Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan:
Milletimiz diyor ki Avrupa Ekonomik Topluluğundan bu yana Avrupa Birliği bünyesinde olan ülkeler AET'yi bir Hıristiyan klubü olarak takdim ediyorlar. En yetkili ağızlar burası bir Hıristiyan topluluğudur, siz Türkiye olarak buraya girmek istiyorsunuz halbuki siz Müslümansınız dolayısyla sizin burada yeriniz yok dediler. Ancak eski görüşler tamamen değişmiş durumdadır.
Avrupa Birliği bazı evrensel değerler etrafında bir araya gelmiş olan, çok kültürlü, çok dinli, çok etnik grupların oluşturduğu bir topluluktur. Halkımız eğer buna inanıyorsa Türkiye tereddütsüz olarak AB'ye girmelidir.
Şu ana kadar Türkiye devleti olarak AB ile yapılmış olan müzakerelerde bazı belgeler imzalanmıştır. Bunlardan bir tanesi de Kopenhag Kriterlerine uyacağımız ve geliştireceğimiz konusundadır. Buradan anlıyoruz ki halkımız bu kriterleri uygulamak istiyor ancak sadece AB'ye girmek için değildir. Biz toplum olarak bu değerleri temin etmek durumundayız, toplumumuz buna layıktır dolayısıyla bunları AB'ye girsek de girmesek de mutlaka gerçekleştirmek durumundayız. Ayrıca verilen cevaplarda da ifade edildiği gibi Türkiye'nin Avrupa Birliğine girişi AB'nin bir lütfu değildir. Türkiye AB'ye girerse kazancı olacaktır ancak Türkiye'nin girişi AB için de bir kazançtır. Türkiye bugün Batı alemi ile Doğu alemi arasında bir köprü durumundadır. Sadece coğrafi anlamda değil kültür, tarihi ve inancı ile de bir köprüdür. O halde Türkiye'nin AB'ye girişi AB'nin bir iddiasını temin edecektir. Dolayısıyla kazanç karşılıklıdır.
Saadet Partisi olarak biz de halkımızın da işaret ettiği anlayış içerisinde Türkiye'nin AB'ye girmesi gerektiğine inanıyoruz. Şu ana kadar ortaya koyduğumuz görüşmelerde de herhangi bir sapma meydana gelmemiştir. Bir süre önce Sayın Cumhurbaşkanı'nın daveti üzerine gerçekleşen Çankaya zirvesinde görüşlerimizi bu anlayış içerisinde ifade ettik. Ondan evvel çeşitli siyasi partilerimizin ifade ettiği görüşler ve toplantıda ortaya koyulan görüşler doğrultusunda Cumhurbaşkanımıza bir teklifte bulundum. Dışişleri Bakanımızın da belirttiği üzere bu mesele uzlaşma ile sonuçlandırılacak bir meseledir dolayısıyla siyasi partilerimizin görüşlerini ifade edebileceği süreli bir komisyon temin edelim. Şu anda bu istikamette bazı gayretler gösterilmektedir. Biz Saadet Partisi olarak buna kesinlikle destek vereceğimizi belirttik.