Tekil Mesaj gösterimi
Alt 11-14-2008, 14:22   #7
Kullanıcı Adı
Gönülden
Standart
Müslümanlar olarak, indirgemeci tanımlara, sömürgeci dile, mantığa, söyleme, yaklaşıma mahkum olmadığımızı öğrenmeliyiz, Bizler, Müslümanlar olarak kendimiz kalmak, kendimiz olmak istiyoruz, ideolojik çevreler bizim kendilerine benzememizi ve kendimizden vazgeçmemizi istiyor. Sömürgeci dil, ötekileştirici, yabancılaştırıcı, aşağılayıcı bir dil’dir. Bu nedenle de hakkaniyetten ve adaletten uzaktır, ideolojik düşünme biçimlerinin, her tür düşünsel özgürlüğe kapalı olduğunu bilmek gerekir, içerisinde bulunduğumuz dönemde, İslam dünyasında, Türkiye’de de İslamcı algı/bilinç/proje ve yapılanmalara karşı, bu yapılanmaları etkisiz kılmak üzere yeni bir kuşatma çalışması yapılıyor. Kuşatmaları ruhumuzda hissetmediğimiz için, kuşatmaya karşı alınması gereken önlemleri, tavırları konuşmuyoruz, Anlaşılması güç bir tevekkül anlayışı içerisindeyiz, anlaşılması güç bir rehavet içerisindeyiz. Hiç bir rahatsızlığımızı dile getirmiyoruz, her kuşatmayı, saldırıyı bir kader gibi kabul ediyoruz, İslam dünyası ülkeleri/toplumları jeopolitik kimlikleri olmayan, stratejik bakış açıları olmayan ülkeler/toplumlar olarak yaşıyor.

Sömürgeci yapılar tarafından ötekileştirilenler, zayıflar, güçsüzler için her vesile ile bir olağanüstü durum, bir sıkı denetim/sıkı gözetim durumu icat edilebiliyor. Ötekiler için, zayıflar için kurallar işletilmeyebiliyor. Hukuk boşlukları Türkiye’de olduğu gibi yönsüzlüklere ve olağandışı durumlara yol açabiliyor. Siyaset bir türlü siyasal alana bırakılmıyor, bireyler gereği gibi siyaset yapamıyor, toplum iktidara katılamıyor. Okullar/üniversiteler ideoloji, üretim merkezi gibi kullanılıyor, buralarda pedagojik mühendislik yapılıyor. Otoriter toplumlarda resmi/ideolojik vatandaş algısı, bireyin kendisini gerçekleştirmesine izin vermiyor. Aynı şekilde İslami kesimlerde de, bir hizbe, bir cemaate, bir lidere bağlananların bireyselliklerine hiç kimse saygı duymuyor. Bu yolla, bütün otoriter yapılar, her durumda edilgin üyeliklerle varlıklarını sürdürebiliyor. Tüm otoriter yapılarda liderlikler topluma karşı, cemaate karşı sorumluluk taşımıyor. Daha güçlü bir iradeyi taklit eden bireylerin de, toplumların da, bu yolla, hiç bir sorunlarını çözümleyemediklerini hatırlamak gerekir

ATASAY MÜFTÜOĞLU
Gönülden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla