşağı iner, şu an benim çiftçim verilen fiyattan, satılan maldan memnun. Fiyatı açıklamamız gerektiğinde emanetteki malı istediği gibi çekebilirler. Zamanı geldiğinde o malı paraya çevireceğiz. Elinde malı asla kalmayacaktır bu da teminattır. İçeride sonu gelmez tartışmalarla zaman kaybetsek saygınlığımız da kaybolur ve bu sorunlar daha da ertelenir. Şartlar ne olursa olsun AK Parti milletin hizmetindedir." (habervaktim.com)
![]() |
|
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() süpersin başbakanım
![]() |
|
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Canlı dinledim bütün konuşmasını... Çok güzel haberler verdi inşallah
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|