Siyaset Forum

Siyaset Forum (https://www.siyasetforum.com.tr/index.php)
-   Anketler (https://www.siyasetforum.com.tr/forumdisplay.php?f=123)
-   -   Tek Turlu Dar Bölge Seçim Sistemi mi yoksa 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sistemi mi? (https://www.siyasetforum.com.tr/showthread.php?t=173131)

Cihannur 04-22-2014 02:49

Tek Turlu Dar Bölge Seçim Sistemi mi yoksa 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sistemi mi?
 
Arkadaşlar, AK Parti'nin dar bölge seçim sistemini TBMM'ye getirebileceğini açıklaması üzerine ülkemizde çeşitli tartışmalar yaşanmaya başlandı. Anketimiz de bu konuyla ilgilidir. Türkiye, dar bölge seçim sistemine geçerse bu dar bölge seçim sisteminin tek turlu mu yoksa 2 turlu mu olması hakkındaki görüşleriniz için ankete oy verebilir ve bu konuda görüşlerinizi dile getirebilirsiniz?

Cihannur 04-22-2014 02:57

Ankette oyumu 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sistemine kullandım. 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sisteminin Tek Turlu Dar Bölge Seçim Sistemine göre daha demokratik bir seçim sistemi olarak Temsilde Adalet ile Yönetimde İstikrar ilkelerini birlikte sağlama bakımından daha iyi bir seçim sistemi olduğu için 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sisteminden yanayım.

Cihannur 04-22-2014 03:02

Barajsız Dar Bölge mi, % 5 Barajlı Daraltılmış Bölge mi, % 10 Barajlı Sistem mi?

Fihi Ma-Fih 04-27-2014 07:31

Alıntı:

Cihannur Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1050523)
Ankette oyumu 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sistemine kullandım. 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sisteminin Tek Turlu Dar Bölge Seçim Sistemine göre daha demokratik bir seçim sistemi olarak Temsilde Adalet ile Yönetimde İstikrar ilkelerini birlikte sağlama bakımından daha iyi bir seçim sistemi olduğu için 2 Turlu Dar Bölge Seçim Sisteminden yanayım.

Aynı fikirdeyim.Demokrasinin dostudur bu sistem ve başkanlığa geçişte bir yoldur.

Cihannur 04-27-2014 19:47

Alıntı:

Fihi Ma-Fih Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1050598)
Aynı fikirdeyim.Demokrasinin dostudur bu sistem ve başkanlığa geçişte bir yoldur.

Başkanlık Sistemi, Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın yoğun olduğu ülkelerde her hâlükârda faydadan çok zarar getirir. Bunun niçin böyle olduğunu açıklayayım:

Başbakanlık Sistemi'nde; Yasama, Yürütme ve Yargı kuvvetlerinin birbirinden sert ayrılığı ilkesi geçerlidir. Bizim gibi siyaseten sert kutuplaşmanın yaşandığı ülkelerde Yasama kuvvetiyle Yürütme kuvvetinin farklı siyasi görüşlerdeki partilerin hâkimiyetinde olduğu durumlarda Yasama, Yürütme'yi âdeta felç edecek politikalar izleyebilir. Ülkemizin mevcut siyasi tablosunu esas alan bir misallle mevzuyu açayım:

10 Ağustos 2014'te Cumhurbaşkanlığı Seçimini ilk turda Tayyip Erdoğan kazandı diyelim. Eylül ayının başında da Başkanlık Sistemi'ne geçtiğimizi ve Erdoğan'ın da Başkan olarak Yürütme'nin başı olduğunu varsayalım. Haziran 2015'te yapılacak olan 2015 Genel Seçimini de CHP-MHP faşizm koalisyonunun kazandığını varsayalım. Yasama'nın CHP-MHP faşizm koalisyonunun elinde olduğu, Yürütme'nin de AK Partili Başkan Erdoğan'ın elinde olduğu bir sistemin nasıl bir kilitlenme yaşayacağını siyasetten biraz anlayan herkes takdir edecektir. CHP-MHP faşizm koalisyonun hâkimiyetindeki Yasama, Yürütme'ye hâkim olan AK Partili Başkan Erdoğan'ın elini kolunu bağlar ve onu iş yapamaz hâle getirir.

Ha, denilebilir ki, Yürütme'nin yani Başkan'ın sistem içinde daha etkili olabilmesi için Yasama'nın bazı yetkileri by-pass edilerek Başkan'ın yani Yürütme'nin hareket alanı genişletilebilir. Böyle bir durumda da sistem, Başkanlık Sistemi'nin özünü oluşturan sert kuvvetler ayrılığı ilkesinden uzaklaşmış olur. Hem Yürütme'yi elinde tutan hem de Yasama'yı by-pass edip Yasama'nın hareket alanını kısıtlayarak Yürütme'ye önemli Yasama yetkilerini veren hem de üst seviyedeki yargı mensuplarını atayarak Yargı'da da etkili olan bir Başkan'ın tanımlandığı Başkanlık Sistemi'nin demokratik bir sistem olarak nitelendirilmesi zorlaşır.

Fihi Ma-Fih 04-29-2014 01:06

Alıntı:

Cihannur Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1050601)
Başkanlık Sistemi, Türkiye gibi siyasi kutuplaşmanın yoğun olduğu ülkelerde her hâlükârda faydadan çok zarar getirir. Bunun niçin böyle olduğunu açıklayayım:

Başbakanlık Sistemi'nde; Yasama, Yürütme ve Yargı kuvvetlerinin birbirinden sert ayrılığı ilkesi geçerlidir. Bizim gibi siyaseten sert kutuplaşmanın yaşandığı ülkelerde Yasama kuvvetiyle Yürütme kuvvetinin farklı siyasi görüşlerdeki partilerin hâkimiyetinde olduğu durumlarda Yasama, Yürütme'yi âdeta felç edecek politikalar izleyebilir. Ülkemizin mevcut siyasi tablosunu esas alan bir misallle mevzuyu açayım:



Başbakanımız darbecilerin yaptığı Anayasa ve kanunları değiştiremiyor. Bu yüzden de ülkemizde her yıl bir siyasi kriz yaşanıyor. Ak parti 10 yıldır bu krizlerle uğraşmaktan işinden gücünden geri kalıyor. 10 yılda çok işler yapıldı ama 10 yıllık büyüme hızında dünyada birinci olabilecekken, ineğe tapanların ülkesi Hindistan, köpek eti yiyenlerin ülkesi Çin ve futbol ve karnavaldan başka bişey bilmeyen Brezilya gibi toplamda 5 ülkenin büyüme hızına yetişemiyoruz. Bunun sebebi niyeyse araştırılmıyor. Sorun, darbecilerin yasalarını değiştirmemekten kaynaklanıyor. Öncelikle Meclisin kirli siyasetten arınması gerekiyor. Gayrimeşru işlerle siyaset yapan bir muhalefet ve alternatifsiz bir iktidarla bu ülkede krizler yaşanmaya devam edecek. "Ak parti böyle de işini yürütüyor" demeyin, burnunun dibindeki Suriye'ye bile hükmedemeyen bir ülkemiz var.

Fihi Ma-Fih 04-29-2014 01:11

Ayrıca Başbakanımız 2001 yılında partiyi kurarken başkanlık sistemini istiyordu şimdide aynı.
Değişen bir şey yok.
Ben memleketin kurtuluşunu bu sistemde görüyorum.

Birde bu konu şimdi dallandı budaklandı diye başbakanımıza dikdatör yakıştırmasını yapanlarıda hayretle izliyorum dediğim gibi 2001 den beri bu sistem kafalarda.

Cihannur 05-12-2014 03:45

Alıntı:

Fihi Ma-Fih Nickli Üyeden Alıntı (Mesaj 1050624)
Ayrıca Başbakanımız 2001 yılında partiyi kurarken başkanlık sistemini istiyordu şimdide aynı.
Değişen bir şey yok.
Ben memleketin kurtuluşunu bu sistemde görüyorum.

Birde bu konu şimdi dallandı budaklandı diye başbakanımıza dikdatör yakıştırmasını yapanlarıda hayretle izliyorum dediğim gibi 2001 den beri bu sistem kafalarda.

Daha etkili bir Yürütme'nin olduğu bir sistem isteniyorsa, mevcut Parlamenter Sistemimiz, Başkanlık Sistemi'ne göre buna daha elverişlidir. Başkanlık Sistemi'nde Yürütme, Parlamenter Sisteme göre Yasama'nın daha fazla kontrolü altındadır ve bu kontrol, Yasama ile Yürütme'nin karşıt siyasi görüşlerin hakimiyeti altında bulunduğu durumlarda yönetim krizlerine sebebiyet verebilir.

Bu konudaki bir önceki mesajımda dile getirdiğim gibi, eğer hem Başkanlık Sistemi'ne geçelim hem de buna rağmen Yasama'nın Yürütme üzerindeki kontrolünü azaltalım denilirse, sistem zorlanıp Yasama'nın bazı yetkilerinin by-pass edilerek Yürütme'ye yani Başkan'a verilmesi gerekecektir. Fakat bu yapılsa bile yine de ciddi bir mesele daha karşımıza çıkacaktır: Bütçe meselesi. Bütçe'ye kim onay verecektir; Yürütme'yi temsil eden Başkan mı yoksa Yasama'yı temsil eden TBMM mi? Önceki misalimizden devam edelim. Farzedelimki iktidarda AK Partili bir başkan var ve TBMM'de de CHP-MHP faşizm koalisyonunun hakimiyeti var. AK Partili Başkan'ın hazırlattığı Bütçe'ye CHP'li ve MHP'li milletvekilleri ret oyu kullanırlarsa ve Bütçe reddedilirse ne olacaktır? AK Partili Başkan, CHP'li ve MHP'li milletvekillerinin istedikleri Bütçe'yi mi kabul edecektir yoksa kendi belirlediği Bütçe'yi ikinci defa TBMM'ye gönderince bir kez daha reddedilirse bu sefer kendi insiyatifiyle Bütçe'yi onaylayabilecek midir? Eğer Başkan'ın hazırlattığı Türkiye Bütçesi'nin, TBMM çoğunluğunun karşı olmasına rağmen yasallaşabileceği düzenlemeyi içeren bir sistem uygulanacaksa, o sistemin Başkanlık Sistemi olarak değil, Başkan Sistemi olarak nitelendirilmesi uygun olacaktır.


All times are GMT +3. The time now is 04:34.

Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
Siyaset Forum 2007-2025