Din deyince hurafedir diye her şeyi eleştirenler, Atatürk söz konusu olduğunda hurafeciliğin en kabasını yapıyorlar. Âlemleri Efendisinin hayatının her safhasını teşrih masasına yatıranlar, Osmanlı hanedanı hakkında yalan yanlış her şeyi söyleyebilenlerdir bunlar!
Bu Atatürk sevgisi filan değildir. Açıkça Atatürk’ün putlaştırılması, gerçek hayattan koparılarak, anlaşılmaz, takip edilmez, istifade edilmez hale getirilmesidir.
Atatürk’ün hayatta iken şiddetle karşı çıktığı bir idrak biçimi bugün Kemalist düşüncenin en belirgin vasfı olmuştur.
Putlaştırılan sadece Atatürk olsa yine iyi, fikirleri, düşünceleri de eleştirilmez, dokunulmaz, yan gözle bakılmaz ilahi hakikatler gibi sunulmuştur. Belli bir dönemin problemlerine çare olmak üzere terennüm edilen düşünceleri, Türkiye hep o çağda kalacakmış gibi ebedi hakikatlermiş gibi algılanmıştır.
Hâlbuki Atatürk de insandı. Fikirleri de her insanın fikirleri gibi fanidir. Fikirlerde insanlar gibi, doğarlar, gelişirler, büyürler ve de ölürler. Yok, Atatürk ün fikirleri ölümsüzdür demek eşyanın tabiatına aykırıdır.
Üstün meziyetleri vardı, ama zaafları da vardı.
Doğruları vardı, ama yanlışları da vardı.
Cüret ve cesareti vardı, ama korkuları da vardı.
Alkışlanacak, taklit edilecek yönleri vardı, ama eleştirilecek yönleri de vardı.
Yumruğu vardı ama kalbi de vardı.
Böyle bir Atatürk, putlaştırılarak toplumdan koparılmış bir Atatürk’ten bin defa daha evladır.
Demokratik toplum olmanın gereği de bunu gerektirir. Özel hayatlarında dahi Atatürk’ ü örnek alan Kemalistler Atatürk’ ün özel hayatının halk tarafından öğrenilmesinden rahatsızlık duyuyorlar. Bu ne yaman çelişki.
SELÇUK ÖZDAĞ
|