Siyaset Forum

Siyaset Forum (https://www.siyasetforum.com.tr/index.php)
-   Bütün Peygamberler (https://www.siyasetforum.com.tr/forumdisplay.php?f=321)
-   -   Peygamberler diyarı (https://www.siyasetforum.com.tr/showthread.php?t=178346)

murataltug1985 02-20-2018 08:45

Kaynak islam ansiklopedisi android programı *HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar

*Ebu Süfyan ve müşriklerin boykotlarıyla Müslümanlar sıkıntı içindeydiler efendimizin dualarıyla sıkıntının aynısı müşriklerin başına gelince müşrikler ne yapacaklarını şaşırdılar...
zulüm ve işkenceleri bırakarak, efendimize yalvardılar...**efendimiz,iman edeceğiz" sözleriyle mübarek ellerini kaldırarak cenab-ı Hakk'a dua eyledi.*Allahü teâlâ, Habibinin duasını kabul edip, Mekke üzerine bol bol yağmur göndermiş, topraklar suya kanmış ve bitkiler yeşermeye başlamıştı.**Müşrikler kuraklık ve kıtlıktan kurtulunca sözünü unutarak küfürde ısrar ettiler...İman yerine zulmettiler Allahü teâlâ, vahiy ile; Kabe'de bir sahifeye bir ağaç güvesini musallat etti efendimiz amcası Ebu Talib'e;- Ey Amca! Rabbim, Kureyşlilere ağaç kurdunu musallat etti. Allahü teâlânın isminden başka zulüm, bühtan... gibi şeylerin hepsini yok etti, buyurdu.*
*Ebu Talib:şehadet ederim ki, sen ancak doğru söylersin, dedi.ve Kabe'ye gitti. Müşrikler Muhammed'i teslime geliyor!.." dediler.*
Ebu Talib,seslendi:*Ey Kureyş yalan söylemeyen kardeşimin oğlu, yazdığınız sahifedeki Allahın isminden başka bütün yazıları ağaç kurdunun yediğini haber verdi. Haydi kağıdı görelim!.. Eğer söz doğru ise, yemin ederim ki, ölünceye kadar O'nu koruyacağız. zulümden vaz geçin
*Müşrikler Kabe'nin duvarındaki sahifede Bismike Allahümme"den gayri tüm yazıların silindiğini ne yapacaklarını şaşırdılar. Üç senedir devam eden unutulmaz acılar bırakan gönülde yaralar açan şiddetli mekke boykotunu kaldırdılar. düşmanlıktan vazgeçmediler,müslümanlara zulmetdiler...*
*İslamiyet tüm eziyetlere düşmanlıklara ve zulme rağmen süratle yayılıyor; Peygamberimiz cahiliye zulmetinden insanları kurtarıyor hakiki saadete kavuşturuyordu.**İslam saadetine kavuşanlar, büyük nimete şükrediyorlar, müşriklerin hakaretleri ve işkenceleri karşısında asla yılmıyorlardı.*
*efendimizin mucizelerine şahit olanlar artıyor... aleyhisselamın mucizeleri ile nice gönüller İslâm nuru ile aydınlanıyordu.

*Cehil ve Mugire efendimize;sen peygambersen, Ay'ı yarısı Kuaykıan Dağı, yarısı da Kubeys Dağında görünmek üzere ikiye ayır iman ederiz, dediler.
efendimiz Ay'ın ikiye ayrılması için Allahü teâlâya dua eyledi. Cebrail aleyhisselam, Ey Muhammed! Mekkelilere, mucizeyi seyretmeleri için haber ver" dedi.*efendimiz, ayın on dördü, bedir gecesi, Ay'ın ikiye ayrılacağını, bildirdi.sevgili*Peygamberimiz mübarek parmağı ile işaret edince, Ay ikiye ayrıldı. Biri kubeys, diğeri Kuaykıan dağı üzerinde görüldü. Sonra tekrar gökyüzünde birleşti.*efendimiz, Eshabına;*Ey Seleme ey Erkam Şahid olunuz! buyurdu. Müşrikler gözleriyle ayın ikiye ayrılma mucizesine şahit oldular sözlerinde durup iman etmediler başkalarının da iman etmesine engel olmak için Bu ancak Muhammed'in sihridir dediler.**o gece Ay ikiye ayrılmıştı müşrikler inkar ettiler. İnkarcıların başı Cehil iman nimetini engellemek için;-Ebu Talib'in yetiminin sihri, semaya te'sir etti!.. Diyerek inkar ediyordu
*Müşriklerin inkarıyla Allahü teâlâ şu ayet-i kerimeler indirdi. Saat yaklaştı Ay yarıldı bir mucize görseler yüz çevirirler büyüdür' derler. Ve onlar, yalanladılar, hevalarına uydular. Halbuki her iş vuku bulacaktır. Ahd olsun ki onlara nice mühim haberler gelmiştir ki, kemale tam bir hikmettir. İnkar edene, yüz çevirene ne fayda. *ey Habibim risaletini, peygamberliğini tebliğ et. Hakk'a davetten sonra yüz çevir.... O gün, gözleri zelil ve hakir olarak korku ve dehşetten nereye gideceklerini bilmez bir halde dağılmış çekirgeler gibi, kabirlerinden çıkacaklar. Kafirler, "Bugün bize ne zor ve çetin bir gün" diyecekler." (Kamer suresi)*

murataltug1985 02-20-2018 08:46

Kaynak islam ansiklopedisi android programı HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar
Rabbim hidayet versin*

*Müşriklerin, Müslümanlara uyguladıkları üç senelik ablukadan sonra, Necranlılar Resulullaha geldi.*Habeşistan'a hicret den Eshabdan İslâmiyet'i işitmişler; İslâmiyet'i öğrenmek ve Peygamberimizi görmek saadetine kavuşmak için Mekke'ye gelmişlerdi.**Kabe-i muazzamada Resulullah ile görüştüler. mükemmel cevaplar aldılar.*Kureyşli müşrikler onları seyrediyordu.*Alemlere rahmet Peygamberimiz, ayet-i kerimeler okudu. etkilendiler ve ağladılar.Efendimizin davetiyle Kelime-i şehadet getirip, Müslümanlıkla şereflendiler.*
*Ebu Cehil necranlılara Sizin kadar ahmak görmedik!.O'nun yanında dininizden ayrıldınız diyince yeni Eshab olmakla şereflenen necranlılar
Allahü teâlânın size de hidayet etmesini dileriz. hakaret ve cahilliği, biz size yapmayız. Birkaç cahilin sözüyle; kavuştuğumuz büyük nimeti kaybetmek istemeyiz hak dinden dönmeyiz, dediler *Allahü teâlâ, ayet-i kerimelerde buyurdu ki:
Kur'an-ı kerimden evvel, kitap verdiğimiz nice kimseler vardır ki, onlar inanırlar. Onlara Kur'an okunduğunda inandık. Şüphesiz Rabbimizden bir haktır. Gerçekten biz, İslâm'ı kabul etdik dediler
*sabır ve sebat sebebiyle mükafat, iki defa verilecektir.kötülüğü iyilikle savarlar. rızıklarımızı hayra harcarlar. çirkinden yüz çevirirler "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. biz cahilleri aramaz dostluğunu istemeyiz derler." (Kasas suresi: 52-56)**efendimizin büyük oğlu Kasım on yedi aylıkken vefat etti... seneler sonra, diğer oğlu Abdullah da vefat etti.*efendimizin mübarek gözlerinden yaşlar aktı "Ey dağ! Benim başıma gelen senin başına gelseydi, dayanamaz yıkılırdın!" buyurdular

*Resulullah efendimiz oğullarının vefatından sonra Ebu Talib hastalandı Kureyşli müşrikler; "Ebu Talibin göç zamanı yaklaştı. Son vaktinde ziyaretine gidelim. Zira Hamza gibi Arab merdanesi ve heybeti, pehlivanlığı meydanda olan Ömer Müslüman oldular... Arab kabileleri Müslümanlar çoğalıyor alemi tutuyor. ya ona tabi olacağız yada , cenge hazır olacağız dediler
*Hz muhammedî durdurmak için Ebu Talib'e
Gelen Ukbe, Şeybe, Ebu Cehil, gibi müşrikler, Ebu Talibe şöyle dediler: Senin büyüklüğüne inanıyor, üstünlüğünü kabul ediyoruz. sana muhalefet etmedik. Korkarız ki, sen ölünce Muhammed bizimle uğraşır, husumet devam eder. Bizi barıştır da birbirimizin dinine karışmayalım...*Ebu Talib, efendimize Kureyşliler senden, dinine karışmamanı rica ediyorlar. Ey Amca! Ben onları,tek bir kelimeye davet ediyorum ki, o kelime ile Arablar, boyun eğerler. Arab olmayanlar cizye öderler.*
*Ebu Cehil; Ne imiş o kelime dedi. efendimiz;
- La ilahe illallah, derseniz ve Allahü teâlâdan başka tapmakta olduğunuz putları atarsanız, buyurunca, müşrikler Sen, bizden, başka iste!.. dediler. efendimiz güneşi getirip ellerime koysanız, başkasını istemem, buyurdu.*Resulullah ebu talibe Ey Amca! Bir kere; "La ilahe illallah" de ki, kıyamette sana şefaat edeyim.diyince ebu talib Halkın, ölmekten korktu da Müslüman oldu, diye ayıplamalarından korkuyorum. Yoksa hatırını hoş ederdim, diyerek ebu talib hastalığının ağırlaşmasıyla vefat etti.*Ebu Talib'in, diriltilerek iman ettiği, İbni Hacer-i Mekki'nin "Ni'met-ül kübra" kitabında ve "Mir'at-i Mekke de yazılıdır.

murataltug1985 02-20-2018 08:46

Kaynak islam ansiklopedisi android programı HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar
Rabbim hidayet versin*hz haticenin vefatı

*İslâmiyet yayılıyor; deniz yükseliyor. Fakat, acılarla beraber...efendimizin dert ortağı, yirmi dört senelik hayat arkadaşı mübarek Hadice validemiz dert ve üzüntülerle geçen Hicret'ten üç sene önce, Ramazan ayının başında, 65 yaşında vefat etti.*
*efendimiz, Hadice validemizi mübarek elleriyle defneyledi. kara toprağa uzun uzun bakıp ayrılığıyla hüzünlendiler. amcası Ebu Talib'in Hadice validemizin vefatı, efendimizi üzüntüye boğmuştu. bu seneye "Senet-ül-hüznhüzün senesi denildi.*Hadice validemiz ilk imana gelen idi
efendimizi ilk tastik eden idi.*
O'nun en büyük desteği ve tesellisi idi...
Herkes düşman iken, kalbini açmış idi Peygamberimizin muhabbetiyle dolmuş idi.
servetini, İslâmiyet uğruna harcamış, idi
Efendimiz onun ölümüne çok üzülmüş idi
*Hatice validemiz Peygamberimiz için, gecesini gündüzüne katmıştı.*Resulullahı üzmemiş, hatırını efendimiz, onu her zaman zaman anlatır, mübarek hanımının faziletlerini her zaman yadederdi
*hz Hadice, efendimizi aramaya çıkmıştı. Cebrail aleyhisselam ona insan suretinde validemiz, efendimizi sormak istediyse cebraili düşman zannederek geri döndü.*Peygamberimizi evde görünce, Fahr-i kainat efendimiz hz haticeye şöyle buyurdu Senin gördüğün Cebrail idi. Selamını söyledi. Şunu bildirdi Cennet'te senin için incilerden yapılmış bir bina hazırlanmıştır. orada üzüntü sıkıntı zahmet külfet bulunmayacaktır."
*Hadicet'ül Kübra, takva, fazilet ve feragat sahibiydi üstün bir insandı. İlk iman şerefi O'na aittir. Eşsizdir eli açıktır. servetini tereddütsüzce İslâmiyete feda etmiştir. Peygamberimizin tebliğini daima destekler ve ümid ve teselli verirdi. Resulün İbrahim hariç bütün çocukları ondan dünyaya gelmiştir. .*Hz hatice kıymetli vasfı ile rızayı ilahiyi kazanmış Hak teâlâyı razı etmişti. Cenab-ı Hak dCebrail'le Hadice validemize selam yollamıştır.
Altmışbeş yıllık ömür, Hacun Mezarlığı'nda mübarek Ramazan günü noktalanmış; validemiz cennetteki inciden sarayına gitmek üzere ilk eşikten geçmiştir

murataltug1985 02-20-2018 08:47

Kaynak islam ansiklopedisi android programı HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar

*Peygamberimiz ve, insanların en bahtiyarlarından olan Eshabıyla, sohbetler ederek, kalbleri nurlandırdı.*ayet-i kerimeleri izah etti anlatılmayan, hiç bir şey bırakmadı.müşriklerin imana gelmesi için, bıkmadan yılmadan imana davet etdi.*
*Müşriklerden Cehil ile Mugire Muhammed, herkesi dinine çevirecek, putlarımıza tapan kimse bırakmayacak" derdi.**Peygamberimizi öldürmeye karar kılan.. Cehil, ve Mugire Mahzum oğullarınıda alarak Beytullah'a geldi. peygamberimiz namaz kılarken Cehil, atdı. Habib-i ekrem e taşı atan eli hareketsiz kaldı. Hiçbir şey yapamadı ve şaşkına döndü. *Mahzum oğullarından biri taşı kapıp; Göreceksiniz! Muhammedi öldüreceğim!.." diyerek, efendimize yürüdü. bir anda gözü kör olup, etrafı göremez oldu.Fakat mübarek sesini işitiyorlardı.ses arkalarından, arkaya döndüklerinde ise, önden geliyordu Allahü teâlâ ayet gönderip, Onların önlerine set çektik. Gözlerini perdeledik. Artık görmezler" buyurdu. (Yasin suresi: 9)
*Müşrikler, sevgili Peygamberimizden mucizeler gördüler, iman etmiyorlardı,Müslüman çocuklarına, kardeşlerine, akraba ve arkadaşlarına eziyet ve zulüm ediyorlardı*Mekkedeki şiddet zulüm ve işkenceye, Peygamberimiz çok üzüldü. Taif'e gidip İslâmi daveti düşündüler. Taifte efendimize
iman etmediler,Allahü teâlâ peygamber göndermek için, senden başka kimse bulamadı mı? Allahü teâlâ senden başkasına aciz mi?*diyerek efendimize hakaret etdiler

*Efendimize hakaret eden müşriklerden biride müşrik taiflilerdi şöyle diyirkardı Memleketimizden çık git! Nereye istersen git!.. kavmin, söylediklerini kabul etmedi onun için buraya geldin Yemin ederiz ki senden uzak duracağız. Hiç bir isteğini kabul etmeyeceğiz, dediler.*efendimiz, taiften üzüntü ile ayrıldı Sakif kabilesini bir ay İslâmiyet'e davet etti, fakat hiç biri iman etmedi ve alay ettiler, işkence yaptılar ve yuhaladılar.Çocukları ve gençleri, ile mübareği taşa tuttular ve üzerine saldırdılar Vurmayın Resulullahtır O**cenab-ı Hakkın son dinini tebliğ için gönderdiği Cehennem kurtarıcısı Kainatın efendisini baş tacı edecekleri yerde,*Taifliler taşa tuttular. hazret-i Zeyd, vücudunu siper etdi O'na zarar gelmemesi için çırpındı. Canını siper etdi alemlerin efendisini taşlıyorlar, eziyet, işkence yaparak yurtlarından çıkarmaya çalışıyorlardı.*Hazret-i Zeyd, efendimizi korumak için sağa-sola koşturdukça, taşlar; başına, değiyordu. Bu Zeyd kanlar içindeydi Peygambere varını yoğunu harcıyor, taş atan zalimlere avazı çıktığı kadar;-Yapmayın!.. Vurmayın!.. O alemlerin efendisidir! Resulullah'tır O!.. Benim vücudumu parça parça yapın, fakat Peygamberime bir zarar gelmesin!.. diye bağırıyordu.

*Hz Zeydi aşan taşlar, efendimize geldi Efendimiz kanlar içinde üzüntülü, yorgun ve yaralı bir halde, Utbe ve Şeybe ismindeki iki kardeşin bağına yaklaştılar... mü'minlerin canlarını feda etmek istediği efendimizin, mübarek ayaklarından akan kanları sildiler. Abdest alıp, iki rek'at namaz kıldılar. Sonra mübarek ellerini kaldırıp münacatta bulundular.*bağ sahipleri Resulullah garipliğine şahid olmuşlardı. Merhamet damarları harekete geldi.*köleleri ile üzüm gönderdiler. Peygamberimiz, Besmele çekti. Hıristiyan köle addas. Besmeleyi işitince Yıllardır böyle bir söz duymadım. Bu nasıl kelamdır?
*efendimiz köle addasa şöyle buyurdu Nineve
- Yunus aleyhisselamın memleketidir
O, benim kardeşimdir. benim gibi peygamberdir dedi köle addas Bu güzel yüzün, tatlı sözlerin sahibi yalancı olamaz. inandım ki, sen Allah'ın Resulüsün, diyerek şehadet edip Müslüman oldu
*Sonra da köle addas Ya Resulallah! Yıllardır zalimlere kölelik ettim. hakk yiyorlar. aldatıyorlar. iyilik yok. Dünyalık ve şehvet için alçaklığı göze alıyorlar. Onlardan nefret ediyorum.hizmetinizle şereflenmek mübarek vücudunuzu korumak için feda olmak istiyorum, dedi.efendimiz,köle addasa tebessüm etdi Şimdi efendinin yanında kal! adımı her yerde işitdiğinde. gel buyurdu.*

murataltug1985 02-20-2018 08:47

Kaynak islam ansiklopedisi android programı HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar
Rahmet olarak gönderildim*

*Taiflilere tebliğ yapan Kainatın efendisi Mekke'ye dönmek üzere yola çıktı. Mekkede bir bulutun Cebrail aleyhisselam olduğunu anladı. Ve Aişe-i Sıddika validemize anlattı validemiz;- Ya Resulallah Uhud gününden ıstıraplı bir gün geçirdinmi diye sordu. efendimiz şöyle cevap verdi.Vallahi senin kavminden öyle cefa çektim ki, Uhud gazasındaki kafirlerden çekmedim.
*İbn-i Yalili davet ettiğimde nübüvvetimi kabul etmedi. Yanlarından ıstırapla ayrıldım Karn-ı Sealibe varıncaya kadar kendime gelemedim. Bir bulutun, üzerinde Cebrail aleyhisselam dedi ki:*
Ya Muhammed! Hakk kavminin sözlerini işitti. Sana, şu meleği gönderdi ki, ne istersen emret
*melek selam verdikten sonra;*"Ya Muhammed! Hak teâlâ hazretleri, dağların meleğini gönderdi ki, ne istersen emrine amadeyim.Eğer şu iki yalçın Kuaykıan ile Ebu Kubeys dağının Mekkelilere kapanmasını ve müşrikleri ezmesini istiyorsan, emret dedi.**Resulullah buyurdu ben alemlere rahmet olarak gönderildim. Allahü teâlâdan yalnız cenab-ı Hakk'a ibadet eden Allahü teâlâya ortak koşmayan bir nesil çıkarmasını dua ederim."

*efendimiz Taif'ten Mekke'ye dönerken, Nahlede namaza durdu. Nusaybin cinleri Peygamberimizin okuduğu Kur'an-ı kerim ayetlerini dinlediler efendimizle görüşüp Müslüman oldular. efendimiz onlara; "Kavminizi imana davetimi söyleyin. buyurdu.**cinler, kavimlerine efendimizin tebliğini bildirince, cinler iman ettiler. Bu husus, Kur'an-ı kerimde Cin suresinde ve "Buhari" ve "Müslim" hadis-i şerif kitaplarında bildirilmektedir. .
*muhterem efendimiz, Mut'im in himayesinde Mekke'ye geldi. İnsanları hakka davet etdi müşrikler azıtıp işkence ve zulüm yaptılar
*cenab-ı Hak, efendimize, Kabe'yi ziyaret mevsiminde, ziyarete gelen Arab kabileleriyle görüşüp, İslâm'a davet etmesini emreyledi.*
efendimizin, davetlerine, kulak asmadılar, kaba davrandılar, hakarette bulunup surat asıp kötü sözler sarf etdiler. *Ashab Böylesi görülmemiş... eza altında, hidayet yolundan dönmedi, şüpheye ve kaygıya düşmedi iman duygusu gölgelenmedi küfre tekrar dönen tek bir kişi yoktu*Eshabının bağlığı ve, sadakatinin yanında nasipsiz düşmanları da şiddetlenerek artan efendimizin düşmanlarının başında Ebu Cehil ve Kainatın efendisinin nasipsiz akrabası Ebu Leheb gelmekte
*Hadis imamlarımızdan, Beyheki, ve İbn-i İshak şöyle anlatır:Genç idim. Babamla Mina'ya gittik. aleyhisselam, Arab kabilelerine Ey filan oğulları Taptığınız putları atarak, Allahü teâlâya ortak koşmadan ibadet etmenizi, bana inanıp tasdik etmenizi, Hak teâlâ tarafından gönderilmiş vazifeyi yapıncaya kadar beni korumanızı emreden Allahü teâlânın resulüyüm!.." buyurdu.*

*şaşı gözlü, bir adam Ey filan oğulları! Bu putlarımız Lat ve Uzza'ya tapmaktan men edip, kendisinin uydurduğu dine davet ediyor!.. Sakınınız!.. O'nu dinlemeyiniz ve itaat etmeyiniz!.." diyordu.*babama;Bu zat kimdir? diye sordum. Babam Amcası Leheb'dir, dedi.*Tarık bin Abdullah şöyle anlatır:Resulü Zülmecaz Panayırı'nda gördüm İnsanların duyması için, yüksek sesle;Ey insanlar! "La ilahe illallah Allahü teâlâdan başka ilah yoktur deyiniz kurtulunuz, buyuruyordu.*Müşrik Leheb efendimize taş atıyor Ey cemaat İnanmayın O'ndan sakının Çünkü o yalancıdır!.. diyordu.**Efendimize atılan taşlar mübarek ayaklarını kanatmıştı efendimiz yılmadan, yorulmadan davet etdi efendimize taş atanların başında amcası leheb vardı*Müdrik bin Münib anlatır:Babamla Mina'da gelip konakladık Bir kimse Ey insanlar! "La ilahe illallah" deyiniz kurtulunuz" buyuruyordu.*insanlar O'nun,güzel yüzüne tükürüyor, bazıları toprak atıyor bazıları küfredip hakaret ediyordu.*bir kız çocuğu elinde su kabı ile ağlamaya başladı yanındaki kimse, su içtikten sonra Ey kızım! Baban hakkında; tuzağa düşürülüp öldürülecek, zillete uğrayacak diye korkma! buyurdu.Bu zat kimdir?" diye sorduk:Abdülmuttalib oğullarından Muhammed ve kızı Zeyneb'dir, dediler.*

murataltug1985 02-21-2018 08:52

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED ve Hüzünlü Yıllar
Rahmet olarak gönderildim*

*Peygamberimiz, tüm engellemelere rağmen İslâmiyeti anlatmaya sabırla devam ediyor...
*Efendimiz tebliğ için Ukaz Panayırında Beni Amir kabilesine sordu:*Ey Beni Amir! Sizde, himaye nasıldır?Bize kimse laf atamaz, habersiz ateşimizden ısınamaz!..*Ben, Allahü teâlânın Resulüyüm. Yanınıza geldiğimde, Peygamberlik vazifesini insanlara ulaştırıncaya kadar beni korur musunuz? Ben Kureyş'ten Abdülmuttalib oğullarındanım.Beni yalanlayanların önde geleni onlar oldular.**beni amir kabilesi Ey Muhammed! Biz seni ne reddederiz, ne de* iman ederiz. peygamberlik vazifeni insanlara ulaştırıncaya kadar seni koruruz...**Beni Amir'in ileri gelenlerinden Beyhara Bu kimdir?" diye sordu. Onlar Muhammed Abdullah'dır" dediler. Bize sığındı. Resul olduğunu söylüyor Peygamberlik vazifesini tebliğ edinceye kadar, onu korumamızı istiyor.Beyhara, efendimize Seni korumamız Arabların okuna hedef olmamız demektir. Derhal kavmine dön!.. kavmimin arasında olmasaydın, senin boynunu vururdum!.. demek bedbahtlığında bulundu.**Alemlerin efendisi büyük bir üzüntüyle devesine bindi. küstah Beyhara efendimizi devesinden düşürdü. Eshab-ı kiramdan binti Amir feryad edip;Allahü teâlânın Habibine, neyi reva görüyorsunuz?* hatırım için Resulullahı kurtaracak yok mudur? dedi. Ve üç kişi,* bahtsız Beyhara'nın üzerine yürüdü.**Beyhara'nın efendimize kötülüğünü görenler* Beyhara'yı dövdüler...*Peygamberimiz, kendisi için dövüşenlere Ya Rabbi! Bu kimselere bereketini ihsan eyle" diye hayır dua etti.kendisini inkar edenlere isr"Ya Rabbi! Bunları da rahmetinden uzaklaştır" diye dua etti.Peygamberimizin Hayır dua ettikleri Müslümanlıkla* şereflenirken , diğerleri kafir olarak can verdiler. *Beni Amir kabilesi memleketlerinde başlarından geçenleri anlattılar. efendimizin ismi duyulunca;İsmail oğullarından hiç biri yalan yere Peygamberlik davasında bulunmamıştır. Büyük bir fırsatı kaçırdınız. telafisi çok zordur!..

murataltug1985 02-21-2018 08:53

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac
*
*Sevgili Peygamberimiz, tüm engellemelere rağmen,* her kabileye, İslâmiyeti anlatıyor... insanlardan Allahü teâlânın emirlerini tebliğ ederken yardım istiyor... herkesin dünya ve ahıret huzuruna kavuşmalarını arzu ediyor.*
*Fakat insanlar efendimize uymuyorlar, onu himaye etmeye yanaşmıyorlardı. hakaret, zulüm, işkence ile alay edip, yalanlıyorlardı. Alemlerin efendisinin günleri, çok yorgun, aç, susuz, üzüntülü ve hüzünlü geçiyordu.**Mekkeli müşrikler, insanların Müslüman olmasını engelliyor Habib-i*Ekrem efendimize zulüm etmekten geri durmuyorlardı.*
*Resulullah efendimizin gidecek yeri yoktu. Her tarafı düşman idi.amcası Ebu Talib'in kızı Ümm-i Hani'nin, Ebu Talib Mahallesi'ndeki evine geldi. Ümm-i Hani, iman etmemişti. "Kim o" deyince, efendimiz; "Amcan oğlu Muhammed'im...*
Kabul edersen, misafir geldim" buyurdu.
*Ümm-i Hani efendimize Senin gibi doğru* emin, asil, şerefli misafire can feda olsun. teşrif edeceğinizi* bildirseydiniz, bir şeyler hazırlardım. yiyeceğim yok" dedi.efendimiz, "Yiyecek, içecek istemem. Hiç biri gözümde yok. Rabbime ibadet etmek, yalvarmak için bir yer bana yetişir" buyurdu.
*Ümm-i Hani, Peygamberimize hasır, leğen ve ibrek verdi. Gelen misafire ikram etmek,düşmandan korumak, Araplar için en şerefli vazifeydi. evdeki misafire zarar gelmesi, ev sahibi için* yüz karası olurdu.**Ümm-i Hani;* efendimizin Mekke'de düşmanları çok. öldürmek isteyenler var. Şerefim için, sabaha kadar O'nu gözeteyim" diyerek Babasının kılıcıyla evin etrafında dolaşdı.

*Resulullah, çok incinmişti. Abdest alıp, Rabbine yalvardı, af diledi, kulların imana gelip, saadete kavuşmaları için duaya başladı. Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama; Peygamberimi çok üzdüm. Mübarek bedenini, nazik kalbini incittim. O yine bana yalvarıyor.*buyurdu *Allahu teala habibinin üzüntüsüyle cebrail as e* Habibimi getir! Cennetimi, Cehennemimi göster. nimetleri görsün. O'na inanmıyanlara,* O'nu incitenlere hazırladığım azabları görsün. O'nu* teselli edeceğim. nazik kalbinin yaralarını ben saracağım" buyurdu.
*Cebrail aleyhisselam, Resulullahın yanına gelince, efendimiz uyuyordu. Cebrail as. İnsan şeklinde idi. Efendimizin Mübarek ayağının altını öptü. Kalbi, ve kanı olmadığı için, soğuk dudakları Resulullahı uyandırdı.**Efendimiz Ey Cebrail kardeşim! Böyle vakitsiz niçin geldin. bir hata mı ettim. Rabbimi gücendirdim mi? buyurdu ve Rabbinin darılmasından korktu.Cebrail aleyhisselam; "Ey yaratılmışların en üstünü! Ey Yaratanın habibi, ey peygamberlerin efendisi, iyilikler menbaı, üstünlükler kaynağı şerefli ve büyük Peygamber! Rabbin selam ediyor ve seni çağırıyor. dedi.Mirac yolculuğu başlamış oldu...*

*Mirac, Efendimizin yükseklikler alemine uruc etmesi... Derece derece* sırlara ermesidir... Cebrail aleyhisselam, Peygamberimizi*Miraca hazırladı abdest aldırdı. Mübarek başına nurdan bir imame koydu. nurdan bir elbise giydirdi. Mübarek beline yakuttan kemer taktı. Mübarek eline dört yüz inci ile süslü zümrüt asa verdi. Her inci, Zühre yıldızı gibi parlardı. Mübarek ayağına yeşil zümrütten nalin giydirdi.*el ele tutuşup Kabe'ye geldiler.*
*Cebrail aleyhisselam, sevgili Peygamberimizin mübarek göğsünü yardı. Kalbini çıkardı. Zemzem suyu ile yıkadı. hikmet ve iman dolu bir tasa içine boşalttı ve göğsünü kapattı.*Cebrail aleyhisselam, Cennet'ten getirdiği Burak adındaki beyaz hayvanı işaret ederek;Ya Resulallah! Buna bin! Bütün melekler yolunu bekliyorlar, dedi.**efendimize hüzün çöktü tefekküre daldı. O Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama;*- Ey Cebrail! Habibim niçin mahzun diyince* Efendimiz Ben* izzet ve ikram gördüm. kıyamet günü* ümmetimin hali nasıl olur?* günahlarını nasıl çekerler otuz bin yıllık yol olan Sıratı nasıl geçerler?**Ferman-ı ilahi resulüne Ey Habibim Hatırını hoş tut.* ümmetine elli bin yıllık vakti bir an gibi ederim. Üzülme! buyurdu.

murataltug1985 02-21-2018 08:53

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

*efendimiz, Burak'a bindi. Burak çok hızlıydı gözün ötesine ulaşıyordu. Miraç Yolculuğunda Cebrail aleyhisselam Peygamberimize konak yerlerinde namaz kılmasını söyledi. Alemlerin efendisi üç defa inerek namaz kıldı.*Cebrail aleyhisselam ilk indiği yerin Medine olduğunu ve bu şehre hicret edeceğini haber verdi.**Efendimiz miraç yolculuğunda üç yerde namaz kıldı ilk durak yeri hicret mekanı medineydi daha sonra sıra ile hazret-i Musa'nın Allahü teâlâ ile konuştuğu Tur-i Sina , son olarak da İsa aleyhisselamın doğduğu Beyt-i Lahm'da namaz kıldı*Kudüs'teki Mescid-i Aksada Cebrail aleyhisselam bir kayayı parmağı ile delerek Burak'ı bağladı. peygamber ruhları insan şeklindeydi Âdem, Nuh ve İbrahim aleyhimüsselama" imam olmaları* söylendi. Özür dileyerek Hazret-i Cebrail; varken başkası imam olamaz" diyince cebrail as Habibullah'ı imam eyledi*efendimiz mirac yolculuğunda cebrail as. In rızası ile peygamberlere imam olup, iki rek'at namaz kıldırmıştır Mirac, Peygamberimizin Medine'ye hicretinden ondokuz ay önce Miladi 621 gecesinde vuku' bulmuştur.*Peygamberimizin mirac seyahatleri geceleyin olduğu için, gece yolculuğu manasında "İsra" denmiş, mübarek kelime İsra" suresinin adı olmuştur Bu gelen ne güzel yolcu**Peygamberimiz, Mirac olayının Kudüs'ten sonrasını şöyle anlatır:Cebrail aleyhisselam bir kap içinde Cennet şurubu, ve bir kap* süt getirdi. Sütü aldım.*Biri su, bir bal; ikisinden de içtim. Hz Cebrail; "Bal ümmetinin kıyamete kadar devam edeceğine, su da, ümmetinin günahlarından temizlenmesine işarettir" dedi.*beraberce göğe yükseldik. *Cebrail aleyhisselam birinci kat göğün kapısını çaldı. Sordular:- Sen kimsin?*- Ben Cebrail'im.yanımdaki Muhammed'dir.O'na göğe çıkmak için vahy ve Mirac daveti gönderildi Merhaba Bu gelen, ne güzel yolcu!" dediler Âdem "aleyhisselam" karşımdaydı .Merhaba" dedi ve dua etti...

murataltug1985 02-21-2018 08:54

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

*Efendimiz mirac gecesini şöyle anlatır Burada çok melek gördüm. Hepsi kıyamda huşu ve hudu ile durmuşlar "Subbuhün kuddusün Rabb-ül-melaiketi ver-ruh" zikriyle meşguldüler. *Cebrail as. meleklerin ibadetini şöyle açıkladı
Melekler yaratılışdan kıyamete kadar kıyam üzeredirler Hak teâlâdan diledim ki, meleklerin ibadetini ümmetime nasip etsin. Duamı kabul etti. Namazda olan kıyamdır*Efendimiz bir cemaate uğradı. Melekler, onların başlarını ezerler, tekrar eski halini alılardı Bunlar "Cuma'yı ve cemaati terk edenler. Rüku ve secdeleri tam yapmayanlardı
*Efendimiz bir cemaat gördü. Aç ve çıplak idiler. Bunlar Fakirlere merhamet etmiyenler ve zekat vermiyenlerdir" dedi.*Bir cemaatte Önlerine nefis yemekler koymuşlardı. nefis yemekleri bırakmış, leşi yerlerdi. "Bunlar helali terk edip, harama meyl edenlerdir. Helal varken, haram yiyenlerdir"
*yükün çokluğundan, mecali kalmamış kimseler gördüm. O haliyle üzerlerine yük koymalarını istiyorlardı. "Bunlar, emanete hıyanet edenlerdi İnsanların hakkını almış iken, yine zulmedenlerdi"
*Kendi etlerini kesip yiyen bir grup insan vardı "Bunlar "gıybet edenler ve söz taşıyanlardır"
*Bir grup insanın dilleri kafalarından çekilmişti domuz suretindeydi* azab içindeydiler Cebrail aleyhisselam;*Bunlar yalancı şahidlerdir dedi.
*Bir kısım kadınların Yüzleri siyah, gözleri göktü. Ateşten elbiseler giydirmişler. Melekler onlara ateşten gürzlerle vururlardi "Hazret-i Cibril; "Bunlar zina edenler ve kocalarını inciten kadınlardır" dedi.
*Bir cemaat Ateş, yakar, tekrar dirilir, tekrar yakardı. babalarına asi olanlardır" *Miracta İkinci kat gökte Cebrail aleyhisselam kapıyı çaldı. kendimi; teyze çocukları İsa ile Yahya Zekeriyya aleyhimesselam ın yanında buldum. Merhaba" dediler. Ve duada bulundular...*Melekler cemaat halinde. Saf bağlayıp rükuda idi. Kendilerine mahsus tesbihleri vardı. rükuda dururlar, başlarını kaldırıp, yukarı bakmazlardı Cebrail aleyhisselam meleklerin ibadeti böyledir. Hak teâlâdan* ümmetine nasib olsun" dedi. Allah duamı Kabul buyurup, namazda rükuu ihsan eyledi.

*üçüncü kat göğe çıktık. Yusuf aleyhisselam yanımdaydı kendisine güzelliğin yarısı verilmişti Merhaba" dedi ve dua etti...melekler. Saf halinde, secdedeydiler allaı tesbih ederlerdi meleklerin ibadetini ümmetime diledim. namazda secdeyi nasib eyledi.*Dördüncü kat göğün Saf gümüşten nurdan kapısı vardı. Nurdan kilit vurmuşlar. Kilitde, "La ilahe illallah Muhammedün resulullah" yazılı idi. İdris aleyhisselamın Bana "Merhaba" dedi duada bulundu. Allahü teâlâ, ona* yüksek bir mekana ref'ettik" buyurmuştur. (Meryem suresi: 57)
*Bir melek kürside oturmuş, gamlı ve üzüntülü idi. melek sayısını ancak cenab-ı Hak bilir. Sağımda nurani melekler Yeşiller giymişler, çok güzel kokuları var. güzelliğinden yüzlerine bakılamaz. Sol tarafda ağızlarında ateşler saçan meleklerin Önlerinde ateşten mızrak ve kamçılar var. gözlerine bakmağa takat getirilmez. *Tahtda oturan meleğin, başından ayağına kadar gözleri var.önündeki defterden gözünü ayırmaz Önünde bir ağaç var. sağ eliyle alıp sağındaki nurani meleklere sol eliyle alıp solundaki zulmani meleklere verir. Hazret-i Cebrail Bu melek "Azrail'dir. yüzünü görmeğe takat yetmez" dedi.**Hz cebrail Ey Azrail! Bu, ahir zaman peygamberidir Allahü teâlânın habibidir" dedi. Azrail as kalkıp Merhaba! Hak teâlâ senden şereflisini yaratmadı. Ümmetin ümmetlerin en üstündür. ümmetine, baba ve analarından çok acırım" dedi."*Ey azrail Senden ricam vardır. Ümmetim zayıftır. Ruhlarını yumuşaklıkla alasın" dedim. Azrail Seni son peygamber gönderen ve habib kılan hakk Allahü teâlâ gece ve gündüzde "Ümmet-i Muhammed'in ruhlarını yumuşaklıkla ve kolaylıkla al ve işlerini lütf ile gör" diye emreder. ümmetine, ana ve babalarından çok şefkat ederim, dedi.

murataltug1985 02-21-2018 08:54

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

*Beşinci kat gökte Harun aleyhisselam efendimize Merhaba" dedi ve hayır duada bulundu.*Efendimiz miracı anlatıyor Beşinci kat gökte melekler ibadet ediyor ayakta duruyor ayak parmaklarına nazar ediyor, asla başka yere bakmıyor, yüksek sesle tesbih ediyordu Hakk teâlâdan ibadeti ümmetine nasib eylesin" dedim Cenab-ı Hak ihsan etti.*altınca kat gökte Musa aleyhisselam ile Merhaba" dedi duada bulundu. yedinci kat gökte İbrahim aleyhisselam Beyt-i Ma'mur'a dayanmıştı Beyt-i Ma'mura, her gün yetmiş bin melek giriyor sıraları gelmiyordu. Hz İbrahime selam verdim. Merhaba salih peygamber, salih oğlum" dedi. *Hz ibrahim efendimize Ya Muhammed! Cennet'in yeri latif ve temizdir. Ümmetin, oraya ağaç diksin" dedi. "Cennet'e ağaç nasıl dikilir?" dedim. "La havle vela kuvvete illa billah" ve "Sübhanellahi velhamdülillahi ve la ilahe illallahü vallahü ekber" tesbihini okuyarak, dedi.*

*Cebrail aleyhisselam beni, Sidret-ül-Münteha'ya götürdü. Sanki yaprakları fil kulakları gibi, meyveleri kuleler gibi idi. Allahü teâlânın emriyle* güzelleşiyordu Allahın yarattığı mahlukatın güzelleğini, kimse anlatamaz.*Cebrail aleyhisselam, Sidret-ül-Müntehada veda eyledi."Ey Cebrail! Beni yalnız mı bırakıyorsun?" Diyince Cebrail aleyhisselam ıstıraba düştü. Hak teâlânın heybetinden titredi bir adım daha atarsam, Allahın azametinden helak olurum.vücudum* yok olur" dedi.*Alemlerin efendisi, sıdretül müntehaya kadar Cebrail as ile gelmişti. Cebrail aleyhisselam, burada yaratıldığı suret üzere kanatlarını açtı, kanadından inciler, yakutlar saçıldı*Mümtehada Refref adlı yeşil Cennet yaygısı geldi.*
Allahü teâlânın zikriyle meşguldü* alemi tesbih sadası dolduruyordu.efendimiz Refref'in üzerine oturdu. çok yükseklere çıktılar, hicab denilen yetmiş bin perdeden geçtiler.**hicab perdesinde melekler vardı. Refref, efendimizi perdelerden geçirdi. Kürsi, Arş ve ruh alemlerini aştılar. Habib-i ekrem* perdelerden geçerken; "Korkma ya Muhammed! Yaklaş, yaklaş!" diye emrediliyordu. Allahü teâlânın dilediği yüksekliğe ulaşan efendimiz Mekansız, zamansız, şekilde Allahü teâlâyı gördü.**Efendimiz miracta Gözsüz, kulaksız, vasıtasız, olarak Rabbi ile konuştu. Hiç bir mahlukun bilemiyeceği, anlıyamıyacağı nimetlere kavuştu...*Ümmetimi isterim*

murataltug1985 02-21-2018 08:54

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

İmam-ı Rabbani Miracı şöyle anlatır:

*aleyhissalatü vesselam,Rabbini, dünyada görmedi, Ahırette gördü.aleyhisselam zaman ve mekanın dışarısına çıktı. Ezeli ve ebedi anı buldu. Başlangıcı ve sonu nokta olarak gördü. Cennet'e gideceklerin, binlerce sene sonra, Cennet'e gidişlerini o makamdaki görmek, dünyada değil Ahıret ile görmektir."*Efendimize; "Rabbini sena eyle!" buyrulduğunda, O "Ettehiyyatü lillahi vessalevatü vettayyibat" yani, bütün medhler, övgüler senalar, iyilikler ve ihsanlar Allahü teâlâ için olsun dedi.*Allahü teâlâ, Habibine gözsüz, kulaksız, vasıtasız ve, mekansız olarak; "Esselamü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullahi ve berekatüh... Ey Resulüm!*Selamım, bereketim ve rahmetim senin üzerine olsun* buyurarak, selam verdi.*efendimiz; "Esselamü aleyna ve ala ibadillahissalihin... Ya Rabbi! Bize ve salih kullarına selam olsun diye cevap verdiler.**melekler, hep bir ağızdan "Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulüh... bilir ve inanırım ki,*Allahü teâlâdan başka ilah yoktur. Muhammed aleyhisselam O'nun kulu ve resulüdür" dediler.

*Allahü teâlâ buyurdu ki: "Ey Habibim!* misafirimsin. İste benden ne istersen!.." Resulullah efendimiz; "Ümmetimi isterim ya Rabbi" dedi.Hak teâlâ, yedi yüz defa tekrarladı. efendimiz hepsinde; "Ümmetimi isterim" diye cevap verdi.**Allahü teâlâ; "Hep ümmetini istersin" buyurunca, efendimiz; "Ey Rabbim! Dileyen benim, veren sensin. Cümle ümmetimi bana bağışla" diye taleb etti.**Cenab-ı Hak; "ümmetinin hepsini bağışlarsam, benim rahmetim ve senin izzetin zahir olmaz. Bir kısmını sana bağışladım. İki kısmını tehir ettim. Kıyamet günü sen dile ben bağışlıyayım. ki, benim rahmetim ve senin izzetin* ve şerefin belli olsun" buyurdu.*Peygamberimiz buyurdular ki Mirac gecesi, Allahü teâlâdan ümmetimin hesabını bana ısmarlamasını istedim. Hakk buyurdu ki:*"Ya Muhammed!* muradın odur ki, hiç kimse, ümmetinin kabahatlerine muttali olmasın. Benim muradım* sen şefkatli peygambersin, yabancılara olduğu gibi, senden dahi kabahatleri ve çirkin işleri örtülü olsun.**Ya Muhammed! Sen onların yol göstericisin. Ben onların rabbiyim. Sen onları yeni gördün. Ben evvelden* nazar ederim.*Ya Muhammed ümmetin ile söyleşmeği sevmeseydim, kıyamet günü hesaba çekip günahlarını sormazdım."*

*Efendimiz Miracda Cenab-ı Hakka sorduğu sualleri hadisde şöyle anlatır Dedim ki: "Ya Rabbi! Cebrail'e altı yüz bin kanat verdin. Buna karşı* ihsanın nedir?"*Hak teâlâ buyurdu ki: "Senin bir kılın Cebrail'in altı yüz bin kanadından sevgilidir. Senin bir kılına, binlerce asi günahkarı kıyamette azad ederim. Ya Habibim! Cebrail kanadını açsa, doğu ile batıyı doldurur. Sen şefaat etsen, doğu ile batı asi olsa, hepsini sana bağışlarım."**Dedim ki: "rabbim Âdem'e aleyhisselama melekleri secde ettirdin. bana ikramın nedir?"Hak teâlâ buyurdu ki: "Meleklerin, Âdeme secdesi senin nurunun, onun alnında olması sebebiyledir. Ya Habibim! Sana* üstünlük verdim. İsmini ismime yakın eyledim ve Arş-ı ala üstüne yazdım. O zaman Âdem yaratılmamış idi, namı ve yok idi. Senin ismini gökler kapısında, hicablar üzerinde, Cennetler kapısında, köşkler ve ağaçlarda, Cennet'in her yerinde yazdım. Cennet'te, üzerinde La ilahe illallah Muhammedün resulullah" yazılmayan hiçbir şey yok idi. Bu mertebe, Âdem'e verilen mertebeden üstündür."*Dedim ki: "Ya Rabbi! Nuh'a aleyhisselama gemi verdin. bana ne ihsan eyledin?"*Buyurdu ki: "Sana Burak verdim bir gecede yerden Arş'a eriştirdim. Cennet ve Cehennem'i gördün. Ümmetine* mescidler verdim kıyamette gemilere biner gibi ümmetin mescidlere binip, Sırat'ı geçip Cehennem'den halas olurlar."

murataltug1985 02-21-2018 08:55

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

Efendimiz Miracda Cenab-ı Hakka sorduğu sualleri hadisde şöyle anlatır

*Dedim ki: "Ya Rabbi! İsrail oğullarına kudret helvası ile bıldırcına benzer kuş eti indirdin."*Hak teâlâ buyurdu ki:Sana ve ümmetine, dünya ve ahıret nimetini ihsan ettim. *Ya Habibim! Sana bir sure verdim o sure Tevrat'ta ve İncil'de yoktur. O sure*Fatiha'dır. kim o sureyi okusa, vücudu Cehnnem'e haram olur.okuyan kimsenin ana ve babasının azabını hafifletirim.**Ya Habibim! Ben, senden ekrem kıymetli, üstün, şerefli kimse yaratmadım.**Ya Habibim! Her kim beni kabul ederse ortak koşmaz ise Cennet onlarındır.* onlara Cehennem'i haram ettim. Ümmetine karşı rahmetim, gadabımı aşmıştır.*Ya Habibim! Benim katımda* ekremsin, şereflisin. Kıyamet günü sana o kadar ikram yaparım ki, cümle alem hayret eder.
*Ey Habibim! Sen Cennet'e girmeyince, diğer enbiya giremez. Senin ümmetin girmeyince, gayri ümmet giremez.**Ya Habibim! İster misin sana ve ümmetine* hazırladıklarımı göstereyim İsterim ya Rabbi!" dedim. Ey İsrafil! Kulum eminim ve resulüm Cebrail'e de ki, Habibimi Cennet'e iletip, Habibim ve ümmeti için*Cennet'te hazırladığımı göstersin. mübarek hatırı endişeden halas ola" buyurdu."**Alemlerin efendisi Peygamberimiz, İsrafil aleyhisselam ile Cebrail aleyhisselamın yanına geldiler. Allahü teâlânın emriyle*Cebrail efendimizi Cennet'e götürdü.**Melekler, ellerinde nur dolu tabaklarla bekliyorlardı. Cebrail aleyhisselam;Ya Resulallah! Bunlar, Âdem aleyhisselamdan seksen bin yıl önce yaratıldı.* tabaktakileri sana ve ümmetine saçmak için sabırsızlanırlar.**Kıyamet günü Hazretin ve ümmetin, Allahü teâlânın emriyle Cennet'in eşiğine ayak basınca, melekler tabaklardaki cevahiri üzerinize saçacaklardır"

*Efendimizi Cennet'te vazifeli Rıdvan meleği karşıladı. efendimize müjdeler verdi Hak teâlâ, ikisini ümmetine, birini de diğer ümmetlere vermek için Cennet'i üç kısım etti" dedi ve Cennet'i* gezdirdi.*Habib-i ekrem efendimiz buyurdular ki:*Cennet ortasında ırmak gördüm. Arş'ın yukarısında akar. Bir yerden su, süt ve bal çıkar. Asla birbirine karışmaz. O ırmağın kenarı zebercedden idi.**Cennet ırmağının İçindeki taşlar cevahir, balçığı anber, otları za'feran idi. Etrafına gümüş bardaklar koymuşlar, sayıları gökteki yıldızlardan ziyade idi. Çevresinde kuşların boyunları deve boynu gibi idi. Her kim etinden yese ırmaktan içse, Hak teâlânın rızasına mazhar olur.
*Hz Cebrail Bu ırmak Kevser'dir. Hak teâlâ, onu efendimize vermiştir. Sekiz Cennetteki bostanlara bu Kevserden akar" Irmağın kenarı inci ve yakuttan idi.çadırlardaki hurilerin Yüzleri güneş gibi parlardı
*Cennet melekleri . Derlerdi ki: Biz sevinçli ve neş'eliyiz. Bize üzüntü gelmez. Biz gençleriz, yaşlanmayız. iyi huyluyuz, hiç kızmayız. Biz hiç ölmeyiz."**Cennetteki Saadet köşkleri ve ağaçlarının* nağme ve sedaları her yeri kaplar. hoş sesleri vardır o nağmeler dünyaya gelseydi, ölüm ve mihnet dünyada olmazdı.**Cebrail as Bir çadırın kapısını açtı. Öyle güzel suretler gördüm ki, ömrümce güzelliğini anlatsam, bitiremem. Yüzleri sütten beyaz, yanakları yakuttan kırmızı ve güneşten parlaktı. Derileri ipekten yumuşak ve ay gibi ışıklı, kokuları miskten* güzeldi.**Cennet meleklerinin Saçları siyah, örülmüş,* toplanmış, salıverilmişti otursa, çadır gibi olur, kalksa, ayağına uzanırdı. Her birinin önünde bir hizmetçi dururdu.*

*efendimiz buyurdu ki:Sekiz Cennet'in bağ ve bostanını nimetlerini gördüm. Cehennem'i görsem diye hatırıma geldi."Cebrail elimi tutup, Cehennem'in en büyük meleği Malik'e
Ey Malik! aleyhisselam, asilerin Cehennem'deki yerlerini görmek ister O'na Cehennem'i göster" dedi
*Malik, as cehennemin Yedi tabakasını açtı
Efendimiz, Cehennemdekilerin haline çok üzüldü. Merhametinden ağladı. Bütün melekler onunla ağlaştılar.**Alemlerin efendisi Cehennemdekilerin haline ağladı. Allahü teâlâya yalvardı. Ümmetinin zayıflığını ve azaba takat getiremeyeceklerini söyleyerek, o kadar çok ağladı ki, Cebrail aleyhisselam ve cümle melekler de ağlaştılar.
*Allahü teâlâdan hitap geldi ki:"Ey Habibim! hürmetin ve kıymetin katımda büyüktür, duan kabul olunmuştur. Hatırını hoş tut. Seni, muradına eriştiririm.öyle bir makam veririm ki, asileri, senin şefaatin ile bağışlarım. Ta ki, sen yeter diyene kadar."**efendimiz miracta gördüklerini anlatmaya devam ederek buyurdu ki:Semavattan geçip hz, Musa'nın makamına geldim.*Bana; "Hakk* ümmetine ne farz eyledi" dedi. Ben de; "Her gün ve gece için elli vakit namaz farz kıldı" dedim. "Rabbine dön, hafiflik dile. Çünkü ümmetin altından kalkamaz", dedi.Ya Rabbi! Ümmetimden hafif eyle." Diyince namaz elli vakitten beş vakite indirildi.
*Allahü teâlâ şöyle buyurdu:*namazı beş vakte indirdim. Her namaza on sevab vardır. her kim* sevaba kastedip yapamazsa, onun için bir sevab yazılır. Fakat yaparsa, bire on sevab yazılır. günaha kasdedip de yapmazsa, hiç bir şey yazılmaz. bir günah olarak kayda geçer."**Allahü teâlâ Peygamberimizin sıkıntılı ve yaralı mübarek kalbini, teselli eyledi. Hiç bir mahlukuna vermediği, kimsenin bilemiyeceği, anlayamıyacağı nimetleri, O'na ihsan eyledi.

murataltug1985 02-21-2018 08:55

Kaynak islam ansiklopedisi android programı* HAZRET-İ* MUHAMMED Rahmet peygamberi mirac

*Alemlerin efendisi, mirac sonrasında bir anda Kudüs'e ve Mekke-i mükerremeye, Ümm-i Hani'nin evine geldiler. Yattığı yer soğumamış, leğendeki abdest suyunun hareketi durmamış idi.*
Ümm-i Hani uyuklamış, ve haberi olmamıştı.
*efendimiz, Kudüs'ten Mekke'ye gelirken, Kureyş'in kervanına rastladı.*Kervandaki deve ürktü, yıkıldı. Sabah olunca efendimiz, Kabede Miracını anlattı.
Kafirler, alay etti. Müslüman olmaya niyetli olanlar* tereddüde düştü*Müşrikler Ey Ebu Bekir! Mekke'den Kudüs'e gidip gelmek, ne kadar sürer? diyince. Hazret* Bir aydan fazla dedi.kafirler Akıllı, tecrübeli adamın sözü böyle olur, dediler. Hz ebubekire Senin efendin, Kudüs'e bir gecede gidip geldiğini söylüyor,* iyice sapıttı, dediler. Hazret-i Resulullah efendimiz söyledi ise doğrudur. Canım ona feda olsun*dedi*Resulullahın Miraca çıktığını öğrenen, hz Ebu Bekir, Ya Resulallah Miracınız mübarek olsun! Bizleri, senin gibi büyük Peygambere hizmetçilikle şereflendirip mübarek yüzünü görmekle, tatlı sözlerini işitmekle nimetlendiren Allaha sonsuz şükürler Ya Resulallah her sözün doğrudur. Canım sana feda olsun!" dedi.*

*Hazret-i Ebu Bekir'in sözleriyle kafirler şaşırıp* dağıldılar. Şüpheye düşen, imanı zayıfların kalbi* kuvvetlendi.efendimiz Ebu Bekir'e "Sıddik" diyerek onun makamını ve derecesini* yükseltdi.hazret-i sıddık efendimize edebinden, hayasından yüzüne bakamazdı. *kafirler, mü'minlerin imanına, Peygamberimize olan* inançlarına, dayanamadı efendimizi mahcup ve mağlub etmek için, Mescid-ı Aksa hakkında sorular sordular efendimiz Buyurdu ki:*Mescid-i Aksa'da etrafıma bakmamıştım. hazret-i Cebrail Mescid-i Aksa'yı gözüme getirdi. soruların, hepsine cevap verdim
*efendimizin, yolda gördüğü develi yolcular Mekke'ye ulaştı. Kervandakiler* fırtınayla devenin yıkıldığını söylediler efendimiz bunu daha önce haber vermişti . Bu hal, üzere mü'minlerin imanı kuvvetlendi Kafirlerin düşmanlığı arttı.

*Hicretten bir yıl önce, Recebin 27'sinde Cuma gecesi olan mucizeye Mirac denir. Resulullah, miraca, ruh ve bedeni ile uyanık* halde çıktı.*
Mirac gecesinde* ilahi hakikatler gösterildi* beş vakit namaz farz kılındı. Bakara suresinin son iki ayet-i kerimesi ihsan edildi.**Mirac; Kur'an-ı kerimde, İsra ve Necm suresi ile hadis-i şeriflerde bildirilmektedir.Peygamberimiz Miracdan sonra dört büyük halifesine buyurdular ki:"Ya Eba Bekir'! köşkün Kızıl altından idi. Ya Ömer! Senin köşkün Yakuttan idi. Ya Osman! Seni gökte gördüm. Cennet'te köşkünde* seni düşündüm.**Ya Ali seni dördüncü semada gördüm. Cebrail* Dedi ki: "Ya Resulallah! Melekler hazret-i Ali'yi görmeden duramazlar. Hak teâlâ, onun suretinde bir melek yarattı. Dördüncü gökte durur, melekler onu ziyaret eder, bereketlenirler."*Mirac gecesinin sabahında Cebrail aleyhisselam efendimize beş vakit namazı, vakitlerinde imam olarak kıldırdı.*Miracın Kudüs kısmı ayet-i kerime ile sabittir inanmayan dinden çıkar. Hadisteki göklere yükselmeye inanmayan sapık ve itikatsız olur.*

murataltug1985 02-22-2018 10:17

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Akabe Biatları
Senden şereflisi olamaz*

*Peygamberimiz her sene, Kabe'yi ziyarete gelenleri dine çağırıyor... Cehennem ateşinden kurtulup ebedi saadet için çalışıyor hakarete aldırmadan, peygamberlik vazifesini yerine getiriyordu*Efendimiz Allahü teâlânın, peygamberlik vazifesini yerine getirinceye kadar beni barındıracak ve bana yardım edecek kim var? kendisine Cennet verilsin" buyuruyordu
*efendimiz peygamberliğinin on birinci senesinde Kabe'yi ziyarete gelen Medine halkıyla karşılaştı.*
Peygamberimizin dedesi Abdülmuttalib'in annesi Selma Hatun Hazrec kabilesinin Neccar oğullarındandı Peygamberimiz, Hazreclileri İbrahim suresinin ayet-i kerimeleriyle İslâmiyete davet etti*Kabilesinden ve Medine'de Yahudilerinden, bir peygamberin geleceğini duyan medinelier efendimizin çağırısıyla Yahudilerin haber verdiği, işte bu peygamberdir!" dediler
*Medine'de Evs ve Hazrec kabileleri, Yahudilere düşmandı birbirlerine saldırırlardı. Yahudilerden önce Müslüman olup,*İslâmiyet'le şereflenirlerse, galip geleceklerine ve Medine'den çıkarabileceklerine inanıyorlardı.*Resulullah'ın huzurunda Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldular. *Hazrec kabilesi efendimize "Ya Resulallah! Biz, kavmimizle, Yahudilere karşı savaşırdık Ümid edilir ki, Allahü teâlâ, onları zat-ı aliniz sayesinde iman ile şereflendirir.*
*Biz,ve kavmimiz peygamberliğini kabul etmeye davet edeceğiz. dinden kabul ettiğimizi anlatacağız. Eğer*Allahü teâlâ onları din üzerinde toplayıp birleştirirse, senin işin kolay olacak
*Hazreclilerden altı kişi inanmış, Allahü teâlânın peygamberini kabul etmişdi. Müslüman olan altı kişi şunlardı:Ukbe Zürare, Haris, Malik, Kutbe ve Cabir radıyallahü anhüm*dü

*Akabe biatıyla Medine de nurlanmış, İslâm güneşi medineyi aydınlatmıştı.Hazrec kabilesi Medinede İslâmiyeti ve efendimizi anlattılar halkı islama davet etdiler Medine'de Peygamberimizin ve İslâmiyet'in konuşulmadığı ev kalmadı.
*Medinedeki Hazrec ve*Evs kabilesi Müslüman oldular.Akabe görüşmelerinden sonraki, sene Zürare ve İslâmiyet'i kabul eden on iki arkadaşı, hac mevsiminde Mekke'ye geldiler. müşrikler,*
Müslümanlara her eza ve cefada bulunuyor
efendimizi takib ediyorlar, O'nunla konuşanlara işkence yapıyorlardı. *Medineliler, Peygamberimizle Akabe'de görüşmek üzere söz aldılar.Gece buluştular. Bağlılık arzedip, emir ve isteklerine teslim olacaklarına söz verdilet bi'at ettiler, akabede sözleştiler. *Akabe sözleşmesinde Allahü teâlâya ortak koşmayacak zina hırsızlık iftira edilmeyecek rızık korkusuyla çocuklaröldürmeyecekti*Evs ve Hazrec kabilesine mensub 12 kişinin reisi Zürare idi. Peygamberimiz,on iki kişiyi kabilelerine temsilci yaptı kabilelerine İslâmiyet'i anlatıp, efendimize kefil olacaklardı.Zürare hepsinin temsilcisiydi

*Akabe sözleşmesinden sonra, Medine'ye dönen hz Es'ad ve arkadaşları, kabilelerine gece-gündüz İslâmiyet'i anlattı hak dine davet etti. Bu davetle İslâmiyet, Medine'de sür'atle yayıldı. düşman olan Evs ve Hazrec kabileleri bir araya gelmiş, İslâmiyet'i öğrenmek için efendimizden muallim istemişlerdir*Resul-i ekrem efendimiz Kur'an ve İslâmiyet'i öğretmek için, Mekke'deki Eshabından hz Mus'ab ı hoca olarak Medine'ye gönderdi.*Mus'ab, hz Es'ad'ın evinde kaldı. ev ev dolaşarak İslâmiyet'i duyurdu Resulullah'ı korumak için söz istedi*Medineli Müslümanların kalblerine islam ateşi düşmüştü Tek düşünceleri, İslâmiyeti yaymaktı Bütün planları En hızlı şekilde islamiyeti yaymaktı bunun hesabıyla meşgulledi*Medine'nin ilk Müslümanı Es'ad ra. kabilesinin reisi Mu'az. akrabaya karşı hakaretten kaçınmak adet olduğu için, Zürareden çekindi kabilesinden Hudayr'ı gönderdi.Hudayr, mızrağıyla ve tüm hiddetiyle hz. Mus'ab ve hz zürareye İnsanları aldatıyorsunuz! Hayatınızdan olmak istemiyorsanız, vazgeçin, dedi.**Mus'ab bin Umeyr; islamiyeti engellemeye çalışanlara Hele otur, söz dinle Maksadı anla, beğenirsen kabul edersin. Yoksa engel olursun... diyerek, yumuşak ve nazik cevap verdi.*müşrıkler
sakinleşip mızrak Hazret-i Mus'ab'ın tatlı konuşması ile insanın kalbine işledi sözlerin Kur'an-ı ayetleri onları. Kendinden geçirdi
Bu ne güzel şey! Bu dine girmek için ne lazımdır? dediler

murataltug1985 02-22-2018 10:17

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Akabe Biatları
Senden şereflisi olamaz*

*İslamı engellemek isteyen Hudayr Kelime-i şehadet ile Müslüman oldu. Üseyd ra
size birini göndereyim. o Müslüman olursa, Medine'de onun kavminden iman etmedik kimse kalmaz, dedi.*ve.Hudayr, Mu'az'ın Müslüman olmasını çok arzu etti*Muazın müslüman olmasını isteyen hudayr muaza Mus'ab ile konuştum, fenalık görmedim. Harise oğulları, teyzeoğlu zürareyi öldürmek için harekete geçtiler, dedi.Mu'az çok kızmıştı. Bu bir hile idi.Hudayr, hileye başvurarak, SMu'az'ın teyzesine ve oğlu Zürare'ye dolayısıyla Mus'aba zarar vermesini önlemek istemiş müslüman tarafa geçmesine zemin hazırlamışdı.**Sa'd bin Mu'az, teyzeoğlu Es'adın öldürüleceği haberiyle akrabalık tarafı ağır bastı Es'ad bin Zürare'nin yanına gitti.*Es'ad ile Mus'ab huzur ve sükun içerisinde sohbet ediyordu Ey Es'ad! Aramızda akrabalık olmasaydı, sen bunları yapamazdın, dedi. Mus'ab Ey muaz dur, otur ve dinle; mülayim ve tatlı sözlerle Kur'an-ı kerim okudu.*Mu'az'ın hali değişiyor ve, kendinden geçiyordu. Kur'an-ı kerimin eşsizliği karşısında büyük bir tesir altında kaldı.*

*Kuraanın tesiri altında kalan muaz Siz bu dine girmek için ne yapıyorsunuz? dedi.*Mus'ab Kelime-i şehadeti öğretti. Muaz Eşhedü enla ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulüh" diyerek Müslüman oldu.**Mu'az ra Müslümanlığın huzur ve sevinciyle yerinde duramıyordu. gusül abdesti aldı. kavmine hitaben;- Ey Abdüleşhel oğulları beni nasıl tanırsınız? dedi.*Onlar - Sen reisimizsin sana tabiyiz! diye cevap verdiler. Mu'az,hepinize haber veriyorum. Ben Müslüman olmakla şereflendim. Sizin Allahü teâlâya ve resulüne iman etmenizi istiyorum. iman etmezseniz, sizinle konuşmayacağım dedi.*Abdüleşhel oğulları, reisleri Mu'az'ın Müslüman olmasıyla hemen Müslüman oldular.*Medine semalarını Kelime-i şehadet ve tekbir sedalarıyla çınlattılar. kısa bir müddet sonra, Medine halkı, Evs ve*Hazrec kabileleri İslâmiyet'i kabul ettiler.Her ev İslâm nuruyla aydınlandı. Mu'az ve Hudayr, kabilelerinin putlarını kırdılar.* Müslümanlar sevinç içinde idiler. Bu seneye senet-üs-sürur sevinç yılı denildi.*İslâmın yayılması yumuşaklık ve, tatlı dille olmuştu. Eshab Resulullahtan gördüğünü tatbik etti
Efendimizin güzel huyu, yumuşaklığı, affı, sabrı, ihsanı, ikramı, herkesi hayran bıraktı onu Tüm kalbimizle kabul ettik*

*efendimize, peygamberlik tebliğ edileli 13 sene olmuştu... Mekkeli müşriklerin, zulmü son haddine varmış dayanılmaz bir hal almıştı.**Medine'de Es'ad ile Mus'ab ın hizmetleri sayesinde, Evs ve Hazrecliler, Müslümanlara kucak açacak, onları bağırlarına basıp uğrunda her fedakarlığı yapacak aşk ve şevkin içindeydiler.*efendimizin teşriflerini arzuluyorlar,uğrunda, mallarını ve canlarını esirgemeyeceklerine söz veriyorlardı.*
*Hac mevsiminde Mus'ab ra ile Medineli 73 erkek ve 2 kadın Müslüman, Mekke'ye girdiler. Hacdan sonra, Akabe'de*efendimiz ile buluştular.*
Es'ad Zürare ve 12 temsilci, Peygamberimizin Medine'ye hicret etmelerini teklif ettiler. Kur'an-ı ayetler okuyarak, canlarını, çoluk ve çocuklarını koruyup gözetirlerse, onlardan söz istedi. *Müslüman olmayan efendimizin amcası hazret-i Abbas şöyle hitab etti;"Ey Medineliler! Bu, kardeşimin oğludur. en çok sevdiğimdir O'nu tasdik edip, inanıyor ve istiyorsanız, sağlam bir söz verin. Biz O'nu, inanmıyanlardan koruduk. O, aramızda izzet ve şerefiyle yaşamaktadır. O herkesten yüz çevirmiş, size katılmaya karar vermiştir. *Eğer savaş gücüne sahipseniz bu işe girişiniz. ayrılığa düşmeyin Verdiğiniz sözde durun, O'nu düşmanlarından koruyun Mekke'den çıktıktan sonra O'nu yalnız bırakacaksanız, vazgeçiniz ki, yurdunda şerefiyle yaşasın!"Hazret-i Abbas'ın konuşmasına Medineliler üzüldüler. Sanki, Resulullah ı memleketlerinde müşriklere terkedeceklermiş gibi bir sözle karşılaşmışlardı.
*Medineli sahabilerden Es'ad hazretleri efendimize dönerek Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! siz, bizi öyle bir şeye davet ediyorsunuz ki, insanların taptığı putları bırakıp, İslâm'ı kabul etmesi çok güçtür. Buna rağmen biz, İslâm'ı tüm kalbimizle kabul ettik. emirlerinizi canla başla yerine getirmeye hazırız, söz veriyoruz" dedi.*

murataltug1985 02-22-2018 10:18

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Akabe Biatları
Senden şereflisi olamaz*

*İkinci Akabe biatında Medineliler, efendimize söz verdiler: Kendi çocuğumuzu nasıl muhafaza ediyorsak, mübarek vücudunuzu kanımızın son damlasına kadar, koruyacağımıza yemin ediyoruz. ahdimizi bozarsak şakiler zümresine dahil olalım! Ya Resulallah!**efendimiz buyurdu ki: "Sizden Rabbim için olan şartım, Allahü teâlâya ibadet etmeniz ve ortak koşmamanız; kendim ve Eshabım için olan şartım, bizi barındırıp Eshabıma yardımcı olmanız, kendiniz gibi bizleri de korumanızdır."*Seni hak din ve kitap ile peygamber olarak gönderen Allahü teâlâya and olsun ki; çoluk-çocuğumuzu koruduğumuz gibi seni de koruyacağız! ya Resulallah" *Medineli Müslümanlardan Abbas ra Ey Hazrecliler! Muhammed aleyhisselamı barış, ve savaş zamanları için kabul edip, tabi oluyorsunuz. mallarınıza zarar gelince, akrabalarınız helak olunca, Peygamberimizi yalnız bırakacaksanız, Vallahi, dünyada ve ahırette helak olursunuz!
*Biz Peygamberimizden, mallarımız ziyan olsa da, yakınlarımız öldürülse de vazgeçmeyiz. Ondan hiçbir zaman ayrılmayız. Ölmek var, dönmek yok!"
*efendimize dönerek, "Ya Resulallah! Biz ahdimizi yerine getirirsek, bize ne vardır?" Peygamberimiz "Allahü teâlânın razı olması ve Cennet var!" buyurdular. *Hz Es'ad Ben, Allahü teâlâya ve Resulüne verdiğim sözü yerine getirmek, canımla ve malımla O'na yardım vaadimi gerçekleştirmek üzere bi'at ediyorum, söz veriyorum " diyerek yemin etti. Ve akabe bi'atı tamamladılar.
*Akabe biatlarında Resulullah'ın uğrunda can ve mallarını ortaya koydular. Kadınlar ile bi'at, söz ile yapıldı Sevgili Peygamberimiz; ortak koşmamak, hırsızlık, iftira ve zina etmemek, çocukları öldürmemek, yalan söylememek, hayıra muhalefette bulunmamak....." üzere söz aldılar.
*Abbas bin Ubade; "Ya Resulallah! Yemin ederim ki, istediğin takdirde, yarın sabah, Mina'da bulunan kafirlerin üzerine yürür ve hepsini kılıçtan geçiririz" dedi.*efendimiz memnun oldular, fakat; "Bize, bu şekilde emrolunmadı. Şimdilik yerlerinize dönünüz" buyurdular.*

murataltug1985 02-22-2018 10:18

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Hicret
İslam davası tüm insanlığı içine alacak...*

*Müşrikler, İslâm nurunun, Medine'yi sarmaya başladığını görüyorlar. Ancak, işin büyüklüğünü anlamış değiller... İçlerinde bir korku var... Korkuyu anlamıyorlar. Anladıkları sadece müthiş bir hareketin başlamakta olduğu...*Akabe biatıyla Medine; Müslümanlara, huzur bulacakları ve sığınacakları bir yer oldu. İkinci Akabe biatıyla Mekkeli müşrikler çok şiddetlendiler tehlikeli bir hal aldılar Müslümanlar Mekkeye tahammül edemiyerek efendimizden, hicret için müsaade istediler.**Peygamberimiz, sevinçle Eshab-ı kiramın yanına gelip; hicret edeceğiniz Yesrib dir. Oraya hicret ediniz" ve Müslüman kardeşlerinizle birleşin. Allahü teâlâ onları size kardeş yaptı. Yesrib'i size emniyetli ve huzurlu bir yurt kıldı" buyurdu.**efendimizin izni ve tavsiyesiyle Müslümanlar, hicret etmeye başladılar. efendimiz, hicret edenlere ihtiyatlı ve tedbirli davranmalarını söyledi Müslümanlar, müşriklerin dikkatini çekmemek için küçük kafilelerle yola çıkıp gizli hareket ediyorlardı. Medine'ye ilk hicret eden*Ebu Seleme, müşriklerden çok eziyet görmüştü.
*müşrikler hicret için yola çıkan Müslümanları, yoldan çevirmeye, kadınları kocalarından ayırmaya, ve hapse atmaya başladılar ve cefalara tabi tuttular.*dinlerinden döndürmek eziyet ettiler harbten korktukları için öldüremediler.*
Müslümanlar tüm eziyetlere rağmen Medinede hicret yollarına düştüler.*Hazret-i Ömer kılıcını kuşandı. ok ve mızrağıyla Kabe'yi tavaf etti. müşriklere, şunları söyledi dinimi korumak için Allahü teâlânın yolunda hicret ediyorum. Karısın dul, çocuklarını yetim bırakmak, anasını ağlatmak isteyen varsa önüme çıksın!.."*hazret-i Ömer ile yirmi Müslüman, Medine'ye yola çıktıklar. O'nun korkusundan kafileye kimse dokunamadı. göçlerin arkası kesilmiyor, Eshab-ı kiram bölük bölük Medine'ye ulaşıyordu

.*hazret-i Ebu Bekir hicret için izin istedi. efendimiz, "Sabr eyle. Ümidim odur ki; Allahü teâlâ bana da izin verir. Beraber hicret ederiz" buyurdu.*Hazret-i Ebu Bekir; "Anam-babam sana feda olsun! Diyerek iki deve satın aldı ve beklemeye başladı.**Hicret sırasında Mekke'de; Peygamberimiz ile hazret-i Ebu Bekir, hazret-i Ali, fakirler, hastalar, ihtiyarlar ve müşriklerin hapse attığı mü'minler kalmıştı.*Mekke'den hicret eden muhacirleri, Medineliler çok iyi karşılayıp, misafir ettiler. hiçbir fedakarlıktan kaçınmadılar. Kan kardeşliğinden öte bir kardeşlik meydana geldi.
*Resulullah'ın hicreti müşrikleri telaşlandırdı
Dar-ün-Nedve'de toplandılar, Şeytan, Şeyh-i Necdi kılığında söze karıştı Düşündükleriniz çare olamaz.O'ndaki güler yüz ve tatlı dil her tedbiri bozar. diyerek fikrini söyledi.**Kureyş reisi Cehil; "Her kabileden kuvvetli kimse seçelim. kılıçları ile Muhammed'in üzerine saldırsınlar. Kılıç vurup kan döksünler.*Kimin öldürdüğü belli olmasın. diyetini verir, sıkıntıdan kurtuluruz" dedi. Şeytan bu fikri beğendi hararetle teşvik ve tavsiye etti.
*Müşrikler hazırlanırken Allahü teâlâ, Resulüne hicret emri verdi. Cebrail aleyhisselam müşriklerin kararını ve yatağında yatmamasını bildirdi.*
Peygamberimiz hz Ali'ye yatağında yatmasını, emanetleri sahiplerine vermesini söyleyerek, yatağımda yat hırkamı üzerine ört! Korkma, sana zarar gelmez" buyurdu.*

*Hazret-i Ali, Peygamber efendimizin emr ettiği şekilde yattı. Habibullah'ın yerine hiç korkmadan kendini feda etmeye hazırdı.*Hicret gecesinde müşrikler, efendimizin saadethanelerinin etrafını sarmışlardı. efendimiz mübarek evlerinden çıktı Yasin-i şerif suresini okudular bir avuç toprak alıp kafirlere saçtı ve uzaklaştı müşrikler Yemin ederim ki, Muhammed aramızdan geçip gitti, başımıza toprak saçtı" dediler*Müşrikler, efendimizin kapısına hücum edip içeri girdiler. Hz Ali'yi,leyhisselamın yatağındaydı müşrikler hz Aliyi tartakladılar. Kabe'nin yanında bir müddet hapsettiler ve Müşrikler, Resulullahı aradılar Hz Ebu Bekir'in kızı Esma'yı dövdüler efendimizi bulamayan müşrikler çılgına döndüler.*azılı müşrik Cehil, Mekkede efendimizi ve hz Ebu Bekir'i bulana 100 deve vaad etti. mala tamah edenler silahlanıp, atlarıyla efendimizi aradılar
efendimiz, hazret-i sıddıka "Hicrete izin verildi" buyurunca, Sıddik Mübarek ayağınızın tozuna yüzümü süreyim ya Resulallah!..dedi
*Hazret-i Sıddik, hicrete sevincinden ağladı. Gözyaşlarıyla; "Anam-babam, canım sana feda ya Resulallah! Develer hazır. kabul buyurunuz" dedi. Alemlerin sultanı; "Benim olmayan deveye binmem. parası ile satın alırım" buyurdular.
*Hz Ebu Bekir, Üreykıta develeri üç gün sonra Sevr mağarasına getirmesini emretti.*Safer ayının 27'sinde efendimiz ve hz Sıddik yola çıktılar. İzleri belli olmasın diye parmaklarına basıyorlardı. Hz. Ebu Bekir, sola, sağa, gidiyordu.*Peygamberimiz, sorunca, "Etraftan gelecek tehlike bana gelsin. Canım yüksek zatınıza feda olsun ya Resulallah!" dedi.*Server-i alem efendimiz buyurdular ki: "Ya Eba Bekir! Başıma bir musibetin, benim yerime, senin başına gelmiş olmasını ister misin?" Hazret-i Sıddik;*"Evet ya Resulallah! Seni hak dinle, hak peygamber gönderen Allaha yemin ederim ki, bir musibetin, senin yerine, benim başıma gelmesini isterim" dedi.

murataltug1985 02-22-2018 10:19

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Hicret
İslam davası tüm insanlığı içine alacak...*

*Peygamberimizin hicret yolunda ayakları parçalandı mübareğin yürüyecek hali kalmamıştı. Güçlükle dağa çıkıp sevr mağarasına ulaştılar.*
Kapı önünde hazret-i Ebu Bekir, "Allah için ya Resulallah, içeri girmeyin! Ben gireyim, zarar bana gelsin, mübarek zatınıza keder, ve elem değmesin" dedi ve içeri girdi.*efendimiz sevr mağarasına girdi ve mübarek başını Ebu Bekir'in kucağına koyup uyudu. hz Sıddik'in ayağını yılan soktu. Resulullah'ın uyanmaması için hareket etmedi.gözyaşı mübareğin yüzüne damlayınca; "Ne oldu ya Eba Bekir?" buyurdular. Hz Ebu Bekir yılan ayağımı soktu" dedi.efendimiz, Ebu Bekir'in yarasına, mübarek ağız suyundan sürünce, şifa buldu.*efendimiz ve hz Sıddik ı takib eden müşrikler, mağaraya geldiler. Mağara Ağzını bir örümcek örmüş iki güvercin yuva yapmıştı İz sürücü Alkame; iz kesildi" dedi. Müşrikler, "Eğer, buraya girmiş olsalardı, kapıdakk örümcek ağının yırtılmış olurdu dediler*Müşrikler mağaraya geldiklerinde, hazret-i Ebu Bekir Ya Resulallah! Vallahi kendim için tasalanmıyorum.*yüksek zatınıza bir şey gelmesinden korkuyorum. öldürülürsem tek kişiyim, hiçbir şey değişmez. size zarar gelirse, ümmet helak olur, din yıkılır" dedi.*
*Kainatın sultanı efendimiz; "Ya Eba Bekir! Üzülme!... Şüphesiz Allahü teâlâ bizimledir" buyurdu.**Hz Sıddik , "Ya Resulallah! Canım sana feda olsun! Onlardan bizi görürse" deyince, Efendimiz; "Ya Eba Bekir! İki kişi ki, üçüncüsü Allahü teâlâdır. Üzülme!.. Hak teâlâ bizimledir" buyurdu...*Müşrikler geri döndüler.

*Allahü teâlâ Kur'an-ı kerimde şöyle buyuruyor: siz, O'na yardım etmezseniz, hatırlayın o vakti kafirler O'nu Mekke'den ikinin ikincisi olarak hz Ebu Bekir ile çıkardıklarında, Sevr mağarasında iken, Allahü teâlâ Resulullah'a yardım etmişti. O arkadaşı Sıddik'a "Üzülme! Allahü teâlânın yardımı, nusreti muhakkak bizimledir" demişti. *Allahü teâlâ, Ona sekinetini indirmiş, Habibini görmediğiniz manevi ordularla kuvvetlendirmiş, kafirlerin küfürünü alçaltmıştı. Allahü teâlânın tevhidi yücedir. Allahü teâlâ mutlak galiptir. Yegane hüküm ve hikmet sahibidir." (Tövbe suresi: 40)*Peygamberimiz ile hz Ebu Bekir, mağarada üç gün kaldılar. Hazret-i Ebu Bekir'in oğlu Abdullah, Mekke'de duyduklarını, mağaraya haber veriyor, azadlı kölesi ve sürülerinin çobanı Füheyre geceleri süt getirip izleri siliyordu.
*Sevr mağarasından dördüncü günü ayrılan Peygamberimiz, Kusva devesine bindi. rivayete göre terkisine hz Ebu Bekir'i bindirdi. Diğer deveye de Amir Füheyre ile yol bilen Üreykıt bindiler.
*Alemlerin efendisi, Allahü teâlânın medhettiği, beldelerin en kıymetlisi Mekke-i mükerremeden, vatanından ayrılıyordu. Devesini Harem-i şerife döndürüp, mahzun bir halde;*Vallahi! Sen, Allahü teâlânın yarattığı yerlerin en hayırlı; Rabbime en sevgili olanısın! Senden güzel, yurt yoktur. Kavmim çıkarmasaydı, çıkmaz, senden başka yurt, ve yuva tutmazdım" buyurdular.*Cebrail aleyhisselam Ya Resulallah! Vatanına müştak mısın, ayrılığa üzüldün mü?" dedi. Efendimiz Evet " buyurdular. Cebrail as, Mekke'ye döneceğini müjdeleyen, Kasas suresi 85. ayet-i kerimesiyle, mübarek efendimizi teselli etdi...

*Hicret Yolculuğu sakin geçiyordu. Müşrikler, her yeri arıyor cenab-ı Hak, habibini şerden muhafaza ediyordu.*Keşke hizmetle şereflenseydim **efendimiz ve Hz. Ebu Bekir, Medine yolunda Kudeyd mevkiinde, Ümmü Ma'bed isminde cömertliğiyle meşhur, iffetli bir hanımın çadırında durdular. Ücretiyle yiyecek hurma et istediler.*Ümmü Ma'bed; "Eğer olsa idi, parasız ikramda bulunurdum. Kıtlık sıkıntısıyla elimizde bir şey kalmadı" Süt Yoktur. Davarlar kısırdır" dedi *Kainatın Sultanı, Ey Ümmü Ma'bed! koyun niçin burada diyince O da; "hasta ve zayıf sürüden kaldı. efendimiz koyunu sağmama izin verir misiniz?" buyurunca; "Anam babam sana feda olsun,dedi.*efendimiz, koyuna Allahü teâlânın ismini zikrettiler. Bereket ile dua ettiler mübarek elini koyunun memesine sürdüler. meme, süt ile doldu aktı kapları doldurdular.**Efendimiz mübarek elini koyunun memesine dokunup sığadılar büyük kabı Ümmü Ma'bed'e teslim ettiler.*İçtikleri sütün parasını verdiler. Ümmü Ma'bed'in kocası Sevinerek; "sütü sorunca, Ümmü "Bir mübarek hanemizi şereflendirdi. Gördüklerin, O'nun himmeti ve bereketidir" dedi.**Ümmü Ma'bed efendimizi şöyle tarif etti Gördüğüm mübarek biçimli ve güzel yüzlü idi. Gözlerinde kırmızılık, sesinde naziklik vardı. Mübarek kirpikleri uzun idi. Gözü kudretten sürmeli idi. Saçları siyah, sakalı sık idi. üzerinde vakar ve ağırbaşlılık vardı. tebessüm ediyor, sözleri, dizilmiş inci gibi ağzından tatlı tatlı dökülüyordu.**Uzaktan heybetli yakından tatlı ve cazipti Yanındakiler emrini yerine getirmek için yoluna canlarını başlarını koyuyorlardı" Ümmü mabedi hayretle dinleyen kocası, Resulullah efendimize Rim vadisinde yetişti ve Müslüman oldu.

murataltug1985 02-22-2018 10:19

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Hicret
İslam davası tüm insanlığı içine alacak...*

*Müşrikler, aleyhisselamı ve hazret-i sıddıkı arıyorlardı. Efendimiz medinede, Müslümanlığı yayacak İslâm Devletini kurup, müşrikleri ortadan kaldıracaktı*müşrikler, her şeyleriyle. efendimizle hz Ebu Bekir'i öldürene esir edene; yüz deve sayısız mal ve para vaad ettiler. Ancak Allah müslümanlarla beraberdi*Kureyşliler "Ey Süraka! Yemin ederim ki, üç kişilik bir kafile gördüm. Onlar Muhammed ile Eshabıdır" dedi.*Süraka, mükafatı tek başına istiyordu. atına binip koşturdu efendimizin .izini buldu.efendimizin okuduğu Kur'an-ı kerimi şitiyordu. Hz Ebu Bekir Süraka'yı görünce efendimiz mağaradaki gibi; "Üzülme, Allahü teâlâ bizimle beraberdir" buyurdu.
*Süraka, efendimize saldırabilecek kadar yaklaştı. "Ya Muhammed! Seni, bugün benden kim koruyacak!" dedi. Server-i alem efendimiz "Beni,*
Cebbar ve Kahhar olan Allahü teâlâ korur dedi
*Süraka'nın atı, yere battı. Efendimize saldırmaya teşebbüs edince, atın ayakları yere saplandı.*
Süraka, atını kurtaramadı. Çaresizce şefkat ve merhamet sahibi olan efendimize yalvardı üstün ahlak ve yaratılışlı üzere Peygamberimiz onun dileğini kabul etti.**Süraka; "Ya Muhammed! Muhafaza olunduğunu anladım. Dua et kurtulayım. sana zarar vermem. peşine düşenlere senden hbahsetmiyeceğim" diyordu.Kainatın efendisi; "Ya Rabbi! o sözünde doğru ise, atını kurtar" diye dua edince, Allahü teâlâ duayı kabul buyurdu.Sürakanın atı, kurtulmuştu*Süraka, hayretler içerisinde Muhammed aleyhisselamın korunmakta olduğunu anladı. Pek çok mucizeye şahid oldu Ya Muhammed! Ben Süraka yım Benden şüpheniz olmasın. söz veriyorum. beğenmediğinizi yapmıyacağım. Kavmin, seni yakalayana mükafat va'detti" dedi müşriklerin yapmak istediklerini anlattı.*Süreka efendimize yol azığı ve deve vermek istedi Peygamberimiz kabul etmedi Ey Süraka İslâmı kabul etmedikçe, deveni ve sığırını arzu etmem, istemem. Sen bizi gizli tut, yeter" buyurdu.*Süraka efendimizi kimselere anlatmadı Müslümanlıkla şereflendi.

murataltug1985 02-22-2018 10:20

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Hicret
İslam davası tüm insanlığı içine alacak...*

efendimiz, hazret-i sıddık, Füheyre ve Üreykıt, 622 yılı*Eylül ayının 20. Günü kuşluk vakti "Kuba" köyüne ulaştılar.*Bugün, Müslümanların Hicri yılının başı oldu.efendimiz kuba köyünde ilk mescidi yaptı*Kuba vadisinde ilk Cuma namazını kılan efendimiz ilk hutbeyi irad ettiler. Kuba mescidi, ayet-i kerimede Temeli takva üzerine kurulan mescid" (Tövbe suresi) buyrularak medh edildi.
*Mekke'de kalan hz Ali,efendimizin Kabe-i şerifteki makamına oturdu. "Resul-i ekrem'de kimin nesi var ise, alsın!" Diyerek emanetleri sahiplerine teslim etdi.*Mekke-i mükerremedeki Eshab-ı güzin, hz Ali'nin kanadı altındaydı. Resulullah'ın evinin Medine-i münevvereye getirilmesini emir buyurdu
Allah'ın aslanı Ali, Kureyş kafirlerine İnşaallahü teâlâ Medine-i münevvereye gidiyorum. diyeceğinizi söyleyin" buyurdu.*Hz Ali, Resul efendimizin eşyalarını toplayıp, Ehl-i Beyti ve akrabaları ile medine yoluna koyuldu.*
efendimize, şişmiş olan ayaklarından kanlar akar vaziyette, Kuba'da yetişti. Gündüzleri saklanıp, geceleri yaya yürüdüğü bu yolculuğun sonunda, Peygamberimizin huzuruna gidemiyecek haldeydi
*efendimiz hazret-i Ali'ye acımış, fedakar amcazadesini kucaklamış, mübarek elleriyle hakk yolunda meşakkate katlanmış narin, ayaklarını okşamış, afiyet için dua buyurmuştu.*hz Ali'nin fedakarlığına; "İnsanlardan öyleleri vardır ki, Allahü teâlânın rızası için nefsini feda eder" 'Bakara suresi) nazil oldu

*Medine'ye hicret eden Eshab-ı kiram ile Medineli Müslümanlar, Kainatın sultanını bekliyorlardı.
Medine-i münevvere Efendimizi karşılamak için can atıyorlardı. O'nun muhabbetiyle yananlar, kızgın çölün suya olan hasreti gibi gözlerini ufka dikerek bekliyorlardı...**Medine... Medeniyet kelimesinin yatağı Medine... Peygamber beldesi Medine... incecik hurma ağaçları ve dümdüz damlı çatılarıyla efendimizin teşrifleriyle Medine-i münevvere" olmaya can atıyordu*Kainatın efendisi, yaratılmışların en üstünü, Efendimiz devesine binmiş, yanında mağara dostu sıddık ra ile .. Medine'ye "Nur gibi geliyordu herkes ayaktaydı gözler pür dikkat ufuktaydı gözcüler tek-bir getirerek allahu ekber sesleriyle Müjde! Resulullah geliyor*dediler*Medine Ağır ağır yol alan iki deve göründü.*Medineliler, sevinçle Müjde!.. Müjde!... Resulullah geliyor!.. Peygamberimiz geliyor!... Sevinin Medineliler!.. Bayram edin! Habibullah geliyor!.. Baş tacımız geliyor!.." diyerek sevinç gözyaşları döktüler*Medine- sokaklarında .Yediden yetmişe, yaşlısından hastasına herkes, eşsiz haberi bekliyordu. Medineliler en güzel elbiseleriyle Alemlerin efendisine koştular.**Efendimizin gelişiyle Herkes, sıcak çöle yalınayak çıktı kızgın çölün yakıcı sıcağına rağmen habibullah , büyük bir heybetle medineye geliyordu
Tekbir sedaları semayı çınlatıyor, sevinç gözyaşları sel gibi akıyor. Hüzün ve mutluluktan esiyor Medine, tarihin en güzel gününü yaşıyordu

*Bir tarafta, herkesin "Emin" lakabıyla tanıdığı, Allahü teâlânın Habibini öldürmek için mükafat koyanlar; diğer tarafta O'nu ve arkadaşlarını korumak, bağırlarına basmak ve ona can feda etmek istiyenler....*Medineliler Peygamberimizin nur cemalini görmek istiyordu. Medine,böyle sevinçli, ve mübarek bir an görmemişti. Efendimizin medineye teşrifi yaşanmamış bir bayramdı.*Benzeri görülmemiş ve görülmeyecek bir bayram vardı medinede çünkü habibullah medineyi şereflendirmişti çocuklar ve kadınlar hep bir ağızdan
"Tale'al-Bedirü aleyna,
Min seniyyat-il-veda;
Veceb-eş-şükrü aleyna,
Mâ de'â lillahi da,
Eyyüh-el-meb'usu fina,
Ci'te bil-emr-il muta'!.."
"Hoş geldin ya Resulallah!.. istekleriyle ortalığı çınlatıyordu.*Medineliler elen Kusva'nın yularından tutup; "Ya Resulallah! Bize buyurun..." diyordu efendimiz Devemin yularını bırakınız. O memurdur. Kimin evinde çökerse, orada misafir olurum!" buyurdular.*Herkeste büyük bir heyecan ve meraktaydı Acaba Kusva nereye çökecekti?!
*Kusva, efendimizin bugünkü mescid-i şerifinin kapısına çöktü Efendimiz, "İnşaallah menzilimiz burasıdır" ve "Burası Süheyl ve Sehl'indir"
çocuklar yetimdir. "Akrabalarımızdan hangisinin evi yakındır?" buyurdular Eyyub el-Ensari hazretleri sevinçle; "Ya Resulallah! Benim evim yakındır. diyerek heyecanla evini gösterdi. Kusva'nın yükünü indirip, efendimizi buyur etti.**Medineli Müslümanlar ve Muhacirler, Efendimizin hicretine sevindiler. Çünkü Dünya kurulduğundan bu yana böyle bir misafiri ağırlamak sadece onlara nasip oluyordu...*

*

murataltug1985 02-23-2018 09:42

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*Hicretle, Peygamberimizin, bi'setin on üçüncü yılının 12 Rebi'ul-evvel'inde, miladi 622 senesinde başlayıp on sene sürecek Medine devri başladı...
efendimiz,Eyyüb el-Ensari ra nın evinin alt katını tercih ettiler ve yerleştiler. Kainatın efendisini ağırlamak şerefi mübarek ensariye nasib oldu.
*Hz ensari Anam-babam feda olsun ya Resulallah yukarıda oturup sizin alt katta bulunmanıza gönlüm razı olmuyor.bana ağır geliyor. Ne olur zat-ı alinizin yukarıda, bizim de alt katta oturmamıza müsaade buyurunuz" dedi*Efendimiz "Ey Ebu Eyyüb! Evinin alt katı bize münasip ve elverişlidir" buyurdular. ziyaretçilerle rahat görüşme düşüncesiyle, efendimiz eyyub ensarinin evinin alt katını tercih ettiler...**Eyyub ensari ra anlatıyor evimizde su testimiz kırıldı.suların Resulullah'ın üzerine damlamasından korkarak, örtüneceğimiz tek kadife yorganımızı suyun üzerine bastırdık ki, bir damla bile efendimize damlamasın...*
*efendimize akşam yemeği gönderirdik.soğanlı veya sarmısaklı yemeği geri çevirmişti.* feryad ederek üzüntümü arz ettim:- Bu sebzede koku hissettim.yemedim. Ben, melekle konuşan bir kişiyim, buyurdu.*Soğan ve sarımsaklı yemekler için efendimiz şöyle buyurdu ey ensari o yemek haram değildir ben kokusundan hoşlanmadım, Siz onu yiyiniz, buyurdular.**Resulullah efendimizle Ebu Bekir'e yemek götürdüm. Resulullah;*Ya Eyyüb Ensari otuz kişi davet et, buyurdu.yemek azdı Resul-i ekrem tekrar;*buyurdular.*otuz kişi. O yemekten yediler, doydular. Bir mucizeydi gelenlerin imanları kuvvetlendi ve bi'at ettiler.
*altmış kişiyi Resulullah'ın huzuruna davet ettim.*
yemeklerden yediler.Resulullah'ın mucizesini tasdik eddiler Ensardan doksan kişi çağır" buyurdular. Çağırdım, Resulullah'ın emriyle onar onar sofrada yediler; hepsi mucizeyi görüp, gittiler.*yüz seksen kişi yemek yedi. Yemek ise azalmadı ve el sürülmemiş gibiydi

*Medine'ye hicret eden Muhacirlerden hastalanmıştı. Medine'nin havasına, alışamamışlardı. Mekke'nin özlemini çekiyorlardı.*
Resulullahın bu duasıyla, muhacirlere hayat geldi. Medine'ye ısındılar. İslâmiyeti yaymak için her şeye katlandılar, hatta sıkıntılardan zevk aldılar
fendimiz dua buyurdu:"Ya Rabbi, Mekke'yi sevdirdiğin gibi, bize Medine'yi de sevdir. Daha çok sevdir... Bereket ver... Medine'yi bize sağlık yatağı eyle!"*efendimiz, Medine-i münevverede sadakat ve bağlılık için, hicret eden Muhacirleri ve onları evlerinde barındıran Ensarı birbirlerine kardeş yaptılar.*kardeşlik maddi ve manevi yardımlaşmaydı yurtlarından, yuvalarından ayrı kalan mekkelilerin mahzunluğu giderilmiş olacaktı.**Hazret-i Aliye Alemlerin efendisi;*Sen, dünyada ve ahırette kardeşimsin buyurmuştur
*Medineli Müslümanlar, Allahü teâlânın dini için memleketlerini terk eden muhacir kardeşlerine bağırlarını açmış evlerine buyur etmiş her türlü yardımı yapıp islam için canla başla çalışmışlardı.*
*efendimiz, her muhaciri, ensar ile kardeş yaptı. kardeşlik, miras malını paylaşacak seviyedeydi.
Her Medineli; arazisini, bağını, bahçesini, evini, mallarını... ikiye ayırıyor, yarısını Muhacir kardeşine veriyordu.*fedakarlık, ancak İslâm kardeşliğiyle mümkündü Âdem aleyhisselamdan bu zamana pek çok göç olmuştu. Fakat yüce bir hicret; samimi bir kucaklaşma olmamıştı. Allahü teâlâ
Mü'minler kardeştirler" buyurdu. (Hucurat suresi)*
*sevgi ve samimiyet maddi menfaatle değil, iman ve inançla olabilirdi Peygamberimizin, mübarek kalbinden fışkıran deryalar feyz ve bereketler, Eshab-ı kiramın kalblerine akıyor, görülmemiş bir fedakarlıkla insanlat kardeş gibi seviyorlar kardeşlerini kendilerine tercih ediyorlardı.
*Ensar ve Muhacir, İslâm merkezinde el ele, gönül gönüle İslâm dininin kuvvetlenmesi için her fedakarlığa katlanmak ve şehadete kavuşmaya söz verdiler.*Resulullahın etrafında toplananlar, İslâmiyet uğrunda Hicret ederek "Devlet" olmanın ilk adımını attılar. Medine-i münevvere İslâmın beşiği ve merkezi haline geldi

*Mekkeli müşrikler, efendimizin Medine'de, Eshabını birbirlerine kardeş yapmak suretiyle kaynaştırmasını, tehlike gördüler.*Müslümanlar güçlenip Mekke'ye saldırıp arazilerini, evlerini, yurtlarını alabilirler düşüncesine kapıldılar
*Mekkeli müşrikler Medineli Müslümanlara tehdit mektupları gönderdiler mektupta"Şüphesiz düşmanlarımızdan , bizi, sizler kadar öfkelendiren olmadı. bizden olanları teslim etmeniz gerekirken, yardımcı olup, kucak açtınız kusurdur. Lütfen, aramızdan çıkın O'nu bize bırakın deniliyordu.
*Hz Ka'b Peygamberimizi medh eden çok güzel bir cevap yazdı.Mekkeli müşrikler, Medinelileri tehdit edip şöyle yazdılar. Eğer düşmanımızı şehrinizden çıkarmaz veya öldürmezseniz, üzerine yürür, sizleri öldürür, kadınlarınızı hizmetimize alırız!.." diyerek tehdit ettiler*Medineli müşrikler, Abdullah bin Übey münafığının etrafında toplanıp, efendimize zarar verecekti Peygamberimize tüm gayretleriyle kenetlendiler. Geceleri sokağa çıkmadılar ve uyumadılar Eshab, silahlı olarak sabahlara kadar nöbet bekledi."*Eshab-ı kiram yekvücuttu tehlikeli hallerde tüm güçleri ile Müslüman kardeşlerine yardıma koşuyorlardı.*Bunların başında Peygamberimiz vardı. efendimiz, her güzel haslette önde olduğu gibi, cesarette de Eshabının en önündeydi*Gecenin hangi saatinde olursa olsun, bir feryad işitilince, Peygamberimiz, atı ile oraya yıldırım gibi yetişir, korkulacak bir şeyin olmadığını*Eshabına bildirir ve teskin ederdi.*

murataltug1985 02-23-2018 09:42

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Mescidi nebiinin inşası

*efendimiz Medine'yi teşrif ettiklerinde ilk iş Eshabını yetiştirecek, cemaatla namaz kılacak bir mescid arzu ediyorlardı.*Cebrail aleyhisselam
"Ya Resulallah! Allahü teâlâ sana, kendisi için taştan ve ker***ten bir mescid yapmanı emrediyor" dedi.**Habib-i ekrem devesi Kusva'nın Medinede çöktüğü yeri satın almak istedi Sahipleri; "Ya Resulallah! Biz, bedeli ancak cenab-ı Hak'tan bekleriz. Orayı Allah rızası için hediye ederiz" diyerek bağışlamayı arzu ettiler.*Efendimiz kabul buyurmayıp, ücretini ödedi*arsanın tesviyesi yapılıp düzeltildi, ker***ler kesilip taşlar çekildi Temele ilk taşı, Efendimiz, mübarek elleriyle koydular. Sonra sıra ile; "Ebu Bekir, Ömer, Osman, ve Ali, taşını taşımın yanına koysun" buyurdular.*Emirler uygulandı en Eshab-ı kiram mescidi bina etmek için "taşlarını koydular.
*Mescidin yapılmasında, Peygamberimiz ve tüm Eshab dinlenmeden çalıştılar. Mübarek sırtlarında taş ve ker*** taşıdılar. Taş ile temeli yükseltip, üzerini ker***le ördüler.**efendimiz bir gün, ker*** yüklenmişti Eshab huzur-şerifte fevkalade bir edeble;Ya Resulallah! Kerpici taşımama müsaade edin dedi.*Hatem-ül-enbiya büyük bir nezaketle, sevab kazanmaya muhtaç olduğunu bildirip kerpici vermediler.*Mescid-i Nebi'nin inşasında en çok çalışan efendimizdi. En ağır kayaları yüklendi mübarek göğüsleri daraldı taşları taşırken yapılan işin kıymetini, kavuşulacak nimetleri müjdeleyerek Eshabını gayrete getirirdi.*Efendimizi gayretiyle Müslümanlar, büyük bir aşkla çalışıyordu Ammar bin Yaser, mescit taşlarının birini efendimiz, birini kendisi için götürürdü.*efendimiz Mübarek elleri ile hz Ammar'ın sırtını sığayıp Ey Sümeyye'nin oğlu! Senin iki, başkalarının bir ecri var" buyurdular.
*Mescidin duvarları bitirildi ve üzeri örtüldü. efendimize ker***ten iki oda yapıldı.*
üzerleri hurma kütüğü ve dalları ile örtüldü. Mescid odaları dokuza çoğaltıldı. Mescidin inşası bitince efendimiz, hz Zeyd'in evinden, kendisi için yapılan eve taşındılar...*

Hurma kütüğü

*efendimiz, Cuma günleri mescidi nebide Hannane ismindeki hurma kütüğüne dayanarak, hutbe irad ederdi.*Sonradan üç basamaklı bir minber yaptırdılar. efendimiz ve Eshab Cuma günü Mescid-i Nebi'de toplandı. Efendimiz, hutbe minberine çıktığında, eski kuru hurma kütüğü, hamile deve ağlayışını andıran bir sesle ağladı
*Eshab-ı kiram, hayretle kütüğün sesini dinlediler. ses bir kesilmiyordu. Alemlerin efendisi minberden inip mübarek elleri ile kütüğü okşadılar. ağlama ve inleme kesildi. Kuru hurma kütüğünün, Peygamberimize olan muhabbetini ve aşkını gören Sahabiler, gözyaşlarını tutamadılar.*hz Enes Mescid bile onun sesinden sarsıldı", İbn-i Ebi "Hurma kütüğü, çatlayıp yerinden oynadı. efendimiz gelip mübarek elini üzerine koydu da sustu" demişlerdir.**efendimiz; "Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemin ederim ki, onu okşamasaydım, bana karşı hasret ve hüznünden dolayı kıyamete kadar ağlayacaktı" buyurdular.*aleyhisselam kuru hurma kütüğüne "İstersen seni bahçeye vereyim. budak sal ve eski haline gel. İstersen seni Cennet'e dikeyim Allahü teâlânın dostları meyvenden yesin" buyurdu.*
*Hurma kütüğü efendimize, Beni Cennet'e dik benden Allahü teâlânın dostları yesin eskiyip çürümeyeceğim bir yerde olayım."*dedi
*Hurma Ağacının konuşmasını, efendimizin yanındakiler duydu.*efendimiz, ona; senin İstediğini yapacağım diye mukabelede bulundu. Resulullah'ın emri ile hurma kütüğü gömüldü.

murataltug1985 02-23-2018 09:43

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*efendimiz ile hz sıddık ile hicret ettiklerinde çocuklarını Mekke'de bıraktılar Efendimiz, hz Hadice validemizin vefatından bir sene sonra hz Aişe ile Mekke'de söz kesti.Medine'yi şereflendirince, Hz. Aişe, annesi ve ve Resulullah'ın kerimelsi hz Zeyneb Medine'ye getirtildi.*
*Hz Aişe validemiz, babası hz Ebu Bekir'in evinde ikamet etti.*Ebu Bekir, Server-i alem efendimize;
Ya Resulallah! Ehlinle evlenmekten seni alıkoyan nedir? diyince Resulullah;*Mehirdir, buyurdu.Hz Ebu Bekir, Resulullah'a mehr gönderdi. Aişe validemizin düğünü oldu. efendimiz elli beş yaşında idi*Aişe validemiz, çok zeki ve kabiliyetliydi hadiseleri şiir halinde söyleyebilirlerdi. Öğrendiği ve ezberlediğini unutmazdı.akıllı, zeki, alime, edibe, afife ve saliha idi. Hafızası kuvvetliydi Eshab-ı kiram, ondan öğrenirdi. Ayet ile medh edildi.**efendimiz, Eshab-ını yetiştirmek, için, Mescid-i Nebi'de eşsiz sohbetler eder, Allahü teâlânın kendisine ihsan ettiği feyz ve bereketleri, kalblere akıtırdı.**efendimizin sohbetine katılmak şerefine nail olanlar, ilk sohbette kalblerinde büyük bir değişiklik hisseder ve yüksek ilahi marifetlere kavuşurlardı.*sohbetlerin bereketiyle Eshab-ı kiram, sevgili Peygamberimize,ve tüm sahabeyi canlarından çok severdi. Allahü teâlâ onları, ayet-i kerimelerle medhetmiştir.*Sahabe efendimizin huzur-ı şeriflerinde; başlarına kuş konmuş da, hareket edince uçacakmış gibi edebli ve dikkatli dururlardı.**Eshab-ı kiram peygamberlerden ve büyük meleklerden sonra mahlukatın en efdali ve en üstünüdür

İlk ezan

*Mescid-i Nebi inşa edildikten sonra,Müslümanları camiye davet edecek usül yoktu.*Sadece; "Essalatü Cami'a" denilirdi.efendimiz, Eshabına namaz vakitlerinde, müminlerin camiye nasıl davet edilmesi gerektiğini sordular.*Kimisi, çan çalalım; kimisi, Yahudiler gibi boru çalınsın. Kimisi de; "ateş yakalım" diyince efendimiz, hiç birini kabul etmedi.
*Hz Zeyd ve hz Ömer, rüyada ezan gördüler. Peygamberimize Yeşil bir şal ve peştamal bağlamış, eline çan almış bir kişi gördüm. çanı satar mısın?" Namaz vakitlerini bildireceğim deyince, Ben daha hayırlısını öğreteyim" dedi kıbleye dönerek yüksek sesle; "Allahü ekber, Allahü ekber..." diye okumaya başladı.**Resulullah efendimiz;*Rüya haktır. O kelimeleri Bilal'e öğret, okusun!" buyurdular. Ve ezan ismi verildi.hz Bilal de, Mescid-i şerifin yüksek damına çıkarak, ilk ezanı, öğretilen kelimelerle okudu.
Hz Ömer, ezan sesini işitince, efendimizin huzuruna geldi. Hz bilalin kelimelerini aynen rüyasında gördüğünü arz etti.Cuma suresi ezan nazil olup, vahy ile de bildirildi *Hz Bilal sabah namazında Peygamberimizin kapısında Es-salatü hayrun minennevm" diye iki defa seslendi efendimiz Bilal, bu ne güzel söz! Sabah ezanında söyle!" buyurdular.**Peygamberimizin vefatına kadar müezzinlik yapan Bilal-i Habeşi'nin, sesi gür, güzel ve tesirliydi.*O, ezana başlayınca, herkes aşk ve vecd içinde dinleyip, kendinden geçerdi. Ezan okurken herkesi ağlatırdı.*Eshab-ı kiramın, namaz vakitlerinde camiye ezan-ı şerif ile davet etmeleri, Medineli müşrikler ile Yahudilerin tuhafına gitti.*Ezanı alay ve eğlenceye alırlardı. Onların maskaralıklarına karşı, Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde "Onlar, namaza ezan ile davette bulunduğunuzda, oyun ve eğlence edinirler. onların aklı ermez bir kavimdirler buyurdu. (Maide suresi)*Eshabım gökteki yıldızlar gibidir*

Sahabeler

*Allahü teâlâ, Kur'an-ı kerimde sahabenin üstünlüklerini şöyle bildirdi"Siz ümmetlerin en iyisi, en hayırlısı oldunuz. İnsanların iyiliği için yaratıldınız. İyilik yapılmasını emreder, kötülükten nehy edersiniz...." (Al-i imran suresi: 110)
*"İlk Müslümanlardan, Muhacir ve Ensarın öncülerinden ve bunların yolunda gidenlerden Allah razıdır bunlar da, Allahdan razıdırlar. Allahü teâlâ bunlar , Cennetler hazırladı. Cennetlerin altından nehirler akmaktadır. Ve Cennetlerde sonsuz olarak kalacaklardır." (Tövbe suresi)
*aleyhisselam" Allahü teâlânın peygamberidir O ve Eshab-ı kiram kafirlere şiddetlidirler. birbirlerine karşı merhametli, ve yumuşaktırlar. Bunları rükuda ve secdede görürsünüz.**İnce bir filiz yerden çıkıp kalınlaştı yükseldi az ve kuvvetsiz oldukları halde, etrafa yayıldılar.*Her tarafı iman nuru ile doldurdular. Herkes filize nasıl büyüdü diyerek, şaşırdılar hal ve şanları dünyaya yayılıp, görenler hayret etti ve kafirler kızdılar." (Feth suresi)
*efendimiz de hadislerde, Eshab-ı kiramın büyüklüğünü, şöyle bildirdi:*Eshabıma dil uzatmayınız.şanlarına yakışmayanı söylemeyiniz! Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemin ederim ki, Uhud dağı kadar altın sadaka verseniz Eshabımdan bir müd arpası kadar sevab alamaz."*
*"Eshabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız kurtulursunuz."**"Eshabıma dil uzatmakta, Allahü teâlâdan korkunuz! Benden sonra onları kötüye hedef tutmayınız! kin bağlamayınız! Onları sevenler, beni severler. sevmiyenler, benide sevmezler. Onlara eziyyet edip gücendirenler, Allahü teâlâya eziyyet ederler bunun cezası ibretliktir gecikmez, verilir."*

murataltug1985 02-23-2018 09:43

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*efendimiz, Mescid-i Nebi'nin kuzey duvarında hurma dallarıyla gölgelik yaptırdı. Mekke'den hicret eden, bekar sahabilerin yatmalarını emir buyurdu.*
Hiçbir geliri olmayan, iman ve aşktan başka sermayeleri bulunmayan sahabilerin sayıları on ila dört yüz arasında değişirdi.**sahabiler, efendimizden geri kalmaz. Gece-gündüz Kur'an-ı kerim okur ilim öğrenir hadis-i şerif hıfz eder günlerini oruçla geçirir ibadet ve taatten bir an ayrılmazlardı.*Sahabelikte yetişenler Müslüman kabilelere gönderilir Kur'an-ı kerimi ve sünnet-i şerifleri, din-i İslâm'ı öğretirlerdi. fazilet sahibi mübarek sahabiler, büyük bir irfan ordusuydu
*efendimiz, ashabını çok sever, onlarla oturup sohbet ederler ve yemek yerlerdi. Efendimizin yanında kalanlara "Eshab-ı suffe" denirdi.
*efendimiz Eshab-ı suffenin fakir olduklarını düşündü onlar gönül rahatlığı ile ibadet ediyorlardı. efendimiz merhamet buyurup, "Ey Suffe eshabı! müjdeler olsun! ümmetimden, sizin ibulunduğunuz zor şartlara razı kimse kalmış olursa, o, elbette arkadaşlarımdandır" buyurdular.
*Efendimiz, seçkin Eshabının ihtiyaçlarını temin eder, sonra Ehl-i beytininkini giderirdi*Hüreyre hazretleri şöyle anlatır:Kendisinden başka ilah olmayan Allaha yemin ederim ki, açlıktan karnımı yere dayar, taşı karnıma bastırırdım.* O gün alemlere rahmet iki cihanın süsü, nur saçarak yanıma geldiler. Halime gülümsediler Ya Hüreyre! Benimle gel!.. " buyurdular.süt bardağını al, buyurdular. Süt çok azdı arkadaşlarım doyuncaya kadar içiyor, bardak eksilmiyor sütle doluyordu
*bütün arkadaşlarım sütten içip doydular. Efendimiz gülümsediler ve; "Ya Hüreyre! Süt içmeyen bir ben bir de sen. Kaldın Haydi sen de iç!" buyurdular.*içtim. "Yine iç!" buyurdular.
Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! Artık içemiyeceğim. Seni hak din ile gönderen Allahü teâlâya yemin ederim ki, doydum" dedim. bardağı ver" buyurdular. Allahü teâlâya hamd ve sena ettikten sonra, Besmeleyle sütü içtiler."*

*Mescidde efendimizin Suffesine karşı, Medineli sahabiler, eşsiz bir muhabbet beslerlerdi.*
Bir akşam, dermanı kalmayan Suffe, efendimize halini arz etti.*efendimiz, hane-i saadetlerine, yiyecek sordular. "Şu anda evde yiyecek sudan başka bir şey yok" cevabını alınca, Eshabına; "Kim şu açı misafir eder?" buyurdular.*Eshab-ı kiramdan Medineli biri, Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! Onu ağırlarım" dedi. Misafiriyle evine gidip hanımına; efendimizin misafirini ağırlayacak bir şeyler hazırla" dedi.*Hanımı; evimizde çocukların yiyeceğinden başka yok" dedi kocası çocukları uyut. Sonra yemeği getir" diyerek bir kişiye yetecek yemekle misafirinin odasına girdi.*
*Sofraya misafirini buyur etti. Yiyormuş gibi yaparak, misafirin doymasını bekledi.ve
çocukları ile aç sabahladılar. efendimiz
Allahü teâlâ bu geceki hareketinizden hoşnud oldu" buyurarak Haşr suresini okudu ensar kendilerinde yoksulluk ve muhtaçlık olsa bile, Muhacirleri canlarından üstün tutarlar." buyurdu.

*Eshab-ı kiramın en yükseklerinden hz ömer
efendimizin hz Sıddik'a bir şey anlattığını gördü. dinledi. Bunu görenler çekindiler.*Ertesi gün, Ya Ömer! Resulullah dün size anlatıyordu. Söyle, biz de öğrenelim" Çünkü efendimiz "Benden duyduklarınızı, din kardeşlerinize de anlatınız! Birbirinize duyurunuz!" buyururdu.**Hz Ömer; hz Ebu Bekir, Kur'an-ı kerimden anlayamadığı ayet-i kerimeyi sormuş, Resulullah anlatıyordu. anlayamadım" dedi.*Çünkü, hazret-i Ebu Bekir'in yüksek derecesine göre anlatıyordu. efendimiz; "Ben peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra peygamber gelmeyecektir. Eğer, benden sonra peygamber gelseydi, Ömer peygamber olurdu" buyurdu.**Hz ömer üstündü ancak hz Ebu Bekir'e anlatılan tefsiri anlayamadı. Ebu Bekir'in derecesi, ondan çok yüksekti. Cebrail as, Kur'an-ı kerimin manasını, , Resulullah'a sorardı. Resulullah, Kur'an-ı kerimin tefsirini Eshabına bildirmiştir.
*Peygamberimiz, Medine'de Eshabına dini öğrettiği gibi, davalarada bakıyordu efendimiz, Eshabına, dinimizin emir ve yasaklarını anlatıyor, öğretiyordu. Din-i İslâm'ı herkesin anlayacağı şekilde anlatır, önemli bir hususu, üç defa tekrar ederdi.*

murataltug1985 02-23-2018 09:44

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*Hz. Ömer anlatır: Eshab-ı kiramlan birkaçımız, Resulullahın huzurunda ve hizmetindeydik Ay doğar gibi bir zat geldi Hiç birimiz tanımıyorduk.
Resulullah'ın huzurunda oturdu.Ya*Resulallah İslâmiyeti,anlat" dedi.Resul-i ekrem buyurdu ki: "İslâm'ın şartlarından birincisi, "Kelime-i şehadettir getirmektir. *Kelime-i şehadet demek, "Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve resulüh" söylemektir. *Yerde ve gökte, allahu tealadan başka, ibadete layık yoktur. Hakiki mabud, ancak Allahü teâlâdır. O, vacib-ül-vücuddur. Her üstünlük O'ndadır. O'nda kusur yoktur. O'nun ismi Allah'tır" işte şehadet ve tevhid buna kalb ile kesin olarak inanmaktır*şehadet gül renkli, beyaz nur yüzlü, kara kaşlı ve kara gözlü, mübarek alnı güzel huylu, gölgesi yere düşmez ve tatlı sözlü, Arabistan'da Mekke'de doğduğu için Arab denilen, Haşimi evladından Abdullah'ın oğlu Muhammed adındaki zat-ı ali, Allahü teâlânın kulu ve resulü peygamberidir" demektir*İslam şehadettir Vaktinde namaz kılmaktır. Malın zekatını vermektir. Ramazan-ı şerifte her gün oruç tutmaktır. Gücü yetenin ömründe birkere hac etmesidir."**Ya Resulallah! İmanın ne olduğunu bildir" dedi.
efendimiz de, imanın inanmak olduğunu şöyle bildirdi:Allahü teâlâya, meleklerine, kitaplarına, resullerine, ahıret gününe, kadere, hayır ve şerlerin Allahü teâlâdan olduğuna inanmaktır."
*Ya Resulallah! İhsanın ne olduğunu bildir" dedi.*
efendimiz; "Allahü teâlâya; görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Çünkü sen O'nu görmüyorsan da, O seni muhakkak görür" buyurdu.**Ya Resulallah! Kıyametten haber ver!" dedi.*aleyhisselam; "Bu mes'elede sorulan sorandan alim değildir" buyurdu O halde alametlerini bildir" dedi.*efendimiz, "Yalın ayak, çıplak, yoksul çobanların zengin olarak yüksek bina yapmakta yarış ettiklerini görmendir" buyurdu. *Resulullah, Ey Ömer! Soranın kim olduğunu biliyor musun? diye sordu O, Cibril idi. Sizlere dininizi öğretmek için geldi, buyurdular.Bu hadise hadis-i şerif kitaplarında "Cibril hadisi" olarak geçmektedir.*

murataltug1985 02-24-2018 10:51

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*Selman-ı Farisi'nin imanı*İslâmın nuru yayılmakta efendimizin mübarek ismi kalblerde yer tutmaktadır O'nun gelmesini hasretle bekleyen insaflı ve nasipli kimseler, Medinede* imanla şerefleniyorlardı.Bunlardan birisi de Selman-ı Farisi hazretleridir *Hz farisi Müslüman olmasını şöyle anlatır İran'ın İsfehan şehrinin Cey köyündenim. Babam köyün en zengini olup, arazimiz çoktu. Evin yegane çocuğu ve babamın sevgilisi idim.*Evden çıkmama izin vermezdi.*bana mecusiliği öğretti. Evde ateşe tapar, secde ederdik. *Babamın malı ve mülkü çoktu bana Yavrum öldüğüm zaman malların sahibi sen olacaksın, onun için, mallarını ve arazilerini tanı" derdi. "Peki" deyip bahçeleri dolaşırdı tarlaya gittiğimde, kiliseye rastladım.ibadet ediyorlardı.hayrette kaldım.*Çünkü ibadetimiz ateş yakıp, ona secde etmekten başka bir şey değildi.**Akşama kadar seyrettim. karanlık basdı. Onlara; dinin aslı nerededir?" deyince; "Şam'dadır" dediler.*Şam'a gidecek kervandan bahsettiler. eve gitmekte gecikince . babam, beni aramaya başlamış ve telaş içindeydiler
*Babam; Seni aramadığımız yer kalmadı" dedi. Babacığım tarlalara çıkmıştım. bir kiliseye rastladım. İçeri girince* görmedikleri bir Allah'a iman ediyorlardı ibadetlerine şaştım kaldım. Akşama kadar onları seyrettim." dedim.**babam; "Ey oğlum! Onların yaptığı yanlış, babalarının ve dedelerinin dini, onların dininden daha doğrudur. Onların dini bozuktur. aldanma ve inanma!" dedi.*Gidip araştıracağım. Hangisi bozuk hangisi doğru karar vereceğim." dedim.*Babam, kızdı ve beni el ve ayaklarımdan* hapsetti. *Şam'a gidecek kervanı bekledim. hıristiyan rahiplerin, kervanını öğrendim. İplerimi çözüp kaçtım* kiliseye gittim.kervana katılarak Şam' Şam'da hıristiyan dininin en büyük alimini sordum. Ona hizmet edeceğimi söyleyip, Allahü teâlâyı tanıtmasını rica ettim.*Hz Farisi hak dini öğrenmek için Rahibe* hizmet etti Fakat bunun hak yol olmadığını anladı Rahip, fakirlere verilmek için getirilen sadaka, altın ve gümüşleri saklayıp , muhtaçlara vermedi. yedi küp altın* biriktirip. ölmüştü

*Hz farisi şöyle anlatır:*Hıristiyanlar defin için toplandılar. Onlara Neden buna hürmet ediyorsunuz? hürmete layık değildir dedim.inanmadılar.*rahibin biriktirdiği altınları gösterdim. altını ve gümüşü çıkardılar, rahibin cesedine Bu, defne ve techize layık değildir" diyerek yere atıp taşla örttüler.*
*Yerine başka bir rahip geçti.ilim sahibi zahid bir kimseydi , dünyaya ehemmiyet vermezdi. Ahirete talibdi* ahırete çalışır, gece-gündüz ibadet ederdi. Onu sevdim uzun zaman yanındaydım. Hizmetini severek yapdım. Birlikte ibadet ettik*Bir gün Ey efendim! Uzun zamandır yanınızdayım. Allahü teâlânın emirlerine itaat ediyor ve men ettiklerinden kaçıyorsunuz. Öldüğünüzde , ne yapayım ne tavsiye edersiniz?" diye sordum.*
Cevap olarak; "Oğlum, Şam'da ıslah edecek kimse kalmadı. Kime gitsen ifsad eder. Musul'da bir zatı tavsiye ederim" dedi. Musul'a geçtim, Hizmete girdim o da hastalandı. Vefatı üzerine derhal Nusaybin'e gittim.* *Amuriye adlı Rum şehrinde bir rahibin hizmetine girdim ölümü yaklaştı. Şöyle dedi ahir zaman peygamberi yaklaştı. O, Arablardan çıkacak, vatanından hicret edip, taşlık içinde hurması çok bir şehre yerleşecek. Hediyeyi kabul eder sadakayı kabul etmez. İki omuzu arasında nübüvvet mührü vardır" diyince Arab diyarına gitmeye karar verdim.*Amuriye'de çalışıp, birkaç öküz ile koyun sahibi olmuştum. Beni Kelb kabilesi, Arab beldesine gidecekti. Onlara; sığır ve koyunlar sizin olsun, beni Arab vilayetine götürün!" deyince,* edip yanlarına aldılar. Daha sonra ihanet edip, köledir diyerek bir Yahudiye sattılar.
*Yahudinin yerinde hurma bahçeleri vardı Ahir zaman peygamberinin hicret edeceği yer* burasıdır" diye düşündüm.Yahudiye hizmet ettim. Sonra beni amcasının oğluna sattı. O da* Medine'ye getirdi.*Medinede önceden yaşamış gibi ısındım.*ahir zaman peygamberine yaklaştığımı hissediyordum.*

murataltug1985 02-24-2018 10:51

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

*Medine'ye ulaşan Selman-ı Farisi* Resulullahı arayışını şöyle anlatır:*Bir gün, hurma ağacına çıkmıştım Sahibim, Evs ve Hazrec kabileleri helak olsunlar.*Mekke'den* Kuba'ya geldi. Peygamber olduğunu söylüyor. kabileler de O'nu kabul edip dinine giriyorlar..." diye konuştular.sözleri işitince, Sahibim bana; "Neyine lazım, diyerek tokat vurdu.*
*akşam olunca, Kuba'ya vardım. Resulullahın yanına girip; "Senin yanında fakirler vardır. hurmaları sadaka getirdim" dedim.*Resulullah, eshabına"Geliniz hurma yiyiniz" buyurdu. Fakat kendisi hiç yemedi.* İşte bu peygamberlik alametiydi*Efendimiz Sadaka kabul etmiyor" dedim.bir miktar hurma alıp, Resulullah'a getirdim. hediyedir" dedim.*Eshab ile birlikte yediler. "hurma yirmi beşdi. hurma çekirdekleri bin kadardı. efendimizin mucizesiyle hurma artmıştı. İşte bu peygamberlik alametiydi *Resulullah Cenaze defnediyorlardı. Nübüvvet mührünü görmeyi arzu ettiğim için iyice yaklaştım. muradımı anlayıp, gömleğini kaldırdı. Mübarek sırtında nübüvvet mührünü gördüm. öptüm ve ağladım.Kelime-i şehadeti söyleyerek Müslüman oldum.**Selman-ı Farisi, Müslüman olunca, köleliğe bir müddet devam etti. Peygamberimizin; "Kendini kölelikten kurtar ya Selman!" buyurması üzerine, sahibinden azadlık istedi Yahudi sahibine üç yüz hurma fidanı yetiştirip, kırk ukiye altın vermesi şartıyla kabul etti.
*efendimiz* Eshabına; "Kardeşinize yardım ediniz" buyurdu. üç yüz hurma fidanı dikildi. Sonra da salman-ı farisinin tanımadığı biri altın verdi.*
efendimiz "Bu altını al borcunu öde!" buyurdu.*
*Selman ra "Ya Resulallah! altın Yahudinin istediği ağırlıkta değil" deyince, efendimiz altını mübarek diline sürdü. "Al bunu! Allahü teâlâ borcunu eda eder" buyurdu.*Selman altını sahibine verdi ve kölelikten kurtuldu.Eshab-ı Suffe arasına katıldı.*

*efendimiz, Kur'an-ı kerimi öyle güzel, öyle tatlı ve tesirli okurdu ki, O'nu dinleyen gayri müslimler hayran kalırdı. O'nu dinleyerek Müslüman olurlardı
*Hazret-i Bera anlatır yatsı namazından sonra efendimizi, Tin suresini okurken dinlemiştim. Öyle güzel okuyurdu ki, sesi ve okuyuşu O'ndan daha mükemmel olan kimse dinlemiş değildim."
*Eshab-ı kiramda sesi çok güzel olan, Kur'an-ı okurken ağlayan ve ağlatanlar pek çoktu. Bunlardan birisi,Hudayr idi. Bir gece, atın yanında Bekara suresini okudu Okurken at ürktü. Ve kuraan sesiyle sakinleşti.**Kuraan okununca Gökyüzünde bulutlar kandil gibi parıldar ve parıldayan nurlar semaya yükselirdi *efendimiz buyurdu ki: "Onlar melekler kuraan okununca Senin sesine yaklaşmışlardı. okumaya devam etseydin, sabaha kadar seni dinlerler, insanlar da onları görür ve seyrederlerdi. Onlar, halkın gözlerinden gizlenmezlerdi."

murataltug1985 02-24-2018 10:52

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

İbni seleme nasıl müslüman oldu

*Peygamberimizin mübarek cemaline, aşık olanlardan, mübarek sözlerini ve okuduğu Kur'an-ı kerime hayran kalıp Müslüman olanlardan biri de Abdullah Selam hazretleridir. Tevrat ve İncil'i* bilen Selam, iman etmeden önce bir Yahudi alimi idi.
*Abdullah selam ra Müslüman oluşunu şöyle anlatır:Ben Tevrat'ı babamdan okuyup öğrenmiştim. ahir zaman peygamberinin sıfatlarını alametlerini anlattı ve; O, Harun evladından gelirse tabi olurum; yoksa olmam!" dedi ve Resulullah'ın Medine'ye gelişinden önce öldü.*Resulullahın Mekke'de nübüvvetini işittiğimde O'nun sıfatlarını, ismini ve geleceğini biliyordum. O'nu gözleyip durdum.**Resulullah* Kubada* Avfoğullarının evinde misafirdi bahçemde yaş hurma toplarken, Nadir oğulları Arabların adamı geldi" diyince Beni bir titreme aldı Allahü ekber" diyerek tekbir getirdim. binti Haris, yaşlı bir kadındı. Tekbirimi işitince; "Allah elini boşa çıkarsın ve seni umduğuna kavuşturmasın. Vallahi sen, Musa bin İmran'ın geleceğine bundan fazla sevinmezdin!" diyerek bçıkıştı.**O, vallahi Musa bin İmran'ın kardeşidir ve O'nun gibi peygamberdir. O'nun yolundadır ve O'nun gönderildiği tevhid ile gönderilmiştir" Ey kardeşimin oğlu O, kıyamete yakın gönderileceği bildirilen peygamberdir"
*efendimiz Medine'ye hicret ettiğinde onu görmek için halka karıştım. Mübarek cemalini, nurlu yüzünü görünce O'nun yüzü yalancı bir yüz olamaz dedim.*
*Resulullah, insanlara İslâmiyeti anlatıyor, nasihatler veriyordu.işittiğim ilk hadis-i şerif şudur:
Selamı yayın aç doyurun, sıla-i rahm yapıp* akrabaları ziyaret edin İnsanlar uykuda iken namaz kılın Böylece Cennet'e selametle girersiniz."
*Fahr-i alem, beni tanıyıp, "Sen, Medine alimi İbn-i Selam mısın?" buyurdu. Ben de; "Evet" deyince, Peygamberimiz; "Yaklaş" buyurarak, şu suali sordu: "Ey Abdullah! Allahü teâlâ için söyle! Tevrat'ta benim vasıflarımı öğrenmedin mi?"*
Ben de; "Allahü teâlânın sıfatları nelerdir, dedim. Cebrail aleyhisselam İhlas suresini indirdi.*
efendimizin okuduğu sureyi işitince, ya Resulullah!* şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilah yoktur. Sen O'nun kulu ve Resulüsün" diyerek şehadet getirip Müslüman oldum.

*efendimiz, Yahudilere; "Abdullah bin*Selamı* sordu.*Yahudiler O bizim en yüksek alimimiz ve en büyük alimimizin de oğludur! dediler.*efendimiz, Yahudilere; o Müslüman olduysa, siz ne dersiniz?" diye sordu. Yahudiler; "Allah onu bundan korusun!" Dediler.*O sırada selem "Ey Yahudiler Allahü teâlâdan korkunuz! kabul ediniz. Allahü teâlâya yemin ederim ki, Tevrat'ta isminin ve sıfatlarının yazılı olduğu Allahü teâlânın resulü budur. şehadet ederim ki, Allahü teâlâdan başka ilah yoktur.*
şehadet ederim ki, Muhammed aleyhisselam O'nun kulu ve resulüdür" *Yahudiler; ibni selem için O bizim en kötümüzdür ve en kötümüzün oğludur!" diyerek* iftiralarda bulunup selemi kötülediler. selem Ya Resulallah! Ben onların zalim, yalancı, kötülükten çekinmeyen, iftiracı bir millet olduğunu haber vermemiş miydim? İşte hepsi ortaya çıktı! dedi*Resulullah Yahudilere; "Birinci şehadetiniz kafidir, ikincisi lüzumsuzdur" buyurdu. evime döndüm. Ailemi ve akrabalarımı*İslâmiyete davet ettim. hepsi Müslüman oldular.*bazı Yahudiler samimi olarak Müslüman oldular. bazı Yahudiler; "İslâmiyete yalnız şerlilerimiz inandı. onlar hayırlılarımızdan olsalardı, atalarının dinini bırakmazlardı" dediler.*

murataltug1985 02-24-2018 10:52

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Müslümanlarla yahudiler İlk yazılı antlaşma*

*Hicretin birinci senesinde; Ensardan Zürare, Bera MuhacirlerdenMaz'un vefat etti. Kafirlerle savaşa izin verildi.*Medine'nin hava ve suyuna dayanamayan hz Ebu Bekir ile Bilal-i Habeşi sıtmaya tutuldular. Resulullah; "Ya*Rabbi! Mekke'yi sevdirdiğin gibi Medine'yi de sevdir ve bize bereket ve rızık ver" diye dua ettiler. Cenab-ı Hak duasını kabul buyurup, Muhacirlere Medine'yi sevdirdi.
*Hicri birinci yılda efendimizin iştirak ettikleri Ebva, Veddan gazaları yapılmıştır. İkinci yılın başlarında;*
Buvat, Safevan, Züluşeyre seferleri olmuş* savaş vuku bulmamıştır. Mekkeli müşrikler boş durmayıp, efendimize, Mekke'de yapamadıklarını Medine'de yapmaya kalkışmışlardır*Mekkeli müşrikler Medineli müşriklere tehdit mektupları gönderdikleri* Medine'deki Yahudi kabilelerini de tehdit ettiler Yahudiler, efendimizin huzurunda sulha geldik. antlaşma yapalım* birbirimize zararımız olmasın" dediler.*Peygamberimizle onlarla elli beş maddelik, Müslümanların ilk yazılı antlaşmasını yaptılar *Efendimizle medine yahudilerinin yaptığı antlaşma* şöyledir:antlaşma; Resulullah tarafından Mekkeli ve Medineli Müslümanlarla, onlara tabi olanlar ve* beraber savaşanlar arasında yazılan bir belgedir.
Şüphesiz bunlar diğer ayrı bir cemaattir.
- Her kabile, esirlerinin akçelerini ortaklaşa ödeyeceklerdir.*Müslümanlar, karışıklık çıkaranlara, evlatları bile olsa, cephe alacaklardır.Yahudilerden Müslümanlara tabi olanlar, herhangi zulme uğramayacak ve onlara yardım edilecektir.
Yahudiler, kendi dininin icablarını yerine getirecektir.*Hiçbir kimse,* kötülük etmeyecek, zulme uğrayana yardım edilecektir. Medine Vadisi, dokunulmaz bölgedir.Mekkeli müşrikler ve onlara yardım edenler himaye edilmeyeceklerdir.
Medine'ye hücum edenlere karşı, Müslümanlar ile Yahudiler yardımlaşacaklardır.Yahudiler, Müslümanlara iyi davranacak* kin tutmayacak düşmanlıkta bulunmayacaklardı.*

*efendimizin hicretinden önce, Medine'de Hazrec kabilesinin reisi Abdullah Medine'ye hükümdar seçilecekti.*Akabe biatları, ve hicret hadisesiyle Evs ve Hazrec kabileleri Müslüman olunca, Abdullah ın hükümdarlığı gerçekleşmedi.* *Abdullah efendimiz ve Eshab-ı kirama, diş biliyor, düşmanlığını gösteremiyordu münafıklar zümresini teşekkül ettirdi.*Müslümanların* İslâm dinine girdiklerini söylüyor, ve alay ediyorlardı. Gizliden gizliye nifak tohumları ekip ve fitne çıkardılar
Fahr-i alem efendimizin mübarek sözlerini değiştirdiler *Düşmanlıklarını saklıyan Yahudiler, efendimizle* antlaşdılar. gruplar halinde geldiler. çok zor sorular sordular. Aldıkları cevaplardan O'nun, hak peygamber olduğunu anladılar. inad ve kıskançlıkla iman etmediler. Peygamberimiz; "Bana Yahudi alimlerinden on kişi iman etmiş olsaydı, Yahudilerin hepsi iman ederlerdi" buyurdular.**efendimizin mahzun olmasını, Allahü teâlâ şu ayet-i kerimesiyle teselli eyledi:*Ey Habibim! Kalbleriyle inanmadıkları halde, ağızlarıyla inandık diyenler küfür içinde koşuşanlar, seni mahzun etmesin. Onlar, durmadan casusluk edenlerdir. Kelimeleri a değiştirirler.**Eğer size fetva verilirse, kabul edin, verilmezse sakının" derler. Allahü teâlâ, kimin fitneye düşmesini dilerse, sen, Allahü teâlânın iradesini önlemeye muktedir olamazsın.*Onlar öyle kimselerdir ki, Allahü teâlâ, onların kalblerini temizlemek dilememiştir. Onlara, dünyada hakir ve perişanlık; ahırette de pek büyük bir azab vardır." (Maide suresi: 41)*Yapılan antlaşma sebebiyle, sahabe Yahudilerle dostluk kurmuşlardı.*Allahü teâlâ, onları* bundan men ederek buyurdu ki:*Ey iman edenler! Din kardeşlerinizden başkasını dost edinmeyin. Onlar fenalık yapmakda, fesat çıkarmakda kusur etmezler ve sıkıntıyı arzu ederler. kin ve düşmanlıkları, ağızlarından dökülmüştür. Kalblerindeki düşmanlık büyüktür. düşmanlık ayetlerini açıkladık, eğer düşünür anlarsanız..." (Al-i İmran suresi)

*Mekkeli müşrikler, Medine'deki müşrikleri münafıkları, Yahudileri ve Medine kabilelerini tahrik ve tehdid ediyorlardı.*İslâmın nurunu söndürmeye çalışıyorlar, Peygamberimizin mübarek vücudunu ortadan kaldırmanın yollarını arıyorlardı.*
*Münafıkların ve müşriklerin, sinsi düşmanlığına rağmen,* efendimiz hep barış, istiyordu. Fakat müşrikler düşmanlıkta ısrarlıydı Eshab-ı kiram düşmana karşı çıkmayı arzu ediyor ve; "Ya Rabbi! Bizim için, senin yolunda, müşriklerle mücadele etmekten kıymetlisi yoktur. Kureyşli müşrikler* Habibini Peygamberi yalanladılar ve Mekke'den çıkardılar savaşa müsaade et!.." diye dua ediyorlardı.**efendimiz Allahü teâlânın emriyle hareket ediyordu.*beklenen izin çıktı. vahiyde şöyle buyuruluyordu: Size karşı harp açanlarla,* Allahü teâlânın yolunda çarpışın. haddi aşmayın Muhakkak ki, Allahü teâlâ aşırı gidenleri sevmez.*
*Onlar sizi Mekke'den çıkardıkları gibi, siz de onları çıkarın. Onların şirk ve fitneleri, öldürmekten kötüdür. Mescid-i Haram'da sizinle çarpışmadıkça, siz de harp etmeyin. Fakat, onlar sizi* öldürürlerse, siz de onları öldürün. Kafirlerin cezası böyledir.
*onlar,*Allahü teâlâyı inkardan ve muharebeden vazgeçerlerse, siz de bırakın. muhakkak ki, Allahü teâlâ mağfiret ve merhamet edicidir."
(Bekara suresi)*"Şirk fitnesinden eser kalmayıncaya din yalnız Allahü teâlânın oluncaya ve yalnız Allahü teâlâya ibadet edilinceye kadar, müşriklerle harp edin. Şirkten vaz geçerlerse, zulüm yoktur düşmanlık ve ceza ancak zalimler üzerinedir.(Bekara suresi)

murataltug1985 02-24-2018 10:53

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Seriyyelerin kurulması

*Fahr-i Kainat efendimiz, Medine'nin asayişini korumak, ve düşmanların durumunu kontrol etmek için seriyyeler kurdu* Medine'de nöbet tutma usulünü koyarak emniyet tedbirleri aldı.
*Müşrikleri, ticari ve iktisadi yönden zayıf düşürmek lazımdı. Bunun için Suriye ticaret yollarını kesmeliydiler .müşrik kervanının Medineden* geçmekteydi Peygamberimiz, seferi emretti süvarilerinin başına hazret-i Hamza'yı kumandan verdi . Allahü teâlâdan korkmayı, emri altındakilere* iyilik* buyurdu*Efendimiz "Allahü teâlânın yolunda, Allahü teâlânın ismini anarak gazaya çıkınız! Allahü teâlâyı tanımayanlarla çarpışınız..." buyurdular. *Hazret-i Hamza emrindeki birliklerle üç yüz süvarilik müşrik kervanına harekete etti müşrik ve müminlerin müttefiki Mecdi az olduğunu göz önüne alıp yenileceklerini düşündü. Müslüman devletinin ilelebet devamını umarak iki tarafı çarpışmaktan vazgeçirdi.**hazret-i Hamza ve arkadaşları Medine'ye savaşmadan döndüler. efendimiz* memnuniyetini bildirerek; "İyi ve doğru bir iş yapılmıştır" buyurdular.**Müslümanlara, savaş izni çıkınca, seriyyelerin, arkası kesilmedi. Ubeyde hazretlerinin emrine altmış veya seksen asker verilerek, Rabig'e gönderildi. Müşrikler, kaçtılar
*efendimiz Kureyş müşriklerini gözetlemede Nahle'ye seriyyesine* Ubeyde Cerrah hazretlerini kumandan yapmayı istediler.*Ubeyde emri alınca, Peygamberimizden uzak kalmanın acısıyla ağladı. Resulullah, onun yerine Abdullah Cahş hazretlerini emir tayin ettiler.

ilk ganimet

*Abdullah Cahş, İslâmiyeti heyecanla yaşayan zatlardandı. Müslüman olduğu zaman, kafirlerin tüm* işkencelerine iman gücü ile karşı koymuş, eza ve cefalara metanetle katlanmıştı.*efendimiz, onun için Açlığa ve susuzluğa en çok dayanan ve katlananınızdır" buyurmuştu. *Abdullah bin Cahş,efendimizin şehidler için verdiği müjdeleri duyarak, şehadete can atmış. Harplerde en önde kahramanca çarpışmıştı*Hazret-i Cahş anlatır:*aleyhisselam yatsı namazını kılınca, yanıma gel. Silahın yanında olsun. Seni bir tarafa göndereceğim" buyurdu. Sabah olunca, mescide gittim. Kılıcım, yayım, oklarım ve çantam üzerimde, kalkanım da yanımda idi.aleyhisselamı bekliyordum. Muhacirlerle geldi Seni kumandan tayin ettim" buyurarak mektup verdi. "Git mektubda yazılanlara göre hareket et" buyurdu.**Ya Resulallah! Hangi tarafa gideyim?" diye sordum. "Necdiye yolunu tut. Rekiye, kuyusuna yönel!" buyurdu. Abdullah Cahş, Nahle seferine memur edildiği zaman, kendisine ilk defa, Emir-ül-mü'minin sıfatı verildi.İslâmda ilk defa bu isimle anılan emir, odur. *Hz cahş* efendimizin mektubunu açtı Bismillahirrahmanirrahim. mektubu gözden geçirdiğinde,* Nahle vadisine kadar, Allahü teâlânın ismi ve bereketiyle gidersin. Arkadaşlarından hiç birini, zorlamayasın! Nahle vadisindeki Kureyşilerin kervanını bize bildiresin" yazılıydı.*Emir-ül-mü'minin hz Cahş, İşittim ve itaat ettim. Allahü teâlânın ve sevgili Resulünün emrini yerine getireceğim" diyordu*Arkadaşları Allahü teâlâya, Resulullaha ve sana itaat edicileriz. Nereye istersen, Allahü teâlânın bereketi üzere yürü" diye cevap verdiler. *Hz cahş Nahle'ye vardı Kureyş kafilesi geçiyordu. Mücahidler, kafileyi* İslâma davet ettiler.ve savaşarak* Galip geldiler Müşriklerin malını aldılar Abdullah Cahş, ganimet mallarının beşte birini efendimize ayırdı. Bu, ilk ganimetti

murataltug1985 02-24-2018 10:53

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Medine devri

Mescid-i Kıbleteyn*

*Sevgili Peygamberimiz, Medine-i münevvereye hicret edeli on yedi ay olmuştu. Şimdiye kadar hep Kudüs-i şerifteki Beyt-i Makdis'e dönerek namazlarını kılarlardı.**Medine Yahudilerle doluydu ve. Onların da kıblesi Kudüstü... Ne acaib iştir! Dini bizden ayrı, fakat kıblesi bizim gibi!" sözleri efendimize geldi. kalb-i şerifleri incindi.**Cebrail aleyhisselama efendimizEy Cebrail! Allahü teâlânın, yüzümü, Yahudilerin kıblesinden Kabe'ye çevirmesini arzu ediyorum."*Cebrail aleyhisselam
Ben, bir kulum. Bunu, Allahü teâlâdan niyaz et dedi
*Bekara suresinin 144. ayet-i kerimesi nazil oldu. Buyuruldu ki:Ey Habibim! Vahyin gelmesi için yüzünün semaya çevrildiğini görüyoruz. biz seni, razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. yüzünü Mescid-i Haram a döndür. Ey mü'minler* nerede olursanız yüzünüzü namazlarda o tarafa çeviriniz.
*Şüphe yok ki, kendilerine kitap verilenler, kıble çevrilişinin, Rableri tarafından hak olduğunu bilirler. Allahü teâlâ onların yapacaklarından gafil değildir."*
*Bir gün Ümmü Bişr'in evinde öğle namazı kılınıyordu. Allahın Resulü önde, arkalarında vecde dalmış saf saf Sahabiler...vardı
Namazın iki rekatı kılınmıştı... tüm insanlığın imamı 3. Rek'ata ayağa kalktı gelen emirle Resulullah ağır ağır istikamet değiştirip,kabe istikametine durdular.**Kıble değişikliği* her tarafta duyuldu. Karalamak için Yahudiler ve* münafıklar iftiralarla ortaya çıkdılar:Önce bir yöne sonra başka yöne, bu ne demek? "Eğer bizim kıblemizde kalsaydı, kitaplarımızda haber verilen peygamber O'dur derdik"*dediler*Müşrikler ve münafıklar kendileri sözlerine inanmıyorlardı Maksatları zihinleri karıştırmaktı... onlar da biliyordu ki, Resulullah kitaplarında bildirilen Peygamberdi.* kabul etmediler.* kendilerinden omayan bir peygamberi..* hazmedemediler.*Kıble değişince Eshab sordu:Ey Allahın Resulü bu zamana kadar kıldığımız namazlar ne olacak?Cevap ayet-i kerimeymle geldi Allah sizin imanınızı zayi etmez!"namazın kılındığı mescide Mescid-i kıbleteyn,iki kıbleli mescid" denildi. Resulullah Kuba da ilk mescidin mihrabını mübarek elleriyle yeniden yaptı ve mescidin duvarlarını değiştirdi.

murataltug1985 02-24-2018 10:54

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Müşriklerle savaşa izin çıkınca , Resulullahın birliklerinin, harekatlarda başarılı olması, müşrikleri korkuttu.kervanlar, askerlerle sefere çıkıyordu.*
Hicretin ikinci yılında, Mekkeli müşrikler her aileden sermaye alıp, bin develik bir kervanı Şam'a gönderdiler. Başlarında Süfyan vardı ve Müslüman olmamıştı.**Müşrik Kervanında kırk muhafız vazifelendirmişti. Mallar satılınca silah satın alacaklar ve Müslümanlarla savaşacaklardı efendimiz, müşriklerin kervanını haber alınca, keşif için, Muhacirleri vazifelendirdi.*Küfür ehlinin, silah ve malları alınırsa, Müslümanlara zararları dokunmaz ve dirençleri kırılırdı. efendimiz, Talha ile Zeyd hazretlerini, kervanın üzerine gönderdi Hz Osman ve altı kişiye Medine'de kalmalarını emir buyurdular. *Muhacirlerden ve Ensardan üç yüz beş sahabi Ramazan-ı şerifin on ikinci günü Bedir mevkiine yürüdüler. Sayıları, vazifeli ve Medine'de kalanlarla birlikte 313 kişiydi*sefere çıkmak için yetişen gençler, ve kadınlar efendimize yalvarıyorlardı. Resulullahın huzurunda
"Anam babam sana feda olsun ya Resulallah! sizinle gelmek istiyorum. Yaralıların yaralarını sarar, hastaların hizmetini görürüm. Allahü teâlâ şehidlik nasib eder!" diyordu *Habibullah evinde Kur'an-ı kerim oku. Şüphesiz ki, Allahü teâlâ şehidliği nasib eder" buyurmuştur.

*Ebi Vakkas ra. Bedirdeki sefer hazırlığını şöyle anlatır:*Kardeşim Umeyr'in saklandığını gördüm. on altı yaşında idi. 'Sana ne oldu ki, gizleniyorsun?' dedim.*efendimizin beni de küçük görüp geri çevirmesinden korkuyorum. gazaya katılıp, Allahü teâlânın şehidlik nasib etmesini arzu ediyorum, dedi.*efendimiz kardeşime geri dön' buyurdular. kardeşim ağladı. Merhamet deryası*
Habib-i gözyaşına dayanamayıp, müsaade ettiler."
*Bedirde Alemlerin efendisinin sancağını; Mus'ab Mu'az ve hz Ali taşıyorlardı. Eshab-ı kiramın yanlarınd iki at ve yetmiş deve vardı. nöbetleşerek biniyorlardı.**Eshab aleyhisselamın yürümeyip deve üzerinde gitmesi için; "Canımız sana feda ya Resulallah! deveden inmeyiniz. Yüksek zatınızın yerine biz yürürüz" diyerek yalvarıyorlardı. Fakat Kainatın sultanı, kendisini farklı görmeyip;*Siz, yürümekte benden kuvvetli olmadığınız gibi, ecir ve mükafat hususunda da ben sizden müstagni ve ihtiyaçsız değilim" buyurdular.*efendimiz ve yüce Eshabı, çölde kavurucu bir sıcak altında Bedir istikametine yürüyorlardı. oruçluydular. Eshab-ı kiram, İslâmiyet'i yaymak için, pek çok sıkıntılara katlandı efendimizin peşinden aşk ve şevkle gidiyorlardı...*Çünkü Allahü teâlânın ve Resulünün rızası şehitlik ve Cennet vardı...

*Peygamberimiz, Eshabının hallerine bakıp;*Allahım! Onlar, yayadırlar. Sen, onlara binek hayvanı ver! Allahım! Onlar açık ve çıplaktırlar. Sen, onları giydir! Allahım! Onlar açdırlar, onları doyur!*Fakirdirler, fadl-ı kereminle onları zengin eyle!" diye dua buyurdular.*efendimiz ve mübarek ordusu, şiddetli sıcak altında Bedir'e ilerlerken, müşriklerin Şam kervanı Bedir'e yaklaşmıştı.*efendimizin, kervan üzerine gönderdiği iki sahabi, kervanın iki gün içinde Bedir'e geleceğini öğrenip, sür'atle efendimizin yanına döndüler.**Kervandakiler, Müslüman casuslarından haberiniz var mıdır?" diye sordular. Süfyan, yerdeki deve pisliklerini ezdi ve içindeki yem çekirdeklerini gördü Bunlar Medine yemleridir. o iki adam Müslümanların casuslarıdır" dedi.
*Müslümanların çok yakınlardaydı müşrikler büyük bir korkuya kapıldı. Kervanlarından endişeye düşerek, gece-gündüz yürüyüp, Kızıldeniz sahilinden Mekke'ye gittiler Gıfari isminde birini, Mekke'ye haberci gönderdiler gıffarı Mekke'ye gelince gömleğini yırttı. İmdaaat! İmdat!.. Ey Kureyşliler! Yetişin!.. Kervanınıza, Ebu Süfyana mallarınıza, Muhammed ve Eshabı saldırdılar. yetişin kervanı kurtarın diye feryad etti
*Mekkeliler, Yedi yüz develi, yüz atlı süvari ve yüz elli piyade toparladılar. Leheb'e; "Haydi sen de katıl!" dediklerinde, korkusundan hastalığını bahane etti. Yerine, Hişam'ı bedel olarak gönderdi. Ümeyye harbe hazırlanmakta gevşekti
efendimizin; "Eshabım, Ümeyye'yi katleder" buyurmuştu. O eshabdan korkuyordu. Cehil'in onu korkaklıkla itham etmesiyle savaşa gitmek mecburiyetinde kaldı.

murataltug1985 02-27-2018 09:18

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Fahr-i alem efendimiz, Ordusu ile Bedir'e ilerlerken, Eshabının kendisine bağlılığına çok sevindi.Haydi, yürüyünüz! Allahü teâlânın lütfu ile şad olunuz. Vallahi, şimdi Kureyş kavminin harp meydanında vurulup düşecekleri yerlere bakıyor, onları görüyorum!" buyurarak, müjde verdi.
*Eshab-ı kiram aşk ile efendimizin peşinden yürüdüler.Bedirde Cuma gecesi idi. Hz Ali ve arkadaşları kuyu başına gittiler. Kureyş'in devecileri kaçtılar. Hacacoğullarının kölesi Eslem, ve *Sa'idoğullarının kölesi Ebu Yesar yakalanıp
efendimizin huzuruna getirildiler , Resulullah sordu:- Kureyşliler nerededir?- kum tepesinin arkasında - Kaç kişiler- Bilmeyiz.- Günde on deve kesiyorlar?- Kureyş eşrafından - Utbe, Şeybe, Haris bin Amr, Ebü'l-Bühteri, Hakim bin Huzam, Ebu Cehil, Ümeyye bin Halef...var?efendimiz, Eshabına dönüp; "Mekke ehli, ciğerparelerini size feda etti" buyurdular.**Efendimiz Kureyş'ten geri dönen oldu mu diye sordu Beni Zühre'den Ahnes bin Ebi Şerik geri döndü.O, doğru yolda değilken, ahıret, Allahü teâlâ ve kitap bilmezken; Beni Zührelere doğru yolu göstermiştir... *Kan dökülmemesi için efendimiz, hazret-i Ömer'i, Kureyşlilere gönderdi. Hattab onlara Ey inatçı kavim! aleyhisselam buyurur ki: "Herkes vazgeçsin. Selametle dönsün. sizden başkası ile çarpışmak, bana, sizinle çarpışmaktan daha makbuldür!.." dedi.**Kureyş müşriklerinden Huzam ileri çıkıp; "Ey Kureyşliler! Muhammed size insaflı davrandı. İstediğini yapmazsanız, yemin ederim ki, size hiç insaf etmez!.." dedi.Cehil, Huzama kızarak Bunu kabul etmeyiz Müslümanlardan intikam almadıkça, geri dönmeyiz. kimse, kervanımıza taarruz edemesin!.." dedi ve barış yollarını kapadı. Hazret-i Ömer geri döndü.*Kureyşliler barışa yanaşmayınca savaş artık kaçınılmaz olmuştu.

*efendimiz ve şanlı Eshabı, Bedir'e müşriklerden önce gelip, kuyulara indiler.*efendimiz, Eshabına karargah yerini sordu. otuz üç yaşındaki Münzir,
"Ya Resulallah! Burası, Allahü teâlânın size karargah için emrettiği yer midir diye sual eyledi.*
efendimiz harp tedbiri burası seçildi" buyurdu.
*Habbab Şu Kureyşlilerin konacağı kuyuda tatlı ve bol su var. konalım. kuyuları kapatalım. havuzun içini su ile dolduralım. Düşmanla çarpışırken, susadıkça havuzumuzdan su içeriz. Düşman ise su bulamaz ve perişan olur" dedi.Cebrail aleyhisselam Ey Habbab! Doğrudur buyurdular ve efendimizle bedirle kuyuları kapatıp, büyük bir havuz yaptılar. *hz Mu'az, efendimizin huzur-ı şeriflerinde Ya Resulallah! sana, hurma dallarından, oturacağınız bir gölgelik yapalım mı?" dedi Fahr-i alem memnun oldular dua buyurdular. Derhal bir gölgelik yapıldı.*Peygamberlerin Sultanı, şerefli Eshabıyla harp sahasını gezdi. İnşaallah, yarın sabah filanın vurulup düşeceği yer şurasıdır! buyurarak mübarek elleriyle Kureyşli müşriklerin öldürüleceği yerleri gösterdiler.*hazret-i Ömer müşriklerden her birinin, Resul-i ekremin mübarek elini koyduğu yerde öldürüldüğünü gördüm. Ne birazcık ileride, ne de geride idiler" demiştir.*Alemlerin efendisi, Eshab-ı kiramı üç gruba ayırdı. Muhacir sancağını Mus'aba Hazreclilerinkini Münzir'e verdiler. sancakları toplandılar. orduyu saf haline geçirip, nizama soktu.saftan ileri çıkan Sevad bin Gaziyye'nin göğsüne, çubuk ile dokundular Hizaya gel, ya Sevad!" buyurdular.**Sevad ; "Ya Resulallah! Elinizdeki çubuk canımı acıttı. Ben de size çubukla dokunmak isterim" dedi. Efendimiz"Haydi, kısas et ve hakkını al" buyurdular. Sevad, Habib-i ekremin mübarek göğsünü öptü. Bugün,*Allahü teâlânın emriyle ecelimin geldiğini görüyorum. bu son dakikalarda, mübarek vücudunuza dudaklarımın değmesini arzu ettim" dedi.efendimiz de Sevad'a dua buyurdular.*

*Bedir Savaşının son hazırlıklarıydı Ordusunun sağ kanadına kahraman mücahid Zübeyr sol kanadına Mikdad kumanda edecekti.efendimiz, şerefli Eshabıyla, savaş istişaresi buyurdular.*
*Asım elinde yayı ve oku ile Ya Resulallah Kureyşliler yüz metre yaklaştıklarında, ok atışına tutalım. taş atımına geldiklerinde, taş atalım. Mızrağa yaklaştıklarında kırılıncaya kadar mızraklarımızla mücadele edelim. Sonra da kılıçlarımızı sıyırıp çarpışalım!" diyerek reyini bildirdi.*efendimiz Eshabına şu talimatı verdi:
Hatlarınızı bırakmadan Bir yere kımıldamadan sebat edin emir vermedikçe harbe başlamayın Oklarınızı,yaklaşmadan israf etmeyin Düşman, kalkanını açtığında ok atın Düşman sokulunca taş atın mızrak kullanın Düşmanla göğüs göğüse gelindiğinde kılıçlarınızla çarpışınız..."*Eshabı kirama istirahat verildi. Allahü teâlânın hikmetiyle derin bir uykuya daldılar ki, göz kapaklarını kaldıracak halde değildiler.*efendimiz hurma dallarıyla yapılan gölgeliğe çekildiklerinde, hz Ebu Bekir, ve Sa'd kılıçlarıyla nöbet tuttular.* Peygamberimiz mübarek elleriyle Allahü teâlâya;*"Ya Rabbi! Sen şu bir avuç cemaati helak edersen, artık sana yer yüzünde hiç ibadet olunmaz..." diyerek yalvarmaya başladı.Ve hazin dua sabaha kadar devam etti...*Mübarek İslâm ordusunun karargahı kumluktu. güçlük çekiliyor ve ayaklar kuma gömülüyordu. Allahü teâlânın İhsanı,*efendimizin duasıyla bereket yağmuru yağdı Derelerde taştı Su kapları dolduruldu, zemin, sertleşti. Müşrikler çamur ve sel içinde kaldılar.

murataltug1985 02-27-2018 09:19

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*efendimiz Eshabını namaza kaldırdı cihad ve şehidliğin faziletiyle savaşa teşvik eylediler
"Muhakkak ki, Allahü teâlâ, hakkı emreder. Allah teâlânın rızası için yapılmayan amel kabul edilmez... Rabbimizin rahmetini ve magfiretini emrini yerine getirip imtihanı kazanınız*O'nun vaadi hak, sözü gerçek, cezası şiddetlidir. Ben ve siz, Hayy ve Kayyum olan Allahü teâlâya bağlıyız. O'na sığındık, tutunduk, dayandık. En son dönüşümüz O'nadır. Allahü teâlâ, beni ve bütün Müslümanları bağışlasın!.." buyurdular.**Allah, sabredenlerledir*Ramazan-ı şerifin on yedisinde Cuma gününün güneşi doğdu... Biraz sonra tarihin en amansız, en nisbetsiz, en mühim, en büyük savaşı başlayacaktı...**Bir tarafta Fahr-i alem ve canlarını feda etmekten zerre çekinmeyen bir avuç şerefli Eshabı, diğer tarafta islâmı boğmak, Allahü teâlânın habibi olmakla şereflenen peygamberi yok etmek için toplanan azgın ve taşkın kafirler güruhu...**Ne yazık ki, kafirler gurubunda Resul-i ekremin akrabaları da bulunuyordu. Onlar da sevgili yeğenleri ile çarpışmak için Bedir'e gelmişlerdi.

*efendimiz, ordusunun gözden geçirip, talimatları tekrarladılar. Kureyş müşrikleri Bedir vadisine doğru akmaya başladılar.*üzeri zırhlarla kaplı idi. Büyük bir gurur ve kibirle islama hücum ettiler efendimiz, mübarek ellerini kaldırarak cenab-ı Hakk'a yalvardı;**"Ya Rabbi! Kureyş müşrikleri gurur ve kibirleri ile geliyor!.. Sana meydan okuyor, Peygamberini yalanlıyor Ey Allahım! yardım ve zafer vaadini yerine getirmeni istiyorum!.. Allahım! Eğer şu bir avuç Müslümanın helakini diliyorsan, sana ibadet eden bulunmayacaktır!.."*Efendimiz yardım dileyerek Allahü teâlâya yalvarıyordu. efendimizin, hazin ve içleri parçalayan yalvarışı, ridasının mübarek omuzundan düşmesine kadar devam etti.**Efendimizin içli yakarışına dayanamayan hz Ebu Bekir, mübarek ridayı büyük bir hürmetle yerden kaldırıp, efendimizin mübarek omuzuna koyarken;Canım sana feda olsun ya Resulallah! Bu kadar yalvarmanız yetişir!.. Rabbine duada ısrar buyurdunuz! Muhakkak ki, Allahü teâlâ, sana vaad ettiği zaferi yakında verecektir" diye teselli eyledi.*alemlerin efendisi şu ayet-i kerimeleri okudu Bedir'deki topluluk, muhakkak bozulup hezimete uğrayacak arkalarını dönüp kaçacaklar. onların azab vakti, kıyamettedir.*O vaktin azabı müthiş acıdır" (Kamer suresi)*Sevgili Peygamberimiz, ordusuna ve Şanlı Eshabına, şu ayet-i kerimeleri okudular Ey iman edenler! düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin ve Allahü teâlâyı çok zirkredin ki kurtulasınız... Sabır ve sebat gösteriniz.*Allahü teâlâ sabredenlerle beraberdir" (Enfal suresi: 45,46)*

*Toplu olarak düşman ile yapılan ilk savaş bedir savaşıdır Savaş başlamak üzereydi. Heyecan son haddine gelmişti.*efendimizin işareti bekleniyordu
*Eshab-ı kiram, efendimizin; "Allahü teâlâyı çok zikredin..." mealindeki ayet-i kerimeyi okumasıyla Allahü ekber!..*Allahü ekber!..." demeye ve zafer için cenab-ı Hakk'a yalvarmaya başladılar.* *Arapların adetinde İki ordu savaşmadan önce, yiğitler meydana çıkar, karşılıklı çarpışırlardı. savaşma hiddeti ve arzusu çoğalır, savaşa ısınılırdı
Müşriklerden Hadrami bu kaideyi çiğneyerek, İslâm ordusuna ok attı. Muhacirlerden Mihca şehid olup, mübarek ruhu*Cennete yükseldi.*
*Peygamberlerin efendisi ilk şehid için; "Mihca, şehidlerin efendisidir" buyurarak müjde verdi.
*Eshab-ı kiram yerinde duramaz haldeydi Efendimizden emir gelmeden harekette bulunamıyorlardı.içleri birer volkan gibi kaynıyordu müşrik ordusundan azılı İslâm düşmanları Utbe, kardeşi Şeybe ve oğlu Velid Mücahidlere "İçinizde bizimle çarpışabilecek var mıdır?" diye bağırdılar.
*Eshab-ı kiramdan, hz Huzeyfe, babası Utbe'ye karşı çarpışmaya ilerledi, Alemlerin sultanı Sen dur buyurdular.Medineli mücahidlerden Afra Hatun'un oğulları; Mu'az ve Mu'avvez, Abdullah Revaha Utbe, Şeybe ve Velid'in karşılarına dikildiler.*Ellerinde kılıç bekliyorlardı.*Müşrikler; "Siz kimsiniz?" sizlerle işimiz yok! Bize*Abdülmuttaliboğullarıyla çarpışmak isteriz" Ya Muhammed! karşımıza, kavmimizden dengimiz olanları çıkar!" diye bağırdılar.*efendimiz, Ey*Haşimoğulları! Kalkınız! Allahü teâlânın nurunu, batıl dinleriyle söndürmek isteyenlerle Hak yolunda çarpışınız Allahü teâlâ Peygamberinizi de bunun için göndermiştir Kalk, ya Ubeyde! Kalk, ya Hamza! Kalk, ya Ali!" buyurdular.*Allahü teâlânın aslanları Hamza, Ali ve Ubeyde miğferleriyle meydana yürüdüler. müşrikler; "Siz kimsiniz dengimiz iseniz çarpışırız" dediler.*Ben Hamza Ben Ali Ben Ubeyde'yim!" diye cevap verince, müşrikler; "Sizler bizim gibi şerefli kimselersiniz. Sizinle çarpışmayı kabul ettik" dediler.*Kahraman İslâm mücahidleri, müşrikleri, imana davet ettilerse de, kabul etmediler. kılıçlarını sıyırıp müşriklerin üzerine saldırdılar. Hz Hamza ve hz Ali, Utbe ve Velid kafirlerini bir hamlede öldürdüler. Hz Ubeyde, Şeybe'yi. Şeybe de, Ubeyde'yi yaraladı.*Hamza ve Ali, Ubeyde'nin yardımına yetişip, Şeybe'yi öldürdüler. *Hz Ubeydenin mübarek ayak bileğinden, kanlar akıyordu. O, hiç aldırış etmeden, "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Ben ölürsem şehid miyim?" diye sual etti.efendimiz Evet, sen şehidsin" buyurarak cennetlik olduğunu müjdelediler.*
*Bedirde üç mühim adamını kaybeden müşrikler, şaşkına döndüler.*Kara olsun yüzleri*

murataltug1985 02-27-2018 09:19

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Resulullahın, kahraman Eshabı,müşrikleri kılıçlarıyla cezalandırmak için sabırsızlanıyordu. efendimiz mübarek dilinden şu duayı tekrarlıyordu "Allahım! vaadini yerine getir!.. Allahım! Şu bir avuç İslâm cemaatini helak edersen sana yeryüzünde*
ibadet edecek kimse kalmaz!.."*müşrik saflarında, Kureyş'in en cesaretli ve keskin ok atıcılarından hz Ebu Bekir'in Müslüman olmayan oğlu Abdurrahman meydana er diledi.Mücahidlerin saflarından ilk Müslüman ve Sıddık peygamberlerden sonra en üstün insan, kahraman Ebu Bekir'di!.. Oğluyla savaşmak için ileri atılmıştı.
*Alemlerin efendisi Ya Eba*Bekir! Bilmez misin sen benim, gören gözüm, işiten kulağım yerindesin!.." buyurarak oğluyla çarpışmaktan men etti.*hz Sıddık, oğluna; "Ey habis! Bana olan münasebetin nerede kaldı?" demekten kendini alamadı*peygamberlerin sultanı Habib-i ekrem bir avuç kum aldı kumları düşmana savurdu "Kara olsun yüzleri!.. Allahım! Kalblerine korku Sal, ayaklarına titreme ver!" buyurdu ve Eshabına dönüp; "Hücuma kalkınız!.. Saldırınız!.." emrini verdiler.**Eshab, verilen talimatla Allahü ekber!.. Allahü ekber!.." nidalarıyla ok atıyor, taşları hedeflerini buluyor , mızraklar müşriklerin zırhlarını deliyordu *Allahü teâlânın aslanları hazret-i Ali, hazret-i Ömer, Zübeyr Ebi Vakkas, Ebu Dücane, Abdullah bin Cahş müşrik saflarına bir ucundan girip bir ucundan çıkıyor kafirleri şaşkına çeviriyorlardı.**Her biri geçilmez birer kale olmuştu. "Allahü ekber!.." Allahü ekber!.." sadaları alemi dolduruyor, Allahü teâlânın şanının büyüklüğü, kafirlerin beyinlerine balyoz gibi indiriliyordu. Peygamber efendimiz; "Ya Hayyu! Ya Kayyum!" diye, Allahü teâlâya yalvarıyordu.*
*Hazret-i Ali; "Bedir'de hepimizin en cesaretlisi, en kahramanı Resul aleyhisselamdı. Müşrik saflarına en yakın olan O idi. Sıkıştığımız zaman O'na sığınırdık" demiştir.

*Hz Ali, bir müşrikle çarpışıyordu. Müşrik, kılıcını hz Ali'ye sallamış, kılıç kalkana saplanmıştı. Hz.Ali Zülfikarını, müşrikin zırhlı vücuduna salladı , omuzundan göğsüne doğru zırhıyla birlikte biçtiği sırada başı üzerinden bir kılıç parladı müşrikin kellesi miğferiyle beraber yere düştü.**Hz. Ali amcası hz Hamza'yı iki kılıçla çarpışır gördü. Peygamberimiz, Eshabının yiğitçe çarpıştığını gördükçe; "Onlar, Allahü teâlânın yeryüzündeki aslanlarıdır" buyurarak, onları takdir ediyordu.*efendimizin yanıbaşında çarpışan hz Ukaşe'nin kılıcı kırıldı. Peygamberimiz, bir sopa uzattı Ukaşe ra sopayı alınca Peygamberimizin mucizesi olarak; sopa uzun kuvvetli ve keskin bir kılıç oluverdi. Harbin sonuna kadar bu kılıçla müşrikler öldürüldü.Savaş tüm şiddetiyle devam ediyordu...**Alemlerin efendisi savaşıyor, ve şu mübarek hadis-i şerifini söylüyordu:*Varlığım kudret elinde bulunan Allahü teâlâya yemin ederim ki, cenab-ı Hakk'ın rızasıyla, sabır ve sebatla çarpışanları, arkalarına dönmeden ilerlerken öldürülenleri, Hak teâlâ, muhakkak Cennetine koyacaktır."*Efendimizin mübarek sözünü işiten Umeyr Ne güzel! Ne güzel! Demek, Cennet için şehidlikten başkası lazım değilmiş" diyerek, hücumlarını daha da sıklaştırdı. düşmanla vuruşuyor, ve "Allahü teâlâya maddi azıkla değil, Hakk korkusu, ahıret ameli, cihadda sabır ve sebatla gidilir. Bunun dışındaki azıklar şüphesiz biter ve tükenir!.." diyordu. Ve şehid oluncaya kadar çarpışıyordu

*Muharebe şiddetlenmişti!.. Bir sahabeye üç müşrik saldırıyordu. Her birine kılıç yetiştiren şanlı Eshab-ı hiçbir şey yıldıramıyordu. "Allahü ekber! Allahü ekber!.." sesiyle güçleniyor, düşmana saldırmaktan usanmıyorlardı. *müşriklerin hücumu şiddetlendi. Eshab zora düştü.efendimiz, hazret-i Ebu Bekir ile Allahü teâlâya Ya vahiy geldi. buyruluyordu ki: Rabbinizden yardım ve zafer istiyordunuz O size; ben arka arkaya bin melaike ile imdad ediyorum" diye duanızı kabul buyurmuştu." (Enfal suresi)*efendimiz, ayağa kalktılar ve; "Müjde ya Eba Bekir! Allahü teâlânın yardımı yetişti! Cebrail Kum tepelerinde, atının dizginini tutmuş, silahlanmış emir bekliyor" buyurdu.*Enfal suresinde cenab-ı Hak, meleklere buyurmuştu ki: Rabbin meleklere Müslümanlara nusret ve yardımda sizinleyim.Haydi mü'minlere nusret müjdesiyle kalblerine sebat ilham ediniz. şimdi kafirlere dehşet ve korku salıvereceğim.*
*Vurun onların boyunlarının üstüne, vurun her bir parmaklarına mafsallarının hepsine onlar, Allahü teâlâya ve Resulüne karşı geldiler. Kim*
Allahü teâlâ ve Resulune karşı gelirse, Allahü teâlânın azabına uğrar cezası çok çetindir!" (Enfal suresi)

murataltug1985 02-27-2018 09:20

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Cebrail, Mikail ve İsrafil aleyhimüsselam, biner melekle Peygamberimizle; saf tuttular
Cebrail başına sarı bir sarık sarmıştı. meleklerin başlarında beyaz sarık vardı. beyaz atlara binmişlerdi.*efendimiz, Eshabına; "Melekler, alametli ve nişanlıdırlar. Siz de kendinize alamet ve nişan yapınız!" buyurdular. Zübeyr başına sarı, kırmızı bezi sarık sardılar. Hz Ali, beyaz tuğ, hz Hamza da, göğsüne deve kuşu kanadı taktı.
*Meleklerin harbe girmeleri ile durum değişti...*
Eshab kafire kılıç sallamadan, kafirin başı, gövdesinden yere düşüyordu. efendimizin safında tanınmayan kimseler müşriklerle çarpışıyordu
*Meleklerin yardımıyla harbin durumu değişti... Hazret-i Sehl anlatır: "Bedir gazasında, müşrike kılıcımız dokunmadan, kelleleri bedenlerinden ayrılıp yere yuvarlandığını görüyorduk!..
*Şavaş, hızla Müslümanların lehine değişti Müşrikler, şaşırdı Kafirlerin sancaktarı Umeyr esir edildi. *Kumandan Cahil Kureyşlileri cesaretlendirmek için şiirler söyleyerek, askerin moralini düzeltiyordu. Genç bir delikanlı gibi saldırıp Anam beni bugünlere doğurdu!.." diyerek böğürüyor, gençleri teşvik ediyordu.*Müşriklerden Sa'id, baştan ayağa zırhlıydı Sadece gözleri görünüyordu. Atının üzerinde Ben, Ebu*Zatülkeriş'im! Ben Ebu Zatülkeriş'im!" yani ben büyük karınlıyım, karın babasıyım diyerek müslümanlara meydan okuyordu.**Kahraman mücahid Zübeyr bin Avvam, müşrik ubeydeyi nişanladı Allahü ekber!" deyip savurdu. Hedefini bulan mızrak, onu atından yere düşürdü. Hz.Zübeyr, yanına vardığında, Ubeyd ölmüştü. Ayağını, yanağına basıp, olanca kuvvetiyle çektiği mızrağı zor çıktı, eğilmişti.*Hazret-i Zübeyr'in, Bedir harbindeki kahramanlığı çok büyüktü. Vücudunda yaralanmadık yer yoktu oğlu Urve; babam üç kılıç darbesi almıştı. biri boynunda idi. Yara derin bir iz bırakmıştı ki, içine parmağımı sokabiliyordum" demiştir

*Abdurrahman Avf Kureyşlilerle çarpışıyor, yaralarına ve akan kanlara aldırmadan, herkesi deviriyordu. Hz Abdurrahman kimse kalmamıştı. Sağımda Ensardan iki delikanlı gözüme ilişti. Ben kuvvetlisi Ey amca! Cehil'i tanır mısın!" diye sordu.*
tanırım" dedim ne yapacaksın?" diye sorunca; "Resulullah'a sövermiş. Allahü teâlâya yemin ederim ki, onu görürsem, öldürünceye veya ölünceye kadar onlan savaşacağım" dedi.
*Cahil Kureyş askeri içinde ileri geri dönüyordu Ey gençler! Öteye beriye telaşla giden şu şahıs, Ebu Cehil'dir" deyince, kılıçlarına sarıldılar ve çarpışdılar.gençler, Afra Hatun'un çocuklarıydı
*Eshab-ı kiramın kahramanlarından Mu'az Cehil'in yanına sokuldu. Cehil'in bacağına kılıcını çaldı. Cehil'in bacağı yere düştü. babasının imdadına yetişen Müşrik İkrime, hz Mu'az ile çarpıştı
Mu'az ve Mu'avvez kardeşler şahin gibi ileri atıldı Önlerine geleni devirerek Cahil'e Kılıçlarıyla öldü zannedinceye kadar vurdular.**Hazret-i Mu'az Bedir'de İkrime ile yaptığı çarpışmada yaralanmıştı. Mübarek eli bileğinden kesilmiş, eli deride sallanıp kalmıştı. Çarpışmaya kendini kaptıran Mu'az ın eliyle oyalanacak, tedavi zamanı yoktu. Kesik eli deride sallanırken bile kahramanca çarpışıyordu.**Bu görülecek bir manzara idi... Hazret-i Mu'az 'ın eli kopacak haldeydi bir müddet böyle vuruştuktan sonra, hareket kabiliyeti azaldı Buna sebep, kesik eli idi. Onu derhal ayağının altına alarak koparıp attı...

*azılı İslâm düşmanlarından, Kureyş'in en gözde pehlivanı Hüveylid, durmadan bağırıyor, müşrik sürüsünü galeyana getiriyordu.**efendimiz, Allah'ım Hüveylid'e karşı bana yardımcı ol!" buyurarak dua etmişti. Allahü teâlânın aslanı hazret-i*Ali, Nevfel müşrikinin üzerine atıldı. Şiddetle kılıcını indirdi. Öyle vurmuştu ki bacakları zırhlarla kaplı olduğu halde ikisi birden kesildi. kılıcını boynuna çalıp, başını gövdesinden kopardı.*Bilal-i Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp, göğsüne kocaman kayaları koyan Ümeyye müşriklerin en azılılarındandı.efendimize işkence yapmak için her fırsatı değerlendiren İslâm düşmanı Bedir vadisinde, müşrikleri toparluyor, İslâm'ın nurunu söndürmeye çabalıyordu.**hz Bilal, yalın kılıç ümeyyenin yanına yaklaştı Ey küfrün başı Ümeyye Sen kurtulursan ben kurtulmayayım!" deyip "Ey Ensari kardeşler! Yetişin, küfrün başı burada!" der demez, Eshab-ı kiram, Ümeyye'nin etrafını sarıp, öldürdüler.*Müşrik ordusunda, abaş kalmamıştı. ne yapacaklarını bilmiyor, kaçıyorlardı Küfrün kalesi yıkılmıştı. Şanlı Eshab Müşrikleri esir aldı. efendimizin amcası Abbas esirler arasındaydı.
Zafer inananlarındı... *efendimiz, şanlı Eshabına; Hüveylid hakkında bilgisi olan var mı?" buyurdular. Hazret-i Ali Ya*Resulallah! Onu ben öldürdüm" dedi. Peygamberimiz; "Allahü ekber!" diyerek tekbir getirdiler ve; "Allahü teâlâ, onun hakkındaki duamı kabul eyledi" buyurdular.*Ümeyye öldürüldüğünde efendimiz sevindiler ve; "Elhamdülillah! Allahü teâlâya şükürler olsun, Rabbim kulunu tasdik etti, dinini üstün kıldı" buyurdular.

murataltug1985 02-28-2018 08:26

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Resul-i ekrem bedir savaşında Ebu Cehil i "Arayınız, ona sözüm var. onu tanımazsanız dizindeki yaraya bakınız. Bir gün ben ve o,* ziyafetde idik. Ben ondan büyük idim. onu ittim. Dizleri üzerine düştü. Dizi yaralandı yaranın izi dizinden kaybolmadı buyurdu.**Abdullah ibni Mes'ud, Cehil'i aramaya gitti. Onu buldu Cehil sen misin?" dedi. Boynuna ayağını bastı.*Sakalından çekti ve: "Ey Allahü teâlânın düşmanı! Allahü teâlâ seni hor ve hakir etti dedi.*Rabbimin azabına kavuştunuz mu**Bedir'de yaralanan Cehl,* İbn-i Mes'ud'a " Sen zafer ve galebenin hangi tarafta olduğunu haber ver" dedi. "Zafer,*Allah ve Resulünün tarafındadır" dedi. *Hz.* Mesud, Cehl'in miğferini* çıkarırken; "Ey* Cehl! Seni öldüreceğim" dedi. Cehl; "Sen kavminin ulusunu öldürenlerin ilki değilsin. senin beni öldürmen bana ağır gelecek. boynumu göğsüme yakın kes başım heybetli görünsün!" diyen cehil küfrünün, gurur ve kibrinin ne derecede olduğunu gösterdi.*İbn-i Mes'ud, Cehl'in başını kendi kılıcıyla kesemeyince, Cehl'in kılıcıyla kesti silahını, zırhını, miğferini, başını getirip, efendimizin önüne koydu. "Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah! Bu, Allahü teâlânın düşmanı Ebu Cehl'in başıdır" dedi.* *Peygamberimiz;"O Allah ki, O'ndan başka ilah yoktur" buyurdu.

*Efendimiz Eshabıyla bedirde Cehl'in ölüsünün yanına kadar gittiler. Allahü teâlâya hamd olsun ki, seni zelil ve hakir kıldı. Ey Allah düşmanı! Sen ümmetin Fir'avn'ı idin" buyurdu. Sonra da; "Ya Rabbi! vaadini yerine getirdin" diyerek Allahü teâlâya şükrettiler.*Bedir savaşında efendimiz, yaralı Eshab-ıın yaralarını sardırdı. Şehid olanları tesbit ettirdi. Muhacirlerden altı, Ensardan sekiz on dört şehid verilmişti. mübarek ruhları Cennet'e uçtu İslâm'ın nurunu söndürmeye uğraşan müşriklerden, yetmiş kişi öldürüldü ve esir alındı.*efendimiz, bedir zaferini müjdelemeye Revaha ve Zeydi Medine'ye gönderdi.şehidlerin cenaze namazını kıldırdı ve defnetti Müşrik cesedleri kör bir kuyuya, ve çukurlara atıldı*Alemlerin efendisi, şerefli Eshabıyla kör kuyudakilere Ey kuyuya atılanlar müşrikler Ey Utbe Ey Ümeyye Ey Ebu Cehl Sizler, Peygamberinize kötü bir kavim idiniz. beni yalanladınız, şehrimden, çıkardınız. benimle harb ettiniz, Rabbimin, azabına kavuştunuz mu?
*Efendimiz buyurdu beni doğruladılar. kapılarını açıp, bağırlarına bastılar.* yardım ettiler. Rabbimin, Rabbimin vaad ettiği zafere kavuştum" buyurdular.
*Hazret-i Ömer; Ya Resulallah Leşlere mi söylüyorsunuz?" diye sual ettiler. efendimiz; "Beni hak peygamber gönderen Rabbim hakkı için söylüyorum ki, siz beni onlardan daha çok işitmiyorsunuz. Fakat cevap veremezler" buyurdular.

*Müşrikler, harb meydanından canlarını kurtarmak için kaçtılar hiçbir şeyi götüremediler tüm ganimet. Müslümanların eline geçti.*efendimiz, ganimeti Bedir harbindeki Eshabına paylaştırdı ve zafer
haberi Medine'ye ulaştı**efendimizin şairi Revaha Medine'ye ulaşıp, Bedir'de zaferi şu şiirle duyuruyordu.Ey Ensar cemaati! Size müjdelerim ki,
Sağ ve selamettedir, Allah'ın Peygamberi.
Müşrikler öldürüldü ve esir edildi
Var esirler içinde, çok şöhretli kişiler.
Rebia ve Hacac'ın oğulları bittamam,
Öldürüldü hem Bedir'de, Ebu Cehl Amr bin Hişam" diyerek yüksek sesle zaferi müjdeliyordu.*
*Hazret-i Asım "Ey İbn-i Revaha! Söylediğin gerçek mi?" diye sordu. Revaha; "Evet, vallahi gerçektir! İnşaallah, yarın Resulullah ellerinden bağlanmış esirlerle birlikte gelecektir!" buyurdu.*sevgili Peygamberimizin kızı hz Rukayye vefat etmişti. Efendisi hz Osman, cenaze namazını kıldırdı üzüntü üzerine gelen* bedir zaferi insanları ferahlattı*efendimiz Eshabıyla Bedir zaferini ihsan eden Allahü teâlâya hamd edip, şükür secdesine kapandı Medine-i münevvereye doğru esirlerle birlikte yola çıktılar.

murataltug1985 02-28-2018 08:26

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

*Bedirdeki zafer müjdesini* Revaha verdi Zeyd ve Harise Bedir gazasında olanları ve* şehidleri anlatdı. Medine'de kalan çocuklar, kadınlar, vazifeliler zafere çok sevindi. efendimizi karşılamaya çıktılar.*Şehid olanların içinde Süraka da vardı. Sürakanın annesi oğlunun şehid olduğunu öğrenmişti. validemiz aleyhisselam gelmedikçe oğluma ağlamam. Resule sual ederim. oğlum Cennet'te ise hiç ağlamam. eğer Cehennem'de ise, gözlerimden yaş yerine kanlar dökerim" demişti.*Peygamberimiz, mübarek Eshab-ı kiramıyla Medine'ye teşrif ettiler, Rebi hatun Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah!*Oğlum Harise'ye muhabbetimi bilirsin. Acaba şehid olup Cennet'e girmiş midir? böyle ise, sabredeyim. Yok değilse, gözümden kanlı yaşlar dökeyim" dedi.**Habib-i ekrem Ey Ümmü Harise Senin oğlun bir değil, birden çok Cennet'tedir. Onun yeri Firdevs'tir" buyurarak müjde verdiler. Rebi validemiz Artık oğlum için ağlamam" dedi.*
*Kainatın sultanı, bir kap su istedi Merhamet buyurup mübarek elini suya sokup suyu hz* Harise'nin annesine içirdiler.*suyu, onların başlarına ve yüzlerine sürdüler. O günden sonra Rebi ve kızının yüzleri nurlu idi. Ömürleri uzun oldu.

*Kainatın efendisi, Medine'ye getirilen esirlere, iyi muameleyi emir buyurdu Esirler hakkında, vahiy gelmemişti.*efendimiz, esirlerin, fidyesini mal varlığına göre, tesbit etdi. Parası olmayanlardan okuma yazma bilenler, Medine'de* on kişiye okuma ve yazma öğretecek, ve Mekke'ye gidebileceklerdi.
*Bedir Esirleri arasında efendimizin amcası Abbas da vardı.*Efendimiz ona; "Ey Abbas* kardeşinin oğlu Akil in kurtulmalık akçesini ödeyiniz. Çünkü sen, zenginsin" buyurdu.*Hz Abbas Ya Resulallah Ben Müslümanım. Kureyşliler beni zorla Bedir'e getirdiler" dedi. Resulullah; "Senin Müslümanlığını Allahü teâlâ bilir.*Doğru söylüyorsan, Allahü teâlâ elbette ecrini verir. Fakat görünüş itibariyle aleyhimizdesin. Bunun için, kurtulmalık akçeni ödemen lazımdır" buyurdu.**Hz. Abbas, "Ya Resulallah! Yanımda ganimet olarak 800 dirhemden başka servetim yok" efendimiz; "Ya Abbas altınları niçin söylemiyorsun?" Hani Ümm-ül-Fadl'a verdiğin altınlar! Onları verirken yanınızda kimse yoktu. Sen, Fadl'a; başıma ne geleceğini bilemiyorum. Eğer dönemezsem, şu kadarı senindir, dediğin altınlar" buyurdu.*Hazret-i Abbas şaşırdı Yemin ederim ki, altınları verirken kimse yoktu. efendimiz; "Allahü teâlâ haber verdi" buyurdu.Hz. Abbas ; "Senin, Allahü teâlânın resulü olduğuna ve doğruluğa şehadet ederim" deyip şehadet getirdi. *Müslüman olunca,* efendimiz hazret-i Abbas'ı Mekke'de vazifelendirdi. Müslümanları korumasını, İslâmiyet'e düşman olanlarla ilgili haberleri göndermesini emir buyurdu.

*Bedir gazasında hezimete uğrayan Kureyş'e fidye ile esirlerin alınabileceği bildirildi.hicretten önce Peygamberlerin efendisine işkencelerde bulunan Haris ve aleyhisselama Kabe'de* mübarek sırtına deve işkembesi koyan alçak Ukbe öldürüldü.**azılı İslâm düşmanları öldürülünce, efendimiz, Allahü teâlâya hamd ettiler.Vallahi Allahü teâlâyı, resulünü ve Kur'an-ı kerimi inkar eden, peygamberini işkenceden işkenceye uğratan senin kadar kötü bir kimse bilmiyorum" buyurdular.*Esirlere Sahabe çok iyi muamele edip, onları yiyeceklerine ortak ettiler. *Mus'ab bin Umeyr'in kardeşi Ebu Aziz esirler esirlere gösterilen muameleyi şöyle anlattı Medineli bir Müslümanın evinde esir idim. çok iyi davranıyorlar, yiyeceklerini ve ekmeğini veriyor, kendisi sadece hurma yemek mecburiyetinde kalıyordu eline bir ekmek geçse, getirip verirdi. Utandığımdan geri verirdim.**esirlerden Yezid anlattı: "Müslümanlar Bedir'den Medine'ye gelirken, esirleri hayvanlara bindirdi kendileri yaya yürüdü İşte insanlık bu... Esirlerine böyle muamele eden başka bir kavim gelmiş midir?*Vallahi onlar meleklerdir*

murataltug1985 02-28-2018 08:27

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

1 *Müşriklerin Bedir'de hezimete uğrayıp, perişan* vaziyette savaşdan kaçmaları, Mekke'de büyük bir şaşkınlık meydana getirdi. Hiç beklemedikleri, hiç akıllarından geçmeyen bir netice ortaya çıkmıştı.*
*Bedirdeki yenilgiyi Harpten kaçan Süfyan şöyle* anlattı Müslümanlarla karşılaşınca,elimiz kolumuz bağlı idi. Bizi öldürüp esir ettiler. Yemin ederim ki, yer ile gök arasında kır atlar üzerinde beyazlara bürünmüşlerle karşılaştık. Onlara ne dayanabilir, ne de karşı durabilirdik 2 *İslâmın ilk zamanlarında Müslüman olan ancak müşriklerden çekinen Hz. Abbas'ın kölesi Ebu Rafi' sevincinden her şeyi unuttu ve; bedirde savaşanlar Vallahi meleklerdir" deyiverdi.**Leheb, şiddetle rafi ra. vurdu ve yere çarptı. Hz Abbas'ın hanımı Ümmü Fadl dayanamadı. direklerden birini alıp; "Kimsesi yok diye onu güçsüz gördün değil mi?" diyerek, şiddetle* Leheb'e vurdu.**Müşrik Leheb'in başı yarıldı. Kanlar akti zelil, hakir ve horlanmıştı Allahü teâlâ ona, kara kızıl denen bir hastalık verdi.*öldü. Oğulları defnetmeden bıraktılar.**Herkes, Leheb'in hastalığından* ta'undan kaçar gibi kaçıyor ve iğreniyordu.Kureyş'ten biri, Leheb'in oğullarına; utanmıyor musunuz? Babanızı, kokuncaya kadar bıraktınız. onu gömüp kaybedin" dedi.*Oğulları Biz ondaki hastalıktan korkuyoruz!" Dediler adam Siz gidin ben geliyorum, size yardımcı olacağım" dedi.*Lehebin leşini, ücraya bıraktılar. taş attılar. Leheb sonsuz azab ve ateşler içerisinde Cehennem çukuruna girdi 3.Bedir zaferi, Müslümanları büyük bir sevince garketti. Müşrikler büyük bir üzüntü ve hüsrana düştü*Habeşistan meliki Resulullahın brdirde muzaffer olduğunu işitince, Eshab-ı kirama Allahü teâlâya hamdolsun ki,*Resulünü Bedir'de muzaffer edip, zafer ihsan eyledi" diyerek müjde verdi. hediye ve ikramlarda bulundu.*

murataltug1985 02-28-2018 08:27

Kaynak islam ansiklopedisi android programı
HAZRET-İ* MUHAMMED (S.A.S) Bedir Savaşı

1 Bedir'de esir edilen Kureyşliler arasında halid bin velidin kardeşlerinden* Velid bin Velid de vardı. Onu Hz. Cahş esir almıştı. Velid'in kardeşleri Hişam ile Müslüman olmayan Halid bin Velid Medine'ye geldiler. Cahş onu fidyesiz* bırakmak istemedi. *Kardeşleri Halid ve Hişam kabul etmedi. efendimiz, babalarının silah ve techizatının verilmesini teklif etti.*babalarının yüz dinar kıymetindeki kılıcı, zırhı ve miğferi karşılığında anlaştılar. Velid'i esaretten kurtarıp, Mekke'ye yola çıktılar. *Velid, Mekke yolunda Medine'ye dört mil mesafedeki Zü'l-Huleyfe'de efendimizin yanına geldi. İman edip, Eshab-ı kiramdan oldu.*
2 Bedir'de esir alınıp* Müslüman olan* halid bin velidin kardeşi Velid Mekke'ye kardeşlerinin yanına gitti. Halid Madem, Müslüman olacaktın. fidyesi ödemeden olsaydın? Babamızdan kalanı çıkardın. Niçin böyle yaptın?" diye sorunca;*Kureyşlilerin "Esarete dayanamayıp Müslüman oldu" demelerinden korktum" cevabını verdi.

3 kardeşleri hz velidi hapsettiler.*Hz.Velid iman ettiği için senelerce hapis yattı. İslamın* azılı düşmanlarından amcası Hişam ile müşrik akrabalarından zulüm ve işkence gördü.
*efendimiz, müşrik zulmüne uğrayan Ebi Rebia ile Seleme bin Hişam ve Velid için şöyle dua ettiler: "İlahi! Velid Seleme Rebia'yı ve mü'minleri kurtar. İlahi, Mudar'ı Kureyş'i müşrikleri beter eyle Bu yılları onlara Yusuf'un yıllarına benzet."**Hz.Velid, efendimizin duasının bereketiyle bağlı bulunduğu yerden kaçtı. Medine-i münevverede Peygamberimize kavuştu. Habibullah Rebia ile Selemeyi sordu onlar ayaklarından birbirlerine bağlı olup, şiddetli azab ve işkence altındaydılar
*Kainatın sultanı,* çok üzülüp, müminleri kurtarma çareleri aradı. Kimin kurtarabileceğini sordu senelerce işkence altında kalan* Velid, büyük bir cesaret ve aşkla; "Ya Resulallah! Onları ben kurtarırım, sana getiririm" diye cevap verdi.*
*Rebia ile hişam ra tavansız bir binada hapisti.*
Hz.Velid ölümü göze alarak büyük bir cesaretle duvardan inip, arkadaşlarına vardı.**İman etmekten başka suçları olmayan mazlumlar müşriklerce taşa bağlanıp; çöl havasının yakıcı sıcağında, her türlü zulme uğratılıyordu*Velid, mübarek kardeşlerini kurtarıp, devesine bindirdi. yayan ve* yalın ayak Medine-i münevvereye, çok sevdiği Resulullah'ın yanına varmak için yola çıktı. Onu çölün kavurucu sıcağı değil, Alemlerin efendisine kavuşmak aşkı yakıyordu.**Medine'ye aç, susuz, yalın ayak, üç günde geldi. Parmakları, taşların tahribatından param parça olmuştu. Hz. Velid bin kan revan içinde çok sevdiği Habibullah'a kavuştu.


All times are GMT +3. The time now is 00:10.

Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
Siyaset Forum 2007-2025