Tekil Mesaj gösterimi
Alt 04-20-2011, 16:34   #42
Kullanıcı Adı
HaArP
Standart
ONİKİNCİ MES'ELE: Rivâyetlerde var ki: " Deccal'ın birinci günü bir senedir, ikinci günü bir ay, üçüncü günü bir hafta, dördüncü günü bir gündür.
لاَيَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلاَّ اللَّه Bunun iki te'vili vardır.
Birisi: Büyük Deccal'ın kutb-u şimâli dairesinde ve şimal tarafında zuhur edeceğine kinâye ve işârettir. Çünki Kutb-u şimâlinin mevkiinde bütün sene, bir gece bir gündüzdür. Bir gün şimendifer ile bu tarafa gelse, yaz mevsiminde bir ay mütemadiyen güneş gurub etmez. Daha bir gün otomobil ile gelse, bir haftada daima güneş görünür. Ben Rusya'daki esaretimde bu mevkiye yakın bulunuyordum. Demek büyük Deccal, şimalden bu tarafa tecâvüz edeceğini mu'cizane bir ihbardır.
İkinci te'vili ise: Hem büyük Deccal'ın hem islâm Deccalı'nın üç devre-i istibdatları mânasında üç eyyam var. " Bir günü; bir devre-i hükümetinde öyle büyük icraat yapar ki, üçyüz sene yapılmaz. İkinci günü, yâni ikinci devresi, bir senede otuz senede yapılmayan işleri yaptırır. Üçüncü günü ve devresi, bir senede yaptığı tebdiller on senede yapılmaz. Dördüncü günü ve devresi âdileşir, birşey yapmaz, yalnız vaziyeti muhafazaya çalışır." diye, gayet yüksek bir belâgatla ümmetine haber vermiş.
ONÜÇÜNCÜ MES'ELE: Kat'i ve sahih rivâyette var ki: " İsa Aleyhisselâm büyük Deccal'ı öldürür."
Vel'ilmü indallah, bunun da iki vechi var:
Bir vechi şudur ki. Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidrâci hârikalariyle kendini muhafaza eden ve herkesi teshir eden o dehşetli Deccal'ı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mu'cizatlı ve umumun makbûlu bir zât olabilir ki: O zât, en ziyâde alakadar ve ekser insanların Peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâm'dır.
İkinci vecih şudur ki: Şahs-ı İsâ Aleyhisselâm'ın kılıncı ile maktül olan şahs-ı Deccal'ın teşkil ettiği dehşetli maddiyunluk ve dinsizliğin azametli heykeli ve şahs-ı mânevisini öldürecek ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini mahvedecek ancak İsevî ruhânilerdir ki: O ruhâniler, din-i Îsevi'nin hakikatını hakikat-ı islâmiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağıtacak, mânen öldürecek. Hatta, "Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdi'ye namazda iktida eder, tâbi olur. " diye rivâyeti bu ittifaka ve hakikat-ı Kur'aniyenin metbuiyetine ve hâkimiyetine işaret eder.
HaArP isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla