Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-16-2009, 16:34   #6
Kullanıcı Adı
Alem_i Ervah
Standart
İktidânın Sıhhatine Manî Olan Ve Olmayan Hâller

Bir kimseyi, iktidâdan imâma uymaktan) şu üç şey men eder:

1. Yük taşıyan hayvanların ve arabaların geçtiği umûma afit yol.

Tahâvî´de de böyledir.

İmâm ile muktedî iinâma uyan kimse) arasında yol bu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)lunur ve eğer bu yol dar olur ve araba veya yüklü hayvan geçemezse bu yol, ik´tidâya imâma uymaya´ mani olmaz. Ancak, bu yol, ge(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)niş olur da arabalar ve yüklü hayvanlar geçebilirse, bu yol, iktidâya mani olur. Fetâvâyi Kâdihân´da ve Huîâsa´da da böyledir.

Bu hüküm, yola bitişik saflar olmadığı zamandır. Fakat, saflar yola bitişmiş kavuşmuş) olduğu zaman, bu yol imâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ma uymaya mani değildir. Yolun üzerinde namaz kılan bir ki(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)şi bulunmuş olsa, onunla ittisal bitişik olma hali) sabit olmaz. İttisal üç kişi ile bil-ittifak sabit olur. iki kişi de ise, görüş ayrılığı vardır. İmânı Ebû Yûsuf (R.A.)´a göre, iki kişi ile ittisal sabit olur; İmâm Muhammed (R.A.) e göre ise, sabit olmaz.

İmam, yolda durmuş cemaat de yolun uzunlamasına imâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mın arkasında saf tutmuş olsa; imâmla, arkasındakiîerin arasında, yoldan araba geçecek kadar mesafe bulunmazsa, namazları caiz olur.

Keza, sona varıncaya kadar, birinci safla ikinci&i saf arasında, araba geçecek kadar mesafe bulunmasa, namazları caiz olur. Fetâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)vâyi.Kâdihân´da da böyledir.

-üide, imâma iktidâden men eden hâl ise, iki saf miktarın(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)da olan boşluktur.

Bayram namazlarında ise, bu iki saf miktarındaki veya daha fazla miktandaki boşluk, ik ti daya mani değildir.

Cenaze namazlarında ise, meşâyih arasında, ihtilaf vardır. Nevâ-ziî´de cenaze namazı kılman yer mescid gibi kabul edilmiştir. Huîâsa´da da böyledir.

2. Kendisinden geçmek, ancak kayık gibi bir vaista ile mümkün olan nehir C = Irmak´ da, imâma iktidâya manidir.

Tehâvi Şerhi´nde de böyledir.

Şayet, imâmla muktedirim arasında, içinden gemi veya mo(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)tor geçen bir nehir varsa, bu nehir, imâma iktidaya, mani olur. Eğer nehir küçük olurda, ondan kayık geçmezse, bu nehir, imâma ikti(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)daya mani olmaz. Muhtar olan görüş buldur. Huîâsa´da da böyledir. Sahih olan da budur. Cevâhürü´l-EhÜlatiy´de de böyledir.

Eğer, nehir üzerinde köprü bulunur ve onun üzerinde de imâma varana kadar saf bulunursa, bu durumda, nehrin arkasında kalan kimselerin, imâma uymasına mâni bir hal kalmamış olur.

Üç kişinin bir saf oluşturacağı hususunda icmâ´ vardır. Tek kişinin saf olmayacağına da icmâ´ vardır. İki kişi hakkında ise ih(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)tilaf vardır.

Eğer, imâmla muktedinin arasında, su vakuru veya havuz bulu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)nur ve bunların içinde de bulanan suyun bir tarafına bırakılan ner caset, diğer tarafını dapis´endirirse,bu su veya havuz, iktidaya ma(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ni olmaz. Fakat, eğer bir tarafına bırakılan pislik diğer tarafım pis(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)lendi rmiyorsa, iktidaya mani olur. Muhıyt´te de böyledir.

3. Kadınlardan meydana gelmiş olan tam bir saf da imâma İk-t´daya mânidir.

Tâhâvî Şerhi´nde de böyledir.

İmâmın arkasında, kadınlardan tam bir saf bulunursa, on(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ların arkasında bulunan erkek safların tamamının namazları fesada gider Muhıyt´te de böyledir.

A Mescidde fevkânenm ( = mahfilin) üstünde ve altında, er(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)kek cemaat namaz kılıyor olsa da, önlerinde, ya kadınlar veya bir yol bulunsa, bu erkek cemaatin, namazları caiz oîmaz.

Bu kadınlar üç´tane İseler, zâhirü´r rivâyede kadınlardan itibaren, geriye doğru erkeklerden, üç safta bulunanların, hepsi(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)nin namazları fasid olur. Daha geride kalanların namazları sa(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)hihtir, caizdir. Fakat, eğer kadınlar tam bir saf iseler, bunların arkasında bulunan bütün erkek saflarının namazları fasid olur.

Fovkânede bulunan erkeklerin, tam alt hizalarında kadınlar varsa, fcvkânede bulunanların namazları caizdir. Fetâvâyi Kâdihân-tla da böyledir.

Şeyh Zâhid Ebû´l - Hasen er - Rüstağfinî´nin Fevâid´inde «Bir mescidde bulunan fevkâne´de kadınlar imâma uyarak namaz küsalar fevkânenin altında da erkekler saf tutup namaz kılsalar, bunların namazları fasid olmaz.» denilmiştir.

Bir imâm, erkeklere ve kadınlara namaz kıldırmakta olsa da, kadınların saffı, erkeklerin sarfının hizasında bulunsa, sadece kadınların saffmm yanında bulunan bir erkeğin namazı fasada gider. Ve bu adam, kadınlarla erkeklerin arasında, bir sütre veya bir duvar gibi olur. Görmüyormusun ki, kadınlarla erkeklerin ara(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)sında, semerin gerişi kadar bir sütre bulunsa, bu sütre sayesinde, hiç bir erkeğin namazı,fasid olmaz.

Kadınlarla erkeklerin arasında, bir arşın yüsekliğinde bir duvar bulunsa, bu bir sütre sayılır. Şayet bu duvar, bir arşından noksan ise, ondan sütre olmaz.

Eğer, kadınlar, bu auvarm üzerinde iseler, bu durumda da, o duvar, sütre değildir. Fakat, duvarın yüksekliği bir adam boyu ise, o duvar, yerde olan erkekler için sütredir; duvarın üzerinde o-´ lan, erkeler için ise, sütre değildir. Muhıyt´te de böyledir.

Muktedi ile imâm arasında bir duvar var ise, iktida, sahih, olmaz. Ancak, bu durumda, iktidâdın sahih olmaması için, duvarın büyük olması ve muktedi imâma varmak isteyince o duvarın mani olması gerekir. îmânım halinin, o adamca, bilinip veya bilinmemesi arasında da bir fark yoktur. Zehıyre´de de böyledir.

Eğer, duvar küçük olur veya duvar büyük olduğu halde, on(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)da bir deîik, bir pencere bulunur ve bunlar nıuktedinin imâma ulaş(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)masına manî olmazsa, imama iktida sahih olur.

Keza, duvardaki delik küçük olur, imâma varmaya müsait bu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)lunmaz ancak, bu delik imâmın hali ile onu dinleme, görme hususun(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)da şüphe bırakmazsa, iktida sahih olur.

Duvar küçük olur ve imâma varmaya mani bulunur; lâkin imâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mın hali, muktedilere gizli kalmaz ise, yine iktida sahih olur. Sahih olan kavil de budur. Muhıyt´te de böyledir.

«Duvarda örtülmüş kapı varsa, iktida sahih oimaz.» denil(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)miştir. Çünkü o, vusule manidir. «Bu durumda iktida sahih olur.» diyenlerde vardır. Çünkü o kapı vüsûl için konulmuştur ve onun kapalı olması ile açık olması arasında bir fark yoktur. Serahsî´nin Muhıyt´inde de böyledir.

Mescid çok büyük olsa bile, içindeki fasıla, ifctidâya mani değildir. Yani, bir mescid içersinde, imamla muktedi arasında, ne kadar boş yer bulunursa bulunsun, iktida sahih olur. Vecizü´î - Ker-derî´de de böyledir.

İmânı mihrabda iken, muktedi, mescid içinde, ne kadar uzakta bulunursa bulunsun, iktisadi caizdir. Tahavî Şerhi´nde de böyledir.

Bir kimsenin, mescide bitişik olan evinin üzerinden imâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ma uyması imâmın hâli ona şüpheli ( = meşhûl) olmasa bile caiz olmaz. Hulâsa´da da böyledir. Sahih olan da budur. Yalnız, bu kimse, mescidin duvarının başında olursa, iktidası caiz olur. Serahsi´nin Muhıyt´inde de böyledir.

Bir kimse, eğer mescid ile evinin arasındaki duvarın üze(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)rinde durur, imâmın hali hususunda da bir şüphesi bulunmazsa, kimsenin iktidası sahih olur.

Mescide bitişik sekilerden, imâma iktida, seki camin´in dışında bulunsa bile safların imâma ulaşması şartıyla, caizdir. Hulâsa´da da böyledir.

= Aralarında, umuma ait yol olmadıkça, câmi´e komşu olanın, kendi evinden imâma uyması caizdir. Arada, umuma ait yol bu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)lunsa bile, eğer o yolu, saflar kapatmişsa, bu durumda, yine evden camiin imâmma uymak caiz olur. Tatarhanîyye´de de böyledir.

Bir kimse, mescidin damından imâma uymuş olsa; eğer mescidin dama açılan bir kapısı varsa ve imâmın halinden de bir şüpheye düşülmüyorsa, o kimsenin iktidası sahih olur. Eğer, imâmın hali şüpheli bulunursa, o kimsenin iktidası sahih olmaz. Fetâvâyî Kâdİhan´da da böyledir.

Mescidin dama açılan kapısı olmadığı halde, damdaki kim(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)se, imâmın haline tam vakıf oluyor ve bir şüphesi bulunmuyorsa, o kimsenin, imâma iktida etmesi caiz olur. Keza, bu şekilde mina(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)reden iktida da caiz olur. Hulâsa´da da böyledir. [38]



İmâmın Ve İmâma Uyan Kimselerin Yerleri


tmâm ile birlikte, bir erkek veya aklı eren bir çocuk bu. lunduğu zaman, — bu kişi — imâmı sağ tarafına durur. Muhtar olail da budur.

Bu kimse, imâmdan geriye durmaz. Zâhirü´r - rivâye de bu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)dur. Muhiyt´te de böyledir.

Bu kimsenin, ^imâmın arkasına durmuş olması da caizdir. Fakat, o kimse kötü bir şey yapmış olur. Serahsî´nm Muhıyt´inde de böyledir.

Bu kimsenin, imâmın arkasına durmuş olsa da caizdir. İmâm Mu h amme d, İRA.) nassan bir kerahat zikretmem iştir. Âlim(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ler, bu hususta görüş ayrılığına düşmüşlerdir. Bazıları: «Bu durum mekruhtur» demişlerdir. Sahih oîan da budur. Bedâi´de de böyle(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)dir.

İmâma uyan iki kişi olduğu zaman, onun arka tarafında dururlar. Bunlardan birisi çocuk olsa bile, hüküm aynıdır.

İmâma uyanlar, bir kadınla bir erkekten ibret olursa; er(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)kek, imâmın sağına durur, kadın ise, imâmın arkasında durur.

İmâma uyanlar, iki erkekle bir kadın olursa; erkekler, imâmın arkasına kadın da erkeklerin arkasına durur.

İmamla birlikte namaz kılanlar, iki erkek olsa da, imâm, onların arasına durmuş bulunsa, bu durumda namazları caiz olur.

İki adam saharda namaz kılarken, biri diğerinin sağ tara(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)fına durur; üçüncü bir adam gelince namaza başlamadan önce, imâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ma uymuş olan kimseyi geriye çeker.

Şeyhü´l - İmâm Ebû Bekir Turhal´ın: «İmâma uymuş olan kim(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)senin, üçüncü şahsın geriye çekmesi ile namazı bozulmaz. Üçüncü kişi, o kimseyi isterse tekbirden önce çeksin, isterse sonra çeksin,

hüküm değişmez.» dediği rivayet olunmuştur. MııhıyVte de böyledir. Fetâvâyi ltâbiyye´de de böyledir. Sahih olan da budur. Tatarhâniy-ye´de de böyledir.

Sahrada, bir yerde, iki kişiden birisi diğerine imâm olsa, üçüncü bir şahıs da gelip, bunların namazlarına ^ıhil olsa ve bu şahıs imâmla imâma Önce uymuş oîan kimsenin arasındaki mesa(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)fede ve fakat önceki şahıstan daha ileride dursa, bu durumda na(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)maz bozulmaz.

Bu kimse, ayaklan imâmdan geride olduğu halde, imâmın sec(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)de ettiği yerden daha ileriye secde -etmiş olsa, yine ö namazı bozul(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)maz. Muhıyt´te de böyledir.

Erkekler, çocuklar, hünşâlar, kadınlar, mürahıklar, yaşı dokuzdan yukarı olan kız çocuklar, namaz için toplanmış olsalar; imâmın tam arkasına erkekler, sonra erkek çocuklar, sonra hün-sâlar, sonra kadınlar ve daha sonra da kız çocuklar dururlar. Ta-hâvî Şerhi´nde de böyledir.

Kadınların cemaate gelmeleri mekruhtur. Ancak, yaşlı ka(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)dınlar, sabah, akşam ve yatsı namazına gelebilirler. Bu güne göre fetva işe, fesadın zuhura çıkmış olmasından dolayı, kadınların, bütün namazlara gelmeleri mekruhtur. Muhtar olan da budur. Tebyin´dc de böyledir.

Cemaate münasip olan, namaza kalktıkları zaman sıkışa(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)rak, aralarında hiç bir açıklık bırakmadan, saflarında, omuzları bir hizada, dümdüz durmaktır. Bunu, imâmın emretmesinde de bir beis yoktur. Bahrü´r-Râık´ta da böyledir.

İmâma layık olan da, cemaatin tam orta hizasında dur(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)maktır. İmâm, eğer ortanın sağında veya solunda durursa, sün(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)nete muhalefetten dolayı günahkâr olur. Tebyîn´de de böyledir.

Namaz kılarken, imâmın tam arkasına, en faziletli bir kimsenin durması da münasip olan hususlardandır. Tahâvî Şerhi´n-dc de böyledeir.

Cemaatle namaz kılarken, birinci safda durmak, ikinci saf da -durmaktan; ikinci safda durmak da üçüncü safda durmak(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)tan daha efdaldir.

Birinci safda açıklık bulunursa, orası ikinci safda bulu-nanJarca kapatıüır ve açıklık ikinci safda kalır. Kunye´de de böy(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ledir.

İmâma uyan kimseler için, en faziletli yerler, imâma en yakın olan yerlerdir.

Şayet, yerler imâma uzaklık bakımından müsavi iseler, bu durumda, imâmın sağ tarafı daha efdaldir. Ahsen (=en güzel) oıan da budur. Muhıytte de böyledir.

Kadınla erkeğin bir hizada bulunması, erkeğin namazım ifsad eder.

Bunun için aşağıdaki şartîar vardır :

1- Bir hizada bulunan kadının cima´ya elverişli ve iştah çekici kimselerden olması gerekir. Bu hususta yaşa itibar edilmez. Sahih olan da budur. Tebyîn´de de böyledir.

Namaz kılan erkeğin yanında fakat ayrohizada, iştah çekmiyen bir sabiye kız çocuğu bulunsa ve bu kız çocuğunun, namaza da a k-lıyetiyor olsa, o erkeğin namazı bozulmaz. Kâfİ´de de böyledir.

2- Namazın, ruku´İu ve secdeli bir namaz olması gerekir. Bu namazı imâ ile kılıyor oisalar bile, kadının yanındaki erkeğin, namazı bozulur.

3- Edâ ve namaza başlama bakımından, namazın, erkekle kadın arasında müşterek olması gerekir. Bu sözümüzle, tahrîme namaza iftitah tekbiri ile başlama cihetinde müşterek olmayı

ve tahrîmelerini, imâmın fcahrîmesi üzerine bina etmelerini kasdediyoruz.

Eda yönünden ortaklıkla da, takdîren ve tahkîken, imâmın eda ettiği namazı eda etmelerini kasdediyoruz.

Burada, müdrîk´in t=baştan itibaren imâma uymuş olan kim(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)senin) tahrîmesi, imâmın tahrîmesi ile, edası da imâmın edası ile beraber olursa, tahrîken tahrîme ve tahkîken eda olur. Lâhık´-ın tahrîmesi de hakikaten imâmın tahrîmesi ile beraberdir. İmâ(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mın eda ettiği bölümü, lahık´ın kaza etmesi "ise takdiridir. Mes-muk´un (simama sonradan uyan kimsenin) tahrîmesi, yalnız ba(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)sına namaz kılan kimsenin (.= münferidin) tahrimesi gibidir. Bukimsenin, noksanlarını kaza ederken, kadınla erkeğin bir hizada bulunmaları, erkeğin namazını ifsad eylemez. Tebyîn´de de böy(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ledir.

4- Kadınla erkeğin bir hizada bulunmalarının, erkeğin na(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mazını bozması için, ikisinin de bir yerde bulunmaÜan gerekir. Hat(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ta, erkek sekide olsa da, kadın da yerde bulunsa, eğer seki bir adam boyu yüksekte ise, erkeğin namazı bozulmaz.

5- Bu durumda, erkeğin namazının bozulması için, araların(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)da bir engelin, bir perdenin bulunmaması lazımdır. Meselâ : Ka(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)dınla erkek bir yerde bulunsalar da, bu yer (veya seki) de arala(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)rında bir direk bulunsa, bu durumda da, erkeğin namazı fasid ol(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)maz.

Bu engelin en aşağısı, yüksekliği bir semerin arkası, (yakla(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)şık bir arşın) kadar, kalınlığı da parmak kalınlığı kadar olmalıdır. Açıklık da, hail (mani) yerine geçer. Aradaki açıklığın en aşağı de(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)recesi de, araya bir erkeğin durabileceği kadardır. Tebyîn´de de böyledir.

6- Kadınla erkeğin bir hizada namaz kılmasından dolayı, erkeğin namazının bozulması için, kadının kıldığı namazın sahih olması da gerekir. Şayet, kadın deli olursa, onunla aynı hizada bulunması, erkeğin namazını ifsad etmez. Kâfi´de de böyledir.

7- Kadınla erkeğin aynı hizada bulunmasının, erkeğin na(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mazını bozması için, imâmın namaza başlamadan önce sonra değil kadınlara da niyyet etmesi gerekir. Niyyetin sahih olması için, niyyet esnasında kadınların hazır olmaları şart değildir.

8- Kadınla aynı hizada bulunmaktan dolayı erkeğin namazı(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)nın bozulması için, aynı hizada bulunmanın, tam bir rükün müd-detince devam etmesi de gerekir. Hatta, bir kadın, bir safta tek(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)bir almış olsa, ikinci bir safta da rükû´ yapsa ve üçüncü bir saf(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ta da secde etse, buralarda sağında, solunda ve arkasında na(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)maz kılanların hepsinin namazları da bozulur.

9- Kadınla aynı hizada namaz kılmaktan dolayı erkeğin na(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)mazının bozulması için, kadınla erkeğin yönlerinin aynı olması gerekir. Şayet, yönleri değişik olursa, erkeğin namazı bozulmaz. Namaz kılan bu kimselerin, yönlerinin değişik olması, ancak Kâ´-be´nin içinde namaz kılındığı zaman düşünülebilir. Veya bu hâl, çok karönhk bir gecede, her biri kendi taharrisinin kıble isti kametini araştırmasının) neticesine göre namaz kılarken vuku bulabilir.

10- Aynı hizada bulunmakta mu´teber olan ölçü bacak ve topuklardır. Sahili olan da budur. Tebyîh´de de böyledir.

11- Bir kadın, ancak üç erkeğin namazını ifsad eder. Bun(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)lar : Sağındaki, solundaki ve arkasındaki erkeklerdir. Bir kadın, bunlardan daha fazla erkeğin namazını ifsad etmez. Tebyîn´de de böyledir. Fetva da bunun üzerinedir. Tatarhâniyye´de de böyledir.

12- Bu durumda, iki kadın, dört erkeğin namazını fesada verir: Birisi, sağ taraflarında olan, diğeri sol taraflarında bulu(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)nan. İkisi de arkalarında bulunanlardır.

13- Eğer üç kadın olursa, sağ taraflarından üçer, sol taraf(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)larından üçer; arkalarından da son safa kadar, kendi hizalarında bulunan kimselerin hepsinin namazlarını ifsad ederler. Bu cevap açıktır. Tebyîn´de de böyledir.

14- Hunsâ-i müşkilin, aynı hizada bulunmasından dolayı, erkeğin namazı bozulmaz. Tatarhâniyye´nin İmamın ve Ona Uyan(Uygunsuz kelime. Yönetimle irtibata geçiniz)ların Yerleri BÖliimü´nde de böyledir. [39]
Alem_i Ervah isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla