Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-20-2009, 11:26   #4
Kullanıcı Adı
Can_Dostu
Standart
Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Herhangi biriniz uykusundan uyandığı zaman üç defa burnuna su alıp çıkarsın. Çünkü şeytan burnunun içindeki yumuşak kemikler üzerinde geceler."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 351

Abdullah b. Amr (r.a.) şöyle anlatır:
Biz Allah Resulü (a.s.) ile beraber Mekke'den Medine'ye dönüyorduk. Nihayet yolda bir su başına gelmiştik. İkindi vakti cemaat acele ettiler ve çabuk çabuk abdest aldılar. Biz onların yanına vardık. Ayaklarının arkalarına suyun dokunmadığı görünüyordu. Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.): "Vay şu ökçelerin ateşteki hâline! Abdesti tam ve eksiksiz alınız" buyurdu.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 354

Ebu Hureyre'nin (r.a.) anlattığına göre:
Hz. Peygamber (a.s.) iki ayağının arka uçlarını yıkamamış bir kimse gördü ve şöyle buyurdu: "Vay şu ökçelerin ateşteki hâline!"
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 356

Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurdu: "Sizler abdesti tam almaktan dolayı Kıyamet günü, elleri ve ayakları nurlulardansınız. Artık sizlerden her kimin gücü yeterse, yüz parlaklığını, el ve ayak beyazlığını daha çok arttırsın."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 362

Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü kabristana gelerek şöyle buyurmuştur: "Selam sizlere! Bizler inşaallah sizlere kavuşacağız. Kardeşlerimizi görmüş olmamızı arzu ederdim." Sahabeler: Bizler senin kardeşlerin değil miyiz? Ey Allah'ın Resulü! dediler. "Sizler benim ashabımsınız. Kardeşlerimiz ise henüz daha gelmemiş olanlardır" buyurdu. Bunun üzerine Sahabeler: Ey Allah'ın Resulü! Ümmetinden henüz daha gelmemiş olanları nasıl tanırsın? dediler. Allah Resulü: "Ne dersin? Bir kimsenin alınları beyaz, ayakları sekili birçok atları olsa, bunlar da, renklerine başka bir renk karışmamış simsiyah birtakım atlar arasında bulunsa, o zat kendi atlarını tanımaz mı?" buyurdu. Sahabeler: "Evet, ey Allah'ın Resulü, tanır" dediler. Allah Resulü şöyle buyurdu: "Çünkü onlar abdest almaktan dolayı yüzleri nurlu, el ve ayakları sekili halde gelirler. Ben Havuz üzerinde onların öncüsüyüm. Dikkat edin! Kaybolmuş devenin kovulması gibi, birtakım insanlar da benim Havzımın başından muhakkak kovulacaklardır. Ben onları: Hey! Geliniz, diye çağırırım." Bunun üzerine bana: Onlar senden sonra dinde değişiklikler yapmışlardır, denilir. Ben de: "Allah onları uzak eylesin uzak, derim."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 367

Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurdu: "Eğer müminler üzerine (Züheyr hadis'inde ise; ümmetime) meşakkat verme endişem olmasaydı, onlara her bir namaz sırasında misvak kullanmayı muhakkak emrederdim."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 370

Ebu Musa (r.a.) şöyle anlattı:
Ben Peygamber'in (a.s.) huzuruna girdim, misvağının bir ucu dilinin üzerinde bulunuyordu, dedi.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 373

Huzeyfe (r.a.) şöyle anlattı:
Allah Resulü (a.s.) geceleyin teheccüd namazı kılmak için kalktığı zaman ağzını misvak ile ovalardı.
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 374

Ebu Hureyre'nin (r.a.) naklettiğine göre:
Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Fıtrat beştir, yahut beş şey fıtrattandır: Sünnet olmak, etek tıraşı olmak, tırnakları kesmek, koltuk altı kıllarını gidermek ve bıyıkları kısaltmak."
Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 377
Can_Dostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla