Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-03-2008, 16:23   #25
Kullanıcı Adı
ENGİNEER
Standart AVRUPA BİRLİĞİ
Alıntı:
yalçın Nickli Üyeden Alıntı
Güzel kardeşim ufkunuz ve sahip olduğunuz vehimlerin bir coğunu acizane bizlerde taşıyoruz, Geçmiş haclı zihniyetini taşıyan belli mihrapların bizlerin iyi olmasını istememe güdüleride olabilir ama zihinlerin ve düşmanlıkların ötesinde genetik sermaye bağları ve dünya gerçeklerii bu düşüncenin sadece korteks de kalmasına zorluyor , istenmeden sevilmeden sistemin içine doğru gidilmesi bence dünya insanlığı için gerekli bir gelişmedir.Ayrımcılığın bu bilinç dışı yanına vurgu yapmak istiyorum cünkü ayrımcılığın bu yanıdır önemli ve zararlı olan hiç kimse kendi ayrımcı yanını ve önyargısını göremez tanım gereği önyargı görülmeyendir. Şimdiye kadar kurulmamış ve herhalde hiç kurulmayacak cümle benim bir önyargım vardır cümlesidir. Çünkü fark edilen önyargı o an yok olur, artık yoktur, cünkü insan kendi bağnazlığını, çelişkilerini, tarafsız olmayan görüşlerini bilemez ancak bizim bilgimiz karşı tarafa önyargı olarak yansır. Yani çatışmalarda ve öteki ile ilgili yargılarda karşı taraf ile temas kurmak, bir diyalog başlatmak, görüş alışverişinde bulunmak şarttır. Karşı tarafı ayrımcılık yapıp dışlarsanız bir gerçeğe varma kapılarını da kapamış olursunuz kendi düşüncelerinizin karşı taraftan nasıl algılandığını,neye benzediğini ne denli geçerli olduğunu hiç öğrenemeyeceksiniz Ötekini dışlayan çevresinden kopar, yalnızlığa itilir. Dar çevresinde çoğunluktur ama dünyada gittikçe yalnız kalır, yabancılaşır. Azınlıkları yok etmiş toplumlar zamanla yalnızlıklarını hissetmeye başlarlar. Kendi kimliğini kaybetmeden yeni deneyimler ve tatlar kazanmaktadır. Günümüzün uygarlığı uluslararası bir kültürdür. Çevresini ötekileştirenler içe kapanmaktadırlar.

AB üyeliğinin önkoşulları olan demokrasi, hukuk devleti, insan haklarına saygı ve işleyen bir piyasa ekonomisinden vazgeçilemez. Bu ilkeler üzerinden üyeliğin gerektirdiği yeniden yapılanma sürecinin devamı elzemdir. Sonuç olarak uluslararası toplumla ve normlarla barışık, çatışma yerine işbirliği imkanlarına odaklı, yapımında katılımcı karar verme süreçlerine değer veren bir dış politika anlayışı mümkündür ve gereklidir. Bu yenilenme koşullarını iç mekanizmalar ile payidar edemeyen bir devletin dış kaynaklı dünya ile entegre oluşundan başka caresi yoktur , yorum için çok teşekkür ederim +1
Aslında önyargı taşıyorum fakat bu önyargılarımın nedeni kendi tarihimden ziyade AB'nin bize yaklaşık 45 yıldır üyelik konusunda çektirdiği sıkıntılar ve inatçı tavrı.Olayları onlar açısında değerlendirince gerçekten haklıda buluyorum çünkü bu kadar farklı bir toplumla kaynaşmak istememek en büyük hakları...
Onların önyargılarını yıkmadan kendi önyargılarımızı yıkmanınsa zaten anlamı kalmıyor çünkü biz onları istiyoruz ve dolayısıyla küçük düşen zavallı taraf oluyoruz..

Dünyanın küreselleştiği ve sınırların kalktığı doğru anca bu olayı ekonomik olarak değerlendirmek gerekir.Yoksa sosyal açıdan hiçbir toplumun özelliklede dini farkılıklar varken birbirine entegre olmasını isteyeceğini sanmıyorum.Ekonomik açıdan zaten ilişkilerimizin olduğunu ve her geçen gün bu ilişkilerin ilerlediğini söyledim.Fakat bu ilişkileri toplumsal anlamda ilerlemeye başladığında eminim sorun çıkacaktır...
  Alıntı ile Cevapla