Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-28-2008, 14:44   #37
Kullanıcı Adı
hiperaktif
Standart DÜNYADAKİ TÜRKLER TÜRK DÜNYASINI TANIYALIM (AYRINTILI)

ARAŞTIRMAYA DEVAM EDİYORUZ.

UKRAYNA'DAKİ HRİSTİYAN TÜRKLER.

1780’li yıllarda, II. Katerina döneminde Kırım’dan çıkarılarak önce Ukrayna’nın orta ve kuzey taraflarına yerleştirilen ve daha sonra da kendi irade ve istekleriyle Azak Denizi kıyılarına gelip yerleşen Hıristiyan topluluklar vardır. Ukrayna’nın Azak Denizi kıyılarında, adlarına Greko-Tatar[1] denilen bu insanlar kendi aralarında ikiye ayrılmaktadırlar: Urumlar ve Rumeyler.

Greko-Tatarların nüfusu yaklaşık olarak 120 ile 130 bin civarındadır. Bunların % 60-65’i Urum geriye kalanları ise Rumeydir. Bu hesaptan Urum nüfusu yaklaşık olarak 70-80 bin arasındadır. 1780 yılında Kırım’dan çıktıklarında sadece Urum nüfusu 9.600, bir ifadeye göre 13.000 civarındadır.

Urumların arasına, kendi ifadelerine göre 1821-1825 yılları arasında, Anadolu’nun Trabzon, Giresun, Erzurum ve Kars vilâyetlerinden Gürcistan’ın Tselka bölgesine göçen ve oradan da 1981-1986 yıllarında Kırım, Donetsk ve Dniyepropetrovsk’a yerleşen 2-3 bin kadar Urum da gelip katılmıştır. Bunlardan biri de Kırım Muhtar Cumhuriyeti Meclisi, Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Malhazi Arudov’dur. Ruslan Kalacı ve Paşa Kostanov’un söylediğine göre Anadolu’daki yerleşim yerlerinden bazıları şunlar: Beştaş, Beşköy, Tekkilise, Yedikilise, Evreni, Kümbet, Tersun, Santa, İmira, Cinis, Ölenk, Hadit, Karakum, Parmaksız…

Sonradan, Anadolu çıkışlı Urumların diyalektleri Kars, Erzurum diyalektindedir. Kırım çıkışlı Urumların diyalektleri ise Kırım Tatar Türkçesindedir. Bir farkla ki, Kırım Tatar Türkçesi’nde ilk hece ‘k’ sesi ‘t’ye dönüşmediği hâlde Urum Türkçesinde ilk hece ‘k’ sesi ‘t’ sesine dönüşmektedir. Bazı Kırım Tatar bilim adamları veya aydınları da Urumların Hristiyan Tatarlar olduğu hususunda görüş beyan etmektedirler.

Greko-Tatarlar her sene bahar aylarında çeşitli şenlikler düzenlemektedir. Bunlardan birisi de güreş şenliğidir. Güreş şenliği sadece Kırım dışı Azak kıyılarındaki yerleşim alanlarında değil, Kırım’da da yapılmaktadır.

Urumlar üzerine pek çok kişi çalışmıştır. İlminskiy, Garkavets, Ponamerova, Murzakeviç, Kandaraki, Nemeth, Eckman, Çarnışeva, Blau bunlar arasında sayılabilir. Bunların içerisinden Aleksandır Garkavets ve İrina Ponamerova’nın çalışmalarını yakından takip etme imkanımız olmuştur. Her iki araştırmacıya göre de Greko-Tatarları oluşturan topluluklar farklı milletlere mensuptur. Rumeyler Helen ya da Roma bakiyeleri olduğu halde Urumlar Türk soylu halktır.

Aleksandır Garkavets tarafından Urumlar üzerine yapılan ve otuz yıl geriye doğru giden derleme faaliyetleri halen makara kasetlerdedir. Garkavets’in Urumlar hakkında yayımlanmış iki kitabı vardır. Bunların birisi sözlük çalışmasıdır ve Urumca-Ukraince sözlüktür.[2] İkinci çalışması ise Urumların tarih ve folklorlarıyla ilgili çalışmadır. Her ikisi de Almaata’da bastırılmıştır. Garkavets’in Urumi Nadazovya adlı eserinden edindiğimiz bilgiye göre Urum Türkçesiyle 18-19. asırlara ait yazılı belgeler de var2. Daha öncesine ait belge ve bilgilerin varlığından rivayet olarak işitip görme imkanına kavuşamadığımız da olmuştur. 1861 yıllı bir dini metinden alınan ve Yunan alfabeli Urumca metin de Alman General Otto Blau ve V. J Grigoroviç tarafından yayınlanmıştır.

Greko-Tatar toplulukları, Mariupol şehrinde bir federasyon kurmuşlar. Federasyon başkanı Eski Kırım’daki okul müdiresi Aleksandra İvanovna Protsenko ***adji’dır. Aleksandra Hanım’ın kendi okulunda Yeni Yunanca dersleri veriliyor. Ayrıca Urum ve Rumey ayırt etmeksizin her kasaba veya şehir okuluna Yunanca öğreten öğretmenlerin görevlendirilmesi de bu federasyon tarafından sağlanıyor. Federasyon öğretmen ihtiyacını Yunanistan’dan gelen öğretmenler veya Yunanistan’a eğitilmeye gönderilen öğrenciler tarafından karşılıyor. Pek çok fikir ve düşünce kulübü de bu çalışmaya destek veriyor.

Kırım’dan ayrılarak Azak kıyılarına yerleşen halk, Kırım’ı hiç unutmamış, bunların bazıları ölüm pahasına da olsa (bkz. Karadeniz Büngür Büngür Büngürder türküsü) Kırım’ı terk etmemiştir. Terk edenler de eski köylerinin adını yeni yerleştikleri yerlere vererek en azından hatıralarını yaşatmışlardır. Aşağıda isimleri verilen yerleşim merkezlerinin tamamını Kırım sınırlarında da bulabilmekteyiz.

Donetsk, Japaroje ve Dniyepropetrovsk eyaletleri ve bu eyaletlere bağlı başta Mariupol şehri olmak üzere Beşev (Starobeşeva), Manguş, Kermençik, Bagatır, Ulaklı, Karan (Granitne), Laspi, Kamar, Gürdji, Karakuba, Eski Kırım, Andriyivka ve Telmanova da araştırma inceleme, tespit gezileri yapılmıştır. Eski Kırım'da Viktor ve Yelena Akritov ailesi, Polinary Nalça (Çocuk Pola), Arakelon İnna Tarasavna ve daha pek çok kişiye konuk olunmuş ve Urum folkloruna ait malzemeler derlenmiştir. Eski Beşev, Kamar, Bagatır, Granit, Anadol gibi yerleşim yerlerinde derlemeler yapılmış, isimler tesbit edilmiş ve kayda alınmıştır. Yapmış olduğumuz derleme, toplama ve araştırma faaliyetleri neticesinde elde ettiğimiz ürünleri arşivimizde bulundurmaktayız.

Şair ve akademisyen Valery Kör’ün Urum Türkçesiyle yazdığı şiirleri Latin alfabesine çevirdik. Valery ile birlikte Viktor Borata cemaatin ileri gelenleri arasında sayılıyor ve Viktor Borata akademisyenliğinin yanı sıra eski bir milli güreşçidir.

Şehirler içinde en yoğun nüfus Mariupol’de olup bu şehrin belediye başkanı da Urumdur. Ancak federasyon ile sıkı ilişki içerisinde gözükmektedir. Yunanca ve Urumca yayımlanmış kitaplara çok dikkat edilmeli, çünkü; bunlar ilmî gerçeklere de aykırı kitaplardır. Bu tür kitaplar çok hızlı bir biçimde de yayılabiliyor. Bu kitapların merkezi Donetsk şehridir.

Kamar’da Viktor Perikop, Maşa Ölmezova’dan türküler (91 yaşında) ve 71 yaşındaki Anya Ölmezova’dan da Aşık Garip ve Arzu ile Kamber hikayesinden bölümler derledik.

Urumlara Yunanistan veya Türkiye’den kendileri hakkında araştırma yapmaya gelen insanların olup olmadığı yolundaki sorularımıza aldığımız cevap ilginçtir. Yunanistan’dan gelenleri anlayamadıkları, çünkü onların dilini bilmedikleri, Türkiye’den gelenlerle de Yunanistan’dan gelenler gibi tercüman aracılığı ile konuştukları ancak Türkiye’den gelenlerin bazı cümle ve kelimelerini anlayabildikleri söylendi. Ayrıca Yunanistan’dan çok sık araştırmacıların geldiği de kaynak kişilerce ifade edilmiştir.

1780 yıllarında Kırım’dan çıkarılan Urum ve Rumey nüfus oranları ve yerleşim alanları aşağıda verilmiştir.

Urumların kurmuş oldukları yedi folklor grubuyla kendi dillerinde türküleri seslendirmekte ve oyunlarını sergilemektir. Folklor ürünlerine baktığımızda etnografik malzemelerinin tamamının Türkçe olduğu ‘balta, tokaç, sandık, bardak, sofra, dügeç, kürek, yüzbezi, fırın, güzgü vb’ ve masallarıyla halk hikayelerinin Anadolu’daki gibi olduğu, (Arzu ile Kamber, Köroğlu, Tahir ile Zühre, Aşık Garip, Hurşit ile Mahmihri), oyun ve türkülerinde karşılaşılan motif ve söz kalıplarının Anadolu ile paralellik gösterdiği görülecektir.

  Alıntı ile Cevapla