Hurşit GÜNEŞ Gösterge
CHP, AB'ye karşı mı?
Başbakan Erdoğan TÜSİAD'da çıktığı müsamerede CHP'ye iki noktadan yüklenmiş. Bu yüklenmenin birinde kendini rahatlatmaya çalışmış, diğerinde de işadamlarını. Kendini rahatlatmak için cumhurbaşkanlığı seçimlerini Baykal'ın çıkmaza soktuğunu iddia etmiş. "Madem Meclis'e seçtirmiyorlar, bari halkın seçmesine izin versinler" demiş. Cumhurbaşkanı'nın da ipe un serdiğini, Anayasa değişikliklerini bir türlü onaylamadığını söylemiş.
Elimizi vicdanımıza koyalım. Erdoğan aylar önce "Gerginliğe gerek yok. Ben aday değilim. Cumhurbaşkanı adayını elbette muhalefetle uzlaşarak belirleyeceğiz" deseydi, buraya gelinir miydi? Üstelik Baykal "aday AKP'den olabilir" demişken... Bize kalırsa Erdoğan Çankaya'ya çıkamamanın sancısını çekiyor. Seçim kampanyasında bol bol içini dökeceği anlaşılıyor.
İşadamlarının yanılgısı
Gelelim işadamlarını tatmin için söylediklerine. Erdoğan CHP'nin AB trenine taş koyduğunu, daha doğrusu CHP'nin AB'ye karşı olduğunu söylemiş. Eh işadamları da çok AB yanlısı ya! Böylelikle CHP'nin üzerini çiziverecekler. Üstelik birçok işadamı CHP'nin AB'ye karşı olduğuna inanıyor. Bunu da özellikle neo-liberal aydınlar pompalıyor. Oysa (CHP içinde oldukça karamsar olanlar olsa da) bu genel olarak doğru değil... Açıklayalım.
Birincisi, son dört yılda Türkiye'nin AB yolunda olumlu mesafe aldığı savunulamaz. Çünkü 2002 yılında AB tarafında durum daha sıcaktı. O tarihten bu yana iktidarda AKP olduğuna göre AKP'nin AB karnesinin geçer olduğu savunmak çok güç. Avrupa'daki fikir değişikliğini sadece seyrettiler.
Avrupa'da Türkiye karşıtlığı giderek yükseliyor. Eskiden bu karşıtlık toplum içindeydi, şimdi hükümet düzeyine de yansıdı. Oysa yerli neo-liberaller hep AB'nin Türkiye'nin tam üyeliğini istediğini, ama Türkiye'de buna karşı çıkanlar olduğunu iddia ediyor. Üstelik AB cenahından ne zaman akla mantığa sığmayan talep gelse bunları savunmak için didiniyorlar.
Filmi baştan saralım. Ankara Anlaşması'nı kim imzaladı? İsmet İnönü. Gümrük Birliği'nin imzalanması sürecinde kimler Dışişleri'ni üstlendi? Karayalçın ve Baykal. Daha sonraki uyum sürecinde CHP'nin Meclis'te çomak soktuğu hangi AB reformu var? Hiç yok. Avrupa (özellikle Almanya ve Fransa) ABD'nin Irak'a müdahalesine karşı çıkarken, AKP ne yaptı? 1 Mart tezkeresini hazırladı. Kim direndi? CHP.
Sosyokültürel modernleşme
CHP'nin AB karşıtı olduğunu savunmak bayağı bir gaflet. Elimizi yine vicdanımıza koyalım: Bugün AB kapılarını aşındırabiliyorsak bu CHP'nin öncülük yaptığı sosyokültürel modernleşmeden kaynaklanıyor.
Şimdi dönelim Avrupa'da Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkanlara... İtalya'da Prodi, İngiltere'de Blair ve İspanya'da Zapatero Türkiye'nin tam üyeliğinden yana. Ve hepsi sosyalist.. Oysa AB'nin iki kurucu ülke lideri Merkel ve Sarkozy karşı.
Bunların da her ikisi tutucu. Yani eğer tutunacak bir dalımız varsa, o da Avrupa solu. Peki onlarla kim ilişki kuracak? Tabii ki Türkiye'deki sosyal demokratlar. O zaman işadamlarının bu denli yanlış bir tavrı neden aldığını anlamak güçleşiyor.
Nihayet son söz: Segolene ile Sarkozy arasında tartışma çıktığında Segolene Türkiye'nin laik bir ülke olduğuna ve cumhuriyet mitinglerine işaret ederek göz ardı edilemeyeceğini savundu. Sarkozy ise "Hayır, onlar ayrı bir kültürden geliyorlar" dedi. Şimdi tekrar düşünelim: Acaba tam üyelik için AKP mi daha yararlı, CHP mi?