|
![]() |
#1 |
![]() Kaynak sorularlaislamiyet.com Fetih Hutbesi
Efendimiz, Kâbe-i Muazzamanın kapısında durdu. Mübârek yüzündeki tatlı tebessümleriyle Allah'a hamd ve senâdan sonra şu hutbeyi irad etti: Allah'tan başka ilâh yoktur. Yalnız O vardır. O, va'dini yerine getirdi kuluna yardım etti, düşmanları tek başına perişan etti.Bilmelisiniz ki, Cahiliyye Devri kan ve mâl dâvâları, ayaklarımın altındadır insanlar Âdem'den (a.s.), Âdem de topraktan yaratılmıştır. *Allah buyuruyor ki Ey insanlar Sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık; birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız diye sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en şerefliniz, Ondan en çok korkanınızdır. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.(Hucurat) *Efendimiz (a.s.m.) halka,*"Ey Kureyş Şimdi ne yapacağımı tahmin edin diye sordu. Kureyşliler,*"Sen kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin! Kerem ve iyilik sahibi bir kardeş oğlusun! Ancak bize hayır ve iyilik yapacağına inanırız."*dediler.Âlemlere rahmet Efendimiz şöyle konuştu Benim halimle sizin haliniz, Yusuf'la (a.s.) kardeşleri gibidir. Yusuf un (a.s.) kardeşlerine dediği gibi ben de sizlere kınama yoktur! Allah, sizi affetsin. O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.Gidiniz, sizler serbestsiniz. *Affedişlerin en makbulü, muktedirken affetmek, iyiliklerin en güzeli kötülüklere karşı yapılandır. Merhametlerin en üstünü kendisine acımayanlara acımak, şefkat etmek ve merhamettir Kâinatın Efendisi bunu yapıyordu. O, Cenâb-ı Hakk'tan ders almıştı Kolaylık göster, affa sarıl, iyiliği tavsiye et, câhillerden de yüz çevir."Mekke'nin fethinden sonra artık hicret kalkmıştır."* Ey insanlar!Şüphesiz Allah göklerle yeri, yarattığı gün Mekke'yi haram ve dokunulmaz kılmıştır. Kıyamet gününe kadar haram ve dokunulmaz olarak kalacaktır."*Allah'a ve âhiret gününe inanan için, Mekkede kan dökmek, ağaç kesmek helâl olmaz!*Mekke'de kan dökmek benden önce de helâl değildi benden sonra da helâl olmayacaktır kim öldürülürse, öldürülenin şuna hakkı vardır kısas ve kan bedeli *insanların Cenâb-ı Hakka karşı en hürmetsizi, en azgını; Allah'ın Hareminde adam öldüren, katilinden başkasını öldüren veya Cahiliyye intikamı için adam öldürendir." *İslâmiyet'te ne câhiliyyet vardır ne fetihten sonra hicret. cihad ve cihada niyet vardır."Bütün Müslümanlar kardeştirler.* Müslümanlar düşmanlara karşı tek eldirler, elbirliği ile hareket ederler."*İslâm'da, değiş-tokuş yoluyla mehirsiz evlenme yoktur.*Kadın, ne halasının ne de teyzesinin üzerine nikâhlanıp bir araya getirilebilir.Kocasının izni olmadıkça, kadının onun malını dağıtması, vermesi helâl ve câiz değildir."Kadın,mahremi bulunmadıkça üç günlük yola gidemez."vâris için vâsiyete lüzum yoktur. Ayrı din sahipleri birbirlerine vâris olamazlar."*Sabah namazı kılındıktan sonra güneş doğuncaya kadar bir başka namaz kılınmaz. İkindiden sonra güneş batıncaya kadar bir başka namaz kılınmaz.Sizi iki günün orucundan nehyederim: Biri Kurban Bayramı günü, diğeri de Ramazan Bayramı günü orucudur.Ben, size anlayacağınız, tutacağınız yolu gösterdim.
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Kaynak sorularlaislamiyet.com mekkenin fethi
Arabistan müşriklerinin tek kalesi Mekke fethedilmişti. İslâmiyet kuvvetlenmişti Müslümanlar artık dinlerini istediği gibi, yaşayacaktı Efendimiz "hicret müessesesi"ni kaldırdı Hicret için bîat yoktur."*buyurdu. Efendimizin (a.s.m.) kaldırdığı hicret, İslâmın serbestçe yaşandığı Müslüman beldeden İslâmın başka beldesine hicretti. Efendimizin Mekke-i Mükerreme den, Medine-i Münevvere'ye hicreti kaldırdı*Hz Resûl Fetih Hutbesinde Cahiliyye Devrine bütün iş ve dâvâları ortadan kaldırıldı Hacılara su dağıtma vazifesi olan*Sikâye, o Peygamberimiz (s.a.v.)'in amcası Hz. Abbas'ın uhdesinde idi. Kâbe'ye hizmet vazifesi Hicâbe*ise, hz Osman'daydı Hz. Abbas, iki vazifeye talip oldu hz Resûl hz abbası Sikâye vazifesine uygun gördü. *Hz Resûl Kâbe'nin anahtarını elinde tutuyordu şerefli vazifeyi vermek için Osman bin Talhâ'yı huzuruna çağırdı Muhakkak ki Allah emânetleri ehline vermenizi insanlar arasında adâletle hükmetmenizi emreder."*(Nisâ, 4/58)âyet-i kerimesini okuyarak Ey Osman! İşte anahtar Bugün iyilik ve ahde vefâ günüdür dedi ve Kâbe'nin anahtarını ona teslim etti. *Osman bin Talhâ kabe anahtarını alırken hz Resûl Sana söylediğim vuku bulmadı mı?"*diye sordu. Hz. Osman Resûlullahı tasdik etti.şehâdet ederim ki, sen, şüphesiz Allah'ın Resûlüsün."dedi Hicretten önce Osman Müslüman olmamıştı. Peygamberimiz (s.a.v.) Kâbe'ye girmek istemiş, hz Osman mâni olmuştu. Efendimize kaba, davranmıştı. Hz Resûl-i hiddete kapılmamış istikbâl ve semâlarda İslâmın yakında hâkim olacağını görerek sükûnet ve mülayimlikle Ey Osman, ümit ederim ki, bir gün gelecek beni anahtarı elde etmiş istediğim yere koymakta, arzu ettiğime vermekte serbest olacağımı görürsün demişti. *Efendimiz Hz Osmanı kabe anahtarını vermek için yanına çağırdı hz osman Mekkeli müşrikler kuvvetten düşmüş, yok olmuştur diyince Peygamberimiz (s.a.v.),Hayır, ey Osman! Asıl bu gün Kureyş hakiki kuvvet ve şerefe kavuşacaktır!"buyurmuştu. *Efendimiz, mekkede umumî af ilân etti Safâ Tepesine çıkıp Kureyşlilerin bîatını kabul etti. Seneler önce, aynı tepede peygamberliğini açıktan ilân edip muhalefetle karşılanmıştı şimdi bîat alıyordu. İnsanlar Allah'a îmân, Allah'tan başka ilâh bulunmadığına ve Muhammed'in (a.s.m.) Onun kulu ve Resûlü olduğuna şehâdet ederek islamiyete bîat ettiler*Kadınlar şu hususlarda Peygamberimiz (s.a.v.)'e bîat ettiler Allah'a hiçbir zaman ortak koşmamak Hırsızlık yapmamak,Kız çocuklarını öldürmemek,Zinâ etmemek, iffetini korumak,Herhangi bir iyilik hususunda Allah Resûlüne isyân etmemek.*Mekkenin fethinde müslüman olan Kadınların başında Hz. Ümmühanî, Ümmü Habîb, Erva, Ebû Âs'ın kızı Ârikâ, Cehil'in oğlu İkrime'nin karısı Ümmü Hakîm, Velid'in kızkardeşi Fâhita bulunuyordu. Hz Resûlün ölüm fetvası verdikleri Süfyan'ın karısı Hind de vardı. Tanınmamak için kıyafet değiştirmişti Peygamberimiz (s.a.v.) ve Müslümanlara yaptığı hareketlerden pişmanlık duyuyordu .*Kâinatın Efendisi İslâmiyetle şereflenen Hind'i affetti bîatını kabul etti. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Kaynak sorularlaislamiyet.com mekkenin fethi
*Saadete kavuşan insan, sevdiklerinin de aynı saadet lezzetini paylaşmasını gönülden arzu eder. Bu, insanoğlunun fıtratında vardır Hz. Ebû Bekir, îmân edip saadet yaşayanlardandı babası Kuhâfe saadetten mahrumdu. Hz ebubekir babasının nimeti, huzur ve saadet lezzetini kendisiyle paylaşmasını istiyordu.onu Efendimizin huzuruna getirdi.efendimiz Beni Rabbim terbiye etti,*o ne güzel bir terbiyecidir."buyurarak Cenâb-ı Hakk'ın emriyle kemâle erdiğini ifade etti *Efendimiz, Hz. Ebû Bekir'in ihtiyar babasını yanına getirmesinden müteessir oldu İhtiyara, getirme zahmeti vermeseydin de onu evinde ziyâret etseydik olmaz mıydı?"*buyurunca İlâhî kaynaktan ders alan Hz. Ebû Bekir Yâ Resûlallah! Senin ona gitmenden, onun sana gelmesi daha muvafıktır."*dedi. Peygamberimiz (s.a.v.), mübârek ellerini âmâ Kuhâfe'nin göğsüne koyup Müslüman ol, ey Kuhâfe"*dedi. Hz ebubekirin babası Kuhâfe derhal Müslüman olup oğlunun saadetine saadet kattı. *İslâm düşmanı Süfyan'ın karısı Hind'in affedilmesi, öldürülecekler listesine alınanlarda ümit kapısı açtı. Vakit geçirmeden ümit kapısından girenler islamla şereflendiler. Hz. Resûlun affına uğradılar. İkrime Safvan Vahşî, bunlar arasındaydı Dünya tarihinde acaba, en amansız düşmanlarına karşı lütufkâr ve merhametli davranıp affeden, onlara kalbinde yer veren bir başka şahsiyete rastlanabilir mi?*Mekke fethedilmişti. Yüzlerde, gönüllerde sevinç vardı. Şehirde bayram havası hâkimdi. bir bedevî Peygamberimiz (s.a.v.)'in yanına yaklaştı peygamberin karşısında bedevî tir tir titriyordu.hz Resûl-i Ne oluyor sana, kendine gelsene! Ben, bir hükümdar değilim. Ben, güneşte kurutulmuş et parçaları yiyerek geçinmiş olan Kureyşli bir kadının oğluyum." buyurdu. *Efendimiz sözleriyle eşsiz bir tevazu örneğiydi O, hükümdar bir peygamber değil, kul bir peygamberdi Gönül deryasında hâkim olan her zaman tevazû idi. Hz Resûlün mübârek sözlerine muhatab olan rahatlar titremesi geçerdi Efendimiz, Kâbe ve Mekke'nin içini putlardan temizledi şehirdeki putları yok etmek .İçin hz Velid'i otuz kişilik bir birlikle Nahledeki Uzzâ putunu yıkmaya Müşellel dağındaki*Menât*putunu yıkmaya Sa'dı ve müşriklerin taptığı Süva' putunu yıkmaya Amr Âsı gönderdi. Putların hepsi yıkıldı Mekke'nin içi dışı putlardan temizlendi, Kureyşin gönlü şirkten kurtarıldı Tevhid nuruyla mekke tertemiz hale geldi. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() Kaynak sorularlaislamiyet.com mekkenin fethi
*Mekke fethedilmişti. Hz Resûl mübârek beldeden ayrılmamıştı.Mahzumoğullarından binti Esved adındaki kadın hırsızlık yapmıştı. Kadın itibarlı ve soylu idi hırsızlıkta bulunanın elinin kesileceğini herkes biliyordu. Herkes soruyordu:*"Yüksek mevkiye sahip bir kadının eli nasıl kesilebilir?" *Mekkede fatma adlı zengin bir kadın hırsızlık yapmıştı Âile halkı, Fâtıma'nın elinin kesilmemesi icin ümit ışığı arıyor Hz. Resûlullahtan şefaat istiyorlardı. Sahabilerden Üsâme kadının affedilmesini dileyince Efendimizin rengi değişti.Sen, Allah'ın koyduğu cezalardan bir cezanın affedilmesinimi konuşuyorsun?" diye buyurdu. Hz. Üsâme, üzgün bir edâyla Yâ Resûlallah! Bu uygun olmayan hareketimden dolayı Allah'tan affım için duâ et!"* *Efendimiz (a.s.m.), ayağa kalktı ve Allah'a hamd ve senâda bulunduktan sonra halka seslendi Sizden evvelkileri şu davranışları mahvetmiştir:*Onlar, asilleri hırsızlık yaptığında serbest bırakırlardı. Zâif, güçsüz birisi hırsızlık edince ona ceza verirlerdi. Muhammed'in varlığı kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki; kızım Fâtıma hırsızlık etseydi muhakkak elini keserdim!" *Efendimiz zengin olup hırsızlık yapan kadının elinin kesilmesini emretti. Kadının eli derhal kesildi. Kadın tövbe etti evlendi. sık sık Hz. Âişe'nin yanına gelir giderdi.Efendimiz, milletlerin bekası için vazgeçilmez bir şart olan adaletin eşsiz bir örneğiydi *Ahlâk ve yüz güzelliğinden ve babalarının onu çok sevmelerinden dolayı kardeşleri, Hz. Yusuf'u çekemez hayatına son vermek için Kenan Kuyusuna atarlar. bir kafile onu Mısır'a götürür. Başından birçok hadise geçen Hz. Yusuf, Mısır'a aziz olur. Kader-i İlâhi, makamında Hz. Yusuf'la kardeşlerini bir araya getirir. kardeşler yaptıklarından pişmandır Hz. Yusuf,*'Bugün ve bundan sonra benden size başa kalkma ve serzeniş ezâ ve cefâ yoktur size hakkım helaldir diyerek, kardeşlerini affeder. Efendimiz, Kureyş müşriklerine: 'Benim halimle sizin hâliniz, Yusuf'la (a.s.) kardeşleri gibidir' diyerek mekkeyi fethettiğinde mekkeli müşrikleri affetti |
|
![]() |
![]() |