|
|
Kaynak osmanlı hikayeleri android programı
Kıbrısın fethi
1569 da Venedik korsanlarının Müslümanları esir alıp Kıbrıs’ta satmalarına çok hiddetlenen Selim Han, Venedikten Kıbrısı terkini istedi. Venedik reddedince sefer hazırlığına başlandı. Kıbrıs’ın fethini mecbûr kılan birçok sebep vardı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine Kıbrıs üzerinden lojistik destekler daha çabuk, ve ekonomik Kıbrıs’ın, büyük deniz gücüne sâhip Venedik elinde bulunması bu imkânı ortadan kaldırmaktaydı. Ayrıca Kıbrıs ve yakınlarından geçen Osmanlı ticâret ve hacı taşıyan gemiler Akdeniz’de Hıristiyan korsanlarınca soyuluyor, Venedik korsanları himâye ediyordu.İkinci Selim Kıbrıs serdârlığına Lala Mustafa Paşa yı tâyin etti ve 15 Mayıs 1570’te donanma İstanbul’dan ayrıldı. Lala Mustafa Paşa, bütün Avrupanın Venedik’e yardım etmesine rağmen, şiddetli çarpışmalarla 8 Eylül 1570’te Lefkoşe’yi 1 Ağustos 1571’de Magosa’yı alarak Kıbrıs’ı fethetti
Venedik bütün Avrupadan yardım istedi. Bunun üzerine Papa Piyer’in yoğun faaliyetleriyle İspanya Malta Şövalyeleri Venedik ittifakı kuruldu. ittifaka, Toskana, Ceneviz, Ferrara gibi küçük Hıristiyan devletçikler de katıldı. İspanyol Kralı Filip’in kardeşi Don Juan’ın komutasındaki 206 gemilik Haçlı donanması, 6 Ekim 1571’de inebahtıda görüldü. Osmanlı harp meclisinde Kılıç Ali Paşanın muhâlefetine rağmen, Kapdân-ı deryâ Ali Paşa, donanmada cenkçi noksanlığını göz önünde bulundurmadan, düşmana saldırdı ve Osmanlı donanması büyük bir yenilgiye uğradı.sağ kanadda Kılıç Ali Paşa, Malta donanmasını yok edip kayıp vermeden çekildi.başarı Hıristiyanlara kâr Hıristiyanlar zafer sarhoşuydu
Selim Hanın emriyle hummalı bir çalışmaya giren Osmanlı tersâneleri, 1572 de İnebahtı’da kaybettiğinden daha büyük bir donanma vücûda getirdi. kaptan-ı deryâlığa getirilen Kılıç Ali Paşa, 13 Haziran 1572’de büyük bir donanmayla İstanbul’dan ayrıldı. İnebahtı’da gâlip gelen düşman çok yıpranmıştı tam zafer meyvelerini toplarken müthiş Osmanlı donanması Akdeniz’de göründü düşman, Osmanlı donanmasının karşısına çıkamadı Venedik, 7 Mart 1573’te Kıbrıs’ın Osmanlı Devletine âit olduğunu kabul etti. Kânûnî devrinden beri verdiği yıllık 500 duka haraç, 1500 dukaya çıkarıldı. Kıbrıs Seferinin tazminâtı olarak üç yüz bin duka altını vermeyi taahhüt etti.
Osmanlıların rumeli fütühatı
Bizans’taki saltanat mücâdelesi için Orhan Gâzinin desteği istendi 6. Kantakuzen, kızı Teodora’yı Orhan Gâziye verdi. Orhan Gâzi, 5000 Osmanlı askerini Avrupaya Kantakuzen’e gönderdi. Osmanlı askeri, çevreyi tanıdı. Orhan Gâzinin desteğiyle Bizans tahtına sâhip olan 6. Kantakuzen, 1347’de dâmâdını Üsküdar’a dâvet etti. Kantakuzen, Bizans tahtındaki yerini sağlamlaştırınca Papa’yla irtibat kurdu Akdeniz, Ege, İstanbul ve Karadeniz’de Venediklileri destekledi. Orhan Gâzi Cenevizlilere yardım etti.1352’de Üsküdar ve Kadıköy ile Marmara adalarını fethettirdi. Kantakuzen aleyhine Bulgarlar ve Sırplar harekete geçince Osmanlılara karşı Papalık ile ittifak içinde olmasına rağmen, Orhan Gâziden yardım istedi.
Orhan Gâzi, Bizanslılardan Gelibolu kalelerinden birinin verileceğine âit söz alınca oğlu Vezir Süleymân Paşayı on bin kişilik bir Osmanlı kuvveti ile bizansa yardıma gönderdi . Kantakuzen, Osmanlı yardımıyla Dimetoka’da Bulgar ve Sırplara karşı başarılı muhârebeler yaptı. Orhan Gâzinin oğlu Süleymân Paşa Anadolu’ya dönerken Bizans İmparatoru Gelibolu Yarımadasında Osmanlılara Çimpe Kalesini verdi Osmanlılar 1353’te Çimpe Kalesine yerleşti Rumeli’deki fetihler için bölgenin kontrolünü sağladı. 1354’te Gelibolu’nun fethi ile Avrupa kıtasındaki Osmanlı genişledi. Süleymân Paşa kumandasındaki Osmanlı Marmara kıyılarına hâkim oldu
Kantakuzen. Osmanlıları bölgeden atmak için Orhan Gâzi ile İzmit’te görüşüp, Çimpe Kalesini on bin altına satın alabileceğini söyledi Osmanlının Gelibolu’dan çıkmalarını istedi. Orhan Gâzi, retdetdi. Kantakuzen, Balkan ve Hıristiyanlarla ittifak kurmak istediyse de müttefik bulamadı. Kantakuzen, 1355’te Bizans tahtından indirildi yerine Yuannis getirildi. Yuannis, Osmanlılara karşı koyamayacağını bildiğinden Orhan Gâzi ile iyi geçindi. Orhan Gâzinin oğlu Halil’i korsanlardan kurtarıp, on yaşındaki kızını şehzâdeye vermeyi kararlaştırdı. Papa ile dost oldu. Dinini bırakarak katolikliğe geçmeyi plânladı. Amacı Lâtinlerden yardım almaktı Orhan Gâzi fetih hareketini hızlandırdı. Süleymân Paşa, 1356 da Doğu Trakya’ya geçerek Malkara ile Keşan ve Çorlu’yu aldı. Osmanlı hâkimiyeti kuvvetlendirilmek için Anadolu’dan Türk-İslâm nüfûsu getirilerek iskân edildi. Rumeli fütûhatında, Osmanlıların iyi muâmelesi, din, mezhep, dil hoşgörüsü; can, mal, emniyeti sağlaması, bölgeye sulh, huzur ve refâh getirdi.
Yeni şehirli abdullah efendi
İstanbul’da ilk matbaanın kurulmasına fetvâ veren, elli yedinci Osmanlı şeyhülislâmıdır. Sultan Üçüncü Ahmed Han tarafından şeyhülislâmlığa getirildi. Dâmâd İbrâhim Paşaya hizmette bulundu. Pâdişâhın ihsânlarına kavuştu. kültür ve yenilik faâliyetlerine ön ayak oldu. İbrâhim Müteferrika tarafından kurulan matbaaya fetvâ verdi. fetvâsı şöyledir:“Kitap basma sanatını iyi bildiğini söyleyen bir kimse, lügat, mantık, astronomi, kelimelerini birer kalıba çıkarıp, kâğıtların üzerine basarak bkitapların benzerlerini elde ederim, dese, bu kimsenin, kitap basmasına dînimiz izin verir mi?” Abdullah Efendi cevâbında:“Kitap basma sanatını iyi bilen kitabın harf ve kelimelerini kalıba çıkarıp, az zamanda çok sayıda kitap elde ediyor. Böylece çok ucuz kitap yazılmasına sebep oluyor. Fâideli iş olduğundan dînimiz izin verir.
Yenişehirli Abdullah Efendinin fetvâsı, İslâm dîninin ilmî, fennî ve teknik gelişmeleri teşvik ettiğini göstermekte, “İslâmiyet bizi geri bıraktı, ilmî ve teknik gelişmelere mâni oldu.” diyerek gençliği târihinden, dîninden ve îmânından soğutmak isteyen din düşmanlarının iftirâlarına cevaptır Şeyhülislâmlık vazîfesini üstün bir liyâkatle yürüten Yenişehirli Abdullah Efendi, 1730 da vazîfeden alınıp Bozcaada’ya gönderildi. hac vazîfesi için Hicâz’a gitti Peygamber efendimizin mübârek kabrini ziyâret etti ve İstanbul’a döndü. Kanlıca’daki evinde istirahat edip ibâdetle meşgul oldu. 1744 de Kanlıca’daki evinde vefât etti. Kanlıca İskender Paşa Câmi bahçesine defnedildi.
|