![]() |
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
|
Alıntı:
Sevk edilen edilecek olan mahkûmların ailelerinin mazlumiyetini bilmiyor mu? Maddi sıkıntı çektiklerini, aile fertlerinin bazılarının hasta, felçli, özürlü, sakat olduğundan bihaber mi? Yıllardır baba hasreti çeken nazeninlerden, eş hasreti çeken fedakârlardan, oğul hasreti çeken yıkılmaz çınarlardan haberi yok mu? Sanıyorum ki, Başbakan ve bölge milletvekilleri bunların hiçbirinden habersiz değiller! Bu ailelerin mazlumiyetini ve çektikleri sıkıntıları da biliyorlar. Biliyorlar bilmesine ama bu aileleri bir yararları yok! Bir haftadan beridir sevk edilecek mahkûm ailelerinin Bu zulmü durdurun ALLAH aşkına!” feryatlarına hiçbir karşılık, hiçbir ses vermediler. |
Alıntı:
|
Alıntı:
koskoca yayinladiklari dizilerle adete kürt halkinin onuruyla oynuyorlar sen tek türkiye desen bende tek kürditsn diyeceğeim diğeride tek arap diyecek peki ümmet nerde kaliyorrrr herhalde fethullah gülen hocanin cemmatini nn abd çiftiliklerinde ümmet kavramanini yaşiyoruzzz hizbullah hiç bir zaman pkk ya karşi çikmamişş pkk knedisinden başka hiç bir güç istemiyor bölgemizdeee pkk onun için hizbullah cemmatini bir kaç sofi olarak güriyordu apo diyordu biz bu sofileri bir kaç günde bitireceğizzz ama hizbullah vuruldukça çoğladi bölgemizde çoğaldikca köklerinde şiğ saidin torunlarii ve saidi nursinin üstaf bediüzamanin üğerncileri ortaya çikiyordu pkk saldrdikça hizbullahta savunmaya gecmek zorunda kaldi ve pkk anliyacaği bir dilden ancak böyle baş edilebilirdi pkk yala eğer hizbullah 90 yillarda pkk aya karşi sacaşmasaydi bu gün bölgede ne gülen cemaati nede başka islami cemmat ler kesinlikle yaşama hakina sahip olmazlardii apo diyordu ya bizimle olacaksniz yoksa hepnizi öldüreceğizzz en son hakarideki gülen cemmatine bağli bir imam kardeşimizin şehadetini yine hizbullah cemmati tarafndan her yerde kınandi ve hizbullah net tevrini ortaya çikardiii ve hizbullah cemaatini onbinlerce üyeleri tarafindan hakaride şehit hocamizin naaşi defnedildi ve bu gün hocamizin bağli olduğu cemmat te kendi tvlerinde kardeşlerini yerden yere vuruyorrrrrrrr.............?????????? |
Alıntı:
|
CEZAEVİNDE BROKRASİ İŞKENCESİ
Hizbullah cemaatine üye olduğu gerekçesiyle yıllar önce tutuklanan Yasin Demir, cezaevinde Hepatit hastalığına yakalandı. Zamanla Demir’in hastalığı tedavi edilemediği için ilerledi ve kronikleşti. Adli tıp kurumundan aldığı raporla Kronikleşmiş Hepatit B ve Delta Süper Enfeksiyonu hastalığı olduğu belgelenen Demir için yapılan başvurular reddedildi. Yasin Demir için adaletin ne zaman tecelli edeceği merak konusu. |
VÜCUDUNUN YÜZDE 84’Ü FELÇLİ
Cezaevinde bulunan hasta mahkûmlardan Fikret Bayram… 18 yıldır sandalyeye mahkûm olan Bayram, felçli ve bakıma muhtaç. Vücudunun yüzde 84’i cansız… Tekerlekli sandalyede yaşayan Bayram’ın ihtiyaçlarını cezaevlerindeki arkadaşları karşılıyor. Fikret Bayram da raporları olduğu halde göz ardı edilip haksız bir uygulamaya maruz kalıyor. Daha önce adlî mahkûm statüsünde olan Bayram için af kararı alınırken, Hizbullah mahkûmu statüsüne geçince hastaneler kendisine rapor vermiyor. |
Hatırlanacağı üzere Cahit Durmaz, bağırsak kanserine yakalanmış fakat bir türlü rapor alamadığı için hastalığı ilerlemiş ve sonunda hayatını kaybetmişti.
Uzun adli tıp süreci ve raporun cumhurbaşkanına ulaştırılmasının engellenmesi Cahit Durmaz’ın hayatına mal oldu. |
Fikret Bayram omurilik felçlisidir. Göğüs hizasından aşağısını hissetmiyor. Hareket yeteneğini ve vücut fonksiyonlarının
yüzde 80-90’ını yitirmiş durumda. Küçük ve büyük abdestlerini kontrol edemiyor şuan batman cezaevinde ölümle hayat mücadelesini veriyoorrr |
FİKRET BAYRAM'IN EŞİNDEN YETKİLİLERE ADALET ÇAĞRISI
18 Mart 2011 / 14:38 19 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkûm olan felçli, bakıma muhtaç ve iş gücünü yüzde 95 oranında kaybeden ve hala cezaevinde tutuklu bulunan Fikret Bayram'ın eşi Naime Bayram, yetkilileri adaletsizliğe son vererek adaleti ayakta tutmaya çağırdı. BATMAN - Hizbullah davasından yargılanıp yıllarca cezaevinde kalan, 19 yıldır tekerlekli sandalyeye mahkûm olan felçli, bakıma muhtaç, özel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan ve iş gücünü yüzde 95 oranında kaybeden Fikret Bayram, cezaevinde tutularak mağdur edilmeye devam ediliyor. İkinci tutuklanışı 2 seneyi aşan Fikret Bayram, toplamında 14 seneden fazladır cezaevinde kalıyor. 19 yıldır yüzde 95 felçli olarak yaşam mücadelesi veren Fikret Bayram'ın eşi Naime Bayram, eşinin sürekli yardıma muhtaç olduğunu söyleyerek cezaevinde tutulmasının ne adalete ne de vicdana uyduğunu söyleyerek, bu adaletsizliğe son verilmesini istedi. Yetkilileri Adaleti Ayakta Tutmaya Çağırıyorum Eşinin haksızlığa tabi tutulduğunu ve mağdur edildiğini söyleyen Naime Bayram eşinin yüzde 95 felçli olduğunu ve buna rağmen 14 seneden fazla cezaevinde tutulduğunu hatırlatarak yapılan bu zulmü Allaha şikâyet ettiğini söyledi. Naime Bayram, "Cumhurbaşkanı olsun, Başbakan olsun kendi gözleriyle görsünler eğer vicdanları yüzde 95 felçli olan eşimin cezaevinde kalmasına müsaade ediyorsa, kocam cezaevinde kalsın, gam yemeyiz. Yetkilileri adaleti ayakta tutmaya çağırıyorum. Eşim yüzde 95 felçlidir. Kendi gözleriyle görsünler eğer vicdanları kabul ediyorsa, cezaevinde kalmasına razıyız. Aksi halde bu haksızlığı Allah'a havale ediyorum." dedi. İçim Kan Ağlıyor, Hali içimi sızlatıyor! Eşinin halini görünce içi parçalandığını söyleyen Naime Bayram, "Onun o halini görünce içim parçalanıyor. Eşim her daim yardıma muhtaç bir insandır. Öncelikle Allah sonra da insanların sürekli yardımına muhtaç birisidir. Allah'ın yardımı ya da insanların yardımıyla olmasaydı kesinlikle hiçbir ihtiyacını karşılayamazdı. Hatta bir kere balkonda tekerlekli sandalyenin tekerleği kaydı ve düştü. O düştüğü anı her hatırladığımda kendimi tutamıyor ve ağlıyorum." dedi. "Cezaevine her ziyaretine gittiğimde ve kendisinin tekerlikli sandalye üzerindeki halini görünce içim kan ağlıyor. Hali içimi sızlatıyor." diyen Naime Bayram, "14 yıldır yeter artık istiyoruz ki acımızı duysunlar. Eşim yüzde 95 Felçli haliyle kendi evinde dahi hapiste gibiydi. Sanki çarşı pazara mı gidiyordu. Haliyle aylarca dışarının yüzünü dahi görmüyordu." Şeklinde konuştu. http://www.haberpanorama.com/images/news/16381.jpg Yeter Artık Yapılan Bu Zulüm Son Bulsun Doktorların cezaevinde kalamaz ve hastanede gözetimde olması gerektiğini söylemelerine rağmen cezaevinin zor şartları altında eşinin adaletsiz bir şekilde tutulduğunu söyleyen Naime Bayram, Ergenekon sanıklarının basit tansiyon, kalp ritim bozukluğu v.b sebeplerle aylarca hatta yıllarca sözde hastanede tutulduğunu söyleyerek çifte standart uygulandığını ifade etti. Kendilerine reva görülen bu zulmü Allah'a şikâyet ettiklerini söyleyen Naime Bayram, "Gerçekten eşimi sağlığına kavuştursunlar, felçlik halinden kurtarsınlar, işte o zaman Fikret'i cezaevinde tutsunlar. Ama 19 yıldır felçli olan bir insan nasıl iyileşsin. Yeter artık yapılan bu zulüm son bulsun… Sizleri Allaha havale ediyorum." ifadelerini kullandı. Adaletiniz Bu Mu! Bu Zulmü Allaha Şikâyet Ediyorum! Ne yapıyor? Ne ediyor? İhtiyaçlarını nasıl karşılıyor? Diye sürekli düşünceler içerisinde olduklarını söyleyen Naime Bayram, "Nerede olursa olsun iki kişinin yardım için mutlaka yanında olması lazım. Bir kişi dahi ona yardımcı olmakta zorluk çeker. Arkadaşları sağ olsun en ufak bir ihtiyacında dahi onu yalnız bırakmıyorlar ancak Fikret çok utangaç bir insandır. Bazen kendi ihtiyacını bizlere dahi söylemez kendisi ihtiyacını karşılamaya çalışırdı. Sürekli aklımız ondandır. Ne yapıyor ne ediyor, ihtiyaçlarını nasıl karşılıyor diye sürekli düşünceler içindeyiz. O cezaevindedir ama düşüncelerimizle bizler de en az onun kadar sıkıntı yaşıyoruz." dedi. Çifte standart ve adaletsizlikten yakınan Naime bayram, "Eşim Fikret'ten durumu çok daha hafif olan kimi mahkûmları serbest bıraktılar. Televizyonda benzeri haberleri görünce Fikret'i de bırakacaklarını düşünüyorduk. Bu zülüm neden bizlere reva görülüyor. Adaletiniz bu mu? Bu zulmü Allaha şikâyet ediyorum. Allah yapılan bu zulmü karşılıksız bırakmaz." dedi. (M. Salih Özcan - İLKHA |
işte akpli kardeşlerim bizim sucumuz müslüman olmaktir bizim sucumuz muhhamedi sevdaya aşik olmaktirr
bedenlerimiz hepside çürüse zindanlara ÇÜRÜSEE ALLAHTAN BAŞKA HİÇ BİR LİDER VE ÖNDER TANİMİYAZAĞİZZZZ HASBİNALLAH VE NİMEL VEKİLhttp://www.yasamvesaglik.com/forum/i...lies/nokta.gif HASBİNALLAHİ VE Nİ'MEN-NASİİR ĞURANEKE RABBENE VE İLEYKEL MASİİR |
Sayın Cumhurbaşkanımı!
Sizden Çok şey istyemiyorum.. Anayasa’nın 104 / 2-b maddesi size özel af yetkisi vermiştir. Nitekim sizden önceki Cumhurbaşkanları bu Anayasal yetkiyi kullanarak yüzlerce mahkumu affetmiştir. Misalen Kenan Evren 27, Turgut Özal 21, Süleyman Demirel 100, A. Necdet Sezer 260 mahkumu Anayasal yetkilerini kullanarak serbest bırakmıştır. A. Necdet Sezer’in af etmiş olduğu mahkumların yüzde 70’inin terör suçlusu olmasına rağmen yetkisini kullanmaktan imtina etmemiştir. Sayın Cumhurbaşkanım! Çok şey istemiyorum..Adalet olmazsa, Düzen olmaz.. Adalet öncelikle Devletten gelmeli ki İnsanlar ve toplum adil olabilsin.. Fikret Bayram Anayasal bir hak olan özel af yetkinizden faydalanmak için müracaat etmiş fakat Adli Tıp Kurumu siyasi mülahazalarla hareket edip dosyasının makamınıza ulaşmasına engel olmuştur. Nitekim aynı kurumun 3. İhtisas Kurulu tarafından 22 Temmuz 1997 yılında 5377 karar numarasıyla kendisine Anayasa’nın 104 / 2-b maddesine uyum olduğuna dair rapor verilmiştir. Her ne kadar Adli Tıp Kurumu Fikret Bayram’ın dosyasının size ulaşmasına engel olmuşsa da avukatı tarafından hukuki ve tıbbi verileri içeren dosyası size ulaştırılmıştır. Çok Şey İstemiyorum.. Sayın Başbakanımızın her fırsatta meydanlarda kullandığı ''Bütün İnsanları Severiz Yaradılandan ötürü'' cümlesinin gerçek hayatta yürürlükte olduğunu görmek istiyorum.. Basından takip edip görüyoruz ki, İran’da tutuklu olan 2 yabancı uyruklu gazeteci için aracı olup serbest kalmalarını sağladınız. Biz inanıyoruz ki, tamamen insani ve vicdani mülahazalarla harekete geçip bu mahkumların hürriyetlerine kavuşmalarına vesile oldunuz. Ancak siz de takdir edersiniz ki serbest bırakılmaları için girişimde bulunduğunuz mahkumlar ne hasta ne de sakatlık durumları mevcut değildir. Sayın Cumhurbaşkanım! Anayasa’nın 14 / 2-b maddesi özel af yetkisini Adli Tıp Kurumuna değil sizin makamınıza verilmiştir. İcranın başı olarak Adli Tıp Kurumunun hukuksuz uygulamalarına ve yetkinizi gasp etmesine izin vermemelisiniz. Adalet ve hakkaniyet ölçüleri içerisinde siyasi görüşlerine bakılmaksızın eşitlik ilkesi temelinde bütün mahkumlara bilimsel verilerle muamele edilmesini sağlamalısınız. Çok şey istemiyorum.. Vucudunun büyük bir kısmı hareketsiz olan bir İnsanı bu durumdan kurtarmanızı rica ediyorum.. Fikret Bayram adlı mahkumun bir an önce serbest bırakılması dileğiyle |
BU NASIL ADALETTİR! BÖYLE ADALET Mİ OLUR!
Oğlunun kendi zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorluk çektiğini ifade eden acılı baba, “Ergenekon sanıklarının göstermelik raporlar ile tahliye edilirken oğlum gibi yatalak ve ağır hasta birinin mağdur edilip hapse atılmasını hangi vicdan sahibi kabul edebilir. Hangi adalet bunu kabul eder. Böyle adalet mi olur? Bu ne hukuksuzluk? Bu ne adaletsizlik? Yargının gücü oğlum gibi mağdurlara mı yetiyor? Yüzlerce suça bulaşanlar için hukuktan söz edilirken, neden oğlum için adalet yok?” dedi. Ergenekon yöneticisi olmakla suçlanan Şener Eruygur ve Hurşit Tolon gibi zanlılar beş yüz yıl hapis cezasıyla yargılandıkları halde serbest bırakılırken, vücudunun yarısı felçli olan Fikret Bayram’ın tutuklanması “yargının gücü garibanlara yetiyor” şeklinde yorumlara neden oldu. |
Su satirlari okurken benim yüregim sizliyor.
Bakmayin siz önceki konulardaki tepkimize. Cogumuzun tepkisi, protesto yöntemindeki hatali buldugumuz usuledir. Yoksa su cizdiginiz tabloya tas kalbli olsa insan kalbi catlar inanin...ki bizler ayni dinin ve ayni medeniyetin insanlariyiz. Rabbimiz bir, kitabimiz bir, kiblemiz bir... Usul yönünden elestirsekde, sahsim namina söylüyorum inanin su anlattiklariniz karsisinda cektigim izdirabi tarif edemem. Allah yar ve yardimciniz olsun. Rabbim tez zamanda bu insanlarin dertlerine derman nasip etsin. Amin. |
| All times are GMT +3. The time now is 06:13. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Siyaset Forum 2007-2026