Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-13-2010, 05:36   #12
Kullanıcı Adı
CeVHeR
Standart
Beslan’dan sonra, Osetya ve Kafkasya’nın diğer bölgelerinde Çeçen düşmanlığı artmadı; beklenenin aksine Moskova sorgulanır hale geldi.

İki yıl önce Kuzey Osetya’nın Beslan kasabasında yaşanan kanlı okul baskını henüz hafızalardaki tazeliğini yitirmemişken Beslan davası sonuçlandı. Rusya’nın sağ olarak ele geçirilen tek eylemci olduğunu savunduğu Nurpaşa Kulayev, ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Beslan mağdurları ise Rus güvenlik güçlerinin bu davadan beraat etmeleri gerekçesiyle karara itiraz ettiler.
Moskova tarafından kurulan Beslan Araştırma Komisyonu, olayın üstünü kapatıvermişti. Ayrıntılara girilmemiş, Çeçenler dışında hiç kimse operasyondan sorumlu tutulmamıştı. Beslan’ın üstü bu şekilde örtülmeye çalışılırken patlama ve terör konularında uzman olan Yuri Saveliev, Beslan Raporu’nu yayımladı.
Rapora göre, Rus güvenlik güçlerinin rehinelerin bulunduğu spor salonunun çatısına iki adet roket fırlatarak çatışmayı başlattığı ve spor salonunu tank ateşine tuttuğu iddia ediliyor. Dahası rapor, Rus yanlısı Kadirov’a bağlı yerel Çeçen polisinin, Osetya’da gerçekleşecek olan bir eyleme dair bilgi edindiğini ama bu bilginin Rusya Gizli Servisi (FSB) binasının dışına çıkmadığını öne sürüyor. Saveliev’in raporu, resmi raporun aksine en az 60 civarında eylemci olduğunu ve eylemcilerin okula üç ayrı askeri kamyonla geldiklerini; en az 30 eylemcinin de Beslan’dan sağ olarak kurtulduğunu ileri sürüyor. Ayrıca saldırı emrinin bizzat Putin tarafından verildiği de belirtiliyor. Beslan Raporu, eylemciler kadar Rus güvenlik güçlerinin de olaydan fazlası ile sorumlu olduğunu ifade ederek sona eriyor.
Aslında Beslan Raporu’nda bilinmeyen çok fazla bilgi bulunmasa bile operasyonun bağımsız bir uzman tarafından açıklanmış olması, gerçeklerin Rus halkı tarafından öğrenilmesine vesile oldu. Böyle bir raporun, Putin’in yeniden devlet başkanı olmasına imkan sağlayacak bir kanun değişikliği arifesinde yayımlanması, Moskova’nın canını oldukça sıkacak gibi görünüyor. Nitekim, Beslan’dan sonra, Osetya ve Kafkasya’nın diğer bölgelerinde Çeçen düşmanlığı artmadı; beklenenin aksine Moskova sorgulanır hale geldi. Bu da gösteriyor ki, Putin Beslan’da sadece Osetleri değil tüm Kafkas halklarını kaybetti.
Rus istihbarat birimlerinin olaydaki rolünün ortaya çıkması, Rus halkının güvende olmadığı ve bu güvensizlik ortamının bizzat Moskova tarafından oluşturulduğu gerçeğini ifşa etti. İkinci Rus-Çeçen Savaşı öncesinde, Moskova, Volgagrad ve Dağıstan’da apartmanlara yerleştirilen bombaların FSB tarafından patlatıldığı gerçeği de bu tezi güçlendiriyor. Kısacası, Moskova iç dengeleri terör üzerinden sağlamaya devam edecek gibi görünüyor.
  Alıntı ile Cevapla