Türküm gayet doğruyum, çalışkanım veya değilim. İnandığım din sahip olduğum ırktan öndedir. Üstünlüğümü belirleyecek olan kudret Allah’ın elindedir. Önce İslam milleti olduğumuzu savunur ve toprağın İslam medeniyeti üzerine inşasını bilirim aksini iddia etmek adına Türkçülük perdesinden elitist martavallar okuyan kutsal şairlerin şiirini bir Müslüman genç olarak yüce kılmak zorunda olmadığım gibi bugün neredeyse mütefekkir tanrı kabul edilmiş adamlara ve yalakalarına karşı zil zurna el pençe perest duruşunu alacak insan hiç değilim.
"İslam Birliği" kavramına alternatif oluşturmaya çalışan ırkçı cambaz etiğine dayalı Türkçü söylemin çığırtkanı olan paçavradan vatanseverlik kusan ve bunu Türk millet çatısına dayandırarak sömürmeye çalışanların müridi olan İslamcıların şiirsel ilah kabul ettikleri bu tarz adamların cümle atraksiyonlarından ziyade cümlemizi birbirine düşürecek ayrıksı manifestolarını acıyarak dinlerim.
"Bu ülkede Türkçülük sorunu çözülmeden Kürtçülük sorunu çözülemez" diyenlerin en dürüst alkışçısı olduğumu da, bayrağın altına helalinden not olarak düşerek belirtmek isterim. Aksi takdirde bu tarz gavur testinden geçmeye çalışan Müslümanların yerleşik alanı olan Türk toprakları üzerinde ne dalgalanan bayrak gözlerimi yaşartır ne de yeşil bere göğsümü kabartır.
Ağızda pipo eskiterek Türk olmayan Müslüman’ı aşağılamak, şairliğin konforuna sığınarak entel tekkeler oluşturmaya benzemez. Oldu olacak bütün kutsal liderleri peygamberleri de Allahuekber birliğinden çıkartıp Türkçü söylemlerinize ortak edin.
Olmadı andımızı "ihlas" bilelim üfürelim. İsrail’in kafa kopardığı cesetlerinde kan çizdiği Müslüman dayanışmayı da Türklük normlarına uymadıkları için içimizde bir kez daha gebertelim. Paket putçuluğa, fason milliyetçiliğe, ırk tekelciliğine boyun büken pek kıymetli müritlerin bu duruma toprak yemiş cengaver gibi ses çıkarmamalarının tek sebebini "ooo kutsal şair ne derse doğrudur o bizim tanrıdan en küçük tapınağımız" gözüyle bakmalarına yoralım
|