|
Alıntı:
q.klavye Nickli Üyeden Alıntı
ne kadar içi boş söylemler arkadaş ya...Mevlana hazretleri ''gel ne olursan ol yine gel'' deyince herkes bayılıyor hayran kalıyor;bunu günümüze uyarlayarak biraz daha modern haliyle Fethullah Gülen HOCAEFENDİ ''dinler arası diyalog'' şeklinde söyleyince bir anda herkesten tepki alıyor.bu iki cümlenin temeline inerek fark olduğunu söyleyecek bir tane adam çıkamaz karşıma.Çünkü fark yok.ama bunu göremeyen gözlere ne demeli...Allah a havale...
|
Mevlana hz.leri insanları Hak'ka çağırıyor.Fethullah Gülen cemaatid e gavurlarla kucaklaşıp İslamı protestanlaştırmak istiyor.Aralarında ki fark bu?.Refaransımız Kur'an ve sünnettir.Gerçek İslam alimlerini de başımızın taacı ederiz.Öyle mırın kırın edenleri değil tabii.
BEN SİZLERE AYETLER VERİYORUM SİZ HALA FETHULLAH GÜLEN'İ HAKLI ÇIKARMAYA ÇALIŞIYORSUNUZ.YAHU SİZ İSLAMIN CILKINI ÇIKARDINIZ.HANİ SİZLERDE CİHAD SEVDALIĞI VE ŞUURU?..CİHAD SİZİN GİBİ Mİ YAPILIR?.ILIMLI "İSLAM ILIMLI, MÜSLÜMAN" HADİ ORDAN!. KUR'AN BAK NE DİYOR?
Ey peygamber, kafirlere ve münafıklara karşı cihad et ve onlara karşı 'sert ve caydırıcı' davran. Onların barınma yeri cehennemdir. Ne kötü bir dönüş yeridir o. (Tahrim Suresi, 9)
Mümin, ihtiyaç duyduğu herşeyi Kuran'dan ve Peygamberimiz (sav)'in uygulamalarından öğrendiği gibi, bu konuda nasıl davranması gerektiğini de yine Kuran'dan ve Peygamberimiz (sav)'den öğrenecektir.
Kuran'da müminlere tavsiye edilen, örnek verilen tavır şöyledir: Müminler münafıkları asla dost edinmemekte, birlikte oldukları süre içinde onları Kuran'la uyarıp korkutmakta, eğer yapılan öğütler bir fayda vermiyorsa da onları, kendi aralarından uzaklaştırmaktadırlar. Ancak bu noktada münafıklar hakkında son kararı verecek olan kişi, elbette ki Allah'ın elçisidir. Allah elçisi vasıtasıyla münafıklar arasında en doğru hükmün verilmesini sağlar. Onlara karşı takınılacak tutumla ilgili ayetleri sırayla inceleyelim.
1. Sırdaş edinmemek:
Ey iman edenler, Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinmeyin; ki onlar, kafirlerin mezar halkından umut kesmeleri gibi, ahiretten umut kesmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 13)
2. Aralarında adaletle hükmetmek:
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir. Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan, sana hiçbir şeyle kesin olarak zarar veremezler. Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz, Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide Suresi, 42)
3. Öğüt alacaklarsa öğüt vermek:
İşte bunların Allah kalplerinde olanı bilmektedir. O halde sen, onlardan yüz çevir, onlara öğüt ver ve onlara nefislerine ilişkin açık ve etkileyici söz söyle. (Nisa Suresi, 63)
4. Öğüt almıyorlarsa onları daha fazla uyarıp-korkutmamak:
İnsanlara iyiliği emredip, onları kötülükten men etmek her müminin görevidir. Ancak bunun bir sınırı vardır. Allah, öğüt verilen kişinin öğüde kapalı olması durumunda, ona artık daha fazla birşey söylenmemesini buyurmaktadır:
Şu halde, eğer 'öğüt ve hatırlatma' bir yarar sağlayacaksa, 'öğüt verip hatırlat.' Allah'tan 'içi titreyerek korkan' öğüt alır-düşünür. 'Mutsuz-bedbaht' olan ondan kaçınır. (A'la Suresi, 9-11)
5. Onlarla fikren mücadele etmek, caydırıcı davranmak:
Ey peygamber, kafirlerle ve münafıklarla cehd et (çaba harca) ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran... (Tevbe Suresi, 73)
6. Müminlerle birlikte mücadele etmelerine izin vermemek:
Münafıklar, asla müminlerle birlikte mücadele etmezler. Bu onların, Allah'tan gereği gibi korkmamaları, dünyevi hırslara tutkun olmaları ve inkarcılara büyük bir hayranlık duymaları nedeniyledir. Geride kalmayı, müminlerden ayrı bir hayat yaşamayı seçtikleri için de Allah, Peygamberimiz (sav)'e münafıkların bir daha müminlerle beraber mücadele etmelerine izin vermemeyi emretmektedir:
Bundan böyle, Allah seni onlardan bir topluluğun yanına döndürür de, (yine savaşa) çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Kesin olarak benimle hiçbir zaman (savaşa) çıkamazsınız ve kesin olarak benimle bir düşmana karşı savaşamazsınız. Çünkü siz oturmayı ilk defa hoş gördünüz; öyleyse geride kalanlarla birlikte oturun." (Tevbe Suresi, 83)
7. Onları mümin topluluğundan uzaklaştırmak:
(Musa) Dedi ki: "Ya senin amacın nedir ey Samiri?" Dedi ki: "Ben onların görmediklerini gördüm, böylece elçinin izinden bir avuç alıp atıverdim; böylelikle bana bunu nefsim hoşa giden (bir şey) gösterdi." Dedi ki: "Haydi çekip git, artık senin hayatta (hakettiğin ceza: "Bana dokunulmasın") deyip yerinmendir." Ve şüphesiz senin için kendisinden asla kaçınamayacağın (azab dolu) bir buluşma zamanı vardır. Üstüne kapanıp bel bükerek önünde eğildiğin ilahına bir bak; biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız."(Taha Suresi, 95-97)
Hz. Musa (as)'ın kavmin içinde fitne çıkaran Samiri'ye yukarıdaki ayetlerde anlatılan tavrı, münafıklara karşı alınması gereken çok yerinde bir önlemdir. Zira münafıklar müminlerin arasında fitne çıkarmaya, kendileri inkara saptıkları gibi müminleri de inkara zorlamaya çaba harcamaktadırlar. Bunu başaramasalar bile müminleri psikolojik olarak yıpratmaya çalışırlar. Böyle bir durumda bu kişiler için yapılacak en akıllıca tavır, onları salih müminlerin arasından uzaklaştırmaktır.
8. Onlara uymamak:
Şu halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma... (Şura Suresi, 15)
Münafığa itaat etmek, ona uymak birçok zararı da peşinden getirecektir. Allah'ın razı olacağı tavırları bırakıp münafıklara uyan kişi aslında şeytana uymuş olur. Şeytana uyanlar da ancak onun fırkasıdır ve dünyada da ahirette de asla kurtuluş bulamazlar. Bu nedenle Allah böyle bir tehlikeye karşı müminleri uyarmakta, münafıkların hevalarına uymak gibi bir davranışta bulunmaktan onları men etmektedir.
9. Verdikleri eziyet ve sıkıntıya aldırış etmemek:
Müminlerin velisi, koruyucusu, gözeticisi Allah'tır. Zorda ve sıkıntıda olduklarında Allah'tan yardım dilerler, sabredip, tevekkül ederler. Münafıklardan kaynaklanan bir eziyete de aynı şekilde sabredip, Allah'a tevekkül eder, vermeye çalıştıkları eziyetin kendi başlarını sarması için dua ederler. Onların hileli düzenleri müminler üzerinde etkisizdir. Bu nedenle Allah, onların yapıp ettiklerine aldırış etmemeyi zira tüm yapıp ettiklerinin etkisiz ve hükümsüz olduğunu belirtmektedir:
Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden (yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden birazı dışında, onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)
10. Onlarla sevgi ve dostluk bağı kurmamak:
Münafıklar şeytanın dostudurlar, onu veli edinmişlerdir. Dolayısıyla mümin şeytandan nasıl sakınıyorsa, münafıklardan da o derece uzak durur. Münafıkların Allah'a ve dine düşman olmaları nedeniyle, müminler de onları düşman edinir ve kalplerinde onlara karşı büyük bir öfke duyarlar. Nitekim Allah müminleri, din konusunda kendileriyle savaşanları dost edinmekten şöyle men eder:
Allah, ancak din konusunda sizinle savaşanları, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkaranları ve sürülüp-çıkarılmanız için arka çıkanları dost edinmenizden sakındırır. Kim onları dost edinirse, artık onlar zalimlerin ta kendileridir. (Mümtehine Suresi, 9)
11. Onlardan sakınmak:
Münafıklar sürekli olarak müminlerin aleyhinde bir mücadele sürdürürler. Müminlerle beraber oldukları sürece sinsice faaliyetlerine devam ederler. Mümin topluluğundan ayrılırlarsa da bu sinsi mücadelelerine uzaktan devam ederler. Dolayısıyla şeytandan sakınıldığı gibi münafıklardan da sakınmak, ateşten uzak durur gibi onlardan uzak durmak, müminlerin güvenliği ve huzuru açısından son derece önemlidir. Allah müminlere, eğer sakınırlarsa münafıkların kendilerine hiçbir zarar veremeyeceğini vadetmiştir. Ayette şöyle buyrulur:
Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır.(Al-i İmran Suresi, 120)
İÇİMİZDE, YAHUDİLERİN İÇİNDE VE HIRİSTİYANLARIN İÇİNDE MİLYONLARCA MÜNAFIKLAR VARDIR.BİZ ONA GÖRE TEDBİRİMİZİ ALMAK ZORUNDAYIZ.
BİZ SİZE ALLAH'IN DOSTLARINI VE DÜŞMANLARINI KİMLERİN OLDUĞUNU HEP ANLATMIŞIZDIR.SİZLER GAVURLARA İNANIP ONLARIN ART NİYETLİ OLDUKLARINI BİR TÜRLÜ SEZEMİYORSUNUZ.YAHU AÇIN ŞU GÖZLERİNİZİ... ELİN GAVURU İSLAM'IN ÖZÜNÜ YOK ETMEYE ÇALIŞIYOR SİZ İSE HALA ONLARA KUCAK AÇIYORSUNUZ.BU KADAR KARA CAHİLLİK ETMEYİN SİZE AYETLERİ VERİYORUZ UYANIN UYANIN UYANIN YETER ARTIK UYUDUĞUNUZ..
.GAVURDAN DOST OLMAZ ONLAR AHDE VEFA ETMEZLER.NEYİN PEŞİNDESİNİZ?ALLAH'IN GAZABINI ÜZERİNİZE ÇEKMEYİN...HAK İLE BATILI BİRBİRİNDEN AYIRAMIYORSUNUZ.BİRAZ BASİRETLE BAKIN GAVURLARA!.ONLAR ASLA BİZİ SEVMEDİKLERİNİ DE HİÇ UNUTMAYIN...ONLARA HIRİSTİYANLIĞI VE YAHUDİLİĞİ SORGULAYIN BAKALIM NE DİYECEKLER SİZE?..
Konu MEÇHUL ADAM tarafından (12-17-2012 Saat 19:40 ) değiştirilmiştir..
|