Bedevi ve Su Testisi
“Testi”’nin Aslı
Hikayedeki “testi” insanın sahip olduğu ve benim dediği her şeydir.
Sahi olduklarımızla gururlanırız.Malımızla, makamımızla, evladımızla, bilgimizle, irfanımızla, çevremizle, hatta bedenimizle…Dilimizle söylemesek bile, içimizde bir duygu oluşur, “işte bunlar benim” deriz.Birisiyle muhatap olurken sahip olduklarımızın psikolojisi ile hitap ederiz, öyle oturup kalkarız.Gönül Adamlar buna VARLIK DUYGUSU demişlerdir.
En garibi kulluğumuzun tescili olan ibadetlerimizle bile varlık duygusuna kapılırız.”İbadet eden bir kişi” olarak görürüz kendimizi, başkalarından bir gömlek üstün…Bu hali insanlarla muhatap olurken yaşayabildiğimiz gibi, Yüce Mevla’ya kaşı bile yaşayabiliriz.Dua ederken yaptığımız iyilikleri, ibadetleri, bedevinin testisi gibi öne koyarız, onlara çok kıymet veririz.Kendimizi ibadet ehli, zikir ehli iyi bir insan görerek, haşa:”Eh ben bu kadar kulluk yaptım, sen de bunlara karşı beni affet ve ya bana şunları ver Ya Rabbi!” gibi bir duyguya kapılabiliriz.
Bu çok ciddi bir hatadır, kalbe bulaştıysa çok ciddi bir hastalıktır.Dicle nehrini görmemiş olan ve bir testi su ile büyük bir hediye sunmuş olduğunu sanan bedevinin durumuna benzer.
Şeytan bir insanın iyilikler yapmasına, ibadetlerini yerine getirmesine engel olamayınca bu sefer o iyilikler ve ibadetlerin içinde ona vesvese vermeye başlar:”Sen ne iyi bir insansın..” “Bu zamanda senin kadar ibadetlerini yapan kaç kişi var ki?..” “Kaç kişiye bu kadar zikir yapmak nasip olur?..” gibi düşüncelerle ruh dünyasını bulandırmaya çalışır.Böylece ibadetlerinin içini boşaltır.
Zamanla insan bir de bakar ki, iyiliklerin ve ibadetlerin şekilleri kalmış, ruhları kaybolmuş.İbadet arttıkça gönülde takva hassasiyeti artacağına, kalbi vurdumduymazlık ve menfi bir özgüven duygusu kaplamış.Her an Allah Teala’nın huzurunda olduğunun daha fazla farkına varacağına, ibadetlerine olan güveninden dolayı o farkındalık iyice azalmış.
İbadetlerimizi yapabilmemiz, iyilikte bulunabilmemiz, zikirle meşgul olabilmemiz de tamamen Allah Teala’nın bize bir ihsanıdır.İbadetlerimizi göz önüne alarak böbürlenmek, yani yaptığımız ibadetlerle kalbimizde bir varlık duygusu oluşması ciddi bir tehlikedir.Böyle bir halden Allah’a sığınırız.
Bedevinin su testisi ve Dicle nehri karşısındaki hali ibret almak için yetmez mi?
Mehmet Işık
Semerkand Dergisi, Eylül, 2007
|