|
![]() |
#1 |
![]() Kaynak timetürk.com
İşçi ve işçilik *** Hazreti Muhammed: “İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz.”buyuruyor 1 Mayıs İşçi Bayramı, dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günüdür Dünyada resmî tatildir. Türkiye’de ilk kez 1923′te resmî olarak kutlanmıştır. 2008 Nisan’ında, “Emek ve Dayanışma Günü” olarak kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 da TBMM’de kabul edilen yasa ile 1 Mayıs resmi tatil ilan edilmiştir. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramına destek olan bir çok müslüman vardır* İslam’da zenginin* fakirin işverenin ve, işçinin de yeri vardır İslam tam bir adalet,* diyor çünkü eşitlik her zaman adalet olmaz. Güçlü deveyle zayıf deveye 50’şer kilo* vursan eşitlik olur adalet olmaz,* zayıfa güçlü kadar yük vurulmaz. Herkes eline geçen her şeyi verirse o zaman işçi de bulunmaz, herkes ağa olur “Sen ağa ben ağa inekleri kim sağa?!” derler. ve* dünyanın nizamı bozulur. ayette Ey mülkün sahibi* Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır sendedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.” (Al-i İmran 26) Allahu Teala Müslümanlara zekat ve sadaka müessesi getirip fakirlerin ihtiyacını gidermiştir. Sadakalar* -Allah’tan* farz olarak- yalnızca fakirler düşkünler* kalbleri ısındırılacaklar köleler borçlular Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar içindir. Allah bilendir hüküm ve hikmet sahibidir.” (Tevbe) Peygamber Efendimiz işçinin ücretinin vaktinde ödenmesini emretmekte, işçiyi çalıştırıp ücretini ödemeyenlerin hasmı olduğunu beyan buyurmaktadır.* Nebi (s.a.v.) şöyle buyurduğunu “Allah Teâlâ buyurur ki: Üç kimse vardır ki, Kıyamet günü* onların hasmıyım. Ben,* kimin hasmı olursam, onu helak ederim. O üç kimse şunlardır: Bana karşı söz verip, sonra* dönen, ,Hür kimseyi köle gibi* satarak parasını yiyen, işçi çalıştırarak ondan istifade edip de ücretini vermeyen kimsedir.”* hadis-i şerifler ve İslâmiyet alın terine büyük ehemmiyet vermiştir. İslâmiyette emeğe saygı vardır. Karşılıklı anlayış ve işbirliği vardır. İşveren* emanetçidir. Mülkün hakiki sahibi Allahu Teâlâ’dır. patronun* serveti “ameli”dir. Ne kadar zengin olursa olsun mezara* kefenle onun için çalıştırdığı kişilere imkanları ölçüsünde en iyi ücreti verecek, onu muhtaç düşürmeyecektir. İşçi o işyeri sanki kendisininmiş gibi çalışacaktır. Müslüman olarak "Merkezinde insan ve insanlık olmayan, refahı topluma yaymayan sadece ülke ekonomisini büyütmeye kilitlenmiş* politikanın uygulandığı, Vergi yükünün emekçi sırtına yüklendiği, işçilerin asgari ücretle çalışmaya mahkûm edildiği, yüksek işsizlik oranları,* kadınların ve çocukların ucuz işgücü olarak sömürüldüğü, Yetersiz tedbirler ve çalışma şartları nedeniyle iş kazalarının arttığı, binlerce işçinin hayatını kaybettiği sakat kaldığı bir memlekette sosyal barış tesis edilemez." Hayreddin Karaman işçi hakları konusunda şunları yazıyor: İslâm'da işçi iş akdi, " ele alınmıştır; işçi, emeğini kiraya verendir. sermaye-emek toprak- emekten bahsedilmiştir. iş yapan zanaatkârlar, sanâyiciler, doktor, avukat serbest meslek sahipleri işçidirler işlerini yaparken başkalarının emeğinden istifade ediyor, yani işçi kullanılıyorsa, işverendirler işçi, emeği karşılığında ücret yerine, üretim ve gelirden pay alıyorsa, l işverendir işçi-işveren anlayışı İslâm'da sınıf çatışmasını önlemiş, işçinin işe sahip çıkarak üretimi arttırmasını, işveren olma ümidiyle* verimli olmasını sağlamıştır.*İslâm hukukunda* iş akdi* rızâ ve irade iledir. İşin meşrû ve mübah olması, işçinin yapacağı iş ve hizmetin -müddeti* ücreti istifade edeceği haklar iş akdinin şartlarıdır. işe ilk girişte sözleşme ve akit yapılırken, sonra, işçi ve işveren temsilcileri arasında toplu sözleşmeye gidilmektedir? Toplu sözleşmenin* meşrû olabilmesi için, sözleşmeyi yapanlara işçilerin ve işverenin, serbest irade ve rızâlarıyla temsil* selâhiyeti vermiş olmaları, tarafların kabul veya red muhayyerliklerinin bulunması gerekir. Tehdit, zorlama ve tazyikte kalan taraf veya tarafların yaptıkları akit ve sözleşme meşrû ve sahih değildir.*Bir başkasına çalışmak veya hizmet* suretiyle üretim kâr yahut* refah ve huzurua katkıda bulunan bir kimsenin, bundan dolayı kendisine menfâatler sağlaması tabiî hakkıdır;* İnsanın* gelişmesi, huzur ve mutluluğa ermesi istediği işte, kabiliyetlerini geliştirebileceği sâhada çalışma imkân ve hürriyetine bağlıdır. İslâm, kişinin sınıfına* bakmaksızın ona, güç ve kabiliyetine uygun her işte hürriyet tanımıştır. Hiçbir kimsenin, örf-âdete veya iktidara dayanarak bir işe girme imtiyazı yoktur; iş ve çalışmada fırsat eşitliği vardır; öncelik hakkı ehliyet ve kabiliyete bağlıdır:* Rasûlullâh (sav) "Emanet* iş ehline değil ehli olmayana verilince kıyâmetin kopmasını bekle" buyurmuş İslâm'ın "insanlar arasında eşitlik" prensibine işaret etmiştir çalışma hayatında fırsat eşitliği ve hürriyet -prensiplerine ve* iş sâhasına* bağlıdır. İstediği işi bulamayan veya ekmek bulamayan kimsenin iş hürriyetinden bahsedilemez. İslâm, devlete, herkese iş bulma vazifesini vermemekle beraber, gerekli tedbirleri almasını ve iş bulamayan kimselerin geçimlerini sağlamasını* istemektedir.*
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Kaynak vikipedi.com
1 Mayıs İşçi Bayramı 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı,*işçi ve emekçiler*tarafından dünya çapında kutlanan, birlik, dayanışma ve haksızlıkla mücadele günüdür Dünyada resmî tatildir Türkiye'de ilk kez*1923'te resmî olarak kutlanmıştır.*2008 Nisan'ında,*"Emek ve Dayanışma Günü"*olarak kabul edilmiştir. 22 Nisan 2009 da*TBMM'de kabul edilen*yasa*ile 1 Mayıs*resmi tatil*ilan edilmiştir.Uluslararası*emek hareketine*dikkat çekmek için 1 Mayıs 1886'da Şikagolu işçilerin sekiz saatlik iş günü için greve gitmesiyle başlayan ve dördü işçi, yedisi polis on bir kişinin ölümüyle sonuçlanan*Haymarket Olayı'nı anma 1977 yılında*Taksim'de 34 kişinin öldüğü, 136 kişinin yaralandığı*Kanlı 1 Mayıs'ı anmak için gösteriler yapıldı İlk kez*1856'da*Avustralya'nın*Melbourne kentinde taş ve inşaat işçileri, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar bir yürüdüler 1 Mayıs*1886'da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu için işçiler 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saat talebiyle iş bıraktılar.*Şikago'daki gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Kentakide 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, yürüdü. O dönemde Luizvil'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, ön yargı duvarı yıkıldı şeklinde yorumlanmıştı.gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı*Haymarket Olayı'na yol açtı. yasal baskılarla gösteriler engellendi.*14 Temmuz-21 Temmuz*1889'da toplanan*İkinci Enternasyonal'de*Fransız*bir işçinin önerisiyle*1 Mayıs tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlandı ikinci gösteri*1890*da yapıldı Zamanla 8 saatlik işgünü birçok ülkede kabul edildi. 1 Mayıs işçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bayram niteliği kazandı. sosyalist Çin,*Kuzey Kore,*Vietnam,*Laos,*Küba,* Venezuela,*Nepal,*Bolivya ve birçok ülkede tatil günü 1 Mayıs'ı işçiler büyük kitlelerle kutlar; ve 1 Mayıs siyasal bir eylem biçimini alır. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Kaynak islamveihsan.com Osman Nûri Topbaş
* İSLAM’DA İŞÇİ HAKLARI Osman Nûri Topbaş:*Bizler fakir-fukarâya acırız. Aslında en çok acınacak olanlar, işçisine zulmeden zalim patronlardır. Onlara acımak ve irşâd etmek lâzım. bugün yaşanan problemlerin büyük bir bölümü, zalim patronlardan kaynaklanıyor. zalim patron, işçisine* kapımdan ekmek yiyorsun.”*diyor. Bunu demeye ne hakkı var? ona ne kadar ekmek veriyor ki Rasûlullah Efendimiz vefat ânında sesi kısılmıştı, sesi duyulmaz hâldeydi buna rağmen Allah Rasûlü sözlerini tekrar tekrar söylüyordu.”Cenâb-ı Hakk’a karşı kulluk vazifemiz olan*“Namaz, namaz, namaz!”“Emriniz altındakilerin hukukuna dikkat edin!”*buyuruyordu. Ashâb-ı kirâm sırf bu hukukla birçok harp esirini âzâd etti Hasis sarraf, kendine bir başka kese diktir! Mezarda geçer akça neyse, onu biriktir!.. (Necip Fâzıl Kısakürek) Müslüman iş adamı emrindekilere yediğinden yedirecek, içtiğinden içirecek. Aşırı yük vermeyecek. bu hukuku, İslâm yalnız insanlara değil hayvanlara bile verdi. Efendimiz binek hayvanları üzerinde oturmuş, bir grup gördü. Onlara:“Hayvanlarınıza yormadan güzelce binin ve kullanmadığınız zaman güzelce istirahat ettirin. Onları yollardaki ve sokaklardaki konuşmalarınız için kürsü edinmeyin sırtlarında durarak sohbet etmeyin Nice binilen hayvan vardır ki, sırtına binenden daha hayırlıdır buyurdu. müslüman bir patronun işçisine davranışında hassas olması gerekiyor? Hucurât Sûresiʼnde;*“…Allâhʼın huzûrunda en ekreminiz*en değerliniz en çok takvâ sahibi olanınızdır…”*âyetinin iniş sebebi bir köledir. O dönemde esirler köle diye satılıyordu Müslüman kölenin tek isteği Allah Rasûlü’nün arkasında namaz kılmaktı Efendimizin gözü gönlü ravzada köleyi arıyordu bir gün kölenin sahibi Yâ Rasûlâllah, canı gırtlakta, sekerat hâlinde.diyince Efendimiz tüm sahabelerle mübarek köleyi ziyarete giddi Vefat edinceye kadar köleden ayrılmadı. Ve o mübarek köleye Efendimiz tarafından yıkattırılıp defnedilmek nasip oldu Gül, Hazret-i Peygamber Efendimiz’in sembolüdür. hayat dershânesindeki en mühim tahsil; Güller Şâhı’nı tanıyabilmek Gül’ün latîf kokusundan ve rûhânî dokusundan nasîb alabilmek Gül’ün yaprağında bir şebnem tânesi olabilmektir…“ Ensar ve Muhâcirler Biz îmânımızı korumak için, evimizi terk ettik, can ve malımızı fedâ ettik, Allah Rasûlü’nün köleye alâkası bizden fazla oldu.”*dediler. Bunun üzerine;…Allah katında sizin en ekreminiz*en çok takvâ sahibi olanınızdır…”* (Hucurât) âyeti nâzil oldu. Yani bu âyet, yüksek mevkî sahibi, varlıklı bir kişi için inmedi. Bir köle için indi. Zâhiren bir köle idi, hakîkatte takvâ sultânı idi.o köle ücret olarak? Allah Rasûlü ile beraberliği istedi. Bu beraberliği Allah Rasûlü ile beraber secde edebilmek için istedi. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() Kaynak vikipedi.com
Kanlı 1 Mayıs*veya*1 Mayıs Katliamı,1 Mayıs*1977*günü*Taksim Meydanı'nda kutlanan*İşçi Bayramı'nda 34 kişinin hayatını kaybetmesi ve 136 kişinin yaralanması ile sonuçlanan olaydır. Türkiye'de*1 Mayıs İşçi Bayramı, ilk defa 1911 de*Osmanlı İmparatorluğu*sınırlarındaki Selanik'te kutlanırken*İstanbul'daki ilk kutlama 1912 de gerçekleştirildi.1923 yılında 1 Mayıs'ın yasal olarak*İşçi Bayramı*ilan edilmesinden bir yıl sonra hükümet, kutlamaların yasakladı. 1925 te çıkarılan*Takrir-i Sükûn Kanunu*ile *İşçi Bayramı tamamen yasaklandı.Cumhuriyet ile yüksen işçi hareketi ile birlikte uzun yıllar kutlanamayan 1 Mayıs, ilk defa 1976 da*Devrimci İşçi Sendikaları DİSKböncülüğünde 200 bin kişinin katılımı ile*Taksim Meydanında*gerçekleştirildi 1977 ye gelindiğinde Devrimci İşçi Sendikaları kitlesel kutlama hazırlıklarına başladı İstanbul Valiliği ve*İstanbul Emniyeti*ile anlaştılar.*Taksim Meydanı'nın ulaşımca rahat ve merkezi olması sebebiyle kutlama yeri yapıldı 1 Mayıs karşıtı Maoist*sol gruplar da katılmak istedi DİSK, olay çıkartma olasılığı ve disiplinlerini bozacağını düşündüğü grupları kutlamaya almak zorunda kaldı.1 Mayısta olay çıkacağı, insanların ölebileceğini yazarlar yayınlamaya başladı.Tercüman Gazetesi'nden*Ahmet Kabaklı*köşe yazısında Yarın 1 Mayıs. DİSK, TİP ve CHP militanları, yarın İstanbul, Ankara ve yurdu kana bulaması mümkün kışkırtma hareketlerine girişebileceklerdir. Polisle vuruşmalar muhtemeldir, cinayetler işlenebilir, mallara canlara kıyabilirler. Taktik icabı, aralarında dövüşebilirler, saf vatandaşlar ölebilir." cümlelerine yer vermişti. Rauf Tamer*ise 1 Mayıs 1977 de "Arabalar tahrip edilecek. Camlar kırılacak. İnşallah aldanırız, ama kanlar akacak" cümlelerine yer vermişti 1 Mayıs 1977 *İşçi Bayramı'nda 500 bin kişi*Taksimdeki kutlamalara katıldı 19.00 da DİSK başkanı*Kemal Türkler*silah sesleri duymaya başladı.Marmara Otelinden ateş açıldı polis ses bombaları ve*panzerlerle müdahale etdi Kalabalık, kaçıp Kazancı Yokuşu'na yöneldi kamyonun yolu tıkaması ezilmelere sebep oldu. 28 kişi ezilme ve boğulma 5 kişi silahla vurulma, 1 kişi de panzer altında kalarak 34 kişi yaşamını yitirdi, 130 kişi yaralandı.*DİSK 36 kişinin öldüğünü belirtti. Olay sonrası 470 kişi göz altına alındı fakat serbest bırakıldılar. bazı sendika ve sol gruplardan 98 kişi hakkındaki yargılamalar 14 yıl sürdü. kimse ceza almadı. Emniyet veya devlet yetkililerinden herhangi birinin yargılanmadığı dava zamanaşımına uğradı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşındı.ateşi kimlerin açtığı belirlenememiş ve olay aydınlatılamamıştır |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() Kaynak doğru haber.com
İslam`da işçi hakkı İslam, sermaye sahipleri ve kabile büyüklerinin cahiliye döneminde, kibir, açgözlülük ve hırsla işçi ve köleleri sömürdükleri zulmelerini altüst etmiştir. Yeryüzünde Allah`ın emirleriyle şekillenen sosyal adalet sistemi oluşturmuştur. Zenginliği ve fakirliği imtihan sebebi kabul etmiştir. İşçilerin sömürülmesini önleyerek sınıfsız toplum geliştirmiştir. Müslümanlar arasında işverenler, işçilerden daha aziz ve değerli değildir. İşçiler de işverenlere nazaran kıymetsiz ve değersiz değildir. İslam`da üstünlük takva iledir. İlim ve amelce ilerde bulunan ve Allah`a saygı hisleriyle dolu olan kimse üstündür islamda, işçiye gücünü aşan iş yüklenemez. “Allah hiç kimseyi güç yetiremeyeceği bir şekilde yükümlü tutmaz.” (Bakara) ayet-i kerimesi, müminlere ilahî ahlakı öğretmektedir. Peygamber Efendimiz, bir hadis-i şerifte, buyuruyor İşçi kardeşleriniz işlerinizi yapan kimselerdir. Allah onları ellerinizin altına verdi; dileseydi sizi onların eli altına sokabilirdi. Öyleyse, işçi çalıştırıyorsanız, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. güçlerini aşan bir iş teklif etmeyin zor bir iş isterseniz, siz de onlara yardım edin!” İnsanları ancak yapabilecekleri işlerden sorumlu tutan herkesin, konumunu gözeten İslam, prensibini çocuklar hakkında da öne çıkarmış ve onların çalıştırılamayacağı hükmünü koymuştur. Onların önce eğitimlerini tamamlamaları gerektiğini belirtmiş İslam`a göre, çocuklar ancak velilerin ve idarecilerin izniyle bir sanat öğrenmek için çalıştırılabilirler. anne-baba ücret mukabilinde kendi evlâdını kendi işyerinde çalıştırabilir; fakat çocukların kendi anne-babalarını ücretle çalıştıramaz İslam reşit ve imkan sahibi çocuklara anne-babalarına bakma mükellefiyeti yüklemiştir. İşçinin sağlığı ile oynayan hiçbir iş kolu, İslam`da uygun görülmez. bir insanın hayatı, Allah katında bütün insanların hayatı kadar değer ve kıymete sahiptir (Maide). yüzde yüz emniyet ve yüzde yüz sıhhat kazandırılmadıkça, İslam işçiyi yerin derinliklerine salıp oralarda çalıştırmaya razı olmaz. şuurlu hiçbir Müslüman işveren, böyle bir vebali göze alamaz. Bu mesele hiçbir zaman ferdin inisiyatifine de bırakılamaz. iş yerlerini denetim ve kontrol kurumların vazifesidir. İşçiler, namaz ve oruç gibi farz ibadetleri yerine getirme hakkına sahiptirl işverenin, işin yoğun olması sebebiyle vakit namazlarında işçiyi camiye göndermeyip işyerinde ibadet etmesini istemeye hakkı vardır. Fakat cemaatle eda edilmesi gereken cuma ve bayram namazları bundan müstesnadır. işveren, vakit kaybı oluyor gibi bahanelerle işçisinin ibadetlerine mani olmamalı ve dinî görevlerini yapabilmesi hususunda imkân tanımalı; işçi hoşgörüyü istismar etmeden kulluk ve işçiliğinin hakkını vermelidir. İslam fıkıhçıları, fertler çalışacak iş bulamazlarsa, devletin onlara iş bulmak ve geçimlerini sağlamak zorunda olduğunu belirtirler. Devlet, dilenmeyi, rüşveti, faizi ve kumarı yasaklayıp mani olmalı; diğer yandan çalışmayı emrederek herkese uygun iş sahaları açmalıdır. Hastaların, yaşlıların, kimsesizlerin ve yoksulların geçimini garanti altına almak devletin vazifelerindendir |
|
![]() |
![]() |