|
Erdoğan Adana ve Hatay’da: 29 Mart’ta güneş daha canlı doğacak
08 Mart 2009 Pazar
> HATAY/ ADANA İHA

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, “Telefonda rahat küfür edemiyoruz” sözlerini eleştirerek; “Milletim bu ülkede küfürbazdan başbakan yapmaz” dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin Hatay mitinginde onbinlerce vatandaşa hitaben yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Hizmet üretirken ve hizmet götürürken asla ayrımcılık içinde olmadık. İnsanlık dışı uygulamaları elimizin tersiyle ittik. Önce insan dedik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Ayırım gözetmeden bütün insanlara hizmet götürmenin gayreti içerisinde olduk. Bütün illerimizi adil biçimde kalkındırmanın içerisinde olduk, yine aynı gayretle yola devam edeceğiz.
KAÇ DEFA GELDİLER
Hatay’a Başbakan olarak beşinci gelişim. Şimdi size soruyorum, Baykal kaç defa geldi? Buranın yolunu bilmiyor mu, hiç uğramadı mı, yolu düşmedi mi buraya? Sayın Bahçeli hiç Hatay’a geldi mi? O da bilmiyor mu yolunu? Niye gelmezler? Bu kardeşinizden işleri daha mı yoğun, biz hem memleketimizi hem partimizi yönetiyoruz. Hem dünyayı dolaşıyoruz hem de ülkemizi dolaşıyoruz. Bu Başbakanızın gitmediği bir il yok. En az gittiğim şehre 3 defa gittim. Gideceksin, yerinde göreceksin. Vaktimiz bu millete feda olsun. 29 Mart’ta onlara hesabı sormalısınız. ‘Neden bizim halimizi hatırımızı sormuyorsunuz’ diye sormalısınız. Eğer adres şaşırıp da gelirlerse Hatay’a, onları gezdirin, görsünler. Hatay’ın felsefesini, tarihini anlatın, üslupları dilleri değişir. Belki Hatay’ın hoşgörüsünden ve kardeşlik ikliminden onlara pay düşer. Belki Hatay’ı gördükten sonra Başbakan’a nasıl hitap edileceği konusunda bir fikir edinirler... Bir tanesi çıkıyor, ‘bizi mahkemeye verdi’ diyor. Hakaret ettiğiniz için mahkemeye verdik. Ben meydanlarda seninle aynı dille konuşmam, buna edebim müsaade etmez. Hukuk devletinde yaşıyoruz. Şimdi başka bir kampanya başlattılar. Sayın Baykal, çirkince ‘Telefonlarımız dinleniyor, ağız tadıyla birbirimize küfür edemiyoruz’ diyor. Kim olduğu ortaya çıktı. Yazıklar olsun, sen benim milletime küfür dersi mi veriyorsun? Milletimi küfürbaz olmakla mı niteliyorsun? Benim milletim bu ülkede küfürbazdan başbakan yapmaz, küfürbaza da prim vermez. Bu ülkede ahlak değerleri var. Bunları bileceksin, karşındakine saygı göstermesini bileceksin. Biz böyle yetişmedik, böyle terbiye almadık. Bizim öğretmenlerimiz bize böyle bir ders vermediler. Sayın Baykal böyle ders veriyordu. Şimdi de millete böyle ders veriyor. Merak etme, milletim sana 29 Mart’ta dersini verecek. Aynı Baykal, Tunceli valimize çirkin bir yaklaşımda bulunuyor. Bir grup çıkıyor, ‘Biz AK Partili vali istemiyoruz’ diyor. Ne demek bu? İdeolojik yaklaşımlarla valilerimizi karalama hakkınız yok. Başbakan olarak valimi başkalarının eline avucuna bırakmam, hepsine de sahip çıkarım. Bu da benim asli görevim.
ADANA’DA COŞKULU KALABALIK
Hatay’da TOKİ’nin anahtar teslim törenine katılan Başbakan Erdoğan, daha sonra Adana’ya geçerek Uğur Mumcu Meydanı’nda on binlere seslendi. Erdoğan, “Dün havaya cemreye düştü, dünden itibaren ülkeme bahar geldi. Mümbit Çukurova topraklarına bahar geldi. Umutlarımız yeniden yeşeriyor. İnşallah o baharı 29 Mart’ta birlikte, farklı bir şekilde kutlayacağız. 29 Mart’ta güneş bir kez daha ülkemin üzerine, Adana’nın üzerine farklı doğacak. 29 Mart şimdiden ülkeme hayırlı olsun” dedi.
BAYKAL KÖTÜ ÖRNEK
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “Burayı Akdeniz’in yıldız kenti yapmak için yollumuza devam ediyoruz. Adana ve 10 ilçesinde, beldelerinde inanıyorum ki AK Parti diyeceksiniz. Yüreğinizi bir defa daha ortaya koyacaksınız. Adana, bizim dünyaya açılan kapılarımızdan bir tanesi. Miting meydanında ‘küfür etme özgürlüğüm yok’ diyor. Günlerdir bu millete yalan, dolan, hakaret, küfür dışında ne söyledin. Türk siyasetine bugüne kadar ne kazandırdın. Bir de kalkıyor beni TV ekranlarında tartışmaya çağırıyor. Televizyona çıksak, senin konuşmalarının üzerine hep ‘bip’ sesi gelir. Çocuklara, gençlere kötü örnek oluyorsun. Aynı şekilde Bahçeli günlerdir meydanlarda küresel ekonomik krizi, işsizliği istismar etmenin gayreti içinde. Bu ülke 2001 krizlerini unutmadı.

34 AÇILIŞ BİRDEN GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Hatay’da Başbakan Erdoğan ve eşi Emine Hanım; beraberindeki bakan, milletvekilleri ve yerel yöneticilerle birlikte, eğitimden, toplu konuta, sulamadan restorasyona ve altyapıya kadar 34 açılış gerçekleştirdi.
‘Yapacaklarınızla konuşun’
“Sandıktan çıkamayacaklarını anlayınca ağız değiştirdiler, padişahlık, rejim demeye başladılar” diyen Başbakan Erdoğan şunları söyledi: “Bunu defalarca yaptınız, her seferinde bu millet size sandıkta gereken cevabı verdi. Yüreğiniz yetiyorsa, yaptıklarınızla, yapacaklarınızla konuşun. Milletin diliyle konuşun, gelin milletle konuşun. Sivas’ın ötesine de gidin, vatandaşla kaynaşın, oralar da bu vatanın toprakları, orada yaşayanlar da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Dertlerini bir dinleyin. İnanın mutlu, memnun olurum; Türkiye’de siyaset çok güzel yapılıyor diye. Türkiye o zaman çok farklı bir ülke olur. Benim milletim, artık karanlık senaryolara pabuç bırakmıyor. Milletim bu medyanın neler yaptığını iyi görsün. Türkiye’yi nerelere süreklemek istediğini iyi görsün...”
“Birbirimizi anlamalıyız”
Medeniyetler İttifakı konusunda Hatay’ın önemli bir yeri bulunduğunu belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi: “BM çatısı altında İspanya ile birlikte bu projeyi Türkiye yürütüyor. 81 ülke, 14 ululuslarası örgüt çağrımıza cevap verdi. 6-7 Nisan’da, İstanbul’da ittifakın ikinci forumunu yapıyoruz. Dünyaya çağrıda bulunacağız. ‘Medeniyetler, kültürler çatışmasın, diller, dinler, mezhepler çatışmasın’ diyeceğiz. Gelin birbirimizi anlayalım, birbirimizi dinleyelim. Dünyada yeniden Kerbelalar, Bosna Hersekler, Kosavalar yaşanmasın; Halepçeler, Beyrutlar, Gazzeler yaşanmasın; Türkiye’den, Hatay’dan bütün dünyaya, Mevlana’nın diliyle, Yunus’un diliyle sesleniyorum, gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.
“Nifakçıya izin vermeyin”
“Yıllar boyunca bir ve beraber yaşadık” diyen Başbakan Erdoğan şöyle devam etti: “Tarihin her döneminde aramıza nifak sokmaya çalışanlar oldu. Bugün de aramıza fitne tohumları serpmek için gayret gösterenler var. Bu ülkenin Türkü, Kürdü, Arabı, Ermenisi, Rumu, Lazı, Çerkezi, Arnavutu, Boşnağı, Gürcüsü birdir, beraberdir. Bu ülkenin Müslümanı, Hristiyanı, Musevisi kader ortaklığı yapmıştır. Hepimiz Türkiye’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin birinci sınıf vatandaşlarıyız. Bu özgür ülkede herkes kendi kimliğini, inancını dilediği gibi yaşayabilir. Bizler 70 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak daha güçlü bir millet olmanın sevdasındayız. Siz, biz ayırımı olmadan, hepimiz bu ülkede ev sahibiyiz. Asla ayırım yok. Çünkü biz, yaradılanı Yaradan’dan ötürü severiz...”
|