Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06-11-2018, 22:17   #36
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com

ABDULHAMİT HAN

*Mısır ordusunu otuz binden on bir bin kişiye indirdiler. 2500 subayı emekliye ayırınca, subaylar, miralay Arâbî Bey liderliğinde hidiv İsmail Paşa’ya isyân ettiler. Abdülhamîd Han, İsmâil Paşa’yı azlederek yerine oğlu Tevfik Paşa’yı getirdi (25 Haziran 1879) Arâbî mîrlivâlığa terfi ettirilerek paşa ünvânı verildi. Arâbî Paşa, Mısır’da Avrupalı me’murların işine son verip, memleketlerine gönderdi. İngilizler Mısır’ı tek başlarına işgal etmeyi tasarlamışlardı. ZMısır, İngiliz hâkimiyetine girerse, Hindistan ve ipek yolu emniyeti sağlanacakdı. İngilizler, Mısır’daki Avrupalıları korumak için amiral Sir Seymour yönetiminde Mısır’a asker çıkardı. İskenderiyye’de ki kanlı çarpışmalarda Mısır bozguna uğradı. İngilizler, Mısır’ı 15 Eylül 1882 günü işgal ettiler*Mısır, Osmanlı hâkimiyetinde kalmak ve vergi vermek suretiyle İngiltere’nin işgaline girdi 1877 Osmanlı-Rus harbinden sonra Berlin muahedesiyle Teselya ve Narda, harble ilgisi olmadığı hâlde Yunanistan’a verildi. Yunanistan, Yanya ve Girid’e göz dikti. Avrupaya sırt dayayan Yunan, çeteler Girid’e asker çıkarıp, Müslümanları öldürdü, Osmanlı askeri de rum çetelere karşılık verdi. Yunanlılar; “Osmanlılar hıristiyanları kesiyor” diyerek Avrupa’da Türk mezâlimi yaygarası kopardı Osmanlıya seferberlik îlân ettiler. Harp tarafdârı olmayan Sultan, Edhem Paşa kumandasındaki ordusunu hazırladı Yunanlıların Osmanlı sınırlarını ihlâl etmesiyle, 18 Nisan 1897 günü Sultan Yunanlılara karşı harb îlân etti.

*Osmanlı ordusu Atina kapılarına dayandı. Yunanistan’ın alınacağını anlayan Yunan hükümeti, Avrupa’dan yardım istedi. Rus çarı İstanbul’a telgraf çekti. Abdülhamîd Han, harp tazmînâtı ve Teselya ile Narda’nın iadesini istedi Fakat Avrupa Sultân’ı harble tehdîd ederek Yunanistan lehine sulh yaptırdı İslâm düşmanı olan İngilizler, Osmanlı Devleti’nin iyiye gidişini durdurmak ve yıkmak için isyân çıkarabilecekleri yerleri araştırdılar. İttihâd ve Terakkî nin çalışmalarına hız verdirdiler. Pâdişâh’ın aleyhindeki basını harekete geçirdiler. Arabistan yarımadasında, Necd bölgesindeki bedevî kabîlelerini, Doğu Anadolu’daki ermenileri devlete isyân ettirdiler. Arabistan’da isyânında Basra körfezi İngiliz nüfuzuna girdi. Yemen’de de Osmanlılara karşı isyân çıkarttılar. *Seneler süren çarpışmalarda yüz binlerce Osmanlı yiğidi şehîd düştü. Giden dönmedi. Osmanlı kuvvetlerini çölde heba eden İngilizler, Pâdişâh’ın hilâfetini kırmaya çalıştılar. Abdülhamîd Han’ın cesaretle karşı koyması, İngilizleri şaşkına çevirdi.Memleketine fevkalâde hassasiyet gösteren Abdülhamîd Han, Berlin andlaşmasının, Anadolu’da ermenil vilâyetlerinde ıslâhât isteyen 61. maddeyi kesinlikle tatbik etmedi. ermeni muhtariyetin doğacağını görerek; “ölürüm de bu maddeyi uygulayamam” dedi. Avrupanın tehdîdlerine rağmen, tâvizkar. sadrâzam ve devlet adamlarını azletti. İngilizler, ermenileri isyâna ettirdiler. Doğu Anadolu’daki ermeni isyânları ile müslümanlar katledildi. Sultan, Hamîdiye alaylarını kurdu.

*Hamidiye alayları yerli halktan askerlerden meydana geliyordu asayişle görevli idi Ermeniler Doğu Anadolu’daki isyânla yetinmediler. Sultân’ı öldürmek için fırsat kolladılar. Saatli bir bomba ile Osmanlı sultânını şehîd ettikten sonra Bâb-ı âlîyi, Galata köprüsünü, Osmanlı Bankası’nı, resmî kuruluşlarla yabancı sefarethâneleri, havaya uçurmak, kargaşa ve isyânla İstanbul’u kan gölü hâline getirmek, ve Avrupa askerî müdâhalesine sebeb olarak ermeni mes’elesini hâlletmek için plân yaptılar. Suikastın elebaşı Troşak ermeni komitesi reislerinden Bakü’lü Samoil diğer adıyla Hristofor Mikaelyan ile yardımcılarıydı. Saatli bombada usta olan Belçikalı anarşist Jorris’e çok para vererek ikna ettiler. Jorris bombayı 21 Temmuz 1905 Cuma günü patlatmaya karar verdi.
*Sultan, namazını kıldıktan sonra, câmiden çıkarken, şeyhülislâm Cemâleddîn Efendi ile uzun konuştu. bir kaç metre ileride yeri göğü sarsan büyük bomba patladı. Suikasttan salimen kurtulan sultan, büyük bir tevekkül ile Allahü teâlâya sığınmış, dimdik duruyordu. soğukkanlılıkla, kaçanları gösterip, yakalanma emiri verdi, gür ve tok sesi ile; “Korkmayın! Korkmayınl” diyerek halkı yatıştırdı. Yirmi altı kişi ölmüş, elli sekiz kişi yaralanmıştı. ecnebi diplomata karşı “Kendimce en büyük emel, ahâlinin rahat ve mes’ûd olmasıdır. gece-gündüz çalışıldığı malûmdur. Gayret ve hüsn-i niyetimin Allah tarafından mükâfatı, şu hâdiseden, Allah’ın, korumasıyla kurtulmamdır cenâb-ı Hakk’a şükür ve hamd ederim. Müteessir olduğum şey asker evlâdlarımdan ve ahâliden bâzılarının telef ve mecruh olmalarıdır
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla