Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-12-2016, 16:07   #8
Kullanıcı Adı
Cihandar
Standart
Kalavun

Mısır Memlûk Devletinin yedinci hükümdârı. Eyyûbî Sultanı Melik Sâlih Necmüddîn Eyyûb?ün kölelerinden olup, bin altına satın alındığı için ?Elifi? de denir. Sultan kendisini 1247 yılında, serbest bırakınca askerlik hizmetine girdi. Sultan Baybars ve oğlu Baraka Hanın hükümdârlığı zamânında Ermenilerle yaptığı savaşlardaki başarısıyla dikkati çekti.

Baraka Han tahttan indirilip yedi yaşındaki kardeşi Salamış hükümdâr olunca, Kalavun, atabeg tâyin edildi. Altı ay süren bu atabeglikten sonra bir darbe ile hükümdârlığı ele aldı. Halîfenin de hükümdârlığını tanımasıyla durumu sağlamlaşan Kalavun, Suriye?deki Şam Sultanı Sungur, Moğollar ve onlara yardım eden Ermenilerle mücâdele ederek yaptığı savaşları kazandı. Bütün Suriye?yi elde etmek için St. Jean şövalyelerinin Morkab?daki kalelerini 1285?te ele geçirdi. Trablus?u ve yakınındaki Batrun Kalesini ele geçirdikten sonra Akkâ?yı almak için yola çıktığı sırada, Kahire yakınlarında öldü. Yaptırdığı medresenin bahçesine defnedildi.

Cesur, tedbirli, âdil, ilmi ve terakkiyi seven bir hükümdâr olup, Kahire?de iki kasr arasında büyük bir medrese yaptırdı. O zamâna kadar bir benzeri yapılmamış olan Kahire Hastânesi, en önemli eseridir. Bu hastânenin çeşitli hastalıklar için laboratuarları, ilâçlar ve diğer erzaklar için ayrı ayrı depoları, tertipli, güzel hasta koğuşları bulunmaktaydı. Ayrıca bu hastânenin yanına câmi ve diğer eserler de yaptırdı.

Memlûk sultanları arasında, kurduğu hükümrânlık devâm eden yalnız budur. Bu sülâlenin başına Kalavun?dan sonra beş hükümdâr daha geçti. 1382 yılında Çerkes Sultanları ortaya çıkınca sülalenin hükümrânlığı sona erdi.

Kapagan Han (Kağan)

Göktürk Devleti hakanlarından Kapagan Kağan, 22 Temmuz 716'da öldü. Doğum tarihi bilinmiyor. Çinlilerle ve Kırgızlarla yaptığı savaşları kazandı, ülkesinin topraklarını genişletti. Veziri Tonyukuk, oğlu Bilge Kağanın döneminde de vezirlik ve danışmanlık yaptı. Oğuz Boylarından Bayırkuların tuzağına düştükten sonra öldürüldü.

Göktürk Devletini, 682 yılında yeniden kuran ağabeyi Kutluk Kağanın ölümü üzerine, 692 yılında Göktürk Hâkanı olmuştu. 24 yıl hüküm sürdü. Onun önderliğinde Göktürk Devleti batıda, Mâverâünnehir olarak anılan Batı Türkistan'ı, doğuda Çin topraklarının bir bölümünü aldı. Onun asıl hedefi Tang hânedânının hâkimiyeti altındaki eski Türk topraklarını ve Türklerin oturduğu Çin eyâletlerini almak, Çin'in, Göktürk Devletine uzak bölgelerinde oturan Türklerin de kendi ülkesine yerleşmesini sağlamaktı.

Kapagan Kağan, Çin kaynaklarında kendisinden korku ile söz edilen bir kişidir. Dış siyasette ve askerî komuta konularında başarılı olmakla birlikte, iç yönetimde aşırı sertliği sebebiyle hoşnutsuzluklara ve isyanlara sebebiyet verdi. İç karışıklıklarda, Çin entrikalarının da rolü olmuştu.

716 yılında, Göktürk boylarından Bayırkular yeniden isyan etmişlerdi. Kapagan Kağan, bu isyânı da çok sert bir şekilde bastırdı. Zafer sarhoşluğu içerisinde ihtiyatsız bir şekilde savaş alanından ayrılırken, sağ kalan Bayırkuların saldırısına uğradı ve öldürüldü. Kapagan Kağanın kesik başının, Çin sarayına götürülmesinden anlaşıldığına göre, bu olayda da Çin entrikası vardı.

Kara Yusuf Bey

Karakoyunlu Devleti hükümdarlarından. Kara Mehmed Beyin oğlu olup 1357?de doğdu. Babasının 1389?da vefâtıyla Karakoyunlu hükümdârı oldu. Teşkilâtçı, azimli ve irâdeli bir şahsiyete sâhip olduğundan, Türk boy birliği hâlindeki Karakoyunlu Beyliğine büyük devlet mâhiyeti kazandırdı. Âzerbaycan, Doğu Anadolu ve Mezepotamya?ya hâkim oldu. Osmanlı ve Memlûk devletleriyle iyi geçinmesine rağmen Celâyirliler, Akkoyunlular ve Timurlular ile hâkimiyet meselesinden mücâdele etti. Timurlu hükümdârı Şahruh ile muhârebeye hazırlanırken hasta yatağında, 13 Kasım 1420?de Ucan?ın Saidâbâd mevkiinde vefât etti. Kabri Erciş?tedir. Karakoyunluların en büyük hükümdârı olan Kara Yusuf Beyin hayâtı büyük mücâdelelerle geçmiştir. Büyük bir devlet adamı, kumandan ve birçok iyi meziyetlerin sâhibidir.

Karamanoğlu Mehmet Bey ( .... - 1280)

Karamanoğullarının ikinci Beyi Kerim?üd-din Karaman?ın oğludur. Doğum tarihi belli olmayıp ölümü 1280?dır. Mehmet Bey askeri ve idari yönden bilgili bir devlet adamı idi. Bilim adamlarını etrafına toplayıp onlara büyük önem vermiştir. XIII.yüzyıl ortalarında Selçuklular, edebi dil olarak farsçayı, devlet işlerinde Arapçayı kullanırlardı. Halk ise öz dilleri olan Türkçeyi kullanıyordu. Mehmet Bey millet olarak birlikte yaşamanın ilk şartı olan dil birliğinin sağlanmasının gerekliliğine inanıyordu. Bu birliği gerçekleştirmek için Toroslar üzerinde yaşayan bütün Türkmen boylarını çevresinde toplayarak bir ordu oluşturdu.

"Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır." 13 Mayıs 1277

Üzerine gönderilen Selçuklu ve Moğol kuvvetlerini büyük bir yenilgiye uğratarak Konya?ya girdi. Burada yaşayan Selçuklu Türkleri Karamanoğulları ile birlik oldular.

Kısa zamanda Konya vilayeti ve bazı çevre iller Karamanoğullarının hakimiyeti altına girdi. Daha sonra Selçuklu Sultanı İzzettin Keykavus?un oğlu Gıyaseddin Siyavuş?u başa geçiren Mehmet Bey?in kendisi de vezir oldu. İlk önceleri Moğol baskısına başarı ile karşı koymasına bir çok kere galip gelmesine rağmen, daha sonraki çarpışmaların birinde iki kardeşi ile beraber şehit düşmüştür. İdareciliği sırasında Türkçeyi resmi dil olarak ilan eden fermanını vermiştir. Bu fermanda ?Bugünden sonra divanda, dergahda ve bargahta, mecliste ve meydanda Türkçe?den başka dil kullanılmayacaktır.? diyerek siyasi ve askeri bir zafer değil aynı zamanda kültürel bir zafer kazanmıştır.

Keyhüsrev I (Gıyaseddin Birinci Keyhüsrev)

Türkiye Selçuklularından Sultan İkinci Kılıç Arslan?ın oğullarının en küçüğüdür. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası İkinci Kılıç Arslan, yerine en lâyıkını tesbit etmek için ülkesini 11 oğlu arasında taksim edince, Keyhüsrev?e de Uluborlu ve civârını verdi (1182).

Keyhüsrev, bölgede kendi adına para bastırdı. Hutbeyi babasından sonra Melik unvânıyla kendi adına okuttu. Haçlılara karşı başarılı savaşlar yaptı (1190). Babası ile ağabeyi Kutbeddîn Melikşah arasındaki anlaşmazlıkta babasını destekledi. Babası tarafından veliahd îlân edildi. Babası ile birlikte hareket edip Konya?yı Kutbeddin Melikşah?tan aldı. Melikşah?ı Aksaray?da kuşattığı sırada babasının ölümü üzerine Türkiye Selçukluları tahtına çıktı(1192). Melikşah?ın da Aksaray?da ânî vefâtı, diğer ağabeyleri Mesut ve Süleymân Şahları birbirine düşürdü.

İçte rahatlayan Keyhüsrev, Bizans üzerine sefer düzenleyerek Menderes Vâdisine kadar bölgeyi ele geçirdi. Fakat bu sırada Rükneddîn Süleymân Şah güçlenerek, Konya üzerine yürüdü. Keyhüsrev, kendisinin ve yanındakilerin canlarına dokunulmaması şartı ile tahtı terk edip Trabzon?dan deniz yoluyla İstanbul?a gitti. Bizans İmparatoru Üçüncü Aleksios Angelos?a misâfir oldu (1196). Lâtinlerin İstanbul?u işgâli üzerine İznik yakınlarında bir kaleye çekildi (1204). Aynı yıl, ağabeyi Rükneddîn Süleymân Şahın ölümü ve küçük yaştaki Üçüncü Kılıç Arslan?ın tahta geçirilmesi üzerine Konya tahtına dâvet edildi. Ordusuyla yaptığı Konya kuşatmasında başarısız olup Ilgın?a çekildi ise de, Konya ve Aksaray halkının dâvetiyle tahta çıktı(1205). Yeğeni Üçüncü Kılıçarslan ve yakınlarını Gavele Kalesinde muhâfaza altına aldı. Devlet işlerini düzene koyup birliği sağladı. Eyyûbî melikleri, Artuklular, Mengücükler gibi bağlı beylikler, itâatlerini bildirdiler. Büyük oğlu Keykavus?u Malatya?ya, diğer oğlu Keykubad?ı da Tokat?a melik yaptı. Trabzon Rum İmparatoru Aleksios Komnenos?u yenerek kuzey ve doğu ticâretini emniyete aldı. Antalya?yı ele geçirdi (1207). Kilikya üzerine bir sefer yapıp Pertus Kalesini aldı (1209). İznik İmparatorluğunu ele geçiren Theodoros Leskaris?ten tahtı gerçek sâhibi Aleksios?a geri vermesini istedi. Olumsuz cevap alınca Alaşehir üzerine yürüdü. Burada yapılan savaşı Selçuklu ordusu kazandı ise de çıkan kargaşada Sultan bir Bizanslı tarafından öldürüldü (1211). Bu haber yayılınca ordu dağıldı. Yerine oğlu Birinci İzzeddîn Keykavus sultan oldu. Bizanslılarla sulh yaptı.

Sultan Birinci Gıyâseddîn Keyhüsrev, âdil, âlim bir sultandı. Zamânında Selçuklu devletinin birliğini sağladı. Memleket huzur ve sükûna kavuştu.
Cihandar isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla