Tekil Mesaj gösterimi
Alt 08-29-2009, 04:16   #105
Kullanıcı Adı
Gönülden
Standart
Bir çift kumru sesi. Sabah. İlk ışıkların altında. Meşeliklerde, ötede, kendisini görmediğimiz, ismini bilmediğimiz bir yalnız ötücü kuş. Çimenlerin arasından şırıltıyla akan derecik. Rüzgarda sallanan başaklar. Başakların sese getirdiği esenlik. Oturduğumuz iskelenin altında, eski bir zaman dili gibi varlığı şlap şlap yoklayan dalga. Bir annenin çocuğuna koşarken çıkardığı şakıma. Ve aşk için kollarını açmış kelimeye dönüşmeyen iç geçiriş sesi. Ve, kainatı zahmetsizce kucaklarcasına insanın canını yakan bir şarkıyı kanatlandıran ses. İnsan sesi. Şarkıda. Güzel ezanlar. Suyun içinden çıkan. Kıvrılmış saç. Rüzgarda. Görerek duyduğumuz ses. Geceleyin başımızı kaldırdığımızda yıldızların karşılıklı raksından gelen ses!

Doktorlar, anne karnında başladığını söylerler, insanın sesle olan macerasının. Bilemeyeceğimiz bir dönemin ilk izleri belki orada, bizim bilgi dışı zamanımızda oluşur, kökleşir. Yerleşir. İnsanın ilk macerası sesledir dünyada. Dünya sesle başlar. O başlayış belki de güzel sesle anlam arar kendisine. Ontolojik tutarlılık arar. Bulunca da su gibi yumuşar ruhu.

UFUK BOZKIR
Gönülden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla