Kaynak ahmetşimşirgil.com yavuz han
*Selim Han’ın saltanat sürmekten ziyade ilim ve tasavvuf erbabı ile sohbet ve muhabbet etmek gönül sultanı olmak istemektedir şu beyti söyler
Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş
Bir veliye bende olmak cümleden evla imiş
Selim Han’ın Şiirleri âşıkane ve merdanedir. Şayet padişahlık etmeyip şiire yönelseydi, her tarafta meşhur olur onunkiler yanında, okunma hakkına sahip olacak kabiliyette şiir olmazdı” demiştir.
Selim Han’ın* Türkçe şiiri yoktur. Gözlerimden aktı deryâlar gibi yaşım benim Dostlar çok nesne gördü onmadık başım benim Bir direkli iki gözlü köprüdür kaşım benim Sultan Selimin yanında Mal, mülk ve cevherin değeri yoktu. Bütün âdeme hükümdar olmaktansa zavallı bir gönlü gamdan kurtarmayı tercih ederdi. *hakkı severdi. Nâmert, dönek ve korkaklara iltifat; soysuz, mayası bozuk ve cimri şahıslara hizmet etmek en kötü işlerdendi. cahillerle konuşmaktan uzak, şanı yüce, bilgili ve bahtiyar bir padişahtı.Hükümdarlar tac ve tahtta oturup hükümet idare etmekle itibar sahibi olurlardı. O ise olgunluk ve marifet ülkesinin şahı, fazilet ve güzellikler memleketinin şehinşahıydı. Halifelik kaftanı uzun boylarına* layıkıyla varis olmuşken o fakirlere yaraşır elbiseler seçip giyinirdi. Atlas ve altına gösterişli giyeceklere önem vermezdi. gayreti himmeti gece gündüz çalışmaları iyi ve güzel işler* içindi.Harp meydanında* pars ve aslan gibi atılgandı. Onun nazarında cenk* bahar bayramı, yiğit ve kahramanca can verme vakti zafer bayramları idi.
*yüce padişahın öyküsü yazılsa kitap olur. felekler sayfa, yaprak ve defter, yeryüzünün ekseni kalem, kutbu da uç olsa yüceliğini tanımlamada saltanatının haşmetini tasvirde aciz kalır. Yiğitliği, bahadırlığı ve cihangirlikteki titizliği eşsizdi. Güzel yüzü aydın, anlayışı olgun ve yüksek idi. Yüce saltanatının alem sahiplerinin başvurduğu, eyvanı ve gökleri tutan divanı ise kılıç ve kalem ehlinin toplandığı bir yerdi. Hazinede bulunan kitapları okumuştu. Sabahlara kadar devam eden meclisi* manevi ruhlar durağı idi. En sevinçli günü ve en büyük eğlencesi cihad meydanlarında vuruşmasıydı. Savaşın en kızgın anlarında korku bilmez, neşe içinde dolaşırdı Gözü pek, arif bir padişahtı. Dünyanın problemlerini yakinen bilirdi metin, kahraman ve yiğit biri idi ki *göğsünü demir bir siper edinip ok gibi düşman üzerine tek başına atılırdı saflar yarar kaleler döverdi düşman merkezine saldırırdı Şu beyit sanki onun için söylenmişti:Düşman askeri Kaf’tan Kaf’a da olsa Allah hakkı için o savaştan yüz döndürmem. Osmanlı sultanları arasında hünerli, anlayışlı yüksek ve zekiydi adaletli bir sultandı
|