“BESLAN BASKINI DEVLET GÜÇLERİNİN BİR TASARIMIDIR”
- Beslan olayı var bir de yakından izlediğin?
- Ben Beslan baskınının gerçekleştiği olay mahallini gördüm ve o günden bu yana çok şey de yazdım. Kısaca söylersek, bilin ki olayın resmi ağızlardan açıklanan şekliyle, gerçek şekli birbirinden çok farklı. Beslan olayı devlet güçlerince yazılmış bir senaryodur. Beslan baskını ile Çeçen davası dünya kamuoyunun gözünden düşürülmüş, arkasındaki insan desteği yok edilmiştir. Bu sonuç devlet ofislerinde tasarlanmış, beklenen sonuç da alınmıştır.
Nereden mi biliyorum?
O baskını gerçekleştiren militanlara rehberlik eden kişi, devletin terörle mücadele birliğinin elemanı olan Asetin kökenli Vladimir Khodov’dur. Militanları Osetya Parlamento binasına götürecekken, yanıltarak Beslan’a getirmiş ve bütün dünyaca lanetlenecek bir eylem için fiili durum oluşturmuştur. Rus güvenlik güçlerinin okula bu kadar ölçüsüz bir güçle neden saldırdıklarını sanıyorsunuz?
Olayın yankısı büyük olsun, hiçbiri sağ kalmasın, gerçekler de ortaya çıkmasın diye yaptılar bunu. Amaçları dünyaya Çeçenlere lanet okutmaktı, başardılar.
Beslan’da ölenlerin tamamı hükümet güçlerinin kurbanıdır. Güvenlik güçleri rehineleri korumamış, bilerek, sorumsuzca ateş açarak binanın tavanını çökertmiş ve militanlarla birlikte rehinelerin de ölümüne sebep olmuştur.
Beslan Araştırma Komisyonu geçtiğimiz Aralık ayında görevini tamamladı ve hazırladığı raporu Duma’ya sundu biliyorsunuz. Tatmin edici hiç birşey açıklamadılar. Ben Beslan Araştırma Komisyonu üyelerinden biriyle görüştüm, “Çok önemli bulgular vardı. Hazırladığımız raporun beşte birini bile açıklamamıza izin vermediler” diye bizzat bana açıklamada bulundu bu üye. Yani ört bas edildi bu olay.
Tekrar ediyorum, Beslan baskını, kamuoyunun Çeçen davasına olan desteğini yok etmek için devletin çatısı altında tasarlanmış ve planlandığı gibi başarıya da ulaşmış bir eylemdir.
Beslan’la ilgili yaptığım haberlerle gerçekleri ortaya çıkarttığım için şer odaklarının üzerimdeki dikkati pekişti tabii.
- Bir de Beslan anneleri olayı vardı…
Evet, Beslan’da çocuklarını kaybeden anneler örgütlenmiş, içlerinden Susanna Dudiyeva’yı da sözcü seçmişlerdi. FSB, Moskova ve Vladikafkas yönetimlerinin sorumluluklarından kaçmasına karşı mücadele eden ve ciddi bir kamuoyu desteğine sahip olan anneleri pasifize etmek için Susana Dudiyeva’nın üzerine çalıştı ve hipnozla v.s. onun aklını başından aldı. Dudiyeva’yı Moskova'da bulunan Grigor Grabov adlı yalancı bir peygambere yönlendirerek onun eylemde ölen çocuklarını diriltebileceğine dair sözlerine inandırdılar. Ardından Dudiyeva saçmalamaya başladı. Böylelikle Beslan annelerinin muhalefetini sulandırarak kamuoyundaki etkinlik ve saygınlığını da azalttılar. Bunlar klasik FSB taktikleridir. Ben bunların hepsini yazarak açık ettim ve tabii ki hiç hoşlarına gitmedi.
Fatima Tlisova
TLİSOVA KİMDİR?
Fatima Tlisova, Kabardey(Besleney) kökenli fişek gibi bir gazeteci.
1966 yılında Karaçay Çerkes Cumhuriyeti’nde doğmuş.
Aile ismi Maşuko.
Tlisova soyadı ona 1999 yılında “kimliği tespit edilemeyen kişiler tarafından kaçırılan” ve 2 yıl sonra İnguşetya’da cesedi bulunan; Abhaz-Gürcü savaşında yerine getirdiği stratejik görevle “savaşın kaderine tesir eden” Abhazya gazisi kocasından yadigar kalmış.
|