BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA ÜLKÜCÜLERİN ÖLÇÜSÜ!
Anayasa mahkemesinin vermiş olduğu son karar ile ilgili olarak Ülkücü Hareketin Görüşü şudur:
1-Anayasa Mahkemesi'nin kararların kesindir ve buna herkesin saygı duymak durumundadır.
2-Türk milletinin duygularına tercüman olan bizlerin bu konudaki gerçekleri dile getirmesi de siyasi sorumluluğumuzun bir gereğidir.
3-Yükseköğretim kurumlarında başörtüsü sorununun toplumsal bir huzursuzluk konusu olarak kanayan bir yara haline geldiğinin bilinen bir gerçektir.
4-TBMM'nin bu sınırlı amaçla Anayasanın 10. ve 42. maddelerinde yaptığı değişikliklerin, bu soruna toplumsal hoşgörü anlayışıyla makul bir çözüm bulunması amacına yönelik samimi bir çaba idi.
5-Bu kararın devletin temel ilkelerine yönelik bir hareket olarak değerlendirilmesi siyasi açıdan kabul edilemez.
6-Anayasa Mahkemesi'nin bu kararı, çözümsüzlüğe itilerek kanayan bu toplumsal yarayı derinleştirmiştir.
7-Bu kararla milli vicdan yara almıştır.
8-Sorun bu şekilde hukuki bir sonuca ulaştırılmış olsa da bunun milli vicdanda nasıl çözüleceği konusu açıkta kalmıştır.
9-Bu kararın çok yönlü sonuçları olması kaçınılmazdır.
10-Bu karar,Türk toplumunun inanç temelinde bölünmesi ve cepheleşmesi sürecini hızlandıracaktır.
11-Milletle devleti, devletle milleti karşı karşıya gibi gösterecek bu karar, bu yöndeki istismar çabaları için değerli bir zemin teşkil edebilecektir.
12-Anayasa Mahkemesi'nin kararı hukuki değil siyasidir.
13-Anayasa Mahkemesi'nin yetkisi, Anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleme ve denetleme ile sınırlıdır.
14-Anayasada açık olarak belirlenen bu yetki aşılmış ve konunun esasına girilerek Anayasa değişiklikleri iptal edilmiştir.
15-Mahkemenin bu kararının AKP'nin kapatılması davası üzerindeki muhtemel etkileri hakkında görüş bildirmek doğru değildir.
16-İddianamenin özünü oluşturan başörtüsü konusundaki Anayasa değişiklikleri iptal edildiğine göre, davanın esasının ortadan kalkmış olup olmadığı da üzerinde durulması gereken bir husustur.
17-Milliyetçi Hareket Partisi, milli vicdanı yaralayan bu siyasi kararı Türkiye'nin geleceği açısından büyük bir üzüntü ve endişe ile karşılamıştır.
|