|
![]() |
#1 |
![]() Bıraktığın kutlu mirası mirasyediler gibi parçalayarak paylaştık efendim.Nebeci mirasın irfani ve ahlaki boyutuna bir hizip, ilmi ve fikri boyutuna bir başka hizip, siyasi ve hareki boyutuna ise başka bir hizip sahip çıktı. Yüzyıllardır tüm bu Hizipler, ellerindeki parçanın "bütünün kendisi" olduğunu iddaa etmekle ömür tükettiler."Her hizip kendi ellerindeki parçayla övünüp durdu" Hepimiz hakikatin merkezine kendimizi koyup "Hak benim" dedik
DAğarcık 1 - İslamoğlu
![]() |
|
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() "Hapishaneler dahiler yetişmesi için en ideal yerlerdir."
Oğuzhan Cengiz/Kapıaltı |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() Hayaldeki ile hayattakinin arası açıldıkça kelimelerin en kara renklisinin abonesi oluruz.
Fatma K. Barbarosoğlu |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() Hakimiyetin/otoritenin kaynağı konusunun "siyasal islamın bir bid'atı" değil, ilahi vahyin postülası olduğunu, dolayısıyla "akideyi ilgilendiren" bir mesele olduğu gerçeğini Kur'an'a samimiyetle inanan ve onun ruhunu kavrayanlar tereddüte mahal bırakmayacak şekilde teslim eder. ......... Allah kendisini temsil etme yetkisini bir ferde (adı sultan, halife, kral, başkan, imam olabilir), bir zümreye ( ilim adamları, din adamları, devlet adamları) bir gruba vermemiştir. Bu görev insanlarındır. ......... Hz. Ebubekir kendisine Allah'ın halifesi denmesini reddederek "Resulullah'ın halifesi" dedirtmiştir ve Allah'ın halifesinin halk olduğunu bildiğinden eğrilirse kendisini kılıçlarıyla düzeltmesini istemiştir. Hz. Ömer de kendisini "Resulullah'ın halifesinin halifesi" olarak tanımlamıştır. |
|
![]() |
![]() |
#6 | |
![]() Alıntı:
![]() |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
![]() '' Üzerimize kılıç çeklimedikçe,
Ülkemiz topraklarına göz dikilmedikçe Milletimiz cefa çekmedikçe Bizden kimseye zarar gelmez.'' Osman Pamukoğlu-Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
![]() ''Serince olan bu büyük salonda dikkatimi çeken kırmızımsı portakal rengi koltuklar;sanki kimseyi görmüyorum o anda,sadece kırmızı koltuklar ve ''İşte '' diyorum.''İşte burası Meclis olmalı'' Kalbim yerinden çıkacakmış gibi sanki,nefes alıp vermeye dahi korkuyor korkuyorum heyecandan...''İşte Meclisteyiz!Biz meclisteyiz'' 20 seneyi aşkın süredir itilen,kakılan,horlanan,başının örtüsünü şerefle taşımayı tercih eden Anadolu kadını,yapılan bütün baskılara,çekilen sıkıntılara,akıtılan gözyaşlarına,sızılan yüreklere rağemn sonunda Meclis'te..Milltin Meclisinde...Çocukluk yıllarında üniversitedeki hocalık görevini başörtüsüyasağı yüzünden bırakmak zorunda kalan annesinin sıkıntılarını,ıstıraplarını birlikte yaşamış olan Merve,Tıp Fakültesinin kapısında görevli hizmetliler tarafından aşağılanan ,hatta başörtüsüne el uzatılan Merve şimdi Mecis'in büyük salonunda....'' MERVE SAFA KAVAKÇI BAŞÖRTÜSÜZ DEMOKRASİ |
|
![]() |
![]() |
#9 |
![]() çocuğu için dişlerini satmaya bile başlamıştı..
sefiller-Victor Hugo |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
![]() ''Ailemizin bir dostu olarak yıllardır tanıdığım Recai Bey Amca'ya (Recai Kutan), bu sefer Başkanı'nı uyaran bir partili olarak ''Recai Bey siz korkaksınız!'' diye bir anda haykırdığımı fark ediyorum...'' .... Ne acı bir ironi idi ki ben Ecevit tek tipçiliği ile değil,kendi partimle mücadele ediyordum artık... MERVE SAFA KAVAKÇI BAŞÖRTÜSÜZ DEMOKRASİ |
|
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|