Siyaset Forum

Siyaset Forum (https://www.siyasetforum.com.tr/index.php)
-   İslami Kıssalar & Hikayeler (https://www.siyasetforum.com.tr/forumdisplay.php?f=148)
-   -   Sarayımızı nasıl buldun? (https://www.siyasetforum.com.tr/showthread.php?t=174992)

rizzelli 11-17-2014 18:52

Alıntı:

BeldeiTAYYIBe Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1054782)
Arkadasim, su sözlerin yalnizca ilk iki satiri sana hitaben yazilmisti.
Dini meselelerde, özellikle sahabe efendilerimizden yapilan nakillerde kaynak sormak usulden ve adettendir. Ayrica bu tür paylasimlarda kaynak vermekte , anlatilan hadisenin sahihligi acisindan elzemdir. kaynaktan maksat hangi tweetten aldiginiz degildir. Hangi islami litarütürde bu olay mevcuttur...yoksa kelin melhemi olsa kendi basina sürer babindan verdigin linktede herhangi bir kaynaga raslamadim. Neyse...






Yazinin ilk iki satiri haricindeki diger bölümüde senin disinda, malum olan bir kesimin sn. c.baskanimizi hedef alan propagandasina sitayis amacli yazilmisti ki bakiyorumda o sözleri üzerine almissin...ne diyelim, yarasi olan gocunur.

Hadisedeki sahabe efendilerimizin sözleri basimiz gözümüz üstüne. Onlarin sözü üzerine söz olamaz.
EbuZer R.A. bu hadiseden anlasilacagi üzere müslümanda olmasi gereken bir haslete isaret buyuruyor.


Mademki öyle,
Hazreti Süleyman bir peygamber oldugu halde dünya tarihinin en muhtesem sarayindan hükmetmistir. Islam tarihinde her zaman övüncle bahsettigimiz endülüs devleti bastan sona mimarisiyle, sanatiyla avrupanin en muhtesem saraylarina ve camiilerine sahip olmustur. Aziz istanbulumuz, adeta bu sehrin varligini simgeleyen saraylarimiz, topkapi, dolmabahce...yada camilerimiz. yedi tepeyi süsleyen o muhtesem Selatin camiileri. Bir süleymaniye, fatih, selimiye, bayezid, sultanahmet camiileri yerine gayet sade birer camiiler yapilamazmiydi?
Halbuki iddia ediyorum hepimiz bu kültür ve tarihi miraslarimizla gurur duymuyormuyuz? Hangi birimizin aklina bunlari sorgulamak geliyor?
Kaldiki sosyal faydalarinin yaninda maddi faydalarini nicin konusmuyoruz?
Bir topkapi yada dolmabahce adeta birer darphane gibi her sene milyonlarca lira gelir getiriyor....
Yurt disindan bir misafir istanbulda acaba nereleri görmeye gidiyor dersiniz?

Bugünün ak sarayi nicin yarinin topkapisi olmasin?
Rapor istemiyorum. Bu durumun izahini yapsan yeterlidir.

Bu nasil bir tevil ya.

.

BeldeiTAYYIBe 11-22-2014 13:53

Alıntı:

manifesto Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1054826)
Adam ülkeyi yenetemiyordu bu yüzden Saray yaptırdı kendine

Şimdi Sarayımız var artık. Ülke bi itibar kazandı bi itibar kazandı ki sormayın.

Sırf Sarayımız yoktu diye itibarımız da yoktu.

Papa'yı da davet etti. Yeni Sarayı kutsayacaklar beraber

Öyle ya bin odalı bir Saray olmasa ülke nasıl yönetilir.

AKP lilerin bu iğrençliği bile savunmaya çalışması zaten kafa yapılarını işaret etmesi adına önemli

Bos geldin manifesto....



Alıntı:

rizzelli Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1054903)
Bu nasil bir tevil ya.

.

Istege göre yorum yapilmiyor.

Can Mutlu 11-22-2014 22:39

Ülkemize hayırlı olsun.Gerçekten çok güzel Sarayımız büyüyen Türkiye'yede çok yakışmış

zülcenaheyn 11-23-2014 01:49

Alıntı:

Can Mutlu Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1054998)
Ülkemize hayırlı olsun.Gerçekten çok güzel Sarayımız büyüyen Türkiye'yede çok yakışmış

Boyutsal-maddi büyüklüklere değil de manevi büyüklüklere önem verseydik Türkiye çok daha iyi yerlerde olabilirdi bugün....

Ülkeyi bazı alanlarda geliştiremeyen birisi çalışma masasını daha büyük bir salona aldırınca bir şey değişmeyecektir...

Ha değişen şey şu olacaktır: görgüsüzlüğün, sonradan görmüşlüğün, basitliğin yüzlere daha çok vurulması....

Cihannur 11-23-2014 02:25

Alıntı:

zülcenaheyn Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1055003)

Ha değişen şey şu olacaktır: görgüsüzlüğün, sonradan görmüşlüğün, basitliğin yüzlere daha çok vurulması....


Eğer; görgüsüzlük, sonradan görmüşlük, basitlik olsaydı, Ak Saray mesela 3-4 katlı değil de 30-40 katlı olarak inşa edilebilirdi. Ak Saray'a bakıldığı zaman öyle çok görkemli bir yapı görmüyoruz, tıpkı Topkapı Sarayı gibi... Topkapı Sarayı gibi Ak Saray da manevi değeriyle öne çıkan bir saray olacaktır inşaallah.

Mesela şöyle bir kıyas yapalım: Bir Ak Saray'a bakın bir de Anayasa Mahkemesi'nin binasına. Bu iki yapıya bakıldığı zaman, Anayasa Mahkemesi binasının Ak Saray'a göre daha görkemli olduğunu görürüz. Ak Saray eleştirileri; kültür yoksunluğu, tarih bilgisizliği ve kendinden habersizliktir. Tarihinde büyük olan ve bugün de yeniden büyük olma yolunda hızla ilerleyen Büyük Türkiye'ye Ak Saray gibi saraylar yakışır. Dilerim ki Ak Saray'a eklenecek yeni yapılarla Ak Saray'ın görkemi daha da arttırılır ve Ak Saray, dünyanın en görkemli saraylarından bir hâline getirilir.

zülcenaheyn 11-23-2014 04:15

Yakışacağı kesin.....

BeldeiTAYYIBe 12-18-2014 20:18

Ecdadimizin bize biraktigi eserlerle nasil gurur duyuyorsak eminim torunlarimizda bu eserlerle gurur duyacaktir....

Bu Cumhuriyet kuruldugundan günümüze kadar gelen hicbir siyasi iktidar, halihazirdaki Devlet büyüklerimiz kadar milletinin manevi ihtiyaclarina bu denli cevap verememis, bu Kadar hizmet edememistir....kaldiki henüz yolun basindayiz.

MEÇHUL ADAM 12-18-2014 23:18

Alıntı:

BeldeiTAYYIBe Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1055505)
Ecdadimizin bize biraktigi eserlerle nasil gurur duyuyorsak eminim torunlarimizda bu eserlerle gurur duyacaktir....

Bu Cumhuriyet kuruldugundan günümüze kadar gelen hicbir siyasi iktidar, halihazirdaki Devlet büyüklerimiz kadar milletinin manevi ihtiyaclarina bu denli cevap verememis, bu Kadar hizmet edememistir....kaldiki henüz yolun basindayiz.

Ak Saray'la gurur duymak dünyanın debdebeliğine ortak olmak demektir.Sizler henüz israf çeşitlerini bilmeyen zavallılardansınız.Saraylar yaptırmakla övünülmez.Oraya fakirlerin ve garibanların girmesi bile zor oluyor.Halbuki Hz.Ömer efendimizin (R.A) hilafeti zamanında hiçbir zaman avam tabakası ve garipler hor görülmemiştir.Hz.Ömer efendimiz (R.A), hayatı boyunca sadeliği seçmiştir.Nitekim aşağıda ki hadiseler Tayyip ve sizin gibilere ibret-i alemdir.


Hz.Osman efendimiz (R.A); halifeliği zamanında Suriye’de Şam valisi olan Muaviye, (R.A) İslami yaşama yakışmayan zevk ve sefa içinde yaşamakta, halktan topladığı paralarla gereksiz lüks yaşam sürmekte ve saraylar yaptırmakta idi. Zaten Muaviye’nin bu tutumu Müslümanlar tarafından da hoş karşılanmamaktaydı. Ama halkın üzerinde büyük bir baskı ve zulüm olduğundan halktan kimse bu haksız ve İslama tamamen aykırı uygulamalara karşı çıkamıyordu.Hz. Ebuzer (R.A) bunlara şahit olmak için bizzat Suriye’ye Muaviye’nin yanına gider ve gerçekleri görür. Ebu Zerr ile Muaviye arasında şu diyalog geçer:

“Ey Muaviye, eğer bu sarayı kendi paranla yapıyorsan israftır, eğer halkın parasıyla yapıyorsan ihanettir!”

Muaviye tecrübeli ve çok iyi siyasetçiydi. Tahammül ediyor, bir yol bulmak için düşünüp duruyordu. Bir gün Ebuzer’i evine davet eder. Haddinden fazla saygı ve iltifatta bulunmasına rağmen Ebuzer öfkeli ve sinirli çehresini azıcık olsun değiştirmeyince işi tehdide vardırır:

“Ey Ebuzer! (R.A) Eğer Osman’ın (R.A) izni olmadan bir peygamber sahabesini öldürecek olsaydım, bu sen olurdun. Ancak seni öldürmek için Osman’dan izin almalıyım, bu iş benimle senin aramızı açıyor, sen yoksul ve alt tabakadaki insanları bize karşı ayaklandırıyorsun.” demiştir.

Ebu Zerr de “Allah Resulü’nün (S.A.V.) sünnetine uygun davranırsan, seninle bir sorunum olmaz.” diye cevap verir. Aşağıda anlatacağımız olay Hz. Ebu Zerr’in bir mümine yakışan sade yaşantısını ve ilk üç halife zamanında yapılan usulsüz ve Peygamber efendimizin tavsiyelerine, sünnetine uymayan harcamaları eleştirmesi ile ilgili olup, Ebu Zerr’in bu onurlu direnişi onu Rebeze’ye sürgüne gönderilmesine sebep olmuştur.

Hz.Osman (R.A) devrinde fetih hareketleri oldukça genişlemiş ve bu yüzden fethedilen bölgelerin gelenekleri de İslam'a etki etmeye başlamıştı. Bunun neticesi olarak, emirler sadelikten ayrılarak dünyevî bir yaşantının içerisine girmişlerdi. Saraylar, köşkler, konaklar inşa edilmeye, hizmetçiler tutularak işler onlara gördürülmeye başlanmıştı. Resulullah'ın (S.A.V..) devrinin sadeliği unutulmuştu. Bu sadeliği unutmayanlardan birisi de Ebu Zerr idi. O, sade yaşayışını sürdürmekte ısrar ediyordu. Onda mal ve servet biriktirme hırsı yoktu. Debdebeli bir hayat tarzını seçenlere gereken ikazları yapıyor; bu durumun onlara kötülükten başka bir şey vermeyeceğini, bir gün bunların hesabının sorulacağını söylüyordu. Ve sık sık delil olarak: "Altın ve gümüş depo edip Allah yolunda harcamayanlara elim azabı müjdele..." mealindeki ayeti okuyordu. Muaviye ve emirlerinin yaşantılarını sürekli eleştiriyordu. Bu yüzden Şam'da fesat çıkardığı iddiasıyla Ebu Zerr, Osman’a şikâyet edilir. Bunun üzerine 3. Halife Osman, Muaviye’ye bir mektup yazar. Bundan Sonrasını Abdülbaki GÖLPINARLI’nın Sosyal Açıdan İslam Tarihi adlı eserinden aktaralım:

“Mektup gelir gelmez Ebu Zerr’i sert bir deveye bindirip sert bir adamla Medine’ye göndermesini, devenin gece gündüz sürülmesini, her şeyi unutup kendi derdine düşmesi için yolda Ebu Zerr’i uyutmamalarını, hiçbir yerde konaklatılmamasını emreder. Ebu Zerr, hamutsuz bir deveye bindirilip Medine’ye yollandı. Yolda baldırları çürümüştü. Medine’ye varınca Hz. Osman’ın yanına götürüldü. Hz. Osman ona pek sert bir muamelede bulundu, yalancılıkla töhmetledi. Onu savunmak isteyen Hz.Ali’ye (Keremallahu Vechu) de kötü sözler söyledi. Sonunda Medine’den çıkıp Rebeze’ye gitmesini söyledi ve onu hiç kimsenin uğurlamamasını emretti. Mervan’ı yanına katıp gönderdi. Ebu Zerr ihtiyardı; saçı, başı ağarmıştı. Kendisini Hz. Ali, Abbas oğlu Abdullah, (R.A) İmam Hasan (R.A) ve Hüseyin (R.A)’le Ammar bin Yaser (R.A) uğurladılar. Hz. Ali: “Ey Ebu Zerr” dedi. “Sen Allah için kızdın; onun için öfkelendin, ecrini(sevabını) ondan um!.. Bu toplum, dünyaları için senden korktu; sense dinin için korktun. ….Pek yakında bilir anlarsın kim kâr etmiş, kim daha fazla hasede düşmüş…”

Evet, sevgili kardeşim.., Peygamber Efendimizin kendisi için “Ebu Zerr kadar doğru söz söyleyen yoktur.” dediği çok büyük bir sahabesi olan Ebu Zerr, 3. Halife Osman (R.A) tarafından Rebeze’ye sürgüne gönderilmiş ve orada sefalet içinde hayatının geri kalan kısmını ölünceye kadar sürgünde geçirmiştir. Ebu Zerr de Ehlibeyt taraftarlığı ve haksızlıklara karşı mücadelesi yüzünden eziyete uğratılmış ve sefil bırakılmıştır. (Asım KÖKSAL, İslam Tarihi Mekke devri.)


Evet, sahabeler arasında bile dünyalık ve depdebelikler için kavgalar, çekişmeler olmuştur.Bir kimse dünyalığı çok severse dini meseleleri geri plana iter.Böyle yapmakla felaketini ve helakını hazırlamış olur...

BayMC 12-18-2014 23:23

lacivert koltuk demisti birisi

Cihannur 12-18-2014 23:50

Alıntı:

BayMC Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1055509)
lacivert koltuk demisti birisi

Şerefsizlik yapma Bay MC! O imzanı alır başına çalarım! Bana küfürle saldıracağına fikirlerle karşıma gelsene! Azıcık insan ol; azıcık!

Sonsuza kadar zavallısınız ve zihniyetiniz sonsuza kadar kaybetti Allah'a şükürler olsun. İslam ile küfrün savaşında sonsuza kadar kazananlar İslam ve Müslümanlar olmuşlardır; küfr ve kâfirler ise sonsuza kadar kaybetmişlerdir hamdolsun.


All times are GMT +3. The time now is 11:28.

Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2026, Jelsoft Enterprises Ltd.
Siyaset Forum 2007-2026