09-25-2009, 19:24
|
#75
|
|
Alıntı:
depare Nickli Üyeden Alıntı
Hz.Mevlana ile Yunus Emre'ye ithaf edilen bu sözleri her yerde çarpıtarak,saptırarak kullanıyorlar görende Hz.Mevlanayı,Yunus Emreyi "haşa" kafirleri seviyor sanacak..
Bir defa Yunus Emreye ait olan o söz "Yaradılanı hoş gör,yaradandan ötürü"dür...
Bunu değiştirip "Yaradılanı severiz" şekline dönüştürmek en ağır tabirlerle Yunus Emreye iftiradır...
Severim deseydi bile Yunus Emre bir Allah aşığı o Allahı hatırlatan her şeyi sevebilir bunun manası çook başka biz kendimi bunla bir tutamayız bu çok büyük bir makam...
"Ben Allahım" diyen Hallacı Mansur'da ona bakarsak kendini ilah ilan eden birisi mantık olarak...
Ama uzaktan yakından bir alakası yok...
"Gel,yine gel ne olursan ol yine gel" sözünün Hz.Mevlanaya ait olmadığını öğrendik geçenler'de...
Hz.Mevlananın hiç bir eserin'de hiç bir kitabın'da yok bu sözü...
Uydurma olduğu kanıtlandı zaten...
Hep hoşgörü sözlerini yamamaya çalaşanlar Mevlananın şu sözlerini neden görmezden gelirler..?
Biz Hz.Mevlana gibi ince düşünüyoruz diyerek hava atanlar bir kez olsun şu sözlerini dile getirmezler...
"Git, kâfirlere karşı şiddetli bulunan eshâb-ı kirâm meşrebinde ol. Yabancıların dostluğuna karşı toprak saç, yani onlardan yüz çevir."(Hz.Mevlana-Tahir-ül Mevlevi-Mesnevi)
"Din düşmanları olanların başına kılıç ol.Sakın tilki oyununa ve onun gibi yaltaklanmaya kalkışma. Arslan ol ve arslan gibi heybetli ve cesâretli bulun."(Hz.Mevlana-Tahir-ül Mevlevi-Mesnevi)
"O alçak kalpazanlar, yani, mürâiler, münâfıklar ve kâfirler; gündüzün, yani, kalbi münevver zevâtın düşmanıdırlar. Altın gibi olan hâlis ve muhlis mü"minler ise gündüz gibi nurlu olan o zevât-i kirâmın âşıkıdırlar."(Hz.Mevlana-Tahir-ül Mevlevi-Mesnevi)
"Kâfir irin şerbetinden içtiği için, rızkından kendisinde zehir peydâ olur."(Hz.Mevlana-Tahir-ül Mevlevi-Mesnevi) --NOKTA-- (:
Hoşgörü sevdalısı Mevlananın daha bunun gibi 50'den fazla sözü var kafirler için yaa...
Yeryüzün'de sanki İslamdan başka bir Din varmış gibi konuşmak bile tüyler ürpertici...
Evet bende "Yahudiler,Hristyanlar,Onların Dini" gibi terimleri kullanıyorum ama mecazi anlamda,yahut İslamdan önce ki Dinlerini kastederek yoksa bu gün İslamdan başka hiç bir Din yok yeryüzünde...
Gören varsa söylesin daha bugün Cuma namazından geldik hutbede ki ayeti hepimiz duyduk...
Yahu bunlar İtikada giriyor şimdi söylüyecem yine ben kötü olacam..
Alimler her hangi bir mecliste bir grup insan toplanırda acaba Yahudi ve Hristyanların Cennete girme ihtimali varmı diye tartışmaya başlarsa hepsi kafir olur diyorlar...
Çünkü ihtimaller,imkansızlar üzerin'de kurulmaz...
Yarın 3 Dini(!) birleştiren bir şeriatla çıkılırsa karşımıza vay halimize tıpkı 3 ibadethaneyi birleştirdikleri gibi...
Biz körü körüne bağnazca diyalogçuları eleştirenlerden değiliz(benim gibi düşünenler) her şeyin bir açıklaması delili,ispatı var ilmi yönü var,insani yönü var...
Sen doğru bildiğini yapıyorsan ispatını koyarsın ben yanlış diyorsam delilini getiririm...
Önemli olan haybeye konuşmamak...
|
depare, Mevlana bu sözleri neye karşı söylemiştir?Kime söylemiştir?Bu sözlerde neyi kastetmiştir?Bu soruların cevabını verirsen sevinirim.
Mümtehine 8.ayet:
Ey iman edenler! Allah, inancınızdan dolayı sizinle savaşmayan ve sizi yurdunuzdan çıkarmayan kimselere -kâfir bile olsalar- iyilik yapmanızı ve onlara adâletli davranmanızı yasaklamaz. Tam tersine, adaletten kıl kadar ayrılmamanızı emreder. Hiç kuşkusuz Allah, âdil davrananları sever.
Demek ki Allah, Müslümanlara bir kötülük yapmamış olan kâfirlere iyi davranmanızı ve onlarla beşeri dostluk ilişkilerine girmenizi yasaklamıyor.
Diyalog, dünya üzerindeki sorunlara ortak çözüm bulmak demektir.İnsanlığın biraraya gelerek konuşması, modernizmin ortak değerler üzerindeki yıkıcılığına karşı bu değerleri korumak demektir.
Diğer dinlerde de diyalog çalışmalarına karşı çıkanlar var onlarda İslam'ı yayacaklar diye karşı çıkıyorlar.
Tabi ki bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir.İslam'ın temsilcileri diğer dinler ile İslam'ı aynı düzeyde tutmamalıdır.Öyle bir izlenim vermemelidir.Ya da artık mensubu iyice azalan ve unutulan dinlerin yeniden hayat bulma ihtimaline karşı da uyanık olmak gerekir.
Diğer dinlerde misyonerlik vardır.Bunların diyalog ile yayılma ihtimali var ise İslam'da aynı şansa sahip olmaz mı?Biz değişik görüşler ile bir araya gelmeden nasıl dinimizi tebliğ edeceğiz?
Diyalog çalışmalarında illa ki Kuran'da böyle yazıyor ya da Hz.Muhammed şöyle diyor diye sunulması gerekmez.
Eğer Kuran'ın emir ve yasaklarına ve Peygamberimizin sünnetlerine uyarak ortak paydalara vurgu yaparsak işte bu bir tebliğ olur.
Bu şekilde yapılacak bir diyaloğa karşı çıkılmaması gerekir, tam aksine destek olunmalıdır.
|
|
|