|
|
#11 |
|
Kaynak ehlisünnetbüyükleri.com
İMÂM-I A’ZAM* EBU HANİFE *İmâm-ı Şa’rânî, “İmâm-ı a’zamın müsnedlerinin Hepsi, Tabiînin meşhûr âlimlerinden rivâyet edilmiştir.” Mezhebsizlerin, müctehid imamlara ve* bunların önderi Ebû Hanîfe’ye hasedleri, kalblerini kör ve vicdanlarını yok etmiştir İslâm âlimlerinin güzelliklerini, üstünlüklerini inkâr ediyorlar. Kendilerinde bulunmayanların sâlih kimselerde bulunmasını istemiyorlar.din imamlarımızın üstünlüklerini inkâr ediyorlar. kendilerini hased hastalığına kapdırıyorlar. *İmâm-ı a’zam* hadîs-i şerîfleri yazardı. Yazdığını sandıklarda saklardı. sandığı yanında taşırdı. Az hadîs rivâyet etmesi, ezberlediği hadîslerin az olduğunu göstermez. Bunu ancak din düşmanı kimseler söyliyebilir. Onların taassubları* İmâm-ı a’zamın kemâline şâhiddir nâkısların kötülemeleri, âlimlerin kemâllerini gösterir. *Büyük bir mezheb kurmak ve yüzbinlerle suâli, âyet-i kerîmeler ve hadîs-i şeriflerle cevâblandırabilmek, tefsîr ve hadîs bilgilerinde ihtisas sahibi olmayanın yapacağı iş değildir. mezheb kurmak İmâm-ı a’zamın tefsîr ve hadîsdeki vukûfunu, ihtisasını açıkça göstermektedir. *İmamı azam İnsan gücünün üstünde çalışarak, bir mezheb ortaya koydu hadîs-i şerîfleri* bildirmeye, vakit bulamadı bu yüce imâmı, hadîs bilgisi zayıf idi gibi göstermeğe ona hased taşları atmak ve lekelemeğe sebeb olamaz. dirayet olmadan rivâyet* makbûl değildir Dirayetsiz rivâyet, kıymetli olsaydı, çöpçünün hadîs söylemesi, Lokmân’ın aklından üstün olurdu *İbn-i Hacer şâfi’î âlimlerindendir* diyor ki, “Büyük hadîs âlimi A’meş, İmâm-ı a’zam dan birçok mes’ele sordu, İmâm-ı a’zam, suâllerin her biri için hadîs okuyarak cevap verdi. A’meş, İmâm-ı a’zamın hadîsdeki derin bilgisini görünce, Ey fıkh âlimleri! Sizler* tabîb, biz hadîs âlimleri eczacı gibiyiz! Hadîsleri biz söyleriz. siz anlarsınız dedi. *büyük hadîs âlimi A’meş’in yanında* Birisi A’meş düşündü İmâm-ı a’zama sorup cevâb istedi. İmâm-ı a’zamın cevabına. A’meş, hayran olup, yâ İmâm Bunu hangi hadîsden çıkardın dedi. İmâm-ı a’zam, hadîs-i şerîf den çıkardım. İmâm-ı Buhârî, üçyüzbin hadîs ezberlemişdi. yalnız onikibinini yazdı. Çünkü, “Benim, söylemediğimi hadîs olarak bildiren, Cehennemde çok acı azâb görecektir.” hadîs-i şerîfinin dehşetinden çok korkardı. *İmâm-ı a’zamın vera’ ve takvâsı çoktu hadîs için çok ağır şartlar koymuştu. Ancak bu şartlarda* hadîs-i şerîfi nakl ederdi. Ba’zı hadîs âlimlerinin şartları hafif olduğu için, çok sayıda hadîs rivâyet etmişdir. *hadîs âlimi, âlimleri küçültmemiştir. Eğer Böyle olmasaydı, İmâm-ı Müslim, İmâm-ı Buhârîyi incitirdi. İmâm-ı a’zam ın ihtiyâtı ve takvâsı çoktu* rivâyet ettiği hadîs-i şerîfler on yedi adet değil on yedi kitaptır* her birine “Müsned-i Ebû Hanîfe” adı verilmiştir. |
|
|
|
|
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|