|
|
|
|
#1 | |
|
Alıntı:
Hadi inligiliz yabancı elbette kötüleyecek yazılar yazabilirde... bu içimizdeki kökü belirsizler ne ayak... ALLAH belasını verecek amma... Osmanlıya dil uzatanların...
|
||
|
|
|
|
|
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#2 |
|
hangi sahnesinde içki vardı bana onu söyle izlediysen söyle izlemediysen başkalarının söyledikleriyle hareket etme...
|
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Osmanlıya söven dinsizdir...
|
|
|
|
|
#4 |
|
İmanın 7. şartı bu mu? Ben bilmiyordum da.
Bu sözleri kolayca kullanmamak lazım. Osmanlı islam dini için büyük hizmet etmiş bir devlet. Böyle dizilerle veya Colin Falconer gibi isimlerle, Ermeni soykırımı iddialarıyla Osmanlı'yı yanlış tanıyanlar olabilir. Ona kızanlar olabilir. Tarihimizi gün yüzüne çıkartmak bizim görevimiz olmalıdır. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
HAREM BİR EĞİTİM KURUMUYDU
Osmanlı sarayı Birun, Enderun ve Harem olmak üzere üç bölümden meydana geliyordu. Ve Harem-i Hümâyûn, Harem’le birlikte Enderun’u da içine alıyordu. Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık’ın söylediği gibi Enderun, Osmanlı devletinin erkek yöneticilerinin yetiştiği üst düzey bir okulken, Harem de kadın yöneticilerin yetiştiği bir mektepti. Cumhuriyet döneminde haremle ilgili olarak kaleme alınan kitaplarda yer alan veya kapaklarını teşkil eden gayr-i meşru resimlerin tamamı, batılı ressamların hayal ürünleridir.Mesela Meral Altındal’a ait Osmanlı’da Harem adlı kitabın kapağındaki çıplak resim, Kari Briullov’a ait olduğu gibi, aynı yazarın Osmanlı’da Kadın adlı kitabının kapağındaki çıplak resim de Camille Rogier’e aittir. 1989 yılında Amerika’da neşredilen ve Alev Lytle Croutier adlı hanımefendi tarafından kaleme alınan Harem The World Behind the Veil adlı eserdeki çıplak resimlerin tamamına yakını da, Avrupalı ressamların veya seyyahların kendi hayâllerinden uydurdukları resimlerdir. Özellikle Türkiye’deki belli çevrelerin de kullandığı kapaktaki resmin, Osmanlı Haremi ile uzaktan yakından ilgisi bulunmamaktadır. Üzüldüğümüz nokta, bu hanım efendinin bir konakta doğduğunu ve büyüdüğünü söyleyip kendisiyle alakalı kitabına aldığı resimlerden hiç birinin gayr-i meşru olmamasıdır. Bu yazarın Haremdeki banyolarla ilgili anlattığı erotik hikâyelerin ise, gerçekle hiç bir ilgisi yoktur ve tamamen kendi hayalini tavsif eden Batılı seyyahların hâtıralarından ibarettir. |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Güya islami görüşü savunurlar Allah 'ın nimetini de israf ederler.Tamam protesto et ama moda oldu diye koli koli yumurta ile gezmek ne alaka.Mehter takımı ile inlet,ecdadın şanlı tarihinden önemli kesitler sun ve çekil kenara.Kopyacı gençlik.Hep bir gösteriş hep bir sözde "mücahitlik" .Püfff.Geçiniz lütfen.
|
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Alıntı:
dostum seni gözüm bir yerden isiriyor ama nerden acaba ;) |
||
|
|
|
|
|
#8 |
|
Onurcan kardeşim güzel bir paylaşım yapmış. National Geo. den bir alıntıda ben yapmak istiyorum;
National Geographic Türkiye, son sayısında yanlışları ve doğruları yazdı: Padişah beğendiği cariyenin önüne mendil atmaz, harem ağasına çağırttırırdı. Cariye yatağa sürünerek getirilmez, padişah cariyeye önce hediye gönderir, sonra da dairesine giderdi. Günümüze değin, Harem denildiğinde akla cinsellik gelse de Osmanlı Harem’i aslında padişahın evi olmasının yanı sıra cariyelere okuma, yazma, musiki, raks, dikiş nakış, protokol adabı, hat, tezhip, süsleme sanatlarının öğretildiği bir eğitim ve devlet kurumuydu. Peki dizide neler oldu? Padişah mendili Hürrem'in önüne attı. Harem çok afedersiniz genel ev gibi gösterildi. Kadınlar mal oldu falan filan... |
|
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
|
#10 |
|
En iyi tarihçin'in elinden çıkmış ama Kanuni kirli sakallı adamlar dalga geçiyor anlayan kim (:
|
|
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|