
Şeyh Ahmet İsmail Yasin, köklü ve tarihi ‘Cevre Askalan’ köyünde, Haziran 1936 yılında doğdu. O yıl, işgal altındaki topraklar, artan Siyonist nüfuza karşı ilk silahlı mücadeleye tanık oluyordu. Kendisi daha beş yaşını doldurmamışken babası vefat etti. Ahmet Yasin, büyük yenilgi/felaket diye bilinen 1948 yılındaki Arapların yenilgisini 12 yaşındayken yaşadı. Bundan kendine dersler çıkardı. Çıkardığı bu dersler, ilerde hayatının düşünce ve siyasi alanlarına etki edecekti. Çıkardığı önemli ders şuydu:
“Filistinli halkın silahlanarak kendi güçlerine dayanması, kendi dışındaki güçlere –bunlar ister Arap ülkeleri ister Birleşmiş Milletler olsun- dayanmasından daha önemlidir.”
Şeyh Yasin, şehid olmadan önce bu dönemle ilgili olarak şunları söylemiştir:
“Siyonistlerle savaşmaya gelen Arap orduları, ordu dışında hiç kimsenin elinde silah bulunmaması gerektiği bahanesiyle elimizdeki silahları aldılar. Haliyle onlara bağlı kaldık. Onlar hezimete uğrayınca bizler de hezimete uğradık. Bunun üzerine Siyonist çeteler sivilleri korkutmak ve sindirmek için katliamlar yaptı. Şayet silahlarımız elimizde olsaydı, olayların akışı mutlaka değişirdi.”