Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-22-2018, 02:54   #9
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak Sorularlaislamiyet.com

KEHF SURESİ

*Kur'an-ı Kerim'in onsekizinci Sûresidir. ashâb-ı kehf'den bahsettiği için bu adı almıştır. Mekke'de nâzil olmuştur. Yüz on âyettir Yirmi sekizinci âyetin Medine'de indiği rivâyet edilir. Kehf, geniş mağara anlamına gelir. Sûrede üç önemli kıssa vardır Ashâb-ı Kehf, Musa ve Hızır (a.s) kıssası ve
Zülkarneyn kıssası.*Sahâbeden Üseyd ra Kehf sûresini okumuştu. Evindeki atı ürkmeğe, deprenmeğe başladı. Üseyd Yâ Râb! Sen âfetten emin kıl, diye dua etti. Hemen onu bulut kapladı. Üseyd olayı Hz. Peygambere anlattı. Rasûlüllah, "Oku ey kişi. Çünkü o bulut Sekine'dir. Kur'ân dinlemek için yahut Kur"ân-ı tebcil için inmiştir", buyurdu Hz. Peygamber buyurmuştur: "Kim, Kehf sûresinden on âyet ezberlerse, deccâl'den korunmuş olur" *Kureyş'in kâfirlerinden Hâris, Hire'ye gitmiş Rüstem ve İsfendiyer hikâyelerini öğrenmişti.Allah Rasûlü insanlara İslâm'ı anlatırken bu adam söze karışır "Ben, ondan daha güzelini anlatırım" diyerek peygamberimizin etkisini azaltmaya çalışırdı İslâmı önleyemeyen Kureyşliler, Hâris'in yanına Mu'ayt'ı da kattılar, ve Medine Yahudilerine gönderdiler. Kureyşlilerin amacı fitne ile müslümanlığı engellemekti Yahudilerin yanına giden iki Kureyşli "siz kitap ehlisiniz" dediler. Peygamberimizin tebliğ ettiği din için bilgi istediler.Yahudiler, üç öğütte bulundu. genç yiğitleri, seyyah adamı, ruhu sorun" dediler. Haris Mekkede Allah Rasûlüne üç soru sordular. Ve kehf sûresi nâzil oldu

*Ashab-ı Kehf . Yahudilerin "genç yiğitleridir mağara arkadaşları", "yedi uyurlar" da denilir Sûrenin onuncu âyetinden yirmi yedinci âyetin sonuna kadar Ashâb-ı Kehf'den bahsedilir. Ashâb-ı Kehf, İsa aleyhisselâm'ın dinine amel eden birkaç gençtir putlara taptırmak veya öldürmek isteyen Roma mücâdele etmiş ve mağaraya gizlenmişlerdir Cenâbı Hak onları düşmanlarından korumak öldükten sonra dirilmeye ibret kılmak için üç yüz dokuz yıl mağarada uyuttu. Uyandıkları zaman birkaç saat uyuduklarını sandılar. İçlerinden birisi, kasabaya inince bir kaç asır önceki gümüş para, olayın anlaşılmasına yol açtı. Ve topluma, öldükten sonra dirilme gösterildi *Musa (a.s), Hızır (a.s)'dan ledün ilmini öğrenmek ister. ve yolculuk yaparlar. bir gemiye binerler, gemi denize açılınca Hızır (a.s) deler. Musa (a.s) anlam veremez ve Hızır'a itiraz eder. Hızır (a.s) açıklar. Gemi denizdeki yoksullarındır. Yoluna devam ederse ikorsanlar pusu kurup, gemiyi ele geçireceklerdi. Ve hızır gemiyi delerek gasptan kurtardı Yolculuk karada devam etti Hızır (a.s) bir bir çocuğu öldürdü. Çocuğun suçsuz öldürülmesine Musa (a.s) itirazı etti hızır as Oğlana gelince, anası ve babası iman etmişdi. onları bir azgınlık ve kâfirlik bürümesinden endişe ettik" Yasarsa ana babayı küfre düşürecek bu çocuk yerine, yüce Allah o aileye daha hayırlı ve merhametli başka bir çocuk verecektir diğer kasabada yiyecek istediler. halk vermedi. Bu Hızır'ın dikkatini yıkılan bir duvar çekti. Duvarı sağlamlaştırdı. ücret istemedi. Hz. Musa itiraz etti. Hızır (a.s) Bu ev yetim çocuğa aitti. Duvarın içinde, hazine vardı. Çocukların babası sâlih bir zattı duvarın yıkılması hazinenin ortaya çıkması önlendi. bütün bunları Allah'ın emriyle yapmıştır.

*üçüncü kıssa Zülkarnayn'e aittir. Zülkarneyn'in kim Peygamber olup olmadığı da tartışmalıdır. Allah'ın sâlih kulu, tevhid inancına sahip bir mü'mindir Kendisine yeryüzünde büyük güç verilmiş doğu ve batıya yolculuk yapmıştır. Azerbaycan'a ulaştığında söz dinlemeyen bir kavim buldu. Onlar, fesat çıkaran Ye'cuc ve Me'cuc kabilelesine karşı, Zülkarneyn'den yardım istediler. Zülkarneyn azgın kavmin önüne demir ve bakırdan set yaptı "Artık onu aşmaya ve delmeye de muvaffak olamadılar. Bu dedi Rabbimden merhamettir. Rabbimin va'di gelince. O, bunu dümdüz yapar" *zengin inkârcı ile yoksul mü'min örneği ibretlidir. Allah birine üzüm bağı, hurmalık ve ekinlik verir. su fışkırtır. Güzel ürün alır serveti arttıkça gurura kapılır, yoksulu küçük görür. Kendisini güçlü görür çiftliğin sonsuza kadar kalacağını sanar Kıyameti inkâr eder. onu uyarırlar Allah dilerse bir anda helâk olabileceğini hatırlatırlar. Fakat söz dinlemez. Bir gün serveti, çiftliği batar, hiçbir şeyi kalmaz. Keşke Rabbime ortak tutmasaydım diyerek pişman olur. Artık ona Allah'tan başka yardım edecek yoktu ve kendisi Allah'tan öç alabilecek değildir *Sürede dünya nimetlerinden, âhiret azabından, müşriklerin Peygambere sorularından, iman örneklerinden bahsedilir. Sûre şu âyetle son bulur: "De ki; Ben ancak sizin gibi beşerim. bana ilâhınızın bir tek Allah olduğu vahyediliyor. kim Rabb'ıne kavuşmayı ümit ediyorsa güzel amel işlesin ve Rabb'ine kullukta ortak tutmasın
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla