Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-11-2008, 13:01   #9
Kullanıcı Adı
Berika
Standart TÜRKİYE'DE BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ TARİHÇESİ
Sonuç


YÖK'ün baskılarına direnen birkaç özel üniversite ve Boğaziçi üniversinde de yasak uygulanmaya başlandı. YÖK, başörtüsü yasağı uygulamayan ya da uygulamakta yetersiz gördüğü üniversiteleri kapatmakla tehdit etti. Fatih Üniversitesi yüzlerce başörtülü öğrenciye disiplin soruşturması açmasına ve bazı öğrencilere ceza vermesine rağmen YÖK tarafından cezalandırıldı.

Başörtüsü yasağının son aşaması olarak İlahiyat Fakültelerinde de başörtüsü yasağı uygulanmaya başladı. İslam Dini üzerine öğretim verilen, Kur’an-ı Kerim okutulan bu okullara da ne yazık ki başörtüsüyle girmek yasaklandı.

Türkiye'de okuma imkanı elinden alınan öğrencilerden bir kısmı büyük masrafları ve zor koşulları göze alarak yurtdışına gitmek zorunda kaldılar. Bunlardan büyük bir kısmı Batı’da Amerika Birleşik Devletleri ve Avusturya, Doğu’da ise Kıbrıs, Suriye ve İran’ı zorunlu olarak mesken tuttular. Ancak 2001 yılında Türkiye'de okuma imkanları ellerinden alınan öğrencilere KKTC'de de öğrenim yasağı geldi. YÖK, Kıbrıs'taki üniversitelere de baskı yaparak başörtüsü yasağını bu ülkeye de yaydı.

Üniversitede başörtüsü yasağına karşı yapılan gösterilere katıldığı tespit edilen kız öğrenciler okullarından atıldılar. Kampüs alanı içerisinde başörtülü olarak bulunanlara uzaklaştırma cezaları verildi. Kayıt yaptırırken peruklu olduğu gerekçesiyle bazı öğrencilerin kaydı yapılmadı.(1)

2001 yılında başörtüsü yasağının kapsamı genişletilerek Öğrenci Seçme Sınavı'na girecek üniversite adaylarına da yasak uygulanmaya başlandı. Başörtülü fotoğraf verenlerin başvurusu kabul edilmedi. Bu sebepten dolayı bir çok başörtülü kız ÖSS sınavına giremedi.

2003 yılı Kasım ayına geldiğimizde ise halkımız kendini “muhafazakar demokrat” olarak tanımlayan, ve bu zulmü çözme vaadiyle oy toplayan Ak Parti’yi tek başına iktidar yaptı. 1983 Anap’ın seçimleri tek başına kazanmasından yirmi yıl sonra ilk defa bir parti diğer partileri tasviye ederek tek başına iktidar oluyordu. Her ne kadar bir çok sosyolog, ve siyaset bilimci Ak Parti’nin başarısını 2002 ekonomik krizine ve yolsuzluklara bağlasa da, Ak Parti’nin zaferindeki en önemli etken halkın 28 Şubat müdahalesine ve dindar insanlara yapılan haksızlıklara verdiği tepkidir.


Başbakan, Meclis Başkanı ve birçok milletvekilinin hanımlarının başörtülü olmalası sebebiyle halkın meclisinde- T.B.M.M.- yapılan resmi davetlere başta Meclis Başkanı’nın eşi olmak üzere diğer milletvekillerinin eşleri T.B.M.M. “kamusal alan” olduğu gerekçe gösterilerek alınmamışlardır.


Yaklaşık olarak bir buçuk yıldır bu parti iktidarda olmasına rağmen yasakların kaldırılmasında veya gevşetilmesine dair dişe dokunur bir iyileşme yaşanmamıştır. Her ne kadar, hükümet acil eylem planları ilan edip, YÖK yasasında ve ÖSS başarı kat sayısı puanında Meslek Liseleri aleyhine yapılan uygulamalarda değişiklik yapmaya çalışsa da her defasında geri adım atmıştır. Ne yazık ki, 2004 yılı itibariyle ülkemizde eğitim kurumlarında ve diğer devlet dairelerinde başörtüsü takma özgürlüğü nâmına hâlâ ciddi bir gelişme yaşanmamıştır.


(1) Mazlumder, Hukuki Yardım Başvuruları 2001 Yılı Değerlendirme Raporu.

Kaynak: Basortum.net
  Alıntı ile Cevapla