Siyaset Forum - Siyasetin Kalbi
Hayata Dair Anketler (Ak Parti Forum) Siyasi anketler dışında üyelerin serbetsçe anket açacakları bölüm.



Anketimiz: Gayrimüslim arkadaşınız oldu mu?
Evet 34 50.00%
Olmadı ama olabilir.. 25 36.76%
Hayır. Hatta asla olamaz! 9 13.24%
Katılımcı sayısı: 68. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
Seçenekler
 
Alt 09-18-2009, 23:05   #1
Kullanıcı Adı
dytsyn elif
Standart
doğru söylüyorsunuz olcayatay abi diyelim dediğim gibi zaten sadece bişeyler söyleyebilmek adına olabilir olursa..

 

dytsyn elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 09-19-2009, 00:27   #2
Kullanıcı Adı
depare
Standart
Sen, onların milletlerine (dinlerine)(1) uyuncaya kadar Yahudi ve Hıristiyanlar senden asla hoşnut olmayacaktır…… “(Bakara/120)
“Ey (hakiki) iman sahipleri! Mü’minleri bırakıp da küfre sapanları/inkârcıları/İslâm karşıtlarını velî (sırdaş ve başlarınıza idareci) edinmeyin. (Bunu yaparak) Allah yanında aleyhinize olacak (onlardan olduğunuzu gösterecek) açık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (Nisa/144)
“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hıristiyanları velî (sırdaş, dost ve idareci) edinmeyin. Onlar (ancak) birbirlerinin yâr ve yardakçısı (İslâm’ın da düşmanı)dırlar. Kim onları (ve aynı zihniyette olanları) velî edinirse, o da onlardandır. Şüphesiz Allah (böylece kendilerine ve Müslümanlara) zulmeden toplumu doğru yola eriştirmez.”(Maide/51)


Bu ayetlerin tefsir açıklamasına bakalım dost mu kastedilmiş velimi kaştedilmiş yoksa başka bir şeymi...

"Ey iman etmiş olan kimseler! Yahudileri ve Hristyanları (kendiniz için güvenecek,yardım edip yardım isteyecek ve ahbab gibi geçinecek) dostlar edinmeyin! Çünkü onların bir kısmı (size karşı) diğer bir kısmın dostlarıdır. içinizden kim onları dost edinirse,şüpesiz ki o da onlardandır. Gerçekten Allah (kafirlerle dostluk kurarak hem kendilerine hem de müminlere haksızlık yapmış olan) o zalimler topluluğunu (doğruyu bulmaya) hidayet etmez!"(Maide/51)

(Habibim!) Sen onların dinine tamamen uyuncaya kadar, ne Yahudiler ne de Hristyanlar asla senden razı olacak değil(ler)dir. De ki: "Allahın hidayeti (ve dosdoğru yolu olan islam var ya), şüpesiz ki (iki cihan saadetine ulaştıracak istikameti gösteren) hidayet ancak odur( sizin davet ettiğiniz sapık yolların ise hidayetle hiç bir alakası yoktur)! Andolsun ki; eğer (İslamın doğruluğuna dair) sana gelmiş olan (bunca) ilimden sonra yine de onların(eğri büğrü görüşlerine ve) kötü arzularına uyacak olursan, elbette Allah'tan(başına gelecek belalara karşı) senin için ne bir dost bulunur ne de bir yardımcı! (Bakara/120)

"Ey iman etmiş olan kimseler! Müminleri bırakıpta kafirleri bir takım dostlar edinmeyin!(Çünkü bu,münafıkların adetidir,siz de onlara benzemeyin!)
Yoksa siz (böyle yaparak) kendi aleyhinize (olacak nitelikte ve size azap etmesini haklı çıkaracak şekilde) Allaha apaçık güçlü bir delil mi vermek istiyorsunuz?" (Nisa/144)

Kaynak: Kuran-ı Mecid ve Tefsirli Meal-i Âlisi/Mahmud Ustaosmanoğlu (k.s)/Cübbeli Ahmet Hoca vs...

Bu Tefsirli Kuranı Kerim bütün Tefsir Alimlerinin tefsirleri incelenerek hazırlanmıştır...
A cemaatinin ya da B cemaatinin görüşü değildir zaten tefsir bu şekilde hazırlanamaz...
Gayri Müslimler ile ticaret yapılır,onların "helal" ölçü kapsamın da olan yemekleri yenebilir...
Eğer komşumuz gayri müslim ise komşumuz olduğu için bizim üzerimiz'de komşuluk hakkı vardır...
Zaten İslam Dini Müslüman olsun,Gayri müslim olsun yada başka inanca sahip olsun kimseye kötü davranmayı değil iyi davranmayı tavsiye eder...

"Müslüman elinden ve dilinden başkasının zarar görmediği kimsedir"(Hadisi Şerif)

Bunlara zaten kimsenin karşı çıktığı yok yasaklanan dost edinmek ve sevmektir...
Yardım etmek için,iyilik yapmak için dost edinme yada sevme şartı yoktur...
"Size kötülük yapana iyilikle muamele ediniz (Hadisi Şerif)
Uhud savaşında sahabelerin bir çoğunun Babası,oğlu,karısı,dayısı kafirdi ve düşman safındaydılar...
Burda Baba oğlu ile oğul babası ile savaş yaptı bu ince ayrıntıya dikkat etmek lazım...
Tabi ki savaş zamanı durum farklıdır...Ama sahabe savaş dışında da kafir oldukları için Babalarına,oğullarına bakış açıları çok farklıydı..

Konu depare tarafından (09-19-2009 Saat 00:40 ) değiştirilmiştir..
depare isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-19-2009, 11:05   #3
Kullanıcı Adı
menes
Standart
MÜSLÜMAN – GAYR-I MÜSLİM İLİŞKİLERİ (Prof. Dr. Abdulaziz BAYINDIR)

(TEVBE SURESİNİN 5. AYETİNE YANLIŞ ANLAM YÜKLENMESİ)

David isminde, Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye yüksek lisans yapmak için gelmiş Hıristiyan bir öğrencim vardı. Bir gün konu karikatür krizine ve Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerine geldi. David, benim bu konudaki görüşümün ne olduğunu sordu. Ben de ona: “Aç Tevbe suresinin 5. ayetini, oku” dedim. Açtı ve okudu.
9. Tevbe 5:
Haram aylar çıkınca o müşrikleri nerde bulursanız öldürün. Onları yakalayın, çevrelerini kuşatın, her gözetleme yerinde onlar için oturun. Tevbe eder namazı kılar ve zekâtı verirlerse yollarını açın.

David ayeti okuyunca dedi ki: “Müşrik kime denir?”
Dedim ki: “Sen de onlara dahilsin”
Çocuk tedirgin olmaya ve sağa-sola bakınmaya başladı.

Ben de David’e; “Bak, Avrupalılar ayeti bu kadarıyla okuyorlar ve ‘Müslümanlar bize böyle davranacak’ diyorlar” dedim ve konuyu burada size anlatacağım gibi anlattım.

Sorun, ayeti Avrupalıların/insanların yanlış anlamaları değildir. Asıl sorun bizim bazı âlimlerimizin konuyu yanlış anlamaları ve onları taklit eden günümüz bazı meal yazanlarının aynı yanlışa düşmeleridir. Çünkü tarihte Müslüman gayrı Müslim ilişkilerinin merkezine bu ayet konmuş ve bu ayete dayanarak Kur’ân’daki Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerini düzenleyen pek çok ayetin hükmü geçersiz kılınmıştır (nesh)

Peki, bu ayet nasıl anlaşılmalıdır? Bu ayet gerçekten Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerini mi belirliyor yoksa burada anlatılan başka bir şey mi var? Bunu anlamak için bu ayeti öncesiyle beraber okuyalım. Tevbe suresini 1. ayetten itibaren okursak 5. ayette öldürülmeleri istenen müşriklerin “bütün müşrikler” olmadığını, “antlaşma yapıp da antlaşmayı bozan savaş suçlusu müşrikler” olduğunu görürüz.

1) Antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Elçisi tarafından yapılan ilişkiyi kesme duyurusudur.
2) Bu topraklarda dört ay daha dolaşın. Bilin ki, Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Ama Allah, görmezlikten gelenleri (kâfirleri) rezil eder.
3) Bu büyük hac gününde Allah ve Elçisi tarafından bütün insanlara bildirilen şudur: Allah’ın o müşriklere desteği yoktur; Elçisinin de öyle. Ey müşrikler, tevbe ederseniz hayrınıza olur. Sırt çevirirseniz bilin ki, siz Allah’ı çaresiz bırakamazsınız. Görmezlikten gelenlere (kâfirlere) acıklı bir azabı müjdele.
4) Bu duyuru, sizinle antlaşma yapmış ve daha sonra bir kusur işlememiş, size karşı kimseye destek vermemiş müşrikleri kapsamaz. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna kadar tam yerine getirin. Allah korunanları sever.
5) (Dört) yasak ay[1] çıkınca o müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün. Onları yakalayın, onları kuşatın, onlar için her gözetleme yerinde oturun. Ama tevbe ederler, namaz kılarlar, zekât verirlerse yollarını açın. Allah’ın bağışlaması çok, ikramı boldur.”

5. ayette anlatılan müşrikler; savaş suçlusu olan, antlaşmayı bozan müşriklerdir. Ayetleri dikkatle okursak bunu çok kolay anlarız. Çünkü birinci ayette “anlaşma yaptığınız müşriklere ilişkiyi kesme duyurusudur.” dendiğine göre ayetler tüm müşrikleri/gayrı müslimleri kapsamaz.

4. ayette de “antlaşmayı bozmayanların ve Müslümanların aleyhine çalışmayan müşriklerin hariç tutulduğu” söyleniyor. Demek ki bu ayetteki ilişkiyi kesme duyurusu, anlaşma yapılan her müşrikle ilgili değildir.

5. ayette de “o müşrikler” deniyor. 4. ayette antlaşmayı bozmayanlar hariç tutulduğuna göre geriye sadece “antlaşma yapıldığı halde antlaşmayı bozan müşrikler” kalıyor.
Ayetteki ilk muhataplar Mekkeli müşriklerdir. Onca suçlarına rağmen yine de bunlara dört ay süre tanınıyor ve yanlıştan dönenlere (tevbe edenlere) ve çekip gidenlere dokunulmayacağı bildiriliyor. Ayet böyle olduğu halde ayeti bağlamından koparıp burada “o müşrikler” diye anlatılan müşrikleri, “tüm müşrikler” olarak anlamak ve bu ayeti Müslüman-gayrı Müslim ilişkilerinin merkezine oturtmak tam bir cinnet olsa gerektir. Zaten dikkat edilirse ayette; “el-müşrikîn” kelimesi geçiyor. “el- müşrikîn” “o müşrikler” demektir. Arapça kurallara göre bir kelimenin başına belirlilik takısı (el) gelirse bilinen bir şeyden bahsediliyor demektir. Dolayısıyla 5. ayette bahsedilen müşrikler tüm müşrikler değil, antlaşmayı bozan müşriklerdir. Ama maalesef tarihte, bu özel olayı anlatan ayetler tüm müşriklere genellenmiş ve buna göre hukuk oluşturulmuştur.
Aslında bu ayetler, Mumtehine suresi 8-9. ayetlerle ilgili bir örnektir.

Mumtehine suresi 8-9. ayetlerde üç kırmızıçizgi çizilmiştir. Bu kırmızıçizgileri çiğnemeyen herkesle iyi ilişkiler kurulur. Bu çizgiler şunlardır:
1. Dinimizden dolayı bizi öldürmeye kalkanlar (savaş açanlar)
2. Bizi vatanımızdan sürüp çıkaranlar
3. Vatanımızdan sürüp çıkaranlara destek verenler.

Tevbe suresi 5. ayette bahsedilen müşrikler, bu üç kırmızıçizginin tamamını çiğneyen Mekkeli müşriklerdi. Mekkeli müşrikler sırf inançlarından dolayı Müslümanları öldürmeye kalkmışlar, onları yurtlarından çıkarmışlar ve çıkarmak için işbirliği yapmışlardı. Peygamberimizle yaptıkları barış anlaşmasına (Hudeybiye antlaşmasına) rağmen Medine’nin dış mahallelerine baskın yapıp adam öldürmüşler ve hayvanları alıp götürmüşlerdi. Bu olaydan sonra peygamberimiz Mekke’yi fethetmiş ve bu işi yapan insanlara bir yıl hiç dokunmamış, sonra bu ayetler inmişti. Ayetlerde o müşriklere dört ay daha süre tanınıyordu. (toplam 16 ay) Bu dört aylık süre zarfında istedikleri yere gidebilirler ya da Müslüman olabilirlerdi. Bu süre bittikten sonra Tevbe suresinin 5. ayeti uygulanacaktı. Bu ayette geçen haram aylar zilkade, zilhicce, muharrem, receb ayları değildir. Bu ayetin gelmesinden sonraki dört aydır.
Fakat elinizdeki meallere bir bakın, Tevbe suresi 5. ayete nasıl anlam vermişler? Mesela ben bir-iki örnek okuyayım:
“O haram aylar çıktı mı artık diğer müşrikleri nerede bulursanız öldürün”
“Haram aylar çıktığı zaman müşrikleri nerde yakalarsanız öldürün”
Peki “diğer müşrikler” ile “o müşrikler” aynı kavram mı? Veya “müşrikler” ile “o müşrikler” aynı şeyi mi anlatıyor? Ne oldu ayetin manasına? Ayetin manası değişti ve sistem tersine döndü.
Günümüzde bilen bilmeyen herkes meal yapmaya başladı. Meal yapanların çoğu, âyetler arası ilişkileri dikkate alarak değil, eski ulemanın görüşlerine uyarak meal yapıyor. Onlar bir konuyu yanlış anlamışsa bu yanlış anlayış normal anlayış haline getiriliyor. Bu da hakların çiğnenmesine ve saldırılara yol açılıyor. Dikkatsiz cahil insanların tuzağa düşmesi de kolaylaşıyor.

Konu menes tarafından (09-19-2009 Saat 11:12 ) değiştirilmiştir..
menes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-19-2009, 18:52   #4
Kullanıcı Adı
depare
Standart
Yalçın Karaca
Allah zalim topluluğa hidayet etmez ayeti, onlarla diyaloğa ve beşeri ilişkilere mani değildir ki

Zaten arkadaşların bir kısmının belirttiği gibi ehli Kitaptan kız almak, Kuranın hükmüyle sabit bir vaka değilmi



Aynı dili konuşuyoruz hocam bunları bende kabul ediyorum...
Yanlışmı anlaşılıyorum bilemiyorum ama ben beşeri ilişkilere karşı değilim ben sevmekten bahsediyorum...
Bakın bizim mahalle'de sahibi alevi olan bir bakkal var içki satmadığı için ben oradan alışveriş yapıyorum işte bu beşeri ilişki ama adamı sevmiyorum...

(Kişi, dünyada kimi severse, ahirette onun yanında olur.) [Buhari]

Sevgi sıfatı Allahın düşmanına duyulamaz,dostlukta sevgi temeli üzerine kurulur ben bunlardan bahsediyorum...
Allah,Peygambere inanmayan her kim olursa olsun Allahın düşmanı olur . Ehli Kitabın hepsi bir değil(idi) Eskiden öyleydi zımmi olan Ehli Kitap vardı,Harbi olan Ehli kitab vardı. Bugün ise Ehli Kitabın hepsi harbidir...
Evlilik husuna karşı olmadığımı yukarı da belirtmiştim zaten ayet var nasıl karşı olabilirim ki..?
Anlatmak istediğim evet ayet var onun için caiz ama Tahrimen mekruh...
Zımmi olan Ehli kitapla evlenmek Tenzihen mekruhtu..
Bugün dediğim gibi Ehli Kitabın hepsi harbiidir...
Harbi olan Ehli Kitapla evlenmekte caiz ama Tahrimen mekruh...

2 bin yılının müceddidi 70 bin evliyanın reisi İmamı Rabbani hazretleri mektubatında şöyle buyuruyor;
"Resulullah efendimize tam ve kusursuz tâbi olabilmek için, Onu tam ve kusursuz sevmek gerekir. Tam ve olgun sevginin alameti de, onun düşmanlarını düşman bilmektir. Onu beğenmeyenleri sevmemektir. Sevgiye müdahene [gevşeklik] sığmaz. İki zıt şeyin sevgisi bir kalbde, bir arada yerleşemez. İki zıttan birini sevmek, diğerine düşmanlığı gerektirir. (1/165)

Eğer İmamı Rabbani(r.h) kalitesin'de başka bir alimin görüşü varsa onuda görmek isteriz..

Kafirleri sevmekle ilgili bir kaç bilgi daha;

Mektubat-ı Masumiyye’de deniyor ki:
(Sevgi, sevgilinin [Allah’ın] dostlarını sevmeyi, düşmanlarına düşmanlık etmeyi gerektirir. Seviyorum diyen, sevgilisinin düşmanlarından uzaklaşmadıkça sözünün eri sayılmaz, o yalancıdır. Allah’ın düşmanlarını sevmek, insanı Allah’tan uzaklaştırır. Onun düşmanlarından uzaklaşmadıkça, sevgiliye dost olunmaz.) [4/29]

Allahü teâlâ, Hz. Musa’ya, (Benim için ne işledin?) buyurdu. O da namaz, oruç, zekat gibi ibadetleri saydı. (Bunların faydası sanadır. Benim için ne yaptın?) buyurdu. Hz. Musa, (Ya Rabbi, senin için ne yapmak gerekirdi?) dedi. Allahü teâlâ, (Sırf benim için dostlarımı sevip, düşmanlarıma düşmanlık ettin mi?) buyurdu. Hz. Musa, Allah için olan en kıymetli amelin, Hubb-i fillah ve Buğd-i fillah olduğunu anladı. (1/22)

Allahü teâlânın rızasını kazanmak isteyenlerin kâfirlerden uzaklaşması gerekir. Allahü teâlâ, (Kâfirleri sevmek, Allah’ı sevmemektir) buyuruyor. Bir kimse, ben Allah’ı seviyorum dese, ama kâfirlerden uzak durmasa bu sözüne inanılmaz. Bir âyet meali:
(Kâfirleri sevenleri, Allah, azabı ile korkutuyor.) [Al-i İmran 28]
Bu büyük tehdit, çirkinliğin çok büyük olduğunu gösteriyor. (3/55)

Konu depare tarafından (09-19-2009 Saat 19:00 ) değiştirilmiştir..
depare isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-19-2009, 21:23   #5
Kullanıcı Adı
ENES_CAN_AK
Standart
önce insan olsun bir sakıncası yok benim için.
ENES_CAN_AK isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-21-2009, 15:25   #6
Kullanıcı Adı
depare
Standart
Cennete sadece müslümanlar girecektir" diye düşünen kişilerle aynı paydada buluşamayacağız sanırım..

Hadi diğer sözlerini bir yere kadar anlamak mümkün'de bu ne demek şimdi..?
Sizde Hayrettin Karaman gibi Yahudiler ile Hristyanların cennete girebileceği gibi bir düşünceyemi sahibsiniz yoksa..?
Bize şiiler ile vehhabilerden bulaşan bu görüşümü savunuyorsunuz..?
Hayrettin Karamana göre "Kuranı Kerim bütün insanların Müslüman olması için inmemiş" imiş...
Ehli Kitabın Amentüsü 2 imiş bunlara inanırlarsa Cennete giderler imiş...
Bir sonra ki aşama ne..? Ateisti Cehennem çukurundan çıkartıp cennete sokmakmı..?
Peygamberin(s.a.v) cennete asla giremeyeceklerini söylediği Ehli Kitabı cennete sokmak bizemi düştü..?
Burada bu görüşleri tek bir hadis çürütmeye yetiyorda artıyor ama anlayana, ülkemiz'de bu tür görüşlere sahip olanların bu görüşleri sağlam delillerle reddiyer yapılıp çökertildi...
"Cennete yalnız Müslüman olan girer" (Buhari)
Sadece Müslümanların cennete gireceğini düşünenlerle aynı payda'da buluşamayacağız'da ne demek oluyor..?
İslam Dini gelmeden önce ki Ehli Kitabdan bahsediyorsanız onlar'da İbrahim (a.s)'ın Hanef olan Dini üzere Müslümandı...
Öyle olmasaydı bile onlardan Peygamberlerinin Dinine uyanlar Cennete gidecek tabi ki biz bizim Dinimizden bahsediyoruz...
İslam geldikten sonra bu Dine iman etmeyen ister Edison gibi ampulu bulup bütün insanlığa hizmet etsin...
İsterse Peygamberimizi sevsin ama iman etmesin(Kaldı ki iman etmeyenin sevgisi yalandır)
Her ne olursa olsun cennete gi-re-mez..!
Müslüman olmayanın insan olma durumunu açıklamak için "Esfelesafilin" tabiri kafidir..
Yahu nasıl aslolan kimlik olarak Müslüman olmak değil sizi anlayamıyorum hayret..
Şimdi işim var gitmem icab ediyor ama bu konu uzayacağa benziyor bu söylediklerinizin ucu tutulacak bir yerini bulmak imkansız gibi...
depare isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-21-2009, 20:21   #7
Kullanıcı Adı
menes
Standart
Efendim,eğer bir kimseye tebliğ hiç ulaşmamışsa bu adamları tevhid inancı kurtaracaktir.Yani şöyle bir dağın başında bir köyde doğmuş,sadece orada yaşamış ve ölmüş birisi.Eğer şirke düşmemiş,oarada yaşayan gayrimüslimlere uymamışsa, bir yaratıcı olduğuna inanıyorsa bu o kişiyi kurtarır.O adam yaptıklarının karşılığını alır.
Bu söylediğimin kaynağı tüm İslam Alimleridir.
Sadece müslümanlar dersek(ben sizi anlıyorum)yanlış anlaşılmalar olabilir.
menes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-21-2009, 21:38   #8
Kullanıcı Adı
depare
Standart
Alıntı:
menes Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Efendim,eğer bir kimseye tebliğ hiç ulaşmamışsa bu adamları tevhid inancı kurtaracaktir.Yani şöyle bir dağın başında bir köyde doğmuş,sadece orada yaşamış ve ölmüş birisi.Eğer şirke düşmemiş,oarada yaşayan gayrimüslimlere uymamışsa, bir yaratıcı olduğuna inanıyorsa bu o kişiyi kurtarır.O adam yaptıklarının karşılığını alır.
Bu söylediğimin kaynağı tüm İslam Alimleridir.
Sadece müslümanlar dersek(ben sizi anlıyorum)yanlış anlaşılmalar olabilir.
Bir Hristyan Yahut Yahudinin İslam Dinin'den hiç haberi olmamış ise ahirette toprak olacak kardeşim..
Yok herhangi bir dine bağlı olmayıp ve islamdanda ömrü boyunca haberdar olamayan bir insan ise ve bir yaratıcının olduğuna inanmış ise bunu araştırmak lazım...
Kaldı ki bu teknoloji çağında İslam dininden haberdar olamamak için epey çaba sarfetmek gerekli herhalde
Ama zaten bu insanlar'da ahirette Müslüman olarak haşr olacaklar...
Yani Cennete yine Müslüman olarak girecekler...

Bu konuyla ilgili İmamı Rabbani'nin Mektubatından şöyle bir açıklama buldum..

Sual: Dağda, çölde, mağarada, ormanda veya ıssız bir adada kalıp din, peygamber diye bir şey işitmemiş kimse, akılla Allah’ın varlığını bulursa veya bulamazsa, hükmü nedir?
CEVAP
Denilen yerlerin birinde yaşayıp da, dinden haberi olmayanlar, imanlı olmadıkları için Cennete girmezler. Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmezler. Dirildikten ve hesaptan sonra, bütün hayvanlar gibi, bunlar da yok edilir, bir yerde sonsuz kalmazlar. (Mektubat-ı Rabbanî, Feraid-ül fevaid)

Konu depare tarafından (09-21-2009 Saat 22:37 ) değiştirilmiştir..
depare isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-21-2009, 21:45   #9
Kullanıcı Adı
menes
Standart
Alıntı:
depare Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bir Hristyan Yahut Yahudinin İslam Dinin'den hiç haberi olmamış ise ahirette toprak olacak kardeşim..
Yok herhangi bir dine bağlı olmayıp ve islamdanda ömrü boyunca haberdar olamayan bir insan ise ve bir yaratıcının olduğuna inanmış ise bunu araştırmak lazım...
Kaldı ki bu teknoloji çağında İslam dininden haberdar olamamak için epey çaba sarfetmek gerekli herhalde
Ama zaten bu insanlar'da ahirette Müslüman olarak haşr olacaklar...
Yani Cennete yine Müslüman olarak girecekler...
Tamam aynı düşünüyoruz zaten.Ben sadece yanlış anlama olmasın diye yazdım.
menes isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-22-2009, 12:09   #10
Kullanıcı Adı
elif zeynep
Standart
Hayır olmadı... olabilir mi, belki. ama bir iki kelimelik muhabbetten öteye, dostluğu kaldıramam (:kimse kusura bakmasın. gayri müslimlerle dostluk mefhumu bu kadar basit olmamalı diye düşünüyorum.
elif zeynep isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




2007-2026 © Siyaset Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.


Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı