10-17-2008, 21:48
|
#3
|
|
|
gerçekten 151 ülkenin oyunu almak büyük bir başarıdır.
DİPLOMATLAR: BU ÇOK BÜYÜK BİR BAŞARI
Türkiye'nin Batı Avrupa bölgesinden aday olduğu 2009-2010 BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliği seçimlerinde, Batı Avrupa grubunda 1. turda üçte iki çoğunluğu alarak 151 oyla BMGK'nin üyesi olması dış politika uzmanlarınca çarpıcı bir sonuç olarak değerlendirildi.
Emekli büyükelçi Yalım Eralp: Bu Türkiye için büyük zaferdir. İki yıl süre içinde dünya ülkeleri Türkiye'nin peşinde koşacaklar. Türkiye çok büyük bir lobi yaptı. Cumhurbaşkanı ve bakanlar düzeyinde lobiler yaptı. Bu çok büyük bir zafer elde etti. 2009-2010 yılları çok önemli. 2009'da Rusya ile polarizasyon dönemine giriyoruz. Türkiye beyanatlarla değil artık oyu ile etkili olacak. Türkiye İran ve Gürcistan konusunda oy kullanma hakkını elde ediyor.
Eski Washington Büyükelçisi Faruk Loğoğlu, Türkiye için büyük başarıdır. Bu başarı kolay elde edilmedi. Türkiye geçici konsey üyesi olmayacak aynı zamanda daimi üyeler üzerinde de etki yapabilecek. BM Güvenlik Konseyi önümüzdeki iki yıl süre içinde daha sağlıklı daha adil kararlar alınmasında Türkiye'nin büyük katkısı olacaktır.
CUMHURBAŞKANI GÜL
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesinin, Cumhuriyet diplomasisinin, her vatandaşın iftihar etmesi gereken mühim bir başarısı olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin BM Genel Kurulu'nda 2009-2010 dönemi için BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirtti.
Türkiye'yi destekleyen BM üyesi tüm ''dost ve kardeş'' ülkelere ''kalbi şükranlarını'' sunan Gül, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliğine seçilmeyi sağlayan Hükümet ve Dışişleri Bakanlığının tüm mensuplarına, diğer ilgili kurum ve kuruluşların yetkililerine, adaylık sürecine destek veren sivil toplum örgütlerine ve vatandaşlara takdir ve teşekkürlerini ifade etti.
''Bu netice esasen, Cumhuriyet diplomasisinin her vatandaşımızın iftihar etmesi gereken mühim bir başarısıdır'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, şunları kaydetti:
''Türkiye'ye verilen destek, uluslararası toplumun devletimize gösterdiği güvenin ve milletimize karşı beslediği dostluk ve sevgi duygularının bir yansımasıdır.
Türk dış politikasının başlıca ilham kaynağını oluşturan Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' vecizesi ülkemizin ve milletimizin barışçı kimliğinin de bir tezahürüdür.
BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğimizin bu yöndeki süregelen gayretlerimizi daha da etkili hale getireceğine samimiyetle inanıyorum.
Bu anlayıştan hareketle, Güvenlik Konseyi geçici üyeliği süresince ve takip eden dönemde, diplomasimizin tüm yeteneklerini dünya milletlerinin güvenliği, huzuru, esenliği ve refahı için seferber edeceğiz.
Türkiye, bölgemizde ve dünyada barış, istikrar ve huzur için sorunların çözümünde rol oynayan bir güç olmaya; medeniyetler, kültürler ve dinler arasında diyalog ve uyum sağlama çabalarına katkıda bulunmaya devam edecektir.
İnsanlığın, demokrasi, insan hakları, saydamlık, kadın-erkek eşitliği gibi ortak değerlerinin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması; açlık, yoksulluk, salgın hastalıklar, iklim değişikliği gibi ortak sorunlarının çözüme kavuşturulması için uluslararası toplumla elbirliği içinde çaba harcamaya kararlı olan Türkiye, terörizm ve şiddet, kitle imha silahlarının yayılması, ırkçılık, hoşgörüsüzlük, yabancı düşmanlığı ile her türlü etnik-dini ayrımcılık ve aşırılıkla mücadele alanlarında da titizlikle gayretlerini sürdürecektir.''
BAŞBAKAN ERDOĞAN
Başbakan Erdoğan Dışişleri Bakanı Babacanı arayarak elde edilen zaferden dolayı tebrik etti.
DSP LİDERİ ZEKİ SEZER
DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesini, ''önemli, doğru ve iyi bir gelişme'' olarak değerlendirdi.
Sezer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin BM Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine seçilmesinin dış politika açısından son derece önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin dış politikadaki etkinliğinin bu yolla artmasının söz konusu olacağını belirten Sezer, ''Türkiye'nin seçilmesi bence önemli, doğru ve iyi bir gelişme. Bu yolla uluslararası politikada Türkiye'nin etkinliğinin artabilmesi söz konusu. Ancak hükümetin bunu doğru değerlendirmesi gerekir. Diğer konularda olduğu gibi davranırsa istediğimiz, beklediğimiz sonucu alamayabiliriz, bu anlamda kaygı duyuyorum. Hükümetin bunu doğru kavrayıp aktif ve etkin bir konumda olması gerekir'' diye konuştu.
|
|
|