Siyaset Forum - Siyasetin Kalbi
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Seçenekler
 
Alt 04-05-2018, 06:53   #1
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak habertürk.com
Susurluk kazasının kamyon şöforü: " Ölenlerle ben de öldüm"

*Susurluk kazasının kamyon şoförü, her zamanki işini yapıyordu. 240 kilometre hızla gelen* otomobile çarptı. 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. Onlar sıradan kazazedeler değildi. Şöförün hayatı karardı. Tarih 3 Kasım 1996 saatler 19.15’i gösteriyordu. Türkiye o günü hiç unutmayacaktı, unutmamalıydı. 06 AC 600 plakalı Mercedes, Susurluk’un Uçakyolu Mevkii’nde benzin istasyonundan çıkan 20 RC 721 plakalı kamyona arkadan çarptı. ölen üç kişi ve bir yaralı vardı
*İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ, kırmızı bültenle aranan* Çatlı,ve sevgilisi Gonca Us DYP* Milletvekili Sedat Bucak’ın aynı otomobildeydi, Türkiye’yi ayağa kalkdı
Temiz toplum, temiz siyaset'' söylemi girdi hayatımıza.Yıllarca tartışıldı,* kitaplar yazıldı. Birileri öldü, birileri yargılandı. Gözler şofördeydi. Sanki bir şey biliyordu. Onun da Canı acıyordu.* canını acıtan. mahkum edildiği yoksulluktu yıkıcı olan.* o kaza anıydı. Hasan Gökçe; 11 yıldır “Allahım neden ben?'' diye soruyor gariban Buldanlı kamyon şoförü, dramla yaşamayı* öğrendi zamanla.“3 Kasım 1996’da ne oldu?'' Güvendiğimiz her şeyi yerle bir oldu* merak etmiyor muyuz? yıllardır o kaza belleğimize kazındı

*Susurluk kazasının şöförü Hasan Gökçenin* yaşadıkları . Kolay değildi yaşadıklarını unutması kolay olmayacaktı.köyünde. Yoksulluk izleri, çocukların yırtık ayakkabıları* görülüyordu. Evini
banyosu ve televizyonu. Yoktu Rüzgara karşı suntayla kaplanmıştı. Eşi dik durmaya çalışıyordu Çok rezil durumdayız'' diyor. gözyaşları sel gibi.akıyor* Eski günleri acıyla yad ediyor. “Kazadan önce rahattık. kamyonumuz vardı. Çocuğumuzu üniversiteye gönderdik, kızım ortaokuldaydı. Tatile gidebiliyorduk. Şimdi ayda 500 YTL getirebilmek için gece gündüz çalışıyoruz'' Oğlum üniversite kazanmıştı.* kazayla. şey altüst oldu. Çocuğum okulu bıraktı.'' askere gitti Kütahya’da. çalışıyor, ve okuyor. Gelmiyor buralara.'' *Susurluk kamyon şöförü Hasan Gökçe, cezaevindeyken Cumartesi Anneleri ona yardım getirmiş. Sonra biri onları kovmuş.32 yıldır evliler, eşiyle ilkokulu birlikte okumuş, severek evlenmişler. “Bizi ölüm ayırır'' diyorlar
******

 

murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 04-05-2018, 06:54   #2
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak habertürk.com
Susurluk kazasının kamyon şöforü**anlatıyor

*3 Kasım 1996’da Mercedes gelip bana arkadan çarptı.Kaza anında bağıranlar ve feryat edenler. Vardı Herkes hareketsizdi.* Sedat Bucak ı ölü zannettim Emniyette kaza yaptım dedim. otur'' dediler. Emniyet amirinin* telsizinden ses geldi. Ses, “Amirim başın sağolsun, ölen emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ imiş'' diyordu.Polise sığınmak istedim. Sedat Bucak’ın korumaları geldi. Polistiler silahlar vardı bunlar ölenlerin yakını. Silahları var. "Nerede kamyoncu" deyip, beni bulacaklar, öldürecekler diye korktum. hemen kaçtım. Polise teslim oldum.Kazada Bir şoför daha vardı.kaza* aracı zırhlıydı. körün elindeki değnek gitmiş, ben ona yanıyordum. Ekmek tekneme ağlıyordum. Kazada Ölenlerden biri milletvekiliydi ben bittim diye düşündüm *emniyet amiri, baba adammış. Yoksa* kafayı yerdim. tuttu omzumdan, “Olan olmuş. Sen de ölebilirdin. Şükret haline'' dedi. kendimi kaybetmişim kazada emniyet müdürü, ölmüştü ve ben Hayat bitti'' dedim.Çatlı’nın öldüğünden ve kazadakilerin kim olduğundan haberim yoktu emniyet amirinde kamyonum emniyet amirini öldürdüğü halde bana kötü muamele etmedi jandarma yüzbaşı şöyle dedi: “Senin kazada ölen, devletin 18 yıldır aradığı Abdullah Çatlı.''Çatlı’yı tanımıyordum. Yüzbaşı. Zaman geçtikçe* öğreneceğimi söyledi.Bagajdan çıkan silahları gördük Yüzbaşı beni. sıkı güvenlik altına aldı

*sıkı korunuyorduk neyin ne olduğunu bilmiyorduk
Korktuk yanımdaki Astsubay birilerine Bizi burada uçuracaklar'' diyordu Onlar korkunca ben de korktum. Ve O günleri hatırlamak istemiyorum.
Kaza da kimlerin öldüğünü öğrendiğimde büyük bir şok yaşadım ben de öldüm. Dedim ki, “Benim kamyon, aslında bana çarptı.''suçlu bulunup Cezaevine girdik Cezaevinde herkes kaza anını soruyordu bir şeyler bildiğimi görmem gerekeni* gördüğümü ve , sustuğumu söylüyorlardı
Ben* bir şey görmedim.* Çatlı’nın ölmediği* söylendi. Ama ben hepsini gördüm,ve hepsi ölmüştü.*ÖLENLERİN ÇOCUĞU VARDI
İnsanlar Türkiye seninle gurur duyuyor'' diye slogan atıyorlardı bu bana , Hiçbir şey. Hiç bir şey hissetmedim*susurluk kazasında devlet siyaset mafya üçgeni ortaya çıktı peki sonrasında ne oldu
Ben istemiyorum, Türkiye’nin benimle gurur duymasını. Kazayı İsteyerek yapmadım. Ölenler suçlu olabilir. Ama onların çoluğu çocuğu vardı. Benim yaptığım gurur duyulacak bir şey değil.
Çatlı, Bucak, Kocadağ adlarını ilk kez kazada duydum Sonra merak edip okudum
Vay be, ben ne yapmışım'' dedim
Kim demez ki. Hâlâ her gün bir kez daha “Vay be'' diyorum.Cezaevindeyken korkmadım. suçum olsa yaşatmazlardı beni.beni kahraman ilan edenler kadar, katil ilan edenler oldu Çatlı’yı öldürdün dediler* önemli bir adamdı Çatlı.

*Susurluk kazasında Hükümette Erbakan ve Çiller vardı. CHP’liler ölenleri sevmiyorlardı.benimle ilgilendiler, ama ben siyasetle ilgilenmedim.
Mehmet Ağar, dönemin emniyet müdürüydü. genel başkan oldu. Esas suçlu Çillerdi Susurluk Kazasından önce devlete güveniyordum. Sonra fikrim değişti.devlet beni mağdur etmemeliydi
Aydınlığa bir dakika karanlık'' eylemi yapıldı. Biz Işığı ellemedik* Ellesek yanlış olurdu.
olay, farklı boyutlara gidebilirdi. sadece hayatta kalmaya ve karnımı doyurmaya çalışıyordum.
Kazadan sonra bir kaç kez Susurluk’tan geçtik
olayları hatırlayıp. O günü yaşadık Bütün vücudumu sedef kaplamıştı. Kazadan* sonra. sinirsel' sorunlar yaşadım Çok mağdur oldum.*Kazadan sonra Bir yıl çalışamadım. borçlarım birikti. Kamyonumu vergi borcundan dolayı bağladılar. otoparkta çürüyor. Çok sıkıntı yaşadık.* içine düştüğüm darlık ve kaza beni.üzdü kazayı Unutamıyorum. 20 yıllık ömrümü yedi.Ailemiz dağıldı. isyan etmedik. Tekrar mutlu olmak istiyoruz.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-05-2018, 06:54   #3
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmethaldunterzioğlu.com
ŞEHİT ÜSTEĞMEN, İZZETTİN POLAT”

*Size hüzünlü, gerçek bir hikâye anlatacağım!
1974 yılında, Muş’ta tanıdım İzzettin Polat’ı. Muş Lisesi’nde…Lise’ye Trabzon’da başlamış, ve Muş’a göçmüştük. Dışarıdan geldiğimiz için tedirgindik bocalıyorduk, sınıfın başkanı, izzettindi onunla** kafadar olduk. kardeş olduk İzzettin, adı gibi* izzetliydi Bir doksandan uzundu Yakışıklıydı. şıktı Boksördü. boks takımının değişmeziydi birincilikleri vardı. sevecen, iyi, güzel bir yürek taşırdı İzzettin. "Çocukla çocuk, büyükle büyüktü En ciddi duruşunda bile, gülümseme vardı Beş vakit namazını* aksatmaz, teneffüslerde abdestini tazeler, sonra sıraların üzerinde, namazını eda ederdi. *Şehit izzettin polatın Gönlü ve eli* açıktı cömertti.Boyu, heybetliydi* bayramlarda, resmigeçitlerde, en önde bayrağı taşır, aslanlar gibi yürürdü. görevi kimse ondan alamazdı.* başkanımızdı. kimseyle tartışmaz kavga etmezdi,Öğretmenleri onu* sever ve takdir ederdi Yaz tatilinde* inşaatta çalışıyordu boyacılık yapıyordu. onu Takdir etmemek mümkün değildi. Şık ve temizdu Yaz çalışıyor, kışın* krallar gibi okuyordu. Onun "Başka çaresi yoktu” Okumak için çalışmak zorundaydı Ailesinin durumu iyi değil!”ilk boks antrenörümdü onunla başladı spor hayatım.Lisede. okul birincisiydi onun içinde askerlik* ateşi, vardı türk milliyetçisiydi vatanına ve milletine düşkündü adı gibi* izzetliydi Kara Harp Okulu’na başvurdu o, bir çocukluk düşünün peşinde koştu. subay olmak istermişti

*Şehit izzettin polatın*Kuşkuları vardı ürküyor, doğum yerinin ve kökeninin; düşüne engel olacağı düşünüyordu. Bense Hiç merak etme. Ordu senin gibi bir subayı elinden kaçırmaz boş laflar seni Kötülemek, karalamak ve milletle orduyu birbirine düşürmek için çıkarılmış dedikodulardır” dedim Boylu boslu, güçlü, sporcu, çalışkan, yürekli, yiğit, memleket ve millet sevdası ile donanmış, inanç yüklü İzzettin’in Harp Okulu’na gireceğinden şüphe etmedim.İzzettin sınavı kazandı, hem de en üst sıralarda sevindik* Subay kıyafeti içinde! Koç gibiydi mutluydu. gurur duyduk onunla. gelecekte görüşmek üzere helalleşip, vedalaştık. Dört* arkadaştık hepimiz başka yollara gittik
*1981 de okulumu bitirdim. İlk görev yerim Vandı Adresim Eğridir Dağ Komando Okuluydu. İzzettin Kayseri Hava İndirme Tugayı’ndan, gelmişti Eğridir’e. Ben yedek subay öğrenci, o ise teğmendi…* bir şaka yapayım, dedim. Hey! Uzun! iki çay kap getir bakayım!” dedim. Askerlik kurallarını alt üst eden istekti Kimse üzerine almadı, çağrımı. Ben, İzzettin’e çağrımı sürdürdüm.
İzzettin, Bana koşup geldi şakamı sürdürüp gardımı aldım ve bağırdım.Gel bakalım İzzet! Sana, dayak atayım da gör!”tanıdı beni. Kucaklaştık. Bir oğlu olmuştu. sık sık görüştük İzzettin’le Vedalaşırken "Seni Kayseri’ye beklerim!” dedi.

*Kayseri Hava İndirme Tugayı’na çıktı görevim. İzzettinle Taburlarımız yan yanaydı. paraşütle atladık eğitimlerde birlikte yer aldık.Sayılı gün çabuk geçti. Teskereyi almadan vedalaştık İzzettin’le.* Şark görevi bekliyorum!” Van’a gideceğim!” dedim. Bütün ayrılıklar hüzünlüdür okul arkadaşlığından sonra* Dostluğumuz pekişti.
eşimin hemşerisiydi, eniştem oldu İzzettin
Hakkâri’ye çıktı tayinim.Güzel memleketimin havası değişmişti, terör* kan kusuyordu* Şehitler veriyorduk. Çalıştığım daire asker hastanesinin karşısındaydı. Çok acı görüntülere şahit oluyorduk. her gün Şehit sayısı artıyordu.İzzettin Polat’ Üsteğmen Çukurca’da görevdeydi. Bir pusuda şehit edildi Çukurca’da askeri birliğe, teröristlerce pusu kuruldu. bir binbaşı, bir üsteğmen on bir er ve İZZETTİN POLAT* Şehit oldu.”*İnsan, tanıdıklarına, sevdiklerine, dostlarına toz kondurmaz, ölümü yakıştırmaz. Böylesi acı haberleri hep uzakta görür İçim yanarak diyorumki türk milletinin başı sağolsun. Dondum kaldım. Duyduğuma inanamadım.* bugün sözünü etmiştik bugün haber bırakmıştım gelecekte başka yerlerde karşılaşmayı, çocuklarımızın* bizim gibi kardaş olmasını dilerdim. Oysa* yiğit kardaşımın Şehit olduğunu söylüyordu haber spikeri.Hayır!” dedim " olamaz!”ağlıyordum hüngür hüngür.hıçkırıklar için de sordum. Ve malesef İzzettin Polatı, Şehit verdik Üsteğmenimizi. Şehit verdik Vatan sağ olsun!”
Vatan sağ olsun Bu vatana feda olsun canımız…
İzzettin! Şehitlik için çizmişti yolunu.* Mesleğini severek seçmiş, gururla giymişti o kutlu elbiseyi. O Peygamber Ocağı’nın neferiydi.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-05-2018, 06:55   #4
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmethaldunterzioğlu.com
ŞEHİT ÜSTEĞMEN, İZZETTİN POLAT”

*Şehit üsteğmenim Lisenin bayrağını taşırdı. Harp Okulu’nda* bayrak taşımıştı uzun zaman. Şimdi bayrağı, tabutuna saracaklardı. Onları kimse ayıramayacaktı sonsuza dek.Vatan sağ olsun!”* Vatan olmayınca biz sağ olmuşuz, ne çıkar?
Ama yürek yangınına kimsenin diyeceği olmaz!
Yüreğim yanmıştı. Hala yanar… arkadaşımın* şehit naaşı. Gelecekti*Aksakallı Hacı Babası geldi, ağabeyi geldi, Sarılıp ağladık gece boyu. Acı ateşin üzerine koyverdik gözyaşlarımızı. yüreğimiz yanıyordu, Albayraklara sarılmış şehitlerimiz yan yana yatıyordu Hepsi gideceklerdi sonsuza ve vatan toprağının özleminde Şehitlerimizi Aldık. Kucakladık, omuzladık. götürdük…defnettik Gerekenleri yaptık…Şimdi kevser ırmağından su içoyorlar Şehit Üsteğmen İzzettin Polat. Adı, muşta ilköğretim okulunda yaşatılıyor…*şehit* İzzettin Polat Muşluydu. Ay yıldızlı bayrağa hayran, vatanına milletine sevdalı, bir yiğitti , mert ve inançlıydı, dilinden* tevhidi eksik olmazdı sevecen ve cömertti, arkadaş, dost canlısı bir kahramandı.Arkadaşımdı kardeşimdi Siz de bilesiniz kardaşım olduğunu, onunla övündüğümü; dualarınızda anasınız, Fatiha ile ruhunu şenlendiresiniz diye yazdım Yiğit kardeşim, Şehit Üsteğmen İzzettin Polat’a ve tüm Şehitlerimize, Allah* Gani Gani Rahmet Eylesin Şehitlerimiz* ülkenin bütünlüğü ve teminatıdır.********
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-05-2018, 06:55   #5
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ahmethaldunterzioğlu.com KÜR ŞAD

*Kür şad Nihal Atsız Hoca’nın Türk Milleti’ne kazandırdığı,, unutulmaz kıldığı bir isimdir. Bugün her çocuğun, gencin, büyüğün ad ya da unvan olarak taşıdığı efsanevi bir isimdir
Nihal Atsız’ın 1946 da yazdı rın BOZKURTLAR”, romanını tüm nesilleri etkilemiştir* Türk Tarihi’ni destanlaştırmıştır Atsız Hoca tüm milliyetçileri etkilemiştir, "BOZKURTLAR” romanı. *İlk okuduğumda 13 yaşındaydım.defalarca okudum, gözlerim doldu kitabın etkisi hiç eksilmedi
Tarihe merakım bu kitapla başladı.kitap, araştırmaya yöneltti beni. Göktürk Tarihi’ni incelerken, özellikle "Kürşad Destanı”nı aradım,
*Edebiyatçılığı ve romancılığı ile* Atsız Hoca kürşadı mıhla kazıdı zihinlere Böyle bir yiğit yaşamış destanlaşan Kürşad İsyanı’nı” başlatmış, yiğit yoldaşları ile, gerçek bir kahramanlık örneği vererek Çin Sarayı’nı basmıştı. Ancak tarihlerde adı Kürşad” değildi.Nihal Atsız büyük hayal gücü ile güzelim kalemi ile öylesine bir roman yazdı ki! Öylesine etkiledi ki kitleleri… ‘Kürşad’ adını verdi yiğide! tarihçiler* çaresiz kaldık! Şimdi değiştir bakalım* ismi, değiştirebilirsen!”Kür” Kaşgarlı Mahmut’un, Divan-ı Lugat it Türk'te de geçtiği üzre; "Yiğit” anlamındadır Kür-er” yiğit er, "Kür-alp” yiğit alp, anlamındadır Şad” ise* Orta Asyada soyluluk unvanıdır, "Prens ve bey” anlamına gelir "Şadlık”, yöneticidir Kağanın yakın akrabalarından seçilen "Teginlere” verilen bir yöneticilik payesidir

*Şadlar” yalnızca Kağana karşı sorumludur
Kürşad” Yiğit Şad” "Yiğit Bey” demektir Çin tarih yazarken isimleri Çinceye çevirmiştir Türk Hakanının, isim çevirisinde zorluklar yaşanmaktadır. Çin yazısının okunmasındaki ve* telaffuzundaki farklılık nedeni ile "Teoman Han” olarak bildiğimiz Hun Hakanı’nın adının "Touman, Tuman Duman” olması gerektiği söylenmiştir Mete Han için "Motun, Bağdur ve Bahadır” isimleri uygun bulunmuştur. Ancak, iki yüz yıl önceki* ilk telaffuzlar unutulmamış,"Teoman ve Mete” adları* en iyi bilen tarihçiler tarafından bile kullanılmıştır geniş halk kitlelerinin kabulü kolay kolay değiştirilememektedir.tarihçi* Nihal Atsız Hoca, Çin Sarayı’nı basan korkusuz Göktürk Yiğidine "Kürşad” adını vermiştir Çin Kaynaklarındaki ismini istememiştir. Bilinmez hayatını bilinir, yaptıklarını unutulmaz kılmıştır. destanın unutulmamasını, yiğitlerin ölümsüz kalmasını sağlamıştır.Yazdıkları, tarihe* uygundur.*Yıl 639…T’u-li Kağanın kardeşi Chie* 629 yılından beri Çin’de ikamet zorunda bırakılmış Göktürk soylusudur Göktürkleri etkisizleştirmek isteyen Çin Göktürk soylularına unvanlar dağıtmıştır. Aşina unvanı "Chung-Lang Generali” gibi bu ünvanlar Üst düzey* Çin’de yalnız soylulara verilmektedir göktürkler kürşada ayrıcalıklar tanınmış,* ordunun da başına getirmiştir. Kürşad Çin’de, yaşamaya alışamamıştır Aşinaya tün ayrıcalıklar ıstırap vermektedir. özgürlüğü ve anavatan Ötüken’i özlemektedir. Amacı* Çin’den çıkmak, Göktürklerin özgürlüğü için savaşmaktır. Göktürk Beyleri ile* irtibat kurar. Kırktan fazla Göktürk Soylusuyla örgüt kurar

*Kürşadın* Ağabeyi Tu-li Kağan’ın oğlu Ho-lo-hu’ Çin tarafından ödüllendirilmiştir, ama kontrol altında esaret hayatı yaşamaktadır.gizli örgüt Aşina yönetiminde plan yaparlar.Çin prensi Li geceleri saraydan çıkmaktadır kürşad ve 40 çerisi
Saraydan çıktığında onun yakalayıp, esir alacaklardı. Aşina ve yoldaşları Çin imparatorunuda esir alıp Çin’deki Göktürkleri özgürlüğüne kavuşturacaklardı.Aşinanın yeğeni, kağan seçilecekti. Aşina asla kağanlık istememiştir , Aşina ve 40 yiğit yoldaşı sarayda pusu kurdular beklenmedik, büyük bir fırtına çıktı Çin Prensi saraydan çıkamadı. Aşina saraya hücum ederek İmparator tsung’u kaçırmaya karar verdi.
*Kürşad ve 40 yiğit* kahramanca vuruştu çin muhafız hattını geçtiler İmparatora ulaşmaları an meselesiydi. Ancak Çin Generali Sun* kabalık bir kuvvetle saraya geldi. Aşina ve yiğitleri teslim olmadılar savaşarak saraydan uzaklaşmaya çalıştılar. Amaçları* Wei ırmağını aşmak ve topraklarına ulaşmaktı. Ancak* başaramadılar. Sınır devriyeleri tarafından kuşatıldılar. Yiğitçe savaşarak can verdiler.Bu isyan Çin’deki Göktürklere umut oldu. Çin İmparatoru çok korktu. Göktürklerin Çin’de yaşamalarının yıkım olacağını söylediler Göktürklerin Çin’den çıkarıldı
Yiğit Göktürk Soylusu, Aşinaya en uygun ismi,* Nihal Atsız verdi Ona "Kürşad” dedi yaptıklarını unutulmaz kıldı Yediden yetmişe herkes onu tanıyordu türkler* "Kürşad” adını taşıyordu.
Yiğitleri, yaptıklarını destanlaştırmak büyük beceridir. Aşina adı değişmiş kürşad olmuştu aşinaya Kürşad” adını Nihal Atsız Hoca koydu…
Hadi, değiştir, değiştirebilirsen!”
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı




2007-2026 © Siyaset Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.


Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı