AK Parti'nin başına genel başkan seçerken, AK Parti'nin Türkiye'deki ve Dünya'daki en ideolojik siyasi partilerinden biri olduğu gerçeğini göz önünde tutarak bu gerçeğe göre genel başkan seçilmelidir. AK Parti; muhafazakâr demokrat, toplumsal merkez ve tertemiz-ak bir siyasi partidir. Muhafazakârlık denilince kabaca, ülkemizin ve milletimizin değerlerini muhafaza edip gelecek nesillere aktarmayı anlarız. Ülkemizin ve milletimizin en önemli değeri dinimiz İslam'dır. Muhafazakâr demokratlık ya da Müslüman demokratlık dediğimizde bir taraftan İslam'ın ve kültürümüzün değerleri, bir taraftan da demokrasinin değerleri aklımıza gelir; bu da AK Parti'nin derin bir fikriyatın, derin bir ideolojinin partisi olduğunu gösterir.
AK Parti'nin başına şimdi ya da gelecekte genel başkan olacak kişiler, muhafazakâr demokratlığı şahıslarında başarıyla temsil edebilecek Müslüman demokrat kişiler olmalıdırlar. Çünkü AK Parti'nin kimliği ve fikriyatı olan muhafazakâr demokratlık, toplumsal merkez olmak ve tertemiz-aklık (en iyilik ve en doğruluk), icraatçılığından yani ülkemize ve milletimize yapmış olduğu olağanüstü ve muhteşem hizmetlerinden (en başarılılık) önce gelir.
Müslüman Türk Milleti de zaten AK Partimize oy verirken öncelikle AK Parti'nin ülkemizin ve milletimizin değerlerine bağlı olup olmadığına bakarak sonra da icraatlarına bakarak oy kullanmaktadır. Bunun böyle olduğunun apaçık ve reddedilemez delilli seçim sonuç haritalarında net bir biçimde görünür. Seçim sonuç haritalarına, bilhassa da genel seçim sonuç haritalarına bakınca Anadolu'nun çok büyük çoğunluğunun AK Parti'nin rengine boyandığını, Ege ve Akdeniz kıyılardaki az sayıda ilin ise CHP'nin rengine boyandığını görürüz.
Sorulması gereken soru şudur: Anadolu'da, Türkiye'nin büyük çoğunluğunda yaşayan vatandaşlarımız, AK Parti'nin yapmış olduğu olağanüstü ve muhteşem hizmetleri görerek AK Parti'ye oy verirlerken, Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşayan pek çok vatandaşımız kör müdürler de AK Parti'nin olağanüstü ve muhteşem hizmetlerini görememektedirler ve oylarını AK Parti'ye değil de CHP'ye vermektedirler? Cevap da şudur: Hayır, Ege ve Akdeniz kıyılarında yaşayan o vatandaşlarımız kör değillerdir; onlar da Türkiye'nin büyük çoğunluğunda yaşayan vatandaşlarımız gibi AK Parti'nin olağanüstü ve muhteşem hizmetlerini görmektedirler; fakat onlar seküler bir yaşam tarzı yaşadıkları için oylarını AK Parti'ye değil de CHP'ye vermektedirler.
AK Parti'ye bugünlerde de gelecekte de genel başkan seçerken işte yukarıdaki bu tabloyu göz önünde bulundurarak öncelikle AK Parti'nin kimliğini ve fikriyatını yani Müslüman demokratlığı, toplumsal merkez olmayı ve tertemizliği-aklığı (en iyilik ve en doğruluk) şahsında en iyi ve en başarılı bir biçimde temsil edebilecek, sonralıkla da yapacağı başarılı icraatlarıyla ülkemize ve milletimize olağanüstü ve muhteşem hizmetlerde bulunabilecek (en başarılılık) kişilerin seçilmelerinin sağlanılmasına çalışılmalıdır.
İçinde bulunduğumuz bu dönemde AK Parti'nin kimliğini ve fikriyatını en iyi ve en başarılı biçimde temsil edebilecek olan kişinin Ahmet Davutoğlu olduğu kanaatindeyim ve bu yüzden de AK Parti'nin Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan sonra AK Parti'nin 2. Genel Başkanının Ahmet Davutoğlu olmasını istiyor, bekliyor ve AK Parti Genel Başkanlığı için Ahmet Davutoğlu'nu destekliyorum.
Konu Cihannur tarafından (08-15-2014 Saat 04:48 ) değiştirilmiştir..
|