Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06-10-2009, 01:50   #67
Kullanıcı Adı
ahmetermiş
Standart
ONBEŞ YIL ÖNCE BUGÜN
15 yıl önce bugün, yani 13 Nisan 1994 günü Refah Partisi Genel Başkanı sıfatıyla Necmettin Erbakan, partisinin grup toplantısında ülkemizin siyasal tarihine kara bir leke olarak düşen ve Türkiye siyasetinin kırılma noktalarından biri haline gelen talihsiz konuşmayı yapmıştı.
Erbakan’ın "RP'nin iktidara gelmesi sert mi olacak yumuşak mı olacak, kanlı mı olacak yoksa tatlı mı olacak, buna 60 milyon karar verecek" ifadesi o dönem toplumda büyük infial uyandırmış ve postmodern darbe olarak adlandırılan 28 Şubat sürecinin fitilini ateşlemişti.

KADDAFİ’NİN SATIRI
6 Ekim 1996 tarihi de Türk dış politikası açısından büyük bir skandal olarak ilk günkü tazeliği tarihin tozlu sayfalarında durmaktadır. Ortadoğu turuna çıkan dönemin başbakanı Erbakan Hoca, Libya’ya da uğrar. Trablusgarp’ta çöl ortasına kurulan çadırda Libya’nın lideri Kaddafi, Erbakan Hocayı misafir (!) eder ve başlar satırı vermeye; İsrail-Türkiye ilişkileri, Türkiye’de ki Kürt meselesi başta olmak üzere pek çok konuda Erbakan’ı kameralar karşısında azarlayan Kaddafi son olarak “Türkiye iradesini kaybetmiştir ve işgal altındadır” diyerek kan ter içinde kalan Hoca ve beraberindekileri çöl ortasındaki çadırdan postalar.

CİHAD ORDUSU
16 Mart 1997 tarihli Günaydın gazetesine manşet olan Erbakan Hocanın bir başka incisi de o yıllarda ülke genelinde büyük yankı uyandırmıştı. Erbakan; “Bir emir seçip ona biat edip, orduyu oluşturmak ilk farzdır. Refah Partisi, İslam-i Cihat Ordusudur. Hepimiz bu orduya asker olacağız” açıklamasıyla şimşekleri bir kez daha partisi ve kendi üzerine çekmişti.

HOCANIN DİĞER BOMBALARI
Erbakan’ın marifetleri say say bitmez. Refah partisine çalışmayanları “patates dinine” mensup sayan Erbakan Hoca, o dönem başı açık kadın gazetecilere (dönemin Star tv muhabiri Işın Gürel) tekme tokat saldıran kadroları da bünyesinde barındırmıştır. Necmettin Erbakan Başbakanlık merkez binasında verdiği yemeğe “hırka lokma” felsefesinin aksine lüks araçlarla seyahat eden; şeyh, tarikat lideri, hoca tayfasını çağırarak bir ilki de gerçekleştirmiştir. Sincan’daki “Kudüs Gecesi” rezilliği, şizofreninin doruklarına çıkarak kendisini peygamber ilan eden Hasan Mezarcı faciası, kutsal topraklarda dahi Allah korkusunu hiçe sayarak; salya sümük küfürler savuran Şevki Yılmaz pervasızlığı, karanlık gidişata tepki koyan büyük çoğunluk için “mum söndü oynuyorlar” diyen Şevket Kazan densizliğini ülkemize armağan eden Necmettin Erbakan tekrar siyasete soyundu. Ülkemize hayırlı uğurlu olsun.

FARK VAR MI?
29 Mart yerel seçimlerinde ülke genelinde ve kentimizde yaratıcı reklam kampanyaları ile öne çıkan Saadet Partisi diyordu ki; “Fark Var”. İki gün sonra Genel Başkan Numan Kurtulmuş tutup ta istifa eder ve yerine Necmettin Hocanın mahdumu Fatih Erbakan Genel Başkan olursa hiç ama hiç şaşırmayın. İşte o zaman arada ne kadar “fark” olduğunu görürüz.
ahmetermiş isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla