Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03-16-2010, 17:45   #226
Kullanıcı Adı
Gönülden
Standart
Düşünebiliyor musunuz bir milletvekili gizli tanıklarla görüşüyor, delilleri karartmaya, açılmış bir davaya etki etmeye çalışıyor, Yüksek Yargı’da tıs yok. Müdahale eden bir CHP'li olunca kimse Yargı bağımsızlığını aklına getirmiyor.
Yüksek yargının bu anlamlı suskunluğu, Yargı’daki siyasallaşmanın muhtevası ve boyutlarını göstermesi bakımından fevkalade önemlidir.
O bağırışların çığırışların hepsi AK Parti hükümetinin Yargı’yı tarafsızlaştırmasına mani olmak içindi.
Yargı bağımsızlığı dedikleri şey de CHP paralelinde bir Yargı’dır.
Ahmet Ersin’in yaptığı görüşmelerin onda birini bir AK parti milletvekili yapsaydı nolurdu, tahmin edebilen var mı? Danıştay, Yargıtay, Yarsav, HSYK ülkede ne kadar Yargıyla ilgili ilgisiz kurum varsa hücuma geçerdi. Başsavcı bunu yeni bir kapatma davasının gerekçesi yapardı. Medya hükümeti top ateşine tutar,kafesçilerin, balyozcuların ETÖ’cülerin hep böyle bir tezgaha kurban gittiklerini iddia ederdi. Ama CHP yapınca kimsenin kılı kıpırdamıyor.
Bu kadar dümenden sonra Erzincan savcısı Cihaner berat etse kim inanır?
CHP'li Ersin’in temasları yüzünden Cihaner ile Saldıray Berk ikilisi için verilecek her karar bu saatten itibaren tartışmalı hale gelmiştir.Cihaner’a gösterilen CHP ilgisini de bir tarafa not etmek lazım. Bir başsavcı acaba hangi meziyetlerinden dolayı CHP'nin bu yakın ilgisine mazhar olur. Bu ülkede başka savcılar da var.Ferhat Sarıkaya meslekten ihraç edilirken CHP'nin hiç kılı kıpırdamamıştı.
Yargı tarafsız olmak için bağımsız olmalıdır.
Bağımsızlık iddiası herkese karşı ileri sürülürse bir anlam ifade eder. Günlerdir ortalık Ahmet Ersin’in baştan sona suç olan ve Yargıya müdahale anlamına gelen ilişkileriyle çalkalanıyor, ama kendini Yargı gardiyanı gibi görenlerin sesi çıkmıyor.

İrfan Sönmez





Gönülden isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla