Sevgili Arkadaşlar ;
Hepinizi saygıyla selamlıyoruz.Hemen konumuza geçiyoruz.
"Ama evliliğin böyle olması için aşka gerek yok diyoruz."
Biz sevgiyi yok sayarak sadece aşkın üzerine evlilik kuralım demiyoruz.Sevginin üzerini kapatalım sadece aşk yeter de demiyoruz.Zaten mevzuumuz “evlilik aşkı öldürür mü? “.Tamam sağlam bir sevgi gerekli evlilik için bunu kimse inkar etmiyor.Ama şöyle bir durum var ki bir süre sonra evliliğiniz monotonluğa girecektir.Zaten varolan bir aşktan bahsediyoruz.Öyleyse yeterli özveriyi gösterirsek ve Rabbimizin rızası için uğraşan,emirlerine uymaya çalışan kullar olursak var olan güzel şeyler neden eksilsin? Hepimiz evlenince bazı sorumlulukların ağırlık kazandığında hemfikiriz, ama bizim üzerinde durduğumuz konu bu sorumluluklara yenik düşmemeliyiz.Eğer yaşadığımız gerçek aşk ise…Kim aynı heyecanı kaybetmek ister ki.Herkes böyle olsun ister ama çabaya sıra gelince sorumluluklar var (!) Bunun çok güzel örnekleri de mevcutken sadece olumsuz örneklerden birkaç şey alıp engelleri kendimiz oluşturuyoruz.Neymiş efendim sorumluluk artınca aşk azalırmış.Sevgi azalır mı ?-Hayır.Ee peki aşk neden azalır ? Tabi ki kendi çizdiğim sınırlardan ,şartlandırmalardan…
Arkadaşlarımızın ilk yazısında değindikleri bir noktadan örnek verelim mesela ;
“İki genç kız olarak takdir edersiniz ki biz de ömrümüzün sonuna kadar aşk olsun isteriz. Ama gerçekleri görmezden gelmek o gerçekle karşılaşınca daha büyük yıkımdan başka bir şey değildir.”demişlerdi.İşte bakın sevgili arkadaşlarımız da ister tabi ki ama bu da bir önyargı değil midir? Evliliğin aşkı öldürmesine baştan teslimiyet değil midir? Aşk lay lay lom değildir ki sonrasında (evlilikte) hayal kırıklığı beklesin sizi.Aşıkken hiçbir sorumluluk yoktu da evlenirken mi çıktı? Öncesinde hiç sorumluluğunuz yokmuş gibi şaşırılacağı inancında değiliz.Biraz artabilir.Eğer yılacaksanız neden aşığız dediniz.O zaman aşkın anlamını bilmiyorsunuzdur.Tabi bazı günümüz gençlerinin aşk diye adlandırdıkları iki günlük hoşlantıdan bahsetmiyoruz burada ...
Günümüzde aşk adı altında yapılan birçok yanlışlığın hepimiz farkındayız.Bazı kavramları tam sindiremeyen insanların “kısa süreli beğeni” nin adını aşk koyması bizim şu an bunları tartışıyor ve eleştiriyor olmamıza sebep olmuştur.Eğer ki biz aşkın gerçek anlamını toplum olarak kavrayabilseydik, aşka zaman, yer ,kişi hududu koymazdık.Hele de “Evlilik aşkın katili “diyemezdik.Çünkü bilirdik ki ,aşkın olduğu yerde sınır yoktur.Hiç bir olgunun onu ezeceğini iddia etmezdik.Peki ama biz aşkı gerçekten biliyoruz ve yaşıyoruz diyorsunuzdur şu an eminiz ki. Bazı kesimler gibi olgu karmaşasında boğulmadık (!) Ee o zaman “Aşkımıza hangi cellat balta vurabilir?” Madem aşık olduk , değerini bilmemizi ne engelleyebilir?Soruyorum siz sevgili üyelerimize,evliliğiniz aşkınızı öldürür mü bu durumda ??
Sorumluluklarımız varken nasıl aşka zaman ayırabiliriz, bu arada aşk çürüyüp gider demeyin ! Vitamini kabuğunda onun ,beraber yemelisiniz ;)
Şiir geleneğimizi bozmayalım .Böylece yazımıza şimdilik son vermiş olalım
Özlem
Bir gece,
Gecede bir uyku..
Uykunun içinde ben...
Uyuyorum,
Uykudayım,
Yanımda sen.
Uykunun içinde bir rüya,
Rüyamda bir gece,
Gecede ben...
Bir yere gidiyorum,
Delice...
aklımda sen.
Ben seni seviyorum,
Gizlice...
El-pençe duruyorum,
Yüzüne bakıyorum,
Söylemeden,
Tek hece.
Seni yitiriyorum
Çok karanlık bir anda...
Birden uyanıyorum,
Bakıyorum aydınlık;
Uyuyorsun yanımda...
Güzelce.
ÖZDEMİR ASAF
Rabbimiz,cümlemize yakınımızdayken bile özlediğimiz eş, sevgili ve hiç bitmeyen aşk dolu bir evlilik nasip etsin
Sağlıcakla kalın
Saygılarımızla
Selahattin_Ay & Ümitli_bekleyiş
EHL-i MÜNAZARA