Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-22-2010, 12:57   #223
Kullanıcı Adı
Ukbâ
Standart
Mevkii ne olursa olsun, kimse suç işleme özgürlüğüne sahip değildir. Erzincan Başsavcısı'nın neler yaptığını gazete sütunlarında okuyoruz. Doğru mu uydurma mı olduğu ancak yargılama sonucu ortaya çıkacaktır. Bu yargılamada verilecek kararın temyizi var; işte o zaman yüksek mahkemenin huzuruna dosyalar gelecek, inceleme fırsatları doğacaktır. Daha şimdiden HSYK'nın sayın üyeleri bu dosyalarda neler bulunduğunu nereden ve nasıl öğrenip de hop oturup hop kalkıyorlar? HSYK'ya Yargıtay'dan ve Danıştay'dan destek geliyor; bir kurumun icraatını durup dururken başka kurumların desteklediği görülmüş müdür? Bu, ideolojik yandaşlık değil de nedir?
Artık milletçe askerî ve hukukî darbe tehditleriyle oluşan vesayet rejiminde yaşamak istemiyoruz. 27 Mayıs darbesi yalanlar üzerine bina edildi. Kars'ı, Ardahan'ı Menderes'e Rusya'ya sattırdılar, üniversite öğrencilerini kıyma makinelerinde doğrattılar. Medya tek sesliydi, kendileri gibi birkaç yargıç bularak seçilmiş üç vatan evladını astılar. Milletin hakimiyetini önlemek için oligarşik bir anayasa yaptılar. Hangi demokratik ülkede "Tabii senatörlük" gibi bir ucube bulunabilir?
Gençlik heveslerini körükleyerek fidan gibi delikanlılarımızı birbirlerine kırdırttılar, anaların gözyaşları üzerine 12 Mart darbesi geldi. Onu takip eden cinnet dolu yılların 12 Eylül'de bıçak gibi kesilmesi, tezgâhı bütün çıplaklığıyla ortaya koydu. Bu hareket sadece ülkemizin kalkınmasını yavaşlatmakla kalmadı, Yunanistan'ın NATO'ya dönmesini de sağladı. Oy kaybından çekindiği için hiçbir sivil hükümet bunu yapamazdı; evlatlarımızın kanlarıyla oluşturulan ara rejim bu imkânı peşkeş çekti. 28 Şubat'tan önceki gazeteleri karıştıranlar, "Maalesef ekonomi iyiye gidiyor" haberlerini okurlar. Aziz milletimizin evlatlarıyla, ekmeğiyle uğraşmaktan daha bıkmadılar mı?
Ukbâ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla