28 Şubat'la, başta askeriye olmak üzere dindarları bürokrasiden silmek, üst bürokrasi ve kilit noktalara "güvenilir" insanları koyabilmek için sahte ihbarlar ve istihbarat duyumlarıyla insanlar yerlerinden edilerek bürokrasi tahkim edildi. Ardından siyasi partilerin itibarı yerle bir edilerek siyaset enkaz alanı haline getirildi. AK Parti hesap dışı olarak denkleme girince, Danıştay cinayetiyle başlayan süreç başlatıldı. Milletin önünde devletin bakanları kovalandı. Meslektaşlarının "irtica" yaftalarıyla nasıl çizildiğini seyrederek, koltuklara oturanlar, Danıştay'daki kanı görünce meselenin ciddiyetini fark etti.
Şimdi bu farkındalık, bir sivil kılıfın kaçınılmazlığını daha da fazla hissettiriyor. Umutlar CHP-MHP koalisyonuna bağlanıyor. Koalisyonun bekleneni verebilmesi için ortamın alabildiğine gerilmesi gerekiyor. CHP, Ergenekon'a, millete eylem planı yapanlara açıktan destek vererek rolüne ısındığını herkese ilan ediyor. MHP'nin böyle bir role soyunup-soyunmayacağını, soyunursa milletten umduğunu bulup-bulamayacağını zaman gösterecek. Anayasa paketi, darbelerin sivil görünümlü evresini de geçebilmek açısından önemli bir aşama. Hâkimiyetin millete ait olduğuna inanan ve darbelerin her türlüsüne karşı çıkanlar için bu paket, yeterli olmasa da önemli bir adım
|