Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03-11-2009, 04:55   #4
Kullanıcı Adı
Duygu'Seli~
Standart
Sevgili Dost,
Merhameti gördün mü?
Kaybolduğundan beri -kaçırılmış da olabilir-
kendisinden bir haber alınamayan merhameti.
"Kayıp Aranıyor" ilanlarından ses çıkmadığına göre,
merhameti tanıyanlar gazete okumuyor,
sokaklarda dolaşmıyor.
"İnsanlık namına" bir kıpırtı olmayınca, bu kez
"kanun namına" harekete geçiliyor ve kasaba halkı şerif'in arkasına düşüp, merhameti kaçıranları aramaya başlıyor. Meşalelerin dili karanlığı didikliyor,
gecenin kenarını tutuşturuyor.
Eller ağzın iki kenarına tutulup bağırılıyor:
"Merhamet! Merhamet!" ses ormanın içinde
nereye gideceğini bilemiyor, panik içinde sağa sola koşuşturuyor, çalılara takılıyor,
yaprakları döküyor, baykuşları korkutuyor,
sonra bir kuyunun içine düşüp,
ıslak bir şekilde geri dönüyor:
"Merhamet! "Merhamet!" yankı yapıyor.
Aramadık yer bırakmıyorlar.
Buluta bakıyorlar,
dağılıyor. Göle bakıyorlar, çekiliyor.
Taşları bile birer birer uyandırıyorlar oyuklarında.
Taşların altı solucan kaynıyor.
Sevgili Dost,
Merhameti gördün mü?
Eşkâlini tarif etmem gerektiğini biliyorum
ama bu hiç de kolay değil.
Kanadı var, desem; hemen yolarlar.
Gözleri var, desem; mil çekerler sürme diye.
Ayakları var, desem; mıhlarlar sandalyeye.
"Nesi var?"/"Gülüşü var!"Ağlatırlar.
"Nesi var?"/Yaprakları var!"Kopartırlar.
"Nesi var?"/"Beyazı var!"Karartırlar.
Sevgili Dost,
Merhameti gördün mü?
Ne olur bana da göster.
Kimseye söylemem, söz; zarar veremezler.
Beni kanadının altına almasa ne çıkar; emerim ışığını. Dizinin üstüne yatırmasa da olur; kim söylemiş uyuduğumu?
Sevgili Dost,
Merhameti gördün mü? Tamam,
söyleme biliyorsan yerini.
Bari hayatta olduğunu haber ver.
"Merhamet ölmedi değil mi?"
Sevgili Dost,
Cennetle cehennem yarışa kalktı.
Sen hala susuyorsun.
Güneş dürüldü, yıldızlar döküldü,
vahşi hayvanlar bir araya toplandı.
Sen hala susuyorsun.
Sevgili Dost,
Merhameti gördün mü?

  Alıntı ile Cevapla