Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-23-2008, 04:05   #9
Kullanıcı Adı
dildade
Standart Hazreti Musa (a.s)
d- Hârun’un Vezir/Yardımcı Olarak Verilmesi:


Hz. Mûsa’nın burada yaptığı bir diğer talebin, ailesinden, kardeşi Hârun’un kendisine vezir/yardımcı kılınması (20/Tâhâ, 29-30) olduğu anlaşılıyor. Hz. Mûsa’nın bu talebi, Hârun’un “kendisinden lisan olarak daha fasih” (28/Kasas, 34) olması, “tasdik eden/doğrulayan bir yardımcı” (28/Kasas, 34) ve “beraberce Rabbi bol bol tesbih ve tezekkür etmeleri/anmaları” (20/Tâhâ, 33-34), “sırtının/arkasının güçlenmesi ve işine iştirak etmesi/ortak olması” (20/Tâhâ, 31-32) için istediği Kur’an tarafından bildirilmektedir.

Hz. Mûsa’nın fiilî tebliğ hareketinde Hârun’un gerek İsrâil oğulları, gerekse Firavun nezdindeki etkinliğinden yararlanmak istediği anlaşılıyor. Ayrıca, Hz. Mûsa’nın Hârun’u yardımcı olarak istemesinde bir diğer sebep olarak, en az on yıldır Mısır’dan uzak kalması da gösterilebilir.

Peygamberlerin, tebliğ faâliyetlerinin sürekli insanlarla uğraşma zorunluluğu, onların dünyevî problemleri; Rabbin zikri ve tesbihi süresinde kısıtlamalar yapılmasını gerektirebilir. Bu konuda peygambere yapılacak yardım, zikre rağbeti artırabileceği gibi, ilmin çoğalması sonucunu da sağlar. Bu bakımdan âyette zikrolunan “Böylece Seni bol bol tesbih edelim, bolca analım.” (20/Tâhâ, 33-34) âyeti “Onu işimde ortak kıl. Onunla arkamı güçlendir.” (20/Tâhâ, 31-32) âyetlerinin nihâî varmak istediği hedefi olmaktadır. Ve Hz. Mûsa’ya bu talep ettiklerinin verildiğini Kur’an açıkça belirtir (20/Tâhâ, 36).[1]



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Ali Sayı, Hz. Mûsa, 86-92.
dildade isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla